“Fenerbahçe formasını sırtımda değil, başımda taşıdım.”
Türk futbolunun efsane ismi Lefter Küçünandonyadis 22 Aralık 1925'te Büyükada'da doğdu. Lefter'in asıl ismi olan Eleftherios Rumcada “Özgür” demekti. Futbola çoraplar ve gazetelerle yaptığı toplarla, abisinden dayağı yiyeceğini bile bile kaçırdığı meşin yuvarlakla başladı.
Ömrünün büyük bir kısmını Fenerbahçe ve Milli Takım için ter dökerek geçirdi.
Peki neydi Lefter'i efsane yapan? Hangi koşullarda futbol oynadı?
Fenerbahçe onun için ne demekti?
Türk futbol tarihinde ismi altın harflerle yazılan bu efsane oyuncunun yaşam öyküsünü Murat S. Dural'ın ağzından edebi bir dille okuyama hazır mısınız?
Hattat İsmail Hakkı İlkokulu, Halide Edip Adıvar Lisesi’nde okudu. 93’te İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü’nü kazandı, lisans ve ardından yüksek lisansını aynı bölümde yaptı. 1993-1994 Assos Kazısı, 1994-1995 ve 1995-1996’da Perge Kazısı, 1997-1998 ve 1999 Allianoi Kazısı ve Bergama Müzesi’nde 1.5 yıllık çalışma, 2000’de Vezneciler Metro Kurtarma Kazısı’nda çalıştı. 1998 ve 1999’da Ege Bölgesi Yüzey Araştırmaları’na katıldı. Yüksek Lisans tezini Homeros "İlyas Ana Temasının Yunan Sanatındaki Yansımaları", betim programı üzerine yaptı.
2001 yılında, askerliğini yaptığı dönemde geçirdiği uykusuzluk (Insomnia) hastalığı sonucu ve kangren neticesinde ayaklarını ‘bilateral chopart’ seviyede kaybetti.
Arkeoloji ve spor yapamadığı için Akademik özlemlerini, sportif tutkusunu ülkesi ve gönül verdiği arma için projeler üreterek telafi etmeye çalıştı, çalışıyor. 2009’da Türkiye’deki engelliliğe, engelliliğin sadece bir düşünce olduğuna, taraftarlığın pozitif tarafına vurgu yapmak için dünyada ilk defa yapılan bir organizasyona dostlarıyla imza attı. Alex De Souza’nın ayaklarının silikon kalıplarını aldı, yürüdü, hatta koştu. 2017 yılında Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi oldu. “Evladıma Miras Bu Sevda” adlı kitapta ve Alex De Souza'nın kendi ifadelerine dayanan "Alex" biyografi kitabında yer aldı. Silikon Protez Projesi ile 2015 yılında “Genç Profesyoneller Beşiktaş Platformu” tarafından verilen "Yıkılmayan Adam" ödülüne layık görüldü.
2004’ten 2016 Aralık ayına kadar özel bir şirkette çalıştı. 2014’te Fantastik ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’ne (FABİSAD) üye oldu. Yabani, Mikrop, TRİP, Rotka, Lemur, Vagon, Komplike, KitapEki gibi dergilerde, Kayıp Rıhtım Öykü Seçkisi’nde yazıları, öyküleri yayınlandı, yayınlanmaya devam ediyor.
2004’ten 2016 Aralık ayına kadar özel bir şirkette (British Amerikan Tobacco’da) çalıştı. 2014’te Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’ne (FABİSAD) üye oldu. 2018'den itibaren FABİSAD Yönetim Kurulu'nda türe ve türe emek verenlere destek olmaya çalışıyor. Yabani, Mikrop, TRİP, Rotka, Lemur, Vagon, Komplike, KitapEki gibi dergilerde, Kayıp Rıhtım Öykü Seçkisi, Trendeki Yabancı’da yazıları, öyküleri yayınlandı, yayınlanmaya devam ediyor.
2016 Kasım ayında İthaki Yayınları'ndan ilk öykü kitabı "Kibrit Ev", 2018 Ocak'ta Gerekli Kitaplar'dan "Lefter: Efsaneler Ölmez" solo kitapları çıktı. Şu an elinde bulunan hazır bir romanı, pandemi sürecinde hazırladığı üç novella ve üç öyküden oluşan ikinci öykü kitabı dosyası ön editörde, ikinci romanı üzerinde çalışıyor. Bunların yanında Fenerbahçe tribününde zamansız kaybettiğimiz sevgili Koray Şener için ailesi, dostları ile bir kitap hazırladı. 2021 Ekim'inde çıkan bu anı kitabında derleyen, editör konumunda yer alıyor.
Artemis Yayınları’ndan çıkan “Hayalet Müzik”, aynı yayınevinden çıkan "Hayalet Müzik - 2: Eskilerin Şöleni", İthaki Yayınları’ndan çıkan “Aşkın Karanlık Yüzü”, Yitik Ülke Yayınları’ndan çıkan “Tren Öyküleri”, Edebiyatist’ten çıkan “Sadık Dostlar” ve “Pati Öyküleri”, Arsine Yayınları’ndan çıkan polisiye “Aslında Yaşanmadı,” Dark İstanbul projesi kapsamında çıkan “Dark Antoloji Birinci Kitap”, İthaki Yayınları’ndan çıkan “İlk” ve Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan “Karşı Salgın” adlı eserde birer, 2021 içinde Kayıp Rıhtım ve İthaki Yayınları ortaklığında çıkan “Ucube” konseptli "Tüm Panayırların Heyulası" adlı derlemede "Meczupların Şafağı" isimli öyküyle yer aldı. 2023 Ekim'de Arke Üçlemesi'nin ilk kitabı "Basübadelmevt" çıktı. Yayınevi henüz belli olmayan “Hayalet Müzik – 3: "Ritüel" konseptli öykü derlemesinde yer alacak.
2019 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne girdi, 2023'te mezun oldu.
Hep bir eksik yıldız veriyorum kendime. Okur doğal olarak "Neden böyle bir şey yapıyor?" diye sorabilir, hakkıdır. Ama ya bir isim ya da yazdığım karakterlerin gölge ağırlığı gerçekliği, bu yüzden de onlara olan saygımı zorluyor, içeri giriyor ve karşıma geçip oturuyor. Haksızlık sayıyorum o yüzden, onlardan dolayı yıldız hanelerisini tam doldurmayı. Hele bu karşımdaki kısa boylu, dev gibi sol ayaklı bir abideyse, Lefter ise! Belki de üç yıldız vermeliydim ama diyorum ya "O eksilen yıldız Lefter'e haksızlık, abide karşısında benim muhakkak hakkım." Bu kitap oluşturulurken sayfa sayısı konusunda "Gerekli Kitaplar Biyografileri" olarak sınırlandırılmıştık. Bu yüzden 100 sayfanın biraz üstüne sığdırmaya çalıştığım şey binlerce sayfanın, Lefter'in kusursuz varlığının komik bir taklidi sadece. Bunu özelleştirmek isterken Zweig'in biyografik yani edebi kalemine öykündüm. Umarım beğeninize mahzar olur.
Lefter hakkında bilgi alabilecek o kadar çok kaynak varken ve daha iyi biyografi kitapları yazılmışken, bu kitap yanlarında çok basit geldi. Sanki kapağınla birlikte sosyal medya için yazılmış bir kitap gibi duruyordu, nitekim de öyle olmuş. Ada günleri, Fenerbahçe tutkusu, kazandığı başarılar, ölümü bu bilgilere her yerden zaten ulaşabiliyoruz ve bu koca yürekli adam 120 sayfaya sığdıramazsınız. Sığdırmaya çalışırsanız da hayatının özetinin özeti olur.
Kitapta yazarın da belirttiği gibi koca bir ömrün özellikle Lefter’in hayatı bu kitaba sığmaz. Yine kitapta kullanılan ve referans gösterilen kitaplarla daha geniş bir okuma yapılabilir. Onun dışında gayet güzel, anlaşılır bir kitap olmuş. Lefter ile beraber klüplerin tarihine de kısa bir bakış atmış olabiliyoruz. Teşekkürler en azından benim gibi daha kapsamlı bir okuma yapamayanlar için açıklayıcı bir kitap olmuş.
Lefter hakkında bilmediğim, çok şey öğrendiğim bir biyografi oldu benim için. Futbola meraklı biri olmadığım düşünülürse, bir futbolcunun hayatının samimi dille yazılmış olması ve futbolcunun zorlu yaşantısı çok ilgimi çekti. Lefter'in güçlü ve zor hayatını sadece idealindeki bir takıma harcaması ona saygımı katbekat arttırdı. Açıkçası kolay okunur, akıcı ve bir o kadar da iyi bir kitaptı.