İlk örneği 1913 yılına tarihlenebilen Yunanistan polisiye edebiyatı ülkenin yaşadığı tüm tarihi dönemeçlerin tanığı olmuştur. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren yayımlanan polisiye eserlerin yazarları arasında siyaset dünyasının önemli isimleri, akademisyenler ve başarılı çevirmenler vardır. Eleştirel bakış açısıyla yazılan bu edebi eserler kurumların içinde bulunduğu ekonomik ve ahlaki kriz, iktidarın medyayı yönlendirme çabası gibi o zamana kadar Yunan edebiyatının tabu kabul ettiği siyasi ve sosyal hayata dair konuları işlemektedir.
Yunan polisiye yazarlarının eserleri böylece pek çok dile çevrilmiş ve dünya polisiye literatürü içinde yer edinmiştir. Ancak ne yazık ki Türkçe ve Türkiyeli okur bu yazarlarla tanışma şansına çok da erişememiştir.
İşte Yunankarası seçkisiyle, 11 Çağdaş Yunan polisiye yazarının sadece Türkiyeli okurlar için kaleme aldığı ve dünyada ilk kez Türkçede yayımlanan 11 öyküsünü sunarak, Yunan polisiye edebiyatının, Yunan edebiyatının polisiye dünyasının kapısını Türkçede bir nebze olsun aralamak arzusundayız.
İeronimos LYKARİS, Tefkros MİCHAİLİDİS, Marilena POLİTOPOULOU, Kostas KALFOPOULOS, Hilda PAPADİMİTRİOU, Thanos DRAGOUMİS, Andreas APOSTOLİDİS, Kostas MOUZOURAKİS, Filippos FİLİPPOU, Vassilis DANELLİS ve Neoklis GALANOPOULOS’un öyküleriyle Yunan polisiye edebiyatının gizem, suç, ceza, toplumsal tanıklık ve hafıza geçidi olan dünyasına hoş geldiniz!
Çok büyük umutlarla başlamamıştım zaten. Dedim, öykücülük nasıl başka yerlerde bir bakayım. Farklı öykücülerin toplandığı kitaplarda tüm hikayelerin ayni kalitede ve güzellikte olması zaten beklenemez. Hafif bir okuma, biraz da polisiye seviyorsanız, okunabilir.
Büyükada'da iskelede küçük tarihi bir kitapçıdan, o tonton amcaya destek olmak ve hayranlık duyduğum polisiye romanlar lügatıma yenisini ve bir başka milletlisini katmak amacıyla aldığım kitabın yapmak istediğini çok ama çok beğensem de içimde o kült polisiye yazarlardan aldığım tatmini yaşayamadım. Genç Yunan yazarlar tarafından kaleme alınmış eserler iki ülke edebiyatının kaynaşması ve okurları tanıştırmak açısından başarılı bir proje olsa da eserler sanki biraz sığ kalmış. Çoğu daha ilk sayfadan kendini belli eden, oldukça basit kurgular, zayıf denebilecek sadelikte bir dil, amatör karakterler bu eserlerden bazılarını atlamama sebep oldu. Yunan Editörün yakın arkadaşımın Yunanaca öğretmeni olmasından faydalanıp bu kitabı ve kendisinin Siyah Bira isimli kitabını imzalatacağım ama Yunan edebiyatının bir Ahmet Ümit'i olmadığını da söyleyeceğim. Uzun bir aradan sonra tavsiye etmeyeceğim bir kitap ama iskeledeki kitapçı amcaya uğrayın.
"YunanKarası" bir derleme. Yunan polisiye yazarlarının Türk okur için kaleme aldığı 11 öykü var kitabın içinde. Çevirisi de tıpkı yazım süreci gibi bir ortak çalışma. Bu kitabın çevirisi için bir araya gelen bir grup insan tarafından ortak emek ve çalışma ile Türkçeye kazandırılmış kitap.
Yunanistan'ın içinde bulunduğu ekonomik krizi, Yunan toplumunun içine sürüklendiği ahlaki/etik krizi, toplumun farklı katmanlarından kendini yüzeye vuran suçları, kimi ahlaki nedenlerle, kimi mesleki gerekçelerle, kimi kişisel sebeplerle iyi ya da kötü olan polisleri, ahlaksız politikacıları, sanatçıları, medyayı, kısaca her parçası ve boyutuyla Yunanistan'ı buluyorsunuz kitapta.
Yeni yazarlarla tanışmak, onların suça, suçluya, topluma, şehre, insanlara, dünyaya bakışlarını görmek, okumak zaten keyifli bir eylemken, polisiye aracılığı ile toplumu anlatan birbirinden güzel 11 öykü okumak, üstelik bunların Türkiye için üretilmiş polisiyeler olduğunu bilerek okumak çok daha keyifli.
Kitabın tek eksisi, ismindeki "kara" sözcüğünün "noir" tarzına yönelik bir gönderme olmasına rağmen öykülerin çoğunun noir sayılamayacak olması. Ama o kadar kusur kadı kızında da olur :)
Özellikle Türkiye’de basılmak üzere yazılmış öykülerden oluşan bir seçki bu kitap.
Önsözünde farklı yazım teknikleri kullanıldığını okuduğumda ne beklemem gerektiğini bilememiştim ancak kitabı okurken bunun hem iyi hem de kötü olduğunu düşündüm. İyi yanı az ve öz ve haliyle çarpıcı olabilen bir seçki oluşturulabilmiş olması. Kötü yanı ise bazen o geçişlerin kafa karıştırıcı olabilmesi.
Yapılan çalışma benim oldukça hoşuma gitti açıkçası. Yunan polisiyesi ile tanıştığıma da memnun oldum.
Kitaptaki 10-11 öykü tam polisiye olmayabilir ama Yunanistan’daki ekonomik kriz zamanında toplumsal bunalımı insan ilişkilerini anlatan güzel öyküler…
“Göreceğiniz şeyler hoşunuza gitmeyecek.İnsan, gelecekten beklentisi kalmayınca,hele bir de şimdiki zaman boğazını sıkmaya başlamışsa, geçmişe dönüyor. Hani acıkmışsındır,hazırda yiyecek bir şey yoktur da buzdolabını açıp bakarsın ya…O dolapta hiç hoşuna gitmeyen şeyler de bulursun işte.”