Ayasofya'nin sirlarla dolu gizli tarihi ilk kez gozler onune seriliyor...Ayasofya'nin icindeki gizemli sembollerin anlami ne?Hangi gizli orgutler Ayasofya'ya izlerini birakti? Bu isaretler hangi amacla mabede kazindi?Ayasofya'nin dehlizleri nerelere uzaniyor?Tapinak Sovalyeleri Ayasofya'yi nasil hedefine aldi? Ayasofya'da hangi Kutsal Emanetler'i aradi?Mabedi kirletmek adina icinde turlu sapkinliklar yapanlar kimlerdi?Ayasofya dusmani Venedikli Dandolo'nun mezari neden Ayasofya'nin icinde?Fatih Sultan Mehmet, fetih sonrasinda kilic hakki Ayasofya'da hangi degisiklikleri yaptirdi?Fatih Sultan Mehmet'in Bellini'ye yaptirdigi unlu tablosu Ayasofya'yla ilgili hangi sirri sakliyor?Istanbul isgal altindayken "Ayasofya'da hac gormektense onu yikarim!" diyerek dusmandan koruyan gizli kahramanlar kimlerdi?Osmanli'nin Cami-i Kebir'i nasil muzeye donusturuldu?Neden hili kuresel guclerin ve ezoterik orgutlerin hedefinde? Ayasofya'yi, okudukca anlayacak anladikca sevecek sevdikce sahipleneceksiniz. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 248Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Beyaz Baykus
Ayasofya 1500 yılı aşkın tarihi ile günümüze kadar gelen önemli, kutsal bir yapı. Kitapta Ayasofya'nın içinde gizemli mozaikler ve altındaki dehlizlerden bahsediliyor. Bu paralelde ayrıca Tapınak şövalyelerinin bu tarihi süreçteki rolünden bahsediliyor. 4. Haçlı seferinin hedefinin Ayasofya ve İstanbul olması ve Kutsal emanetlerin önemi de vurgulanıyor. İstanbul'un fethi ve Fatih Sultan Mehmet ile başlayan Ayasofya'nın cami dönemi anlatılıyor. Fatih Sultan Mehmet'in Batı ile kurmuş olduğu ilişkiler, sıradışı karakteri de bu süreçte Ayasofya perspektifi ile inceleniyor. Daha sonra Osmanlı padişahları zamanında yapılan restorasyonlarda kitapta anlatılmış. Mimar Sinan'ın Ayasofyaya yaptığı önemli katkı ve Mimar Fosatti'nin restorasyonuna ait artı ve eksiler de kitapta belirtilmiştir. Ayrıca son olarakta Ayasofya'nın Osmanlı İmparatorluğunun gerileme dönemi, Atatürk'ün kurtuluş savaşı dönemi ve Cumhuriyet dönemine ait etkileri de belirtiliyor. Önemi bir kitap olduğunu düşünüyorum...
Bir de bazı konular "mecburen" kısaca geçilmeseymiş çok çok daha iyi olurmuş ama bu okurken bir rahatsızlık oluşturmadığı gibi; merak uyandıran akıcı dili de kitabın elinizden düşmesini engelliyor; umarım bu kitabın ikinci cildi yayınlanır
Ayasofya... 1500 yıllık tarihi ile zamana meydan okurcasına ayakta kalmış ve insanlık tarihine şahitlik etmiş bir mabet. Kimine göre tarihi değeri var kimine göre ise dini ve hatta daha ulvi değerleri var. Kim için ne ifade ediyorsa olsun Ayasofya, herkesin ilgisini cezbeden ve sahip olmak istediği bir mücevher.
Ayasofya deyince akılda sadece tarihi bir mabet olarak canlanması ona ve değerine haksızlık olur kanımca. Ayasofya, İstanbul'un sahipliğinin başat simgesidir ve ona sahip olan İstanbul'a sahip olmuştur demektir. Ve İstanbul'a sahip olan da cihana sahip olmuştur. Eh, en azından bu niyeti cümle aleme ilan etmiş; "Bekleyin, geliyorum!" demiştir.
Ayasofya'nın Gizli Tarihi kitabı, bu mücevherin 1500 yılda yaşadığı olayları gözlerimizin önüne seriyor. Mabedin sakladığı sırlar, ona sahip olmak için canını dişine takanlar, değerini dahi bilememiş kişilerce kirletilmesi... Bu ve fazlasını kitapta bulmak mümkündür.
Belki kimi kişi Ayasofya'nın bir mabetten daha fazlası olmasını garip ve manasız karşılayabilir. Onlar böyle düşünür çünkü hayata dair bir şey bilmiyordur. Her şeyden önce insanlar, simgelerle yaşar. Kullandığımız dil bile düşünme şeklimizin ve inancımızın simgeselleştirilmiş halde sese yansımasıdır. Simgeler değerlidir ve yeri geldiğinde insana umut da verir umutsuzluk da... Bu tamamen sizin o simgeye yüklediğiniz mana ile ilgilidir. Aysofya'nın insanlık için ne manaya geldiğini yukarıda değindim. Ha "bizden öncekiler de biz gibi mi düşünüyormuş ki?" derseniz eğer 1. Dünya Savaşında, İstanbul işgal edildiğince Ayasofya Camiisi ele geçirilmek istendi ve bizimkilerin karşılığında verdiği cevap ise "Dokunmayın, yoksa patlatırız! Ne size ne bize yar olmaz!" deyince işgalci güçleri hemen geri adım atmış ve camiye elini sürmemiştir.
Artık siz düşünün Ayasofya'nın gerek İslam gerekse Hristiyan dünyası için ne denli derin manalar ifade ettiğini.
Kitabı bitirince dedim ki "Zavallı Ayasofya, neler çekmişsin neler!" Öyle ya, Hristiyan mabedi olarak inşa edilen ve Hz. Süleyman'ın mabedini geçmeyi amaçlanan Ayasofya, ironiktir ama gene Hristiyanların elinden çekmiştir ne çekecekse. Hele ki asıl büyük zararı 4. Haçlı Seferi sırasında Tapınakçı ve Haçlıların soygun ve yağmasından çekmiştir. Hele ki Tapınakçılar için karargah olarak kullanılıp, içeride her türlü pisliğin yapılarak değerini kirletmeleri de hem İslam hem de Hristiyan dünyası için acıdır aslında. Bunu yapan komutanın mezar taşının da anı gibi orada olması çirkin bir şey.
Fatih Sultan Mehmet'in ve 2. Selim'in Ayasofya Camiisine olan ilgi ve alakasını kitapta göreceğiz. Elbette Tapınakçıların neden allem edip gullem ederek haçlı seferlerinin İstanbul'u işgale çevirdiklerinin nedenlerini göreceğiz.
Ayasofya bugün, ne bir camii ne de bir kilise olarak görev yapsa da değerinden bir şey kaybetmedi. Müslümanlar, yine camii olarak hizmet etmesini istese de Hristiyanlar, buna karşı çıkıp "hepimiz tepki veririz." diyerek aba altından sopa gösterebiliyorlar.
Hal böyle iken soruyorum, boğazlar gibi bize ait olan bir mabette bile söz hakkımız yok iken, istediğimiz gibi değerlendiremiyor isek nasıl bize ait olduğunu söyleyebiliriz? O zaman şöyle soralım; İstanbul'un tamamen bize ait olduğunu nasıl iddia edebiliriz? Öyle ya, Ayasofya, fethin simgesidir. Unutmayın, ona sahip olan İstanbul'a hali ile tüm cihana hakim olur!
Bu güzel kitap için, sayın Erhan Bey'e ve Pelin Hanım'a teşekkür ederiz. Nice kıymetli kitaplarla buluşmak üzere.
Ayasofyanın geçmişten günümüze nasıl bir değişim gösterdiğini, aslında önemsemediğimiz her bir detayı görsellerle açıklayan, gerçek manada müzenin altını üstünü didik didik eden harika bir rehber kaynak. İnsan okurken keşke imkanım olsa da o kapalı alanlara da girebilsem de Ayasofyayı doya doya içime çekebilsem diyor.
Hızla okunabilen ve Erhan Altunay’ın internette de bulabileceğiniz Tapınakçılar bağlantılarını da aktaran çizimlerle, fotoğraflarla renklendirilmiş bir kitap. Konuya hızlı bir başlangıç yapmak isteyen genel okuyucu için oldukça güzel bir kitap. Ezoterik öğretileri merak edenler ve tarih severler bu kitaptaki kaynaklardan daha pek çok okuma yapabilirler. Corona günlerinde uzun zamandır kenarda duran bu kitabı okuduğum için pişman olmadım diyebilirim.
Bu kitap sayesinde dünya tarihinin Ayasofya ile kesiştiği zamanları ve gizemli tarihini öğrenmiş oldum. Karşılıklı konuşur gibi sohbet havasında tarihi açıklıyor, bu nedenle hiç sıkılmadan ilgiyle okunabilecek bir kitap.
Çok beğendim.🌟🌟🌟🌟🌟Bazi yerlerinde araştirma yaparak ilerledim genel hatlarıyla anlatilmis. O yüzden benim gibi arastirip ilerlemeyi sevenler varsa daha doyurucu sekilde bilgiler bulabilir ve pekistirebilirsiniz zira kitap roportaj seklinde ilerledigi icin cok ayrintiya girilmemis. Tarihle ilgilenenler için muazzam bir kaynak diyebilirim. Gündem Ötesi nin ilk kitabı ve kesinlikle diğer araştırma kitaplarını da okuyacağım.🙂
Kitabın yazarlarını TRT deki programdan tanıyor bir çok kişi. İstanbul'un bence en çok turist çekmesini sağlayan mimari yapı olan Ayasofya hakkında bilmediğiniz bir çok konuda karşılıklı soru cevap şeklinde ilerleyen bir dille bilgiler veriliyor. Sadece sözel bilgiler değil fotoğraflarla da içerik zenginleştirilmiş. Özellikle dehlizdeki fotoğraflar insanı bayağı bi meraklandırıyor açıkçası. İçeriğin soru cevap şeklinde ilerlemesi sizleri eğlenceli, faydalı ve hatta merak uyandırıcı tarih dersi havasında olmasını sağlıyor. Kitabın yaprak kalitesi de çok güzel kitabın az sayfasına rağmen ağırlığından bunu da anlayabiliyorsunuz. Ayasofya'ya daha önceden gidenler bile bu kitabı okuduktan sonra orayı tekrar ziyaret etmek isteyeceklerdir. Benim de İstanbul'a geçtiğimde ilk gezi planlarım arasında ekledim. Sadece ayasofya değil çevresi ve o bölgenin tarihi , önemi hakkında da bir çok şaşırtıcı bilgiler içermekle beraber ayasofyanın geçirdiği yenileme çalışmalarından da bahsediyor. Filmlerin devam serisi olurya hani sanki bu kitap da bir devam kitabının olmasını hakettiğini düşünüyorum ben. Kısacası alıp kesinlikle okuyun sonra da Ayasofya'yı gezmeye gidin derim ben... Son olarak Ayasofyanın Kutsal Bilgelik anlamına geldiğini de belirtmek isterim... Keyiifli okumalar....