Thomas Lagrange ist mit seinen 27 Jahren das, was man gemeinhin einen Versager nennt: Er hat sein Studium abgebrochen und statt sich eine Arbeit zu suchen, verliert er sich lieber in Tagträumen von der hübschen Dozentin, bei der er einige Jahre zuvor Mesmenisch belegt hat. Mesmenien – dieses kleine Stück Erde zwischen Estland und Russland – war ihm dabei herzlich egal. Als eines Tages in der Zeitung ein Mesmenisch-Übersetzer gesucht wird, versucht er sein Glück. Allerdings muss er feststellen, dass seine Sprachkenntnisse schwächer sind, als er dachte. In seiner Not erfindet er den Roman einfach neu. Und ehe er sichs versieht, steckt er mitten in einem Abenteuer, das sein ganzes Leben auf den Kopf stellt ...
Voilà un très chouette roman, drôle, très bien écrit et qui se lit très rapidement. C'est l'histoire de Thomas qui a lâché ses etudes de lettres modernes à La Sorbonne, traviaille au Mc Do de la Place d'Italie, dans le 13eme à Paris et vit avec Sandrine depuis 4 ans... Une vie de presque looser jusqu'à ce qu'il réponde à une annonce trouvée dans le journal 20 minutes...
Un roman à la premiere personne que j'ai eu beaucoup de plaisir et de facilité à lire. J'aime l'imagination très réaliste de Fabienne Betting.
Tesadüfen görüp aldığım bir kitap oldu. Özellikle konu itibariyle beni çektiğinden ötürü seçtim (bkz. çeviri) ancak çevirmenlikle alakası olmayanların okurken sıkılacağı algısı oluşmasın çünkü kitabın konusu sadece bir “çeviri macerası”. Bence çıtır çerez eğlencelik bir kitaptı. Satın alırken aslının Fransızca olduğuna dikkat etmemiştim, çevirisi kendini okutuyor, sadece bazı kısaltmalarda editoryel hatalar olmuş, bir de bazi yerlerde Türkçede kullandığımız şimdiki zaman/geniş zaman ayrımı (Fransızcada aynı ifade edilir bu ikisi) daha fazla uygulansaymış daha da başarılı olurmuş gibi geldi bana. Tavsiye ederim.
Baştan sona tertemiz bir dille, zekice, kırıp dökmeden yazılmış bu roman okunmayı hak ediyor. Yazarın kadın olduğunu kitabın yarısında tesadüfen öğrendim. Bu beni mest etti çünkü bir kadın yazarın erkek beynini ne güzel özümsediğini görüp edebiyat adına mesut oldum. Şaşırdım ve çok sevindim. Kaç yıldır bu denli "unisex" bir roman okumamıştım. Bir başka deyişle bu roman hem erkek hem de kadın okurlara, roman ve mizahperverlere eşit derecede esşiz bir okuma keyfi vadediyor. Fabienne Betting'i zevkle izleyeceğim. Sel Yayıncılık'ı tebrik ederim, inşallah yazarın diğer kitaplarını da dilimize getirir.
La couverture et le pitch m'ont drôlement attiré mais finalement l'histoire est comme un soufflé au gruyère un peu raté : on se dit que ça va décoller et puis non, on entrevoit des possibilités qui pourraient être sympathiques à lire mais finalement c'est plat... très plat.
Günümüz Fransa’sında yaşayan bir kasiyer, parasızlıktan neredeyse unutulmuş bir dil olan Mesmence yazılı bir kitabı, Fransızca’ya çevirmek isterse ve aniden meşhur olursa başına neler gelir. Oldukça eğlenceli, kolay okunan bir kitaptı. Yer yer gülümsemenize engel olamıyorsunuz. Mesmence’den Sevgiler yazarın ilk romanı. Daha önce öyküler yazmış ancak Türkçeye çevrili değiller.
Mesmenya'dan Sevgilerle, hafif ve eğlenceli şeyler okumak isteyen çevirmenlere bir "çevirmen" ile "çevirisinin" komik öyküsünü anlatıyor. Bu arada, Türkçesindeki kıvraklıklar da ayrıca hoşuma gitti, belki de bizim çevirmen kitaptaki çeviri yaklaşımından esinlendi, bilemeyiz.
Libro ironico, divertente, spensierato, scritto sulla base di una bella intuizione, come quella di inventarsi uno Stato. Per il resto, intreccio di storie, aneddoti ed equivoci. Bella lettura