Jump to ratings and reviews
Rate this book

İtiraf

Rate this book
İntikam ve hırs…
İyilik veya kötülük…
Siyah ile beyaz…

Ve zıtların arasında savrulan hayatlar…

Konstantinopolis’in İstanbul’a dönüştüğü yıllar… Hıristiyan hasımlarının Büyük Kartal diye andıkları Fatih’in, şehrine âlimleri davet etmekle kıvanç duyduğu, devletini ilimle ve sanatla yükseltmenin rüyalarını gördüğü, ulemanın tamamen özgür düşünceyi savunduğu, devletin yükseldikçe yükseldiği bir dönem… Ve eşsiz şöhretlere sahip Osmanlı ulemasının arasına sızmış bir kâfir. İntikam ateşinde kavrulmuş kötülük dâhisi bir zihin. Molla Lütfi, Ali Kuşçu, Sinan Paşa, Bellini ve daha niceleri… Kurbanlar, kurbanlıklar…

İtiraf her cümlesi hayretle ve merakla okunacak bir roman.
İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…

248 pages, Paperback

First published January 1, 2019

16 people are currently reading
142 people want to read

About the author

İskender Pala

115 books377 followers
İskender Pala (born 1958, in Turkey) is a Turkish Divan (Ottoman) Poetry Professor and author of best seller novels. He also used to write a column in the Turkish daily newspaper Zaman.

İskender Pala graduated from Istanbul University Faculty of Letters Turkish Language and Literature Department in 1979. He entered Turkish Navy as a lieutenant in 1982 and taught Turkish Literature in Naval Schools and Boğaziçi University. In 1987 he established Turkish Navy Museum Archives. He oversaw classification and restoration of many historic documents dated from the times of the Ottoman Empire. He published Encyclopedic Dictionary of Divan (Ottoman) Poetry and received Writers Union of Turkey Award in 1989. He was discharged from the Navy without any conviction during what is now called the "Postmodern coup". Later, he wrote a book about his life in Navy and his discharge, called Between Two Coups referring to military coup in 1980 and 1997 military memorandum in Turkey. He said that the reason for his discharge was his practicing İslam in his private life.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
113 (28%)
4 stars
133 (33%)
3 stars
108 (27%)
2 stars
36 (9%)
1 star
7 (1%)
Displaying 1 - 30 of 39 reviews
Profile Image for Aras  9¾.
151 reviews23 followers
May 19, 2019
Pala'dan okuduğum üçüncü kitap oldu,ben bunu da çok sevdim.
Okuduğum son birkaç kitapta böyle edebî bir anlatım yoktu;yazar kullandığı kelimeleri hem yeni hem eskilerden seçmiş,konu bir bütünlük içinde ve akıcı ilerliyor.Bu yüzden kitabı elime aldığım gibi bitirdim neredeyse😊

Siyasi diyen olmuş,kitabın neresinden rahatsız olmuş acaba?Alakası yok bence,belki günümüzdeki bir olaya benzetmiştir ama tarih zaten tekerrür içerir😊

Detaylarına gelince,kitabın mukaddime bölümü olmasaymış çok şey eksik kalırdı diye düşünüyorum;o kısa bölüm epey bir şeyi içeriyormuş meğer kitabı okurken anladım.Kitap bir tarihi kurgu romanı,(mesela Reşad Ekrem Koçu kitapları gibi) tarihten malumatlarla örülmüş bir kitap.Yazar bu bilgilere betimleme katmış ve güzel bir olay örgüsü ortaya çıkmış.Kitabın başında bir konu başlıyor ve siz bunu ana karakterle beraber kitabın sonunda çözüyorsunuz.Aynı zamanda zamanlar-devirler arası bir yolculuk ediyorsunuz.

Dolu dolu bir edebiyat okumaksa niyetiniz beklemeden alın okuyun derim😊
Profile Image for Barbaros.
66 reviews2 followers
January 19, 2019
Spoiler sayılmayacak bilgiler vereceğim, fikir edinmek isteyenler okuyabilir.
Kitapta birinci kişinin sürekli kötülük üzerine düşünmesi rahatsız edici ve sıkıcı geldi bana. Ana karakterin kötülük üzerine düşünürken yaptığı planları da dahil kitabın genel kurgusunu da zayıf buldum. Fakat kitabın kaynakçasında gerçek karakterler üzerine yapılan bir kurgu olduğunu görünce cidden şaşırdım.
Kitabın güzel tarafı bence verdiği mesajlardı;
-Özgür düşüncenin savunulduğu bir dönemde bilinçli olarak ortaya atılan fitne tohumlarının sonuca ulaşması. Bunun tarihi bir gerçeğe dayanması.
-İnsanları dini düşünceden uzaklaştırmak için atılan fitne tohumlarının günümüzdeki bazı kısır tartışmaları da akla getirmesi. "...dinin ulema arasında değil de halk arasında tartışılmaya başlanması elbette sosyal yapıyı zedeleyip insanları birbirine düşürecekti."
-Cemaat, mensubiyet saikiyle devlette bazı kayırmaların liyakatin önüne geçmesi,
tüm bunlar günümüzdeki sorunlara da dikkat çeken mesajlardı.
Profile Image for Mustafa.
89 reviews
January 15, 2019
İskender Pala'ya yakıştıramadığım bir kitap. Biran önce siyasetten çeksin kendini ve aşkla yazsın yeniden.
Profile Image for Obenesi.
11 reviews8 followers
February 9, 2019
Üzülerek yapıyorum bu yorumu; İskender Pala'nın en kötü romanı diyebilirim... Kötülük mevhumunu 'kötü' bir şekilde işlemiş.
Profile Image for Quike.
78 reviews29 followers
July 13, 2019
Zaman zaman okumaktan sıkıldığım anlar oldu zaman zaman fazlasıyla etkilendiğim yerler oldu.
Ama yine de İskender PALA sevenleri keyif alacağını düşündüğüm bi kitabı
Profile Image for kitabimkahvem.
107 reviews14 followers
January 27, 2019
İskender Pala’nın Abum Rabum, Şah ve Sultan, Katre-i Matem, Efsana Bir Barbaros Romanı gibi daha bir çok kitabını hayranlıkla okumuş biri olarak,bu romanda biraz hayal kırıklığına uğradım. Roman zayıf olduğu için değil;yazardan beklentim çok yüksek olduğu için oldu bu durum. İskender Pala yine edebi yönü tatmin edici ve tarihin bir dönemini kesit seçtiği bir romanla karşımızda.
Kitaptan bazı alıntılar paylaşmak istiyorum:
"Devletinle bin yaşa ey sultan; imdi Eğribozlu bu körün sana bir tavsiyesi olsa dinler misin?"
"Elbette efendi, dinlerim!"
" Zinhar, zulmetmeyesin, kul hakkına girmeyesin. Gemin hiç batmasın. Lâkin bunun için dikkatli ol. Ben inanıyorum ki bir devletin çöküşü ulemasının yahut şeyhlerin hirslarina yenik düştüklerini görürsen derhal tedbir neyse yap. Aksi takdirde hırsın sonu devlete de sahip olasiya kadar uzanacak ve ilim de iman da dünya nimetine feda olacaktır. Unutma ey sultan kişiler, zaman ve mekân değişir ama hikaye hep aynı kalır."
Profile Image for M.I..
135 reviews15 followers
February 9, 2025
Kesinlikle çok sıkıcı geldi bana.İskender Palanın kitaplarını hevesle okurum.Divan edebiyatını çok severim.Ancak bu kitapta İskender Pala okumadım sanki.Sna karakter bu kadar kötülüğe dalmışken,neden bizi ordan çıkarıp başka bir yere de girmemize izin vermedi yazar anlamadım....
Profile Image for Fatmagül.
38 reviews2 followers
November 4, 2023
Kitap Fatih Sultan Mehmet ve Yıldırım Beyazıt döneminde yaşamış olan Molla Lütfi'nin yaşadıkları, yargılanması ve idamı üzerine yazılmış. Başarılı, zeki, hitap etmesini bilen, insanları etkileyen fakat aynı zamanda sivri dilli olan Molla Lütfi, gerek söylemleri gerek hicivleriyle ulemanın diğer alimleri tarafından nefretleri üzerine çekmiştir. Aslında dinine çok bağlı olmasına rağmen zındık olmakla suçlanmış ve bu suçlamalar sonucunda ise idam edilmiştir. Cenaze namazı bile kılınmamıştır. Yavuz Sultan Selim döneminde ise yıllarca Molla Lütfi ile birlikte olan Ornio namıdeğer Akbaba'nın dilinden onun itirafları ile aslında suçlu olmadığı ortaya çıkmıştır. Ailesini küçük yaşta Osmanlılar ile yapılan savaşta kaybeden ve köle olarak İstanbul'a getirilen Ornio, Tanrı'dan intikam almak türlü kötülükler yapar. Osmanlı Devleti'ne zarar vermek ve Fatih Sultan Mehmet'i öldürmek için kullanabileceğini düşündüğü Molla Lütfi'ye yaklaşır ve Molla Lütfi'nin idamına kadar geçen sürede yaşananları anlatır. Tarihi romanları sevenler için güzel, akıcı bir kitap.
343 reviews2 followers
Read
January 3, 2024
Tarihi bir olayın nasıl gelişmiş olabileceğine dair bir pencere açan, bu sırada da sadece 15. yüzyıl için değil, günümüz için de geçerli olan çıkarımları olan bir roman İtiraf. 15. yüzyıl sonunda zındıklıkla (dini inkar eden) itham edilen, bugün Matematikçi olarak anılan Molla Lütfi’nin hayatının nasıl idamla sonlandığını okuyoruz. Pala ilginç öğeleri bir araya getirmiş ve genel olarak merak duygusunu koruyan, kurgusu, dili ortalama bir roman yazmış. Okuduğunuza pişman olmazsınız ama kitabı tam olarak değerlendirmek o dönem hakkında bilgiye sahip olmakla mümkün olur.

Kitabın anlatıcısı Molla Lütfi’nin yanında çalışan Akbaba (asıl adı Ornio) isminde bir yabancı. Yavuz Sultan Selim zamanında yakalanmış ve padişahın isteği üzerine on altı gün içinde, her gün iki saat olmak üzere işlediği suçları anlatıyor. Akbaba kötülüğe yemin etmiş bir karakter. Ailesini Fatih’in bir seferi sırasında kaybetmiş ve onu, onun temsil ettiklerini bozmak için Hızır-Musa kıssasındaki üç adımı kendine uyarlıyor. Duvarı onaracak yani Molla Lütfi’yi ele geçirecek. Gemiyi delecek yani Osmanlı Devleti’ni asırlar sürecek bir zayıflığa uğratacak. Çocuğu öldürecek yani Fatih’i zehirleyecek. Roman boyunca kötülüğüne yapılan vurgu bir süre sonra can sıkıyor ve yeter ama diyorsunuz. İnsanlar olarak kötülüğün de bir sınırı olmalı düşüncesinde olduğumuzu düşünüyorum ve bu kitapta kötülük kısa kısa anlatılsa da okuyucuyu zorluyor. Romanın sonunda iyi varken kötüyü seçmesini tekrar tekrar anlatan Akbaba’nın dönüşümü biraz yüzeysel olmuş.

Molla Lütfi dili sivri, zeki, ilmi geniş bir hoca. Romana göre aslında zındıklıkla ilgisi yokken konunun buraya gelmesinin nedeni yaşamı boyunca ilim tartışıyoruz derken edindiği düşmanlar. Pala Akbaba karakteri üzerinden ilim ehlinin düşebileceği tuzakları güzel resmediyor. Romanda Akbaba bütün ilim ehlini birbirine düşürüyor. Oradan oraya laf taşıyor, yalan haberler yayıyor, kibirlendiriyor. Molla Lütfi’nin başı yazdıkları için değil, kendisine karşı doldurulmuş hocaların söylediğini iddia ettikleri yüzünden derde giriyor.

Roman geçmişi anlatırken günümüze de bol bol ışık tutuyor. Devletin tarikat ve cemaatlere karşı koruması gereken mesafeyi, uyanık olması gerektiğini güzel resmediyor yazar. Aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ benzer sorunlar içindeyiz. Fatih döneminde çekilen sınırlar oğlu Bayezid döneminde dağılıyor. Akbaba’nın kurduğu örgütle istihbarat toplaması sonra bunları şantaj ve herkesi birbirine düşürmek için kullanması yine günümüzü açıklıyor. Kitabın bana düşündürttüğü bir konu da yapılanların sosyal medya savaşlarına benzemesi. Birisi bir yalan ortaya atıyor sonra o yalan önü arkası araştırılmadan hesaptan hesaba yayılıyor. Akbabanın insanları kendi hedefleri için çalıştırmak, dolduruşa getirmek için kısa mektuplar yazıp evlere, medreselere atması sahte, bot hesaplar üzerinden yapılan saldırılara benziyor.

Pala’nın dili anlaşılır fakat ara ara ansiklopedik bilgiler veriyor ya da bir mesaj verme amacı hissediliyor. Bu da romanın akışını kesiyor. Sonlara doğru romanın gereğinden fazla uzun olduğu hissine kapılıyorsunuz. Yer yer kullanılan modern kelimeler göze batıyor. Noktalama konusunda özellikle virgül kullanımında tekrarlanan hatalar var.

“‘Kötülük ve iyilik gerçeğin iki yüzüdür. Bir söz hakikat olduktan sonra kötülüğün tasviri de bazen iyilik doğurur.’” (18)

“‘Kötülüğümün ve lanetimin elbette bir sebebi ve izahı var. Sözüm sonuna kadar sürmezse hakikati örtersiniz ve o da bir lanet olur.’” (19)

“‘Herkesin içinde fıtrattan gelen bir ben fikri vardır; kimisinde nefis, kimisinde iman ile şekillenir. Nefisle benlik duygusu bir araya gelince yönetme şehveti doğar. Yönetme şehveti bütün şehvetlerden ötedir. Bir bebekten bir krala kadar herkeste görülen yönetmek içgüdüsü iyi kullanılırsa nimet olur ama nefis araya girer de kötü harcanırsa hüsran yaratır. Bu duygu herkesin içinde vardır. Bu yüzden kimisi ailesini, kimisi çevresini, kimisi muhitini, kimisi de devleti yönetmek için çırpınır, çaba harcar. Bir kez bu şehvete yakalananlar zamanla kendilerini vazgeçilmez hissedip yönetmek uğruna her türlü yolu mübah göreceklerdir.’” (35)

“Çekememezlik ve şahsî rekabetlerle kışkırtılacak, kışkırtıldıkça da husumete dönüşecek bir yönetme şehvetini ona gizli ve açık yollarla önermem, zorlamam ve kabul ettirmem gerekiyordu.” (36)

“…gönül sultanı olmakla mülkün sultanı olmak arasında iki kimliğin birbirine karışmasına fırsat tanımıyordu. Meslekî liyakat ile tarikat mensubiyetini karşı karşıya getirmemek gerektiğini düşünüyor ve buna muhalif bir uygulamaya asla müsaade etmiyordu.” (37-8)

“Üstadı kandırmak veya bir tuzağa çekmek için onu övüp vazgeçilmez olduğunu söylemek bir mum idi ama rakiplerinden bahsederek nefsine hitap etmek güneş sayılırdı; yüzü aydınlanıverdi.” (52)

“Dolu testileri birbiriyle tokuşturmak ve kırılan testinin sularıyla daha fazla testiyi ıslatmaktı niyetim. Sonuçta herkes kendi miktarınca husumetten nasiplenecek, sıçrayan suyun temizlenmesi için bile çaba harcansa, zamanlar, emekler, gayretler hep boşa gidecekti.” (53)

“Anladım ki yönetmeye talip olanlar bir müddet sonra pohpohlanmaya ve övülmeye muhtaç hale geliyorlardı. … Yakınında dalkavuklar bulan herkesin erinde geçince kendini vazgeçilmez görmesi benim en sıradan zaferimdi.” (55)

“‘Üstadım efendim, rakiplerinizi sindirmenin bir yolu da onların kuramayacakları cümleleri kurmak değil midir? Dinî bilgilerde topluma örnek olmuş kişilerin kullanamayacağı bir üslup onları korkutacaktır. Ayrıca bu üslup mizacınıza pek yakışır!’” (56-7)

“Devletin Üç Hilal adlı gizli haber alma ağı…” (61)

“‘Hırs, üç köşeli bir dikendir, cebine nasıl koyarsan koy, sana batar!’” (72)

“‘Zannetmiyorum Efendi Bellini. Çünkü buralarda sanat senin yaptığın gibi Allah’ın eserini taklit değil, o eseri sanatçı bakış açısıyla yorumlamak, stilize etmektir. Onun içindir ki buralarda resim yerine minyatür çizilir.’” (120)

“Sık sık bir ülkede işlerin, işi bilenler tarafından değil de belli himaye ve yakınlıklar üzerinden dağıtılmaya başlanması halinde bütün kurumların kısa sürede örseleneceğini, gevşeyip dikiş tutmaz hale gelivereceğini söyleyip dururdu, …” (161)

“Nefis denilen şeyin, kalbin de aklın da üstesinden gelecek bir güce sahip olduğunu keşfetmiştim…” (162)

“Maksadım, ulemayı ve cemaatleri daha fazla kışkırtıp ortalığı karı��tırmak, böylece dini sakıza döndürmek ve her kafadan bir ses çıkmasını sağlayarak bilene bilmeyene din tartıştırmaktı.” (183)

“…dinin ulema arasında değil de halk arasında tartışılmaya başlanması elbette sosyal yapıyı zedeleyip insanları birbirine düşman edecekti.” (188)

“Tartışmaların sürmesi ve gelecek Osmanlı âlimlerinin yüreğine zındıklık korkusunu yerleştirmek için. Bu korku hem ilim hayatının gelişmesine hem de özgür fikirlerin ifade edilmesine mâni olacaktı şüphesiz.” (228)

“‘Unutma ey sultan kişiler, zaman ve mekân değişir ama hikâye hep aynı kalır.’” (243)
Profile Image for Betul Aisha.
214 reviews18 followers
June 18, 2023
15. yüzyıl Osmanlı uleması entrikaları. Akıcı bir kitap olamamış, yer yer ansiklopedi maddesi gibi neredeyse. Az da olsa cümle hataları var, sık sayılabilecek kadar tekrar ifadeler var. Dönemin resmini çizmesi, anlattığı gerçek kişilere merak uyandırması açısından güzel.
Baş karakterin James Bond misali inanılması güç faaliyetleri metni güçsüzleştirmiş, inandırıcılık problemi var bana kalırsa. Bir de İskender Pala'nın kötü karakter yazışına ikna olamadım. Kötü biri kendini böyle mi algılar, böyle mi anlatır diye düşündüm, karganın kitabın sonunda hidayete ermesi de bir tuhaf geldi: Esas anlatıcının karakterinde oturmayan bir şey var ve bu bütün kitabı güçsüz kılmış.

Profile Image for Kübra.
28 reviews
September 13, 2019
Eskiden aldığım hazzı son kitaplarından alamıyorum. Kendisi benim için bölümleri ayrı motiflerle işleyen ve bunları çok etkileyici edebi bir şekilde birleştirerek ortaya bambaşka bir tablo çıkaran bir yazardı. Merakla okudum fakat bu kitabı biraz oldu bitti gibi ve yeterince samimi değil.
4 reviews
February 2, 2020
Baş karakteri Ornio'nun mesajını lakapları olan "Akbaba" ya da "Karga" gibi değil, "papağan" gibi tekrarlayarak vermeye çalışması, kitabı okurken "eeeh anladık tamam, en kötü sensin tamam" dememe neden oldu. Novella olması gereken bir kitap çok uzatılmış maalesef.
Profile Image for Ece.
3 reviews
April 2, 2020
Yazarın her zamanki akıcı dili kolayca bitirmeme yardımcı olsa da kitaptan bana geriye kalan tek şey "Ben neden bunu okudum ki şimdi.." düşüncesi oldu. Kesinlikle gereksiz buldum, anlatılmak istenen şey için fazla uzun, maalesef vakit kaybı bir roman.
Profile Image for Fatma.
6 reviews
July 25, 2019
İskender pala nın tarih bilgimi arttırmakla beraber siyasi ve güncel olaylara gönderme olarak hissettiğim, anlatıcının hep kötülük ve fitne-fesat üzerine tekrarının sıkıcı geldiği romanı.
Profile Image for Ezgi Saritas.
74 reviews
January 6, 2020
Terki nefsi nefis... gerçekten yine bir Iskender Pala klasiği. Bir kitaptan beklenen herşeyin daha fazlası gibi düşünüyorum.
Profile Image for Seniye Yangin.
31 reviews3 followers
February 9, 2020
Icimi ciz ettiren bir sondu Iskende Pala nin her kitabi boyle etkili degil mi zaten. Keyifli okumalar 👍🏻👌🏻⭐⭐⭐⭐⭐
2 reviews
April 25, 2020
Benim gibi tarih bilmeyen ve pek de sevmeyen biri bile iki günde okuduysa.
Profile Image for Burak.
307 reviews29 followers
January 9, 2020
Cihanda hangi fidan vardır ki yetişip saye salsın da akıbet hazana ermesin; felekte hangi saadet yıldızıdır ki kemalin zirvesine erdikten sonra zevalin deryasında batmasın?

Kötülük ve iyilik gerçeğin iki yüzüdür, bir söz hakikat olduktan sonra kötülüğün tasviri de bazen iyilik doğurur.

İnsan ya bir şeyler yazmalı ya yazmaya değer bir şey yapmalı...

Herkesin içinde fıtrattan gelen bir ben fikri vardır; kimisinde nefis, kimisinde iman ile şekillenir, nefisle benlik duygusu bir araya gelince yönetme şehveti doğar, yönetme şehveti bütün şehvetlerden ötedir, bir bebekten bir krala kadar herkeste görülen yönetmek içgüdüsü, iyi kullanılırsa nimet olur ama nefis araya girer de kötü harcanırsa hüsran yaratır.

Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin..

Diyorum ki; nadir bir zeka kendini yok ederse bu divanelik, sıradan bir zeka kendini geliştiremezse bu ahmaklıktır.

İstanbul bambaşka bir şehirdir, insana yaşama sevinci verir.

Her ilmin lezzeti o ilmin şerefi kadar, şerefin kıymeti de bilginin çokluğu derecesindedir.

Nefis denilen şeyin kalbin de aklın da üstesinden gelecek bir güce sahip olduğunu keşfetmiştim..

Gönüldeki manayı kalıplandırmayan harflerle kime hangi derdimizi anlatabiliriz?

Bu bir başarı ise bu başarı neden benim huzurumu kaçırıyordu? Bu bir şeytanlık ise neden şeytan beni huzura kavuşturmuyordu?

138 reviews1 follower
February 15, 2024
Çok kuvvetli sıfatlar kullanıp da (cinayete varan hırs, intikam, nefret vb) bunlara yol açan sebepler yeterince kuvvetli işlenmediği zaman kitabın duygusu zorlama kalıyor. Bence kitabın birinci sorunu bu. İkinci sorun dili. Tabi ki bir Osmanlı türkçesi beklemiyoruz ama 15. yy’da geçen bir hikayede cuk oturtmak, eski eser korumacılığı, laf çakmak, inşaat, şantiye, orjinal, bumerang etkisi vb gibi ifadeler hikayeye yabancılaştırıyor. Bir diğer konu ana karakterin şipşak yapmaya muktedir olduğu neredeyse ‘tanrısal’ işlerin inandırıcılıktan uzak olması. Ayrıca çok önemli tarihi hatalar var. Örneğin habire sağa sola, Avrupa krallarına Sultan’dan gidiyormuş gibi mektuplar yazıyor, çocuk yönlendirir gibi ortalığı manipüle ediyor. Bu çok feci bir anlatı. Mührü Hümayun’u nerede bu mektupların? Götüren resmi ulağı, elçisi, hatta heyeti (sunum merasimi vb) olmalı bizim tarihten bildiğimiz :) Biraz fazla oldu bitti hissi oluştu bende. Bu arada ‘gemi, duvar, çocuk’ anlatısı da bir yerden sonra hikayeyi baltalamaya başladı çünkü 49-50 yaşında ölen birinin ölümünü duyunca ‘Çocuk nasıl ölebilir’ demezsiniz. Yine de yazarın emeğine teşekkürler. Güzel bir fikirden yola çıkılmış aslında. Sadece beklentim daha yüksekti.
72 reviews
August 26, 2022
İskender Pala kitaplarını seviyorum. Özellikle divan edebiyatı konusunda çok donanımlı bir yazar. Bu kitabını da sevdim fakat bazı noktalara da takıldım. Lütfi Hoca'nın bu kadar her şeyin farkında olup bir şey yapmaması öyle bir zekaya uygun bir tutum değil bana göre. Aynı şekilde Karga'nın da dönüşümü pek ikna edici gelmedi. Fatih'in ölümünden sonra hedefi şaştığı için kendisi de şaştı diyebilirim. Sonunda Allah'a dönmesi, pişman olması pek inandırıcı değil. İçinde o kadar kırıntı kalmış olsa bile o kırıntıyı harekete geçirecek pek çok olay yaşadı kitap boyunca. her şeyden önce Lütfi gibi bir adam tarafından sevildi ve onun güven duygusunu kazandı. Kitabın bence kocaman ve herkesin gözüne soktuğu bir mesajı vardı ki zaten açık açık belirtilmiş pek çok yerde; 'bilimden şaşmayınız, düşüncelerin özgürce dile getirilip, uygun çerçevede tartışılması sizi ileri iter.'
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for asya🩷.
12 reviews
January 6, 2025
Kitap okuması kolay bi kitaptı. Okura düşünme payı pek bırakılmamış olay direkt anlatılmış. Karakterlerin iç dünyalarına (karakterin (duruma göre)daha doğrusu) çok girilmemiş. Girilseydi bence daha başarılı olurdu çünkü konu buna çok müsait. Ana karakterin içinde yaşadığı şeyleri ve tezatlıkları daha çok yansıtılabilirdi. Sadece olaya sadık kalınmış, belki de yazar böyle yazıyordur bilemem ama benim şahsi görüşüm bir kitabı bir adım üste çıkaran şey budur.

Genel olarak iyi ve akıcı bi kitaptı. Olay iyi işlenmiş, kafa karıştırıcı detaylar yoktu ve tarih adına çok derin bilgilere sahip olmadığımdan bana bir şeyler katmış bulundu bunun adına mutluyum. Tam tadında bir uzunluğu vardı kitabın.

Sonu da tatmin ediciydi. Genel olarak ortalama bi kitaptı diyebilirim çok zorlanmadan bir şeyler okumak isteyen biri rahatlıkla okuyabilir :)
Profile Image for Kevser.
13 reviews1 follower
July 5, 2019
İskender Pala yine çok güzel bir roman yazmış. Anlatım şekli insanı adeta zaman yolculuğuna çıkartıyor. Ama romanın anlaşılması zor bence, olayların akışında bazen takılıp “ne oluyor ya?” diyebilirsiniz, karışık ama akıcı bir roman. Olayların akışında bir zaman yolculuğu yaşarken de aynı zamanda hem şahsi hem de daha büyük bir pencereden; yani siyasi bakımdan ilmin ve ulemanın o zamandaki ehemmiyetini ve maliyetini çok iyi ve gerçekçi bir şekilde kavrayabilir, yaşadığımız ilim çağı için de dersler çıkarabilirsiniz.
Osmanlı çağındaki tanınan din ve fikir hürriyeti de kitapta vurgulanmakta ve çoğu ön yargıyı kırmakta. Ayrıca yazarın kitabın sonunda kaynakları zikr etmesi bu bilgileri doğruluyor. Gerçek bir hayat öyküsü roman şeklinde başarılı bir şekilde bu kitapta aktarılmakta.
Profile Image for Beyza.
54 reviews13 followers
July 30, 2019
“Ben inanıyorum ki bir devletin çöküşü ulemasının yahut şeyhlerinin yoldan sapmasıyla olur. Ulema yahut şeyhlerin hırslarına yenik düştüklerini görürsen derhal tedbir neyse yap. Aksi takdirde hırsın sonu devlete de sahip olasıya kadar uzanacak ve ilim de iman da dünya nimetine feda olacaktır. Unutma et sultan kişiler, zaman ve mekan değişir ama hikaye hep aynı kalır. “(243)

Bir okuyuşta biten bir kitaptı. Yazar sanki güncel konulara 1400lü yıllardan örneklerle bir bakış açısı getiriyor.

“...Ancak namaz sadece şekilden ibaret değildir. Namaz nefsin boğulması, kendinden geçmesidir . Öyle ki o boğulmada bütün biçimler dışarıda kalsın.“ (202)

This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Beyza.
5 reviews1 follower
October 3, 2019
İskender Pala’yı çok severim, çok severek okurum ama ilk defa bir kitabın sayfalarını okumadan geçtim sonuca ulaşmak için. Diğer kitaplarında tarihi bilgiler ile konu bir birinin içinde erir, hikaye akar giderdi ancak bu kitapta gerek tarihi bilgiler gerekse dönem tasvirleri çok fazla geldi bana. Yapılan kötülük belli bu kadar uzatmaya ne gerek var dedirtti. Yine de dönem romanlarını sevenler daha keyif alarak okuyabilir.
Profile Image for Cezruesam.
10 reviews
December 14, 2022
Yer yer beni sıksa da, sonunu son derece merak ettiğim bir romandı. Elbette roman olması hasebiyle tarihi olaylarda bir takım çarpıklıklar vardır fakat tarihe dair doğru bilgileri de ihtiva eden bir kitap. Zaman zaman kendimi sorgulamama sebep oldu. Kitabın en başındaki ilk iki sayfa çok iyiydi, tüm bir kitabı okumama sebep olan o iki sayfaydı diyebilirim. Kötülük vasfı ve malum kişinin çokça bu niyetini tekrar etmesi bazen "yeter" dedirtmedi değil.
Profile Image for OĞUZHAN KIRIKBAŞ.
42 reviews2 followers
June 13, 2023
Kitap Fatih Sultan Mehmed döneminin mollaları arasında geçen ve sonu bir tarafın sapkınlıkla suçlanıp idamı ile neticelenen ilmi ve gerçek bir mücadelenin üzerine başka bir çok tarihsel olay ve şehir efsanesi ile bina edilmiş kurgusal bir hikaye. Yazarın dilini anlatmaya gerek yok. Okuduğum eserleri arasında en beğendiğim ilk üçe girecek düzeyde bir kitap. Okuyacak olanlara bir tavsiyem kitaptaki olayların geçtiği tarihsel dönem hakkında temel seviyede tarih bilgilerinin olması yönünde.
6 reviews
May 18, 2024
Fatih Sultan Mehmed ve 2. Bayezid döneminde ulema arasındaki ihtirasların, kavgaların anlatıldığı roman. Yer yer sıkıcı oldu ama bir şekilde bitirebildim. Kötülük mevhumu gerçeklikten fazlaca koparılmış olarak anlatılmış. Özellikle kötülük ve sürekli kötülük anlatıldığında bir an önce o cümleleri geçmek istedim. Kitabı okurken sanki arka planda kötü adam kahkahası duyuyormuş gibi oluyordum o cümleleri okurken. Fazla dejenere edilmiş fazla abartılmış o yüzden de gerçeklikten çok kopmuştu.
1 review
September 19, 2019
İskender Pala'nın anlatımı gerçekten çok etkileyiciydi. Kitabın anlamı çok derin. Üzerinde durulursa herkes kendine göre farklı yorumlayabilir. Ben 'Karga' dan nam-ı diğer 'Akbaba' dan çok etkilendim.
Kötülüğü ve pişmanlığı hissettim. Bazen hak verdim bazen nefret ettim. Tek solukta okuyabileceğiniz etkileyici bir kitap.
Profile Image for Sema Dural.
400 reviews11 followers
August 4, 2019
Kitap tam bir hayal kırılığıydı.
Zorlama bir hikaye olmuş.
Tarihi gerçekleri romana yedirme konusunda usta olduğunu düşündüğüm yazarın bu kitabı çok yavan geldi.
Ticari kaygıyla kitap çıkartılmasın artık.
Profile Image for Mukaddes.
43 reviews
December 28, 2020
Kitabın başlıca bir ders niteliğinde olması ve verdiği mesajların günümüz içinde geçerli olması etkileyici. Kurguda zayıf bulduğum bazı noktalar olsa da karakterlerin gerçek hayattan olması çok güzel. Tarihi roman sevenler için okunması apayrı zevkli ve akıcı bir kitap.
Displaying 1 - 30 of 39 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.