Küçük Saime’nin önce annesini, ardından ninesini kaybetmesiyle düştüğü derin üzüntü, babası Sadık Bey’i yeni bir evlilik yapmaya sevk eder. Saime’nin müstakbel üvey annesi Binnaz Hanım’ın geçmişinin anlatılmaya başlanması yer yer dramatik, yer yer komik yeni hikâyeleri beraberinde getirir.
Saime, Osmanlı toplumundaki aile ve mahalle yaşantısına, evlilik ve ölüm ritüellerine dair canlı ve çarpıcı sahnelerin, giyim kuşam ve modayla ilgili ayrıntılı betimlemelerin yer aldığı, yazıldığı dönemi yansıtan “gerçekçi” bir roman.
Türk edebiyatının en önemli yazarlarından Recaizade Mahmut Ekrem’in 1898 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilirken sansür nedeniyle yarım kalan romanı Saime, yazarın attığı düğümler, metne serptiği ipuçlarıyla tamamlanmamış bir lezzet bırakıyor okurun damağında.
Takvimhane Nazırı Recai Efendi'nin oğlu, Ercüment Ekrem Talu'nun babasıdır. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğretimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan'ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862). Tanzimat ve Nafia dairelerinde başmuavinlik (1874), Şura-yı Devlet (danıştay) üyeliği (1877), Mekteb-i Mülkiye ve Galatasaray Sultanisi'nde öğretmenlik (1880-88), birkaç ay Evkaf ve Maarif Nazırlığı (1908), Meclis-i Âyân üyeliği (1908-14) yaptı.
Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlandı. 1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871'de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi.
Ölümü nedeniyle okullar tatil edilmiş ve büyük bir cenaze töreni düzenlenmiştir. Mezarı, oğlu Nejad'ın kabri yanında, Küçüksu'dadır.