“Yarım kalan sevinçlerim vardı benim. Yarım kalan mutluluklarım. Daha tohum halindeyken, filiz bile verememişken solmuş umutlarım vardı. Hep bir yanım eksikti. Hiç tamamlanmamıştım şimdiye kadar. Hep yarım kalmıştım. İlk defa dün akşam kendimi tamamlanmış hissetmiştim, oysaki bu bir yanılsamaydı. Yankı gitmişti. O pırıl pırıl parlayan güneş sanki önünde koyu bir bulut varmış gibi tüm güzelliğini ve ışığını kaybetmişti.”
Henüz beş yaşındayken kaybettiği anne ve babasının ardından büyük bir yalnızlığa gömülen Ada, içinde biriktirdiği binlerce kelimeyi defterlere yazarak ve tek bir kişiye karşı duyduğu imkânsız aşkını anlatarak geçirdi çocukluk yıllarını. Ta ki bir gün o imkânsız aşkına kavuşuncaya kadar. Ancak gözlerini açtığında, yıllar sonra kavuştuğu çocukluk aşkını kaybedeceğini bilemezdi.
Aradan geçen yıllar kimsesiz Ada’nın küllerinden yeniden doğmasını sağlayıp onu güçlü bir kadın mı yapacaktı yoksa çocukluğundan beri içinde debelendiği yıkıntıların altında mı kalacaktı?
Günün birinde her giden geri gelirdi ve o gün geldiğinde Ada’yı önemli bir karar bekliyordu.
Ada bu zamana kadar okuduğum en sağlam kadın karakterlerinden biriydi. Zaman zaman saçma bulduğum anlar oldu ama hayat saçmalıklardan ibaret zaten. Bilmiyorum, bu kitabın birçok yeri kalbime dokundu. Adayı karakter olarak kendime çok benzettiğim anlar oldu. Karakterler iki günde ailemden oldu sanki. Çok severek okudum. Ayvalık’ı özledim okurken. Ayşegül ablacığımın ellerine sağlık.
Ada, beş yaşındayken annesini ve babasını kaybederken büyük bir yalnızlığa ilk adımını attı. Hor görüldü, ezildi ve o süreçte ona el uzatan ezenler karşı elinden geldiğince korumaya çalışan kahramanına aşık oldu. İmkansız bir aşk..
Bu bölümde olayların biraz hızlı ilerlediğini ve pek çok şeyin özetlendiğini hissettim. Yine de her yeni bilgiyi ve Ada’nın acısını derinden hissettim. Keşke bu kısım, Yankı’nın bölümüne kıyasla daha uzun olsaydı; o zaman duygusal yoğunluk daha derinlemesine işlenebilirdi. Yine de harika bir romandı ve her iki kitabı da çok sevdim. Hikayenin duygusal derinliği ve karakterlerin yaşadığı yoğun hisler beni derinden etkiledi ☺️