"Metastaz: Organizmanın herhangi bir yerinde oluşan bir hastalığın başka bir yere sıçraması, yayılmasıdır.”
-
Devletin bütün organlarının en alt kademeden en üst kademeye kadar nasıl tarikat virüsüne kapıldığını ve bu virüs yüzünden hastalığından bir türlü kurtulamadığını okuyacaksanız.
Bu distopik bir hikaye olsaydı eğer içimde kitabın sonuna doğru bir umut dolabilirdi ancak bu o tarz bir kitap değil.
Tarikat virüsünün üstüne basmaktan aciz kurumların nasıl çıkmaza girdiğini anlatan, üzücü bir kitap.
Fetö değil burada sadece okuyacaklarınız. Fetö’yü bitireceğiz diyen kitlelerin en has Fetö’cü olduğu, kendilerine ipin ucu dokunmasın diye akla hayale sığmayacak komedilikte bu işlerden en ufak bir yara bile almadan kurtulup, hayatlarına devam etmeleri.. Fetö’den ‘sözde’ boşalan yerlere Menzil önderliğinde daha başka tarikatların dahil edilmesi kurumlara.. Onlara sonuna kadar yol açılması..
Ülkede resmen tarikatların içine boğulmuşuz. -
Ve Türkiye böyle bir bataklığa batmışken bir adam çıktı ve dedi ki: "Adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere hizmet işi bitti.” 27 yıllık hayatımda ilk defa bu ülke için umut hissettim, acaba zamanımız geldi mi dedim..
Kalbimin o umut taşıyan köşesine ise o muhteşem #herşeyçokgüzelolacak cümlesi kazındı..
-
-
Ve Mustafa Kemal Atatürk, sadece yaşadığı yüzyılın insanı olmadığını yazdığı Nutuk ile bir kere daha göstermiş oldu. Keşke, keşke biraz onun fikirlerini benimseyip, sahip çıkabilsek.. -
-
-
"‘Ben Robin Hood’um, zenginden alıp fakire veriyorum. Bizim cemaatimiz bu tür iyi işler yapıyor.’
Evet, adalet dağıtmakla görevli bir hakim, cübbesinin gücünü kullanarak rüşvet almaya çalışıyordu. Bunu da, ‘cemaatimiz’ dediği Menzil Cemaati’nin ‘sofi’si, yani müridi olarak yapıyordu.
Ve bu tablo, Türkiye tarihinin en tehlikeli örgütlerinden FETÖ ile mücadelenin perde arkasında yaşanıyordu."