Hayat sadece yola çıkmayı göze alanları kahramanlaştırır...
Yıldırım aynı yere iki kere düşer mi? Düşer…
İki kere de düşer, üç kere de. Yeter ki yağmurun altında durmaya cesaret et.
Öfkeyle, rekabetle, küçümsemeyle, eleştiriyle ve yargıyla dolu konforlu alanını terk edebilmeyi başardığında hazır olduğun seni bulur. Unutma ki, aradığın da seni arıyor. Yaşamının dümeni kendi ellerinde…
Kalbinin rehberliğini kimsenin karanlık kuyularında yitirme. Uçurumlar, dümeni kıracağın rotayı verirler sana. İhtiyacın olan tek şey cesaret…
Yola çıkmaya, yağmurda ıslanmaya, kahraman olmaya cesaret et…
Tek kelimeyle vasat! İçerik olarak mutlaka birilerine faydası oluyordur ama profesyonellikten uzak, piyasadaki kişisel gelişim dalgasından yürüyenlerden biri sadece. Ayrıca, 100.baskı olmasına rağmen elimdeki kitapta bir sürü yazım hatasıyla karşılaştım.
Tam anlamıyla bir vakit kaybı. Verdiğim para ve harcadığım zamana yazık oldu. Güzel bir marketing ürünü. Bütün kitap diyalog olarak geçiyor ve sizi içine almıyor. Tavsiyeler, yöntemler bayat. Kişisel gelişimde okuduğunuz ilk kitap değilse sizi açmayacaktır.
Çok amatörce yazılmış bir kitap gibi. Cümleler, anlatım , karakterler her şey havada asılı duruyor. Bir kişisel gelişim kitabını dinle bağlantılı hale getirmek bence çok kötü bir yaklaşım. Ne yazık ki çakma bir Tanrılar Okulu.
Kişisel gelişim kitabı okumaktan pek hoşlanmasam da çok sevdiğim biri tarafından hediye edildiği için bendeki kıymeti tartışılmaz ve ölene kadar kütüphanemde kalacak bir anıkitap. Çizerek ve üzerine notlar alarak okudum, olumsuz yorumlara rağmen okumak isteyenlere yoldaş olarak güzel bir kalem seçmelerini önerebilirim.
Bendeki yerini es geçip kitaba daha objektif yaklaşmak gerekirse; öyle uzun yollar katetmiş, dağlar tepeler aşmış, birçok sosyolojik sorunu ele alıp hepsini ustaca tek tek çözmüş bir kitap olmadığını kabul etmek gerekiyor evet. Ancak, içerisindeki arınma çalışmalarının zaman ayrılarak dikkatle yapıldığında faydalı olabileceğini düşünüyorum. Buhran anlarında kendimize bir es vererek nefes alıp vermeye çalışmak ve bu alış verişe odaklanmak insanı arındırabiliyor. Bazen aksine arındıramayadabilir, çözümlemeyedebilir elbette fakat denemenin kimseye zararı olmayacaktır.
Benim tarzım bir kitap değil. İş arkadaşım okuyup çok beğenmişti sonra bana verdi okumam için. Bende heves etmiştim değişik tarzda kitaplar okumak istiyordum ama beni hiç açmadı. Bazı yerlerde çok sıkıldım, cümleler çoğu yerde kendini tekrar ediyor. Anlatım ve konu belki okuyan kişilere ilham olmuştur yardımı olmuştur ama bana hiç olmadı. Aksine sıktı. Ayrıca düşük cümleler ve araya konulan gülücüklerde çok rahatsız etti.
Kitabın baştan sona dialogtan oluşması gerçekten çok yorucu. Çoğu insanın başına gelen duygusal çöküşleri, herkesin bilebileceği ve özel bir terapiye ihtiyaç duymadan çözebileceği şeyleri sadece yazıya dökmüş yazar. Ben beğenmedim, bana birşey kattığına inanmıyorum. Keşke biraz virgül vb. imla kuralları dikkate alınmış olsaydı.
Bircan Yıldırım, sosyoloji mezunu olup felsefe grubu öğretmeni olarak çalışmış bir yazar. Kitabı diyaloglardan oluşuyor: Akıl veren bir terapist ve dertli bir hasta. İnsanların yaşadığı kök travmalardan, nefes egzersizlerinin faydalarından bahsediliyor. Okuyucuya da bu diyaloglarla terapi yapılmak istenilmiş. Malesef kitap çok acemice yazılmış diyebilirim.
Standart bir kişisel gelişim kitabından fazlası var, azı yok. Diyalog gibi yazıldığı için okunması hiç sıkıcı değil. Aralara bilimsel bilgiler serpiştirilmiş. Hem bilgi hem de inanç temelli bir ikna yolu seçmiş yazar. Uygulama pratikleri bana biraz tırt geldi. Eğlencesine okunabilir. Sorgulamadan, içinde söylenen her şeyi mucizevi ilaç gibi kabul edebilecek bir kesim için riskli olabilir.
Ben çok beğendim. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir kitap.. sen kendinle ilgilen , dünyayı değiştirmek istiyorsan kendini değiştir, sonra etrafındakilerin de nasıl değiştiğini yaslan ve izle der özetle..
yazım hataları var, düzeltmenler bir seferki yayinlama icin bence iyice kontrol etsinler... bazi yerlerde sanki benim hayatimi takip etmis gibi bir his birakti bazi yerlerde sanki diger yazarlardan notlar toplayip yazilmis gibi bir his birakti ama yine´de önemli dersler iceren bir kitap.
Hayatımıza giren herkes bizim yansımamızdır. Biz değişmeden, kendimizi sevmeden, evrene ve yaradana teslim olmadan, hayatımızda karşılaştığımız hiçbir olumsuzluk düzelmeyecek... Mucizeyi arıyorsan cesur olmalısın!
Açıkçası; anlatılanı sevdim ama anlatılma yöntemini sevemedim. Okurken akıcı olduğunu söyleyemeyeceğim kendi adıma. Bir de dil olarak sanki Azra Kohen ve Metin Hara’dan esinlenilmiş, ama daha çok ikisinin karışımı gibi..
Dilhun içimizdeki herhangi biri, Vaveyla evrenin öğretmeni, Logos akılcı yönümüz... Bu üçlü arasında geçen sohbet havasındaki dialoglar ile kurgulanmış, bazen söyleyişlerdeki ifadeler abartılı duruyor. Kitap, altı çizilebilir cümleler ile anlam çıkarttırıyor...
Kitap baştan sona diyalog ile devam etmekte. Bu nedenle herkese hitap etmeyebilir. 300.baskı olmasına rağmen yazım hataları mevcut. Okuduğum kitaplar arasındaki en büyük zaman kaybım. Kısacası vasat ötesi.
Tuğçe Işınsu havası var yalnız işin tuhaf tarafı bu kitabın yazarının eğitimli olması. Kitap birçok yerde beni düşündürdü bazı sorgulamalara neden oldu ama arkası boş kaldı. Şu zamanın akımından faydalanan bir yazarımız daha olmuş. Fayda görenlere hayırlı olsun.
Yaşam terapi kitabına giden bir adım olarak bakıyorum. Story telden dinleyebilirsiz. Yaşam terapi içindeki öğretilerle içinizdeki çocuğa dokunmanızı güzel örneklerle sağlıyor.
Kitabın diyaloglar halinde olması herkes gibi benim de hoşuma gitmedi. Genel olarak içeriğini de anlatımını da sevmedim. Dinî olarak bir yerden okuyucuya ulaşayım demiş ama olmamış maalesef.