What do you think?


Otların Uğultusu Altında
Eskiden, çok eskiden
Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu.
Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik.
Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik.
Yapamadık. Güzellik boğdu
İyilik zayıf düşürdü hepimizi.
İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik.
Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz.
Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz
Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik
Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu.
Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik.
Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik.
Yapamadık. Güzellik boğdu
İyilik zayıf düşürdü hepimizi.
İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik.
Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz.
Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz
Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik
Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
- GenresPoetry
84 pages, Paperback
First published January 1, 2019
About the author
Şükrü Erbaş
47 books98 followers7 Eylül 1953 tarihinde Yozgat'ta doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Yozgat'ta yaptı. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden mezun oldu (1978). Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk, yöneticilik yaptı ve bu kurumdan emekli oldu.
1984 yılında Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı. Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik yaptı.
Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla 1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.
Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.
1984 yılında Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı. Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik yaptı.
Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla 1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.
Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 32 reviews
February 14, 2019
Taşların taşlarla konuştuğu bu yalnızlıkta
İnsan üzüntüden başka nedir ki... Sf:9
Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz
Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz
Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik
Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz. Sf:12
İçimizde dünyadan yapılmış bir keder
Bizi yaşamakla cezalandırmış bir tanrı
Gömdük kendimizi geliyoruz. Sf:15
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı
Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın
Ruhtaki üşümenin...
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı. Sf:22
Dünya, seni sevdiğim dünya değil. Sf:23
Bir gün sen bütün bunların içinden
hayranlıkla geçtin
Ben bütün bunlara, kalbim ter içinde
bir daha baktım
Ondan sonra öğrendim
dünyanın nasıl bir mucize olduğunu.
Ne mi diyorum Hayal Hanım
Seni her gün bir daha, bir daha seviyorum. Sf:25
Sevgisiz bir yalnızlığın
İlk sözü korkudur
İkincisi nefret. Sf:26
Yara aynı yara
Dil aynı dil.
Biz neden bu kadar yalnızız. Sf:36
İnsan üzüntüden başka nedir ki... Sf:9
Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz
Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz
Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik
Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz. Sf:12
İçimizde dünyadan yapılmış bir keder
Bizi yaşamakla cezalandırmış bir tanrı
Gömdük kendimizi geliyoruz. Sf:15
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı
Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın
Ruhtaki üşümenin...
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı. Sf:22
Dünya, seni sevdiğim dünya değil. Sf:23
Bir gün sen bütün bunların içinden
hayranlıkla geçtin
Ben bütün bunlara, kalbim ter içinde
bir daha baktım
Ondan sonra öğrendim
dünyanın nasıl bir mucize olduğunu.
Ne mi diyorum Hayal Hanım
Seni her gün bir daha, bir daha seviyorum. Sf:25
Sevgisiz bir yalnızlığın
İlk sözü korkudur
İkincisi nefret. Sf:26
Yara aynı yara
Dil aynı dil.
Biz neden bu kadar yalnızız. Sf:36
January 5, 2024
✨10/10✨
Şükrü Erbaş ❤️
Şükrü Erbaş ❤️
November 27, 2022
Sana benzemeyen gül olmaz olsun.*
Üç yıldır ağzın çiçek açmıyor
Üç yıldır odalarda kokun yok
Üç yıldır dünyayı sevmiyorum
Yoksa benim gül ile ne davam var.
Üç yıldır ağzın çiçek açmıyor
Üç yıldır odalarda kokun yok
Üç yıldır dünyayı sevmiyorum
Yoksa benim gül ile ne davam var.
September 8, 2024
“Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı
Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın
Ruhtaki üşümenin…
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.”
“Ve benim birdenbire
senin sesini göresim geldi.”
N.Hikmet
Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın
Ruhtaki üşümenin…
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.”
“Ve benim birdenbire
senin sesini göresim geldi.”
N.Hikmet
July 31, 2026
Şükrü Bey bildiğimiz gibi, dünyayı nasıl algıladığını bir türlü algılayamadığım muhteşem bir gönül ve zekâ.
January 7, 2023
Şükrü Erbaş'tan okudugum 3.siir kitabı. Açıkçası yazım stilini ve sözcüklerini sevdigim şairlerden birisi kendisi. Ancak bu eserini cok sevemedim. Tabi ki okunmasi gereken bir kalem bence, ama bu eseri ile başlamanızı tavsiye etmem.
Kuş Uçar Kanat Ağlar, benim için hala daha favori eseri olarak kalacak sanırım.
"İnsan en cok ışıkta kayboluyor
Bir daha dönemiyor gölgesine
Sonrası
Yalnızlık bile değil."
"İnsanlara ulaşabilseydin
Birisi yarasına basardı seni
Belki sen birisini severdin."
Keyifli okumalar 🙏
Kuş Uçar Kanat Ağlar, benim için hala daha favori eseri olarak kalacak sanırım.
"İnsan en cok ışıkta kayboluyor
Bir daha dönemiyor gölgesine
Sonrası
Yalnızlık bile değil."
"İnsanlara ulaşabilseydin
Birisi yarasına basardı seni
Belki sen birisini severdin."
Keyifli okumalar 🙏
January 29, 2019
Alıştığımız “Şükrü Erbaş” dili... Bazen sanki aynı şiirlerini okuyormuş hissine kapılsam da şiirlerin bende yarattığı duyguyu çok seviyorum... Bu yüzdendir ki ne yazsa okuma isteği oluşuyor... Sevdiğiniz bir sanatçıdan kendinizi bulduğunuz bir şarkıyı defalarca dinlemek gibi bir hisle... Dokunduğu tüm dizelere duyguları giydirip, acıları salıyor... 🌍🌍
January 15, 2019
“İnsan üzüntüden başka nedir ki...”
“Ve benim birdenbire
yüzünü değil,
gözünü değil,
senin sesini göresim geldi.”
#nazımhikmet117yaşında
“Ve benim birdenbire
yüzünü değil,
gözünü değil,
senin sesini göresim geldi.”
#nazımhikmet117yaşında
May 20, 2020
“Neden bu kadar acı veriyor dünyayı sevmek?”
July 8, 2020
"insan seni yaşadıktan sonra
ölüm de bir aşk Ömür Hanım."
ölüm de bir aşk Ömür Hanım."
February 6, 2022
11, 21, 25, 40☆, 45, 51, 70 ve 77 🤌🤌
June 11, 2020
"Sevmek ne uzun kelime!
Derin deniz mavisi."
Demiş Cemal Süreya... Hakikaten ne uzun kelime ne anlamlı kelime "sevmek".
Anlamının, süresinin sonsuz olduğu, yüreğe güzel müzikler bahşeden bir kelime... Benim hikayem de uzun işte bu kelimeyi içinde barındıran, kelimeyi içinde barındırıyorsa sonsuz olmalı gerçi... Sonsuz bir hikaye... Yolumuzu Şükrü Erbaş'ın bu kitabına düşüren, bir masal belki de... Şimdi bu güzel kelimenin ışığıyla okumalıyız dedim... Ama neyi? Ruhlarımızı okumaya devam ederken yanına bir de kitap eklemeliyiz dedim. Ve bu kitabı seçtim... İyi ki'lerime bir yenisi eklendi.
Arasına çiçekler koydum yüreğimden öpüşlerle... Verdim ona beraber okuyalim diye. Çünkü biliyorum ki aynı satırları aynı anda okumak bambaşka... Bulutların üzerinde gezintilere çıkmak gibi, aynı yağmurun altında ıslanmak gibi farklı yerlerde olsan dahi.. Sevmek bu, dedim ve sonsuzluğun gökyüzü bu kitapta... Sonsuzluğun görünen yüzü gökyüzü fikrimce... Ve bu kitapta bu var... Mavi mavi...
Şimdi habersizce uyuyor göğün koynunda... Gözlerimi yumup bir öpücük bırakıyorum kirpiğine. Huzurun uykusu buymuş meğer...
Şükrü Erbaş her şiirinde insana nahifliğini hissettiren bir şair. Her kelimesi bir kedi yumağı yumuşaklığında...
Acısı derin bir eş aynı zamanda, Ömür Hanımın ardında bıraktığı. Ömür Hanım hissediyordur her an derin uykusunda kocasının özlem yarasının şiirlerini... Ne büyük aşk dedittiriyor insana bu. Ne derin ne uzun kelime "sevmek"... Otların uğultusu altına bile erişebilen... Zamanı ve mekanı katiyen olmayan.
Kitabı hediye edin sevdiklerinize... Ve en sevdiklerinize. Beraber okuyun, birbirinize okuyun... Satırların altını çizin beraber...
"Sevmek" kelimeniz uzun, ömrünüz göğün güzelliğinde olsun....
Kitapla kalın...
Derin deniz mavisi."
Demiş Cemal Süreya... Hakikaten ne uzun kelime ne anlamlı kelime "sevmek".
Anlamının, süresinin sonsuz olduğu, yüreğe güzel müzikler bahşeden bir kelime... Benim hikayem de uzun işte bu kelimeyi içinde barındıran, kelimeyi içinde barındırıyorsa sonsuz olmalı gerçi... Sonsuz bir hikaye... Yolumuzu Şükrü Erbaş'ın bu kitabına düşüren, bir masal belki de... Şimdi bu güzel kelimenin ışığıyla okumalıyız dedim... Ama neyi? Ruhlarımızı okumaya devam ederken yanına bir de kitap eklemeliyiz dedim. Ve bu kitabı seçtim... İyi ki'lerime bir yenisi eklendi.
Arasına çiçekler koydum yüreğimden öpüşlerle... Verdim ona beraber okuyalim diye. Çünkü biliyorum ki aynı satırları aynı anda okumak bambaşka... Bulutların üzerinde gezintilere çıkmak gibi, aynı yağmurun altında ıslanmak gibi farklı yerlerde olsan dahi.. Sevmek bu, dedim ve sonsuzluğun gökyüzü bu kitapta... Sonsuzluğun görünen yüzü gökyüzü fikrimce... Ve bu kitapta bu var... Mavi mavi...
Şimdi habersizce uyuyor göğün koynunda... Gözlerimi yumup bir öpücük bırakıyorum kirpiğine. Huzurun uykusu buymuş meğer...
Şükrü Erbaş her şiirinde insana nahifliğini hissettiren bir şair. Her kelimesi bir kedi yumağı yumuşaklığında...
Acısı derin bir eş aynı zamanda, Ömür Hanımın ardında bıraktığı. Ömür Hanım hissediyordur her an derin uykusunda kocasının özlem yarasının şiirlerini... Ne büyük aşk dedittiriyor insana bu. Ne derin ne uzun kelime "sevmek"... Otların uğultusu altına bile erişebilen... Zamanı ve mekanı katiyen olmayan.
Kitabı hediye edin sevdiklerinize... Ve en sevdiklerinize. Beraber okuyun, birbirinize okuyun... Satırların altını çizin beraber...
"Sevmek" kelimeniz uzun, ömrünüz göğün güzelliğinde olsun....
Kitapla kalın...
January 18, 2019
"Bunu da sen öğrettin bana biliyor musun?
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş."
Yaşıyoruz Sessizce
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Otların Uğultusu Altında ...
Eşi Hatice'nin ölümünün ardından çıkardığı bu üç kitapta şair, adım adım büyük bir acının yalnızlığa nasıl dönüştüğünü , ölümle yaşam arasındaki o ironik bağı, tek başına sevmenin ve hasretin yürekte oluşturduğu o tanımlanması güç hisleri çok büyük bir ustalıkla anlatıyor. Tahminim odur ki fark edildikçe bu üç eser şiir dünyasında erişilmesi çok zor bir eşik oluşturacaktır.
Yaşıyoruz Sessizce , kalbe düşen büyük acının en yoğun halini,
Kuş Uçar Kanat Ağlar, bu büyük acının anımsattığı diğer acıları
Otların Uğultusu Altında ise bu büyük acının getirdiği yalnızlığı, hasreti , kabullenişi ve bilgelik düzeyine erişen dayanma gücünü anlatıyor..
"İyi ki hatıralar bir yere gitmiyor...
Biz onlara tutunarak unutuyoruz ölümü
Biz onlara tutunarak dünyaya inanıyoruz
Biz onlara tutunarak yalnızlığı seviyoruz "
Kitabın son bölümünde ise üç ustaya atfedilen üç değerli şiirsel metin yer alıyor.
Neşet , Neşet Ertaş
İnce Memed , Yaşar Kemal
Sennur, Sennur Sezer .. son dizeler ise Sennur'dan
"Otlar ve kadınlar
Kısacık duyarlar ilkyazı
Güneş uzar tepelerinde
Kızgın ve acımasız
Ve kar ansızın basar."
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş."
Yaşıyoruz Sessizce
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Otların Uğultusu Altında ...
Eşi Hatice'nin ölümünün ardından çıkardığı bu üç kitapta şair, adım adım büyük bir acının yalnızlığa nasıl dönüştüğünü , ölümle yaşam arasındaki o ironik bağı, tek başına sevmenin ve hasretin yürekte oluşturduğu o tanımlanması güç hisleri çok büyük bir ustalıkla anlatıyor. Tahminim odur ki fark edildikçe bu üç eser şiir dünyasında erişilmesi çok zor bir eşik oluşturacaktır.
Yaşıyoruz Sessizce , kalbe düşen büyük acının en yoğun halini,
Kuş Uçar Kanat Ağlar, bu büyük acının anımsattığı diğer acıları
Otların Uğultusu Altında ise bu büyük acının getirdiği yalnızlığı, hasreti , kabullenişi ve bilgelik düzeyine erişen dayanma gücünü anlatıyor..
"İyi ki hatıralar bir yere gitmiyor...
Biz onlara tutunarak unutuyoruz ölümü
Biz onlara tutunarak dünyaya inanıyoruz
Biz onlara tutunarak yalnızlığı seviyoruz "
Kitabın son bölümünde ise üç ustaya atfedilen üç değerli şiirsel metin yer alıyor.
Neşet , Neşet Ertaş
İnce Memed , Yaşar Kemal
Sennur, Sennur Sezer .. son dizeler ise Sennur'dan
"Otlar ve kadınlar
Kısacık duyarlar ilkyazı
Güneş uzar tepelerinde
Kızgın ve acımasız
Ve kar ansızın basar."
September 11, 2024
Şükrü Erbaş'tan okuduğum ikinci kitap..
Tarzını sevmeye başladım..
Beni yormuyor..
Kitaptan en çok beğendiğim şiiri de iliştireyim şuraya..
İncinme değil bu
Öfke değil
Ah! değil.
Ötesi...çok ötesi.
Tam bir yürek çöküntüsü
Ruhun taşa dönmesi
Aklın büyük yalnızlığı.
İnsana olan inancını yitirme!
Tarzını sevmeye başladım..
Beni yormuyor..
Kitaptan en çok beğendiğim şiiri de iliştireyim şuraya..
İncinme değil bu
Öfke değil
Ah! değil.
Ötesi...çok ötesi.
Tam bir yürek çöküntüsü
Ruhun taşa dönmesi
Aklın büyük yalnızlığı.
İnsana olan inancını yitirme!
Read
August 27, 2025baba giy giy giy kafamiz sisti be
March 24, 2019
yalım
ad
1.
yanan ve ışık veren şeylerin türlü biçimlerde uzanan dili, alev.
2.
kılıç, bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü.
3.
yüreksiz, korkak (kimse).
4.
halk ağzından
yüzü yerde, alçakgönüllü.
Sayfa 45
"66.
Delirmek aklın yalımıdır, görkemidir, kendine tutunmasıdır. Sen asıl, bedenlerini bir darağacı gibi boynunda taşıyanların, aklını bir gün bile anımsamayanların, iyiliği toplumun hastalığı sayanların, sevgisi küfürden ağır olanların büyük huzurlarına bak!
İnandığın her şeyle gülünç düşüyorsun. Bildiklerin boşluğa dönüşüyor. Yüksek ses teslim alıyor. Ev boğuyor. Sokak korku. Gözlerin yüzünden taşıyor. Öfkene tutunuyorsun. Sonra, bütün bir toplum yanlış olmayacağına göre... bir yorgunluk usul usul yayılıyor damarlarına. "Dünyaya bir kere gelinir." sözünü, bir düğün bayrağı gibi evinin çatısına çekiyorsun bir gün.
Ölümün bile dönüp bakmadığı bir hayat senin artık."
ad
1.
yanan ve ışık veren şeylerin türlü biçimlerde uzanan dili, alev.
2.
kılıç, bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü.
3.
yüreksiz, korkak (kimse).
4.
halk ağzından
yüzü yerde, alçakgönüllü.
Sayfa 45
"66.
Delirmek aklın yalımıdır, görkemidir, kendine tutunmasıdır. Sen asıl, bedenlerini bir darağacı gibi boynunda taşıyanların, aklını bir gün bile anımsamayanların, iyiliği toplumun hastalığı sayanların, sevgisi küfürden ağır olanların büyük huzurlarına bak!
İnandığın her şeyle gülünç düşüyorsun. Bildiklerin boşluğa dönüşüyor. Yüksek ses teslim alıyor. Ev boğuyor. Sokak korku. Gözlerin yüzünden taşıyor. Öfkene tutunuyorsun. Sonra, bütün bir toplum yanlış olmayacağına göre... bir yorgunluk usul usul yayılıyor damarlarına. "Dünyaya bir kere gelinir." sözünü, bir düğün bayrağı gibi evinin çatısına çekiyorsun bir gün.
Ölümün bile dönüp bakmadığı bir hayat senin artık."
March 27, 2024
Çok seviyorum Şükrü Erbaş, pek çok! Çok sevdiğin birinin ölmesi, onun bıraktığı boşluk, özlemek, yalnızlık ama bir yandan da sevmek hala dünyayı ve bunun da aslında acı vermesi… Böyle mi içe işleyerek yazılır bunlar? Kaybettiği eşine duyduğu özlemin yanı sıra, bu kitabında, bozuk dünya düzenine isyan ve Neşet Ertaş, Yaşar Kemal ve Sennur Sezer’e birer saygı duruşu da var.
Bizi Şükrü Erbaş’ın eşini sevdiğinin onda biri kadar sevseler yeter be (: diyor ve kitaptan bir şiir ile bitiriyorum:
Yara aynı yara
Dil aynı dil.
Biz neden bu kadar yalnızız…
Bizi Şükrü Erbaş’ın eşini sevdiğinin onda biri kadar sevseler yeter be (: diyor ve kitaptan bir şiir ile bitiriyorum:
Yara aynı yara
Dil aynı dil.
Biz neden bu kadar yalnızız…
December 20, 2024
"İnsan en çok ışıkta kayboluyor
Bir daha dönemiyor gölgesine.
Sonrası...
Yalnızlık bile değil."
"İnsan seni yaşadıktan sonra
Ölüm de bir aşk Ömür Hanım."
"Öyle bir güzelliğin var ki
Önünden geçemediğin bahçeler çiçeklerini unutuyor"
"Üç yıldır bütün sesler senin yarım kalmış sesin
Üç yıldır yüzün dünyanın tek fotoğrafı
Üç yıldır senden yapılmış bir kapıyım.
Bunu da sen öğrettin biliyor musun
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş. "
Yoruma gerek yok alıntılar yeterli diye düşünüyorum.
Bir daha dönemiyor gölgesine.
Sonrası...
Yalnızlık bile değil."
"İnsan seni yaşadıktan sonra
Ölüm de bir aşk Ömür Hanım."
"Öyle bir güzelliğin var ki
Önünden geçemediğin bahçeler çiçeklerini unutuyor"
"Üç yıldır bütün sesler senin yarım kalmış sesin
Üç yıldır yüzün dünyanın tek fotoğrafı
Üç yıldır senden yapılmış bir kapıyım.
Bunu da sen öğrettin biliyor musun
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş. "
Yoruma gerek yok alıntılar yeterli diye düşünüyorum.
March 4, 2019
“ 1.
Hangi hayal hangi hatıranın yerini tutar
Bir gövdeden ötekine gölgelenen zamanlar
Ey çaresizlikten yapılmış yaşama bilgisi
Taşların taşlarla konuştuğu bu yalnızlıkta
İnsan üzüntüden başka nedir ki ... “
Hangi hayal hangi hatıranın yerini tutar
Bir gövdeden ötekine gölgelenen zamanlar
Ey çaresizlikten yapılmış yaşama bilgisi
Taşların taşlarla konuştuğu bu yalnızlıkta
İnsan üzüntüden başka nedir ki ... “
March 3, 2019
66 numarali paragraf...
May 4, 2019
Ölüme, acıya,ölüm karşısındaki çaresizliğe, bunalıma yazılan en güzel şiirler. Bir eşe olan sevgi, eşin vefatının verdiği acı bu kadar güzel anlatılamazdı. Seni çok seviyorum şükrü erbaş.
May 7, 2019
"İnsan unutmaz / Geçmiş, bütün şarkılardan bir daha geçerek / gövdemizde yapmak dökmeyi sürdürür" - yine güzel, hep güzel, okuyunuz
November 12, 2019
“Dünyaya kırk oda kırk aynayla gelenler!
Yalnız kalınca da kendinizi seviyor musunuz?”
Yalnız kalınca da kendinizi seviyor musunuz?”
March 21, 2022
“Üç yıldır bütün sesler senin yarım kalmış sesin
Üç yıldır yüzün dünyanın tek fotoğrafı
Üç yıldır senden yapılmış bir kapıyım.
Bunu da sen öğrettin biliyor musun
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş.”
Üç yıldır yüzün dünyanın tek fotoğrafı
Üç yıldır senden yapılmış bir kapıyım.
Bunu da sen öğrettin biliyor musun
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş.”
April 19, 2023
yazarın en sevdiğim kitabı olmasa da okuması keyifliydi, diğer kitaplarını da okuyacağım
September 12, 2023
Biz ne olacağız diyorsun ya
Arzu, ten, haz, günah, tanrı
Bir gün olmayacağız
Hepsi bu.
Arzu, ten, haz, günah, tanrı
Bir gün olmayacağız
Hepsi bu.
Read
March 23, 202523 mart 2025
November 16, 2025
Her şey kötü biter
Yoksa bitmezdi.*
İnsan çok uzağa gitmiştir
Sevgiden uzağa.
Acıdan uzağa.
Bağıştan uzağa.
Soğumuş bir yara...
Konuşsa da.
Yoksa bitmezdi.*
İnsan çok uzağa gitmiştir
Sevgiden uzağa.
Acıdan uzağa.
Bağıştan uzağa.
Soğumuş bir yara...
Konuşsa da.
December 15, 2025
“Üç yıldır bütün sesler senin yarım kalmış sesin
Üç yıldır yüzün dünyanın tek fotoğrafı
Üç yıldır senden yapılmış bir kapıyım.
Bunu da sen öğrettin biliyor musun
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş.”
Üç yıldır yüzün dünyanın tek fotoğrafı
Üç yıldır senden yapılmış bir kapıyım.
Bunu da sen öğrettin biliyor musun
Sevmek ölümden uzun sürüyormuş.”
October 6, 2026
siz hangi çarşılarda seversiniz çocuğunuzu?
biz her istediğine 'büyüyünce' diyoruz.
biz her istediğine 'büyüyünce' diyoruz.
Displaying 1 - 30 of 32 reviews































