Dünyanın dönüşüne tanığız, zaman diyoruz, geçip gidiyor, onu saatten, takvim yapraklarından yollara, geride kalanlara. Dünyanın dönüşündeki o bir aralık vakti zaman sayar. Oysa doğanın takvim yaprakları sayısızdır. Mevsimler ışığın yattığı yerden, toprağa düşenden, çürüyüp çimlenenden, uçan ve açanlardan bilinir. Turnalar bulutların önünden geçerek taşırlar yılın ilk yağmurunu, toprağı tohuma hazırlayacak darusu. Fırtınalarla açılır göçyolları, mevsim çarklarını biliyor, tiktaklı vakitlere bölüyoruz. İnsan, zamanı kendi ellerine bakar da görür, derisindeki rüzgârlar çevirir, gidenler gelenlerle karşılanır gündönümleri. Günışığı kısıldıkça kışa doğru Ülker yıldızı da baca deliğinden görünür; ağaçlarla ayılar uykuya, kalanlarsa yuvalara çekilmiştir. Öyleyse Karakoncolos’tan Dünyanın İlk Anası’na karanlığın bekçileri dolanır dışarıda. Derken dünyanın karnı cemrelerle ısınır, badem ağaçları ökseotları çiçeğe durur ve bir kara kuşun ötüşüyle öldü sanılan ne varsa bir bir dirilir. Kırlangıçlar, leylekler dönecek, sular uyanacak, yılanlar gözlerindeki sırrı şifalı bir otla silecek. Bir genişlikte toplanan neşeyle ağaçlar meyveye, ekinler hasada yüreklendirilecek ve buna yeni yıl, bahar yani toprağın havanın ve suyun dilinde hayat denecektir. Sel Yayıncılık, Deniz Gezgin’in hazırladığı 2019 Doğa Defteri’yle mevsimlerin seyrini gündönümleri, fırtınalar, uçanlar ve çiçek açanlarla tutuyor. Hayvanların izinden, bitkilerin gölgesinden, doğanın seslerinden sayılamaz zamanı dinleyip gözleyerek o kadim canlılık bilgisini hatırlamaya çağırıyor. Yeryüzünün tüm nehirleri, dağları, canlıları için hayat saçan, suların çekilmediği, kimsenin soluğunun kesilmediği bolluk ve neşe dolu bir yıl dileğiyle
DENİZ GEZGİN, 1981'de, İstanbul'da doğdu. On yaşında ailesiyle İzmir'e taşındı. Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan kısa süre sonra Çeşme Dalyanköy'e yerleşti. Kültür tarihi ve mitoloji üzerine çalışan yazarın bu alanda yayımlanmış kitapları (Bitki Mitosları, Sel, 2007; Hayvan Mitosları, Sel, 2007; Su Mitosları, Sel, 2009) ve makaleleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra çeşitli dergi ve seçkilerde öyküleriyle yer almıştır. Şimdilerde Metro Gastro dergisi için kültür tarihi konulu makaleler ve Psikeart dergisine öyküler yazmaktadır. Ahraz yazarın ilk romanıdır.
şimdii ders için okumasam yolumun muhtemelen kesişmeyeceği bir kitap, deneme örneği olarak okuduk ve derste de üzerine bayaa konuştuk. daha önce hatırladığım kadarıyla deneme okumadım ve puanlamam da doğru hissettirmiyor ama üzerine konuşucam biraz🙂↕️🙂↕️ doğa "defteri" ifadesi çok tatlı bence öncelikle. hocamız dikkat çekene kadar üzerine çok da düşündüğüm bir şey olmamıştı ama deneme türüyle ve içindeki çizimleri de düşününce baya eşleşiyor bence. sadece ansiklopedik bilgi kısmının fazla geldiğini hissettim. çoook ciddi miktarda kısım zihnimden silindi ve kopmalar yaşadım okurken bunalıp. belki bilgi oranın azaltılmasından ziyade biraz daha sohbet(?) eklenerek denge sağlanabilirdi. zaten ilk sayfalar da daha öyle gibiydi bence, sonradan kaydı. bi yanım da bu oturup bir iki oturuşta değil de zamana yayılıp okunması gereken bir kitap gibi diyor ve öyle olunca bu kadar bunaltmayadabilir bilmiyorum...... derste de biri yıllar içinde kısım kısım mevsimlere bakmak için döneceğimi hissettiğim bir. kitap demişti ona da katılıyorum. ilginç bi okumaydı perspektifi genişletmek için böyle şeyler arada lazım. ama yalan da söylemicem direkt kendim okusam ama daha az severdim gibi geliyor, dersten sonra daha pozitif bir bakışla okudum metni. görmeyecek olsa da ayşenur hocama bize bakmayı değil görmeyi gösterdiği için teşekkür ederim burdan🫶🫶
Mevsim geçişlerini, gün dönemlerini, bunların mitolojideki karşılıklarını, kuşları ve daha bir çok şeyi anlatan çok ama çok tatlı bir kitap. En kısa zamanda babama vereceğim o da eminim en az benim kadar sevecek.