“Buradan giderken yirmi beş yaşında, hayalleri olan bir delikanlıyken artık otuz iki yaşında, hayattan zevk almasını beceremeyen, sevdiklerimden uzakta yaşadığım her yıl yüreğimde var olan sevgiyi yitiren bir adamdım. Ne hayallerim vardı artık ne de yaşama isteğim. Yıllarca peşimi bırakmayan pişmanlıklarım, ne yaparsam yapayım susturamadığım vicdanım ve unutamadığım anılarım da benimleydi. Buradan giden adamla, şimdi dönen adam arasında dağlar kadar fark vardı.”
Hayalleri yıkılan ve gelecekten bir beklentisi kalmayan bir adam ne yapar?
Yankı gitmeyi seçti.
Bir sabah ardında ailesini, doğduğu şehri ve ülkesini bırakarak kimselere haber vermeden çekip gitti. Aradan geçen yıllar geçmiş hayal kırıklıklarını, pişmanlıklarını ve özlemini ortaya çıkardı. Gitmek kolaydı, peki ya dönmek?
Yıllar sonra sevdiği şehre geri döndüğünde onu bir sürpriz bekliyordu. Üstelik giderken ardında bıraktığı hiç kimse eskisi gibi değildi. Yıllar herkesi değiştirmiş, pişmanlıklar ve acılar bir kez daha gün yüzüne çıkmıştı.
• Yankı 4,5/5 | Ada 3/5 “Seni sevmek için de çok nedenim vardı. Sen buraya geldiğim andan beri hayatımı yaşanılır kılan tek insandın. Geri dönüp baktığımda belki de beni düşünen tek insan sendin. Beni herkese karşı koruyan, bana özel olduğumu hissettiren bir tek sen vardın. Sonra sen de herkes gibi canımı yakanlardan biri oldun. Üstelik en çok da sen yaktın.“ • Defalarca söylediğim gibi moralimin yerde olduğu, akıcı, kendini hayran bırakacak bir aşk okumak istediğim zaman elim daima Ayşegül Çiçekoğlu kitaplarına gidiyor. Yankı ve Ada’yı da geldiği günden beri merak ediyordum. Ayvalık’ta yaşayan Yankı çocukluk günlerinden beri tek bir kadına aşıktır. Duru. Ancak zaman geçtikçe her şey değişir ve çocuk kalbiyle duyduğu aşkın yok olmaya başladığını fark eder. Artık Duru onun için bir alışkanlıktır. Ancak daha farklı olan, yüzünü güldüren, onu dünya üzerinde önemli hissettiren biri vardır. O da Duru’nun ölmesini dilediği, eziyet ettiği anne ve babasını elzem bir yangında kaybetmiş küçük Ada. Duru’nun -tabiri caizse- ihanetiyle yıkılan Yankı, kendine de sevdiği kişiye de yapmak istemediği bir hata yapıyor ve hayatının ipleri ellerinden kayıyor. Ah Ada! Öyle güzel bir karakter ki! Okuduğunuzda alıp içinize sokasınız geliyor. Öyle masum ve saf. Ona acımasızca davranan, annesi ve babasının yokluğunu fırsat bilip en başta Duru’nun ve arkadaşlarının onunla dalga geçmesi öyle üzücüydü ki... Yankı’nın onu koruması ve elinden tutmaya çalışması çok tatlıydı. Çocuklukla başlayan bir sevgiyi ve kurguyu okumak da çok zevkliydi. Giriş, gelişme ve sonuç tam yerindeydi. Özellikle çocuklukla işgili kısımların flashback’lerle verilmesi fikri güzeldi. Özellikle bu yüzden bu kitabın bir dizi olmasını çok isterim. Yazar yine betimlemeleri zengin tutmuş, yosunun kokusunu, denizin ılık suyunun hoş hissini diri tutmuş, hissettirmişti. Birinci kitabın sonuna dek Yankı’dan çok nefret ettim. Bencilin tekiydi. Öyle dengesizdi ki canımı çok sıktı. Ada’ya yaşattıkları yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak Ada’nın dik duruşu, yeni bir hayat kuruşu beni öyle bir tatmin etti ki sırf Ada için bile okuyabilirdim. Bazı kısımlarda fazla detay verildiğini düşünüyorum. İkinci kitapta Ada’nın açısından okumak yerine belki birinci kitaptaki bazı kısımlar kısa tutulabilir ve tek kitapta bitebilirdi kurgu. Ada’nın yaşadıklarını okumak yerine birinci kitapta bahsettiğim kısımlar kısa tutulsa ve güzel bir son olsaydı daha da zevk alırım. Bunun dışında hiçbir pürüz olmayan, akıcı güzel bir romandı 😍
Ayşegül Çiçekoğlu'nun kalemini çok seviyorum ama Yankı'dan gerçekten nefret ettim. Kusura bakmayın ama aşktan bu kadar anlamayan bir adam daha olamaz. Ada'ya üzülüyorum valla.
Kitabın girişi gerçekten farklıydı, alışması zor oldu ama sonra kendimi merakla karakterlerin hikayelerini okumak isterken buldum. Yankı gerçekten aptalın tekiydi. Tek kelimeyle. Kara sevda dedikleri bu herhalde. Bu kadar kötü kalpli birini sevip de her hareketini mazur görmek... Normalde bunları gerçek zamanda okusam çok öfkelenirim. Ancak Yankı geçmişini anlattığı için sabırla bekledim. Keyifliydi, farklıydı. Tavsiyemdir.
Kitabı elime alalı daha bir gün oldu ve Yankı ile Ada’nın hikayesini o kadar merak ediyordum ki; tasarladığım okuma listemin sırasını bozup en başa yerleştirdim kitabı. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitap kapakları resmen beni al ve huzur bul diyor o kadar canlı baktıkça bakasım geliyor.