Biranın öyle düşünmeden kafaya dikip susuzluğunuzu gidereceğiniz bir içki olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yapımında sadece su, tahıl, maya ve şerbetçiotu kullanılmasına rağmen sayısız türde üretilebilen bu halk içkisi insan medeniyetiyle neredeyse yaşıt, şaraptan ise bin yıl daha eski. Sanayi Devrimi’ne kadar tarihin her döneminde ve coğrafyasında kadınlar tarafından üretilen bira uzun yıllar halkların beslenme rejiminin önemli bir parçası olmuş. “Bu kitabın konusu da işte bu halk içeceği olan biradır.”
Elinizdeki kitap otuz yılını bu içkiye adamış bir “bira militanın” biranın çevresini kuşatan alan olarak tanımladığı “Bira Diyarı”na yapacağınız yolculukta kullanışlı bir rehber niteliğinde. Bira yapımından biranın tarihteki yerine, bira türlerinden tadıma, ambalajından saklanmasına, hangi yemeklerle ne tür bira içilebileceğinden sağlıkla ilişkisine, bira ülkelerinden bira festivallerine ve dünyanın önemli tadım merkezlerine dek biraya dair her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.
“Uygar şarapla avam bira karşılaştırmasına son vermenin zamanı geldi de geçiyor.”
Rick Kempen’in 2018 yılının sonlarında basılan ve Mustafa Özen’in çevirdiği “Bira” isimli kitabı, bira dünyasına giriş yapmak isteyenler için eğlenceli diliyle keyifli bir başlangıç şansı sunuyor. Kitap sohbet edercesine yazıldığı için hızlıca okunuyor, gayet akıcı. En çok hoşuma giden yönünün bu olduğunu söylemem lazım.
Kempen, kitabın başında biranın tarihsel yolculuğuna bir dokunuş yapmasının akabinde nasıl üretildiğinden bahsediyor. Biranın yapım sürecini iyi anlamak önemli çünkü buradaki farklılaşmalardan hareketle pek çok bira türü ortaya çıkıyor. Yapım süreci iyi anlaşılırsa, farklı türlerin nasıl ortaya çıktığına da rahatlıkla hakim olunabilir. Özellikle günümüzdeki IPA modası ve şerbetçiotlarına değinilen kısım ufuk açıcı.
Bunun ardından gelen kısım ise bira ülkeleri! Ne zamandır yurt dışına gidemeğimiz için bu satırları hayıflanarak okuduk. Biz bugüne kadar gezilerimizi şarap üzerine kurgulasak da biranın başrolde olduğu bir Avrupa gezisi hayallerimizden biri. Bakalım zaman ne gösterecek…
Kitaba dönersek, sonrasında bira türlerine ayrıntılı bir bakış attığını görüyoruz. Her bir bira yalnızca teknik detayı ile değil, hikayesiyle okuyucuya sunuluyor. Bu kısımdaki “Ekşi Biralar” kısmına içim gitti. En çok merak ettiğim bira türü, tamamen ayrı bir dünya. Türlerin ardından bira ambalajlarına değinen Kempen, herkesin bilmesi gereken bir hususu vurguluyor: “Biranın geleceği kutudadır.” Bira için en iyi ambalaj, doğru saklama koşullarını her şeyiyle sağladığı için teneke kutulardır.
Kitap bitmeye yakın bira tadımının nasıl yapıldığına ve içilen biradaki olası hataların tespit edilmesine odaklanıyor. Son bölüm ise bira ve yemek eşleşmesine ayrılmış; nokta atışı önerilerden ziyade işin teorisinden bahseden Kempen, eşleşmeler konusunda okuyucunun hayal gücünü kullanmasını istemiş.
Bu kitap, biranın nerelerde ve ne şekilde keşfedildiğinden tutup bizi teknik anlamda farklı üretim şekillerine, farklı bira çeşitlerinin neler olduğuna ve bunların ne gibi ögelere göre birbirinden ayrıldığına, Alman Saflık Yasası’na (iyi mi kötü mü karar veremediğim) ve daha pek çok tarihi bakış açısıyla bira hakkında detaylara götürüyor. Bazı şeylerin iki adımda bir tekrar edilmesi beni yorsa da kitabı genel anlamda keyifli buldum. Hele de biranızı yudumlarken bira hakkında bilgi tazelemek/yeni şeyler öğrenmek işin keyfini ikiye katlıyor bence. Yine de “tamam söyledin onu kaç kere” şeklinde içimden sitem edeceğim kadar çok tekrar vardı maalesef. Hadi yazar fark etmedi, editör de mi etmedi?
Tarihi böyle eğlenceli yerlerinden tutup çekmek ve neler olup bittiğine kültür odağından yaklaşmak meğer ne çok sevdiğim bir şeymiş! Ben de kendimi tarih sevmez zannederdim, o bana neyin nasıl anlatıldığına bağlı bir şeymiş. Edebiyata tutkun olduğum kadar tarihe de olabilirmişim bunu bu yaşımda keşfediyorum. İşte kitapların bir büyüsü de bu: insan farklı türlere el attıkça kendine dair hiç bilmediği şeyleri ortaya çıkarabiliyor.
Neyse kitaba döneyim. Sadece susuzluğumu gidermekle olmaz neymiş bu bira diyenlere öneririm ama uyarı: Türkiye’den ve bizim bira kültürümüzden eser yok çünkü dünyanın temel bira ülkelerine bakacak olursak çok zayıf kalıyoruz maalesef. Halbuki biranın ana vatanı burası!!! Bunu kaybetmiş olmamız bence çok üzücü dolayısıyla kitabın bu durumu gözüme gözüme sokması beni bir miktar yaraladı🫠 bir de az buçuk işi biliyorsanız size tatmin edici gelmeyecek kadar genel düzeyde tutmuş bilgileri yazar, daha çok ben bildiğimi de unuttum ya da zaten bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum diyenlere gayet hap bilgilendirmeli, eğlendirmeli bir kitap 🤍
İçinde faydalı bilgiler olsa da yazarın aşırı cinsiyetçi dili, yok garson şu birayı şöyle getirirse gidin kızın bağırın kükreyin coşun asla insan gibi konuşup fikir vermek gibi yollara başvurmayın gibi yaklaşımları nedeniyle konuya ilgimden kendimi zorlaya zorlaya okudum. Kitabın bir sayfasında da kötü servis edilen bir biraya karşı " Özbekistan'da mı bira içiyoruz ? " diye verilen bir tepkiyi güzellemesi hiç etik değil. Varaydım Vikipedi'den okuyaydım merak ettiklerimi dedirtti.
Bir bira sever olarak hem bilgilendirici hem eğlendiren bir kitaptı diyebilirim. Yazarın Amsterdam’da olması da Amsterdam’a taşınmış bir bira sever olarak beni kitaba daha da yakınlaştırdı. Tadımdan üretime birayla ilgili aklınıza gelebilecek her konuya değinen bir baş ucu kitabı. Tabi bira severseniz..
Bira konusunda muazzam bir kitap. Tarihçesinden üretilişine, etiketinden sofradaki yetine hatta sağlığa kadar, yazar çok samimi bir dille inanılmaz bilgiler veriyor. Biraya olan merakım ve sevgim arttı. Yazarın da deriği gibi; " Uygar şarapla avam bira karşılaştırmasına son vermenin zamanı geldi de geçiyor."
Okuyucuyu bilgiye boğmadan sade bir anlatımla biranın tarihine, hammaddelerine, üretim biçimlerine, bira tarihi için dönüm noktası olan konulara, bira türlerine ve bira ile ilgili pek çok konuya değinen bir kitap. Bira hakkında bildiklerini bir üst seviyeye çıkarmak isteyen meraklı okurlar bu kitaptan memnun kalacaklardır.
Interessant boek. Alle dingen die je wilt weten, komen aan bod. Soms is de schrijver wel een beetje dominant in zijn opvattingen, hoewel hij dat zelf weer nuanceert. Grappige schrijfstijl met ferme standpunten. Erg veel informatie, dus ik zou nog geen examen kunnen doen...
Benim gibi biraya özel olarak ilgi duyanların okuması gereken, geçmişten bugüne bira hakkındaki detayları sıkmadan okuyucuya aktaran, bira kadar “enfes” bir kitap.
Vermakelijk boek dat alle belangrijke aspecten van zijn onderwerp bestrijkt. Ook veel waardevol praktisch advies voor de serieuze bierdrinker. Ik schreef voor Brouwerij 't IJ deze recensie: http://www.brouwerijhetij.nl/rick-kem...