Öykü benim pek okuduğum bir tür değildir keza Tarık Buğra okumak da uzun süreli planlarım arasında yoktu. Fakat ödev olarak verilince yazardan ilk kitabımı okumuş oldum. Beğendim de açıkçası. Kitap üç bölümden oluşuyor her bölümde yazarın belli yıllar arasında yazdığı hikayeleri derlenmiş. Kendine has bir üslubu, değişik bir yazım şekli var Buğra'nın. Önce biraz garipsedim ama okudukça göze batmamaya başladı diyebilirim. Çok sevdiğim hikayeler oldu. Havuçlu Pilav Meselesi, Hayat Böyledir İşte, Çok Sonra, Fal, Buhran, Sevginin Bedeli, Helvacı Güzeli bunlardan bazıları. Bazı hikayeleri ise hikayeden çok denemeye benzettim. Hem yazılış tarzlarıyla hem de soyutluklarıyla karmaşık geldiler. Yazarın hem realist hem de tamamen soyut birbirine böylesine zıt hikayeler yazması ilginç doğrusu. Hikayelerin konuları ve yazarın samimi cümleleri de ilgi çekiciydi. Kendisinden okuyacağım bir sonraki kitap romanlarından biri olur sanırım. Çünkü kendisi romanlarıyla ön plana çıkmış bir yazarmış. Tavsiye edebileceğiniz kitabı varsa benimle paylaşın lütfen.