“Bugünden sonra bütün müsveddeler yakıldı. Bir harf bile bırakmadılar. Bütün o güneşin doğuşu tasvirleri, veremli kızlar ağzından söylenme şiirler, solmuş çiçeklere seslenişler, çocuğunun mezarında ağlayan anneler, Fuzulî’ye, Bakî’ye, Nedim’e nazirelerle beraber yakıldı; tahmisler, tesdisler parçalandı; her şeyden evvel okumak, duygularını eğitmek lazım olacağını anladılar. Yalnız yazmakla, daima işleyen amele gibi sanatın aynı mertebesinde kalacaklarına, eğer hakikaten sanat sahibi olmak isterlerse asıl sanatçılarla görüşüp konuşmak, onların hünerlerini, sırlarını irdelemek lazım geleceğine karar verdiler.”
💙🖤
Birkaç sene önce bir söyleşide, 30’lu yaşlarının başlarında, okurlarca tanınır iki yazarımızın “Artık yeterince okuduk, bundan sonra yazmak için okumaya ihtiyacımız yok.” dediklerine şahit olup şaşmıştım. Bu ölçüsüz özgüven karşısında hâlâ şaşkınım 🙄
💙🖤
Yazma sevgisi, yazma hırsı, yazma mesleği, eser yaratma dürtüsü, okunma arzusu, beğenilme isteği, para-sanat ikilemi, kalem, kitap, defter, kâğıt kokusu, matbaa mürekkebi... Mai ve Siyah ‘yazmak’ üzerine yazılmış realist ‘hakikiyyun’ bir klasik. ‘Yazıyorum’ diyen herkesin öncelikle okuması için...