Geçmişin gölgesi tekrar üzerine düşen Aylin, hayaletinden kurtulduğunda ya da kendisini öyle avuttuğunda hayatı yeniden tepetaklak olmuştu… Aklı ve kalbi ayrı yollara düştüğünde karar vermek hayatının en zor kararı olmuştu.
Bir tarafta, ona her şeyini vermiş, deli gibi aşık olan ama sırlarla dolu Sertaç…
Diğer tarafta, kalbindeki en ağır yük olan Anıl…
Aylin için hayat tam bir karmaşaydı… Güneş onun için de doğacak mıydı? Ya da Aylin’in mutluluğu bir başka dünyaya mı kalmıştı?
Selvi Atıcı, 1984 Yılında Ordu'da doğdu. Eğitim hayatını İstanbul'da sürdürürken hayatının aşkıyla karşılaştı ve eğitimini tamamlar tamamlamaz evlendi. İki kız ve bir erkek çocuğu annesi olan yazar, 2008 yılından bu yana yazdıklarını sosyal paylaşım platformlarında ve forumlarda paylaşmaya başladı.
ah sertaç, ah sertaç. selvinin bana sorarsanız en iyi kitabı :D kayıpşehir dahil.
ablamla konuştuğumuzda, onun da sertaç'ı ayrı tuttuğunu, bambaşka yere sahip olduğunu öğrendim. okumaya korktuğum kitaplar arasındadır, re-read yapamam istediğim zaman, yılda bir kez, hatırlamak için; yaptığım zamanlar, depresifliğimin altında ezildiğim ancak yaş akıtamadığım anlarda sarıldığımdır. sadece sertaç'ın mektubunu hatırlamak bana 3 gün yetecek huzuru ve sessizliği ve gözyaşını verebilir (mesela şu an). selvi'yi sırf bu kitabı için, bana böyle bir kitabı verdiği için çok seviyorum. diğerleri de zaten kerime nadir ve emily bronte.
mindfuck, twisted, dark, cliffhanger bir sona sahip ve müthiş bişi.
benim istediğim şöyle bir şey var, filmlerdeki gibi alternatif sonlar istiyorum. biri ilk hali gibi, diğeri sertaç ve aylin, diğeri de aylin ve anıl'ın birlikte olduğu. spoiler vermemek için bişi demiyorum, neden böyle istiyorum falan ama kitap aşk üçgeni değil gençler. sandığınız gibi değil.