Manolya, Tarih bölümü son sınıf öğrencisidir. Hayatını eski yazmalara adamış hocasıyla Endülüs alanında çalışıyordur. Yaz tatilinde beklenmedik şekilde kendini Granada’nın incisi Elhamra Sarayı’nda bulur ve sarayda çalışan Mateo ile tanışır. Sarayı gezerken kayboldukları tüneller önce soğuğuyla sonra görkemli teknolojisiyle onları şaşırtır!
Elhamra Sarayı’nı inşa ettiren Sultan Muhammed’in, başkent Kordoba dâhil bütün Endülüs şehirlerini Elhamra’ya dokunulmaması karşılığında teslim etmesinin ardındaki sır, onları on dördüncü yüzyıl Endülüsü’ne götürerek hiç beklenmedik bir yolculuk yaşatır.
Kurumsal eğitim aldıysanız mutlaka "sandviç metodu" dedikleri geribildirim tarzını duymuşsunuzdur. Bu metot bir hamburgerin katmanları gibi bir olumlu, bir olumsuz ve son olarak bir olumlu yön ile geribildirim verilmesidir. Hep düşünmüşümdür: hamburgerin iki ekmeği iyi geribildirimse en güzel yeri olan hamburger köftesi neden kötü olsun ki? Çünkü bizim kurumsal eğitmenlerin size söylemediği bu metodun orijinal adının "shit sandwich" olmasıdır.
O yüzden Endülüs'te Bir Hafta için iki olumlu bir olumsuz geribildirim yapacağım.
Bread Genelde yazarların yazdığına bakar, herhangi bir önyargı oluşmaması için yazar profili incelemem. Ancak okuduğum kitaptan keyif aldığım için baktım ve 1995 doğumlu harika bir gelecek vadeden bir yazar gördüm.
Zira kitap o kadar akıcıydı ki sabahtan otursanız bir günde bitirirsiniz. Hafif bir kitaptı. O yüzden zamanda yolculuk gibi gerçekten zor ve yorucu kavramları hikayede hiçbir boşluk bırakmadan anlatmasını beklemedim. Beklemediğim için de okuduğum hikayeden keyif aldım. Anlatımı gerçekten çok hafif ve gerçekçiydi.
Shit(s) - Yazar okuyucunun garipseyeceği herşeyi kendi hikayesi içinde çürütmüş. Yusuf yaptığı hareketlerle 3 yaşından daha büyük bir çocuğu betimliyordu (iyi biliyorum çünkü benim oğlum da 3 yaşında). Hemen iki sayfa çeviriyorum bakıyorum Manolya "keşke 4 yaşında olsaydı" demiş. Tüm ipuçlarının kolaylıkla önlerine serildiğini ve gizemi fazla hızlı çözdüklerini düşünüyorum. Hop, Manolya "Fazla bile iyi gidiyorduk" diyor.
- Yazar açıklayamadığı olguları "Makine öyle çalışmıyor" ya da "Allahın işine akıl sır ermez" diye geçiştirmiş.
- Çevirilerde çok karşılaşıyoruz ama artık Türk bir yazar da -de, -ki hatası yapmasın yahu.
- Yayınevi kitabı basarken içinde Türkçe "ç" harfi bulunmayan bir font kullanmış. Buna inanabiliyor musunuz? Bütün metinde ç harfleri diğer harflerden daha farklı ve daha büyük bir fontta.
- Bu kadar tarihi bir roman yazıp 1492'de Endülüs'ten sürülen ve Osmanlı Devleti'ne gelen Sefarad Yahudileri'nden bir satırda bahsedilmez mi? Normalde böyle şeylere hiç takılmayan biri olarak açıkçası çok ayıpladım. Hem 1492 tarihi defalarca kez geçiyor, hem kitabın geçtiği Endülüs dünyanın Sefarad başkenti. Bu gerçekten olmadı.
- Ahmet Ümit'ten çokça gördüğümüz tarih bilgimi kitabın içine yedirmeliyim dürtüsü burada da vardı. Mesela Manolya'yla Mateo oturdukları yerde tarih bilgilerini paylaşıyorlar ama bunların hikayeye keyif katmaktan çok "okuyucuyu-bulunduğu-odada-popüler-yapan-bilgiler" tadında olduğu çok bariz, çok göze sokuluyor. Ama bundan hoşlanan da vardır, o ayrı.
Bread Kitabın arka kapağında "İçinde ne var" diye çok güzel bir piramit yapmışlar ve Tarih, Macera, Gizem yazmışlar. Bu detay benim çok hoşuma gitti. Ve kitabın son sayfasında size her hafta yeni bir kitap önerisi yapan bir karekod var. Bu da çok başarılı bir detay. Ha her hafta kitabın son sayfasını açıp karekod okutmayı muhtemelen unutacağım ama yine de sevdim.
Şu lanet pandemi hayatımıza girmeden önce son gördüğüm şehirler Endülüs'ün incileri Malaga, Granada, Cordoba ve Sevilla idi. Kitapta tüm bu şehirlerden bahsediliyor. Hatta Albayzin'in sokaklarında gezdiğim, El-Hamra'nın odalarında kaybolduğum, Generalife'ye doğru zorlu yolu yürüdüğüm için kitap bana o güzel günlerimi anımsattı.
Her ne kadar "shit" kısmını bol tutsam da hiçbiri kötü niyetle yazılmış değil. Yazarın dilini o kadar beğendim ki umarım ileriki romanlarında aynı dili tutarak içi daha dolu romanlar yazar. Tavsiye eder miyim, ederim.
Bu benim yazardan okuduğum ikinci kitabım. Bu kitapla görebiliyoruz ki bizden birileri de saçmalamadan zaman yolculuğu kurgusu yazabiliyormuş. Hem de bunu çok güzel kültürel detaylarla birleştirerek. Kitabı okurken sürekli Endülüs’ü gidip gezebilmeyi diledim gerçekten!
مانويلا، طالبة شغوفة بالتاريخ تعمل كمساعدة لبروفيسور متخصص، تجد نفسها في يوم من الأيام مضطرة للسفر إلى إسبانيا لتقديم ورقة بحثية نيابة عن أستاذها الذي منعه المرض من السفر. عند وصولها، يدفعها حبها العميق للتاريخ الإسلامي في الأندلس إلى الانطلاق في رحلة استكشافية برفقة ماثيو، المرافق الذي اتفق أستاذها معه ليرافقها في جولاتها. خلال زيارتهما لقصر الحمراء، تنقلب الرحلة إلى مغامرة غير متوقعة عندما يكتشفان أمراً مذهلاً: لقد امتلك المسلمين في ذلك العصر تقنيات وتكنولوجيا فائقة سبقوا بها عصرهم.
رواية أسبوع في الأندلس رواية تاريخية خفيفة , ممزوجة بالخيال العلمي غير المتوقع.
أخذتني الرواية إلى أزمنة مضت، حين كان المسلمون رمزًا للتقدم والنجاح والحضارة. أحببت تفاصيل وصف الأماكن، الزخارف، النقوش، وكل ما يتصل بهذا الإرث الضائع.
بعد انتهائي من قراءة الرواية، انتقلت مباشرةً مع صديقتي إلى قراءة ثلاثية غرناطة، فبمجرد دخولك عالم الأندلس، لن تتمكن ولن تجرؤ على مغادرته بسهولة.
Sayfalarinda kayboldugum, resmen elimden bırakmadığım, tarihle gercegin ve gunumuzun harmanlanmis bir saheser.
Manolya tesaduflerle bir sempozyuma katilmak zorunda kalir. Orada tanistigi Mateo yla Endulusun zebginliklerini gezerlerken gercek manada tarihin ve gizemli maceralsrin kapilarini araliyorlar. Sufiler, hocalar, Sultanlar ve sehzadelerle orulu inanilmaz bir hikayeydi. Genclerin okumasini ozellikle tavsiye ediyorum. Ortaokul ve lise duzeyine cok uygun.
Tarihi yerlerde geçen kitapları çok severim. Bu açıdan kitabı sevdim. Kurgu basit geldi ve her şey çok çabuk oldu ve bir çok konu bir yere bağlanmadan kapatıldı/geçistirildi sanki. Ama kitap hızlı akıyor, daha çok küçük yaştaki insanlara yönelik olduğunu düşünüyorum. (2 vermemim sebebi kitabin bana basit kaçması. Bir genç/ çocuk okuyacaksa 4 ü var)
"لدينا ثلاثون كتابًا متبقيًا من الأندلس وتمكنا من تقسيم الذرة بفضلها، لو انه لم يتم حرق نصف المليون كتاب فيها لكنا نتجول في الفضاء بين المجرات منذ زمن."
مؤسف فعلا كنت متشوقا كثيرا للقراءتها بعد أن جذبني عنوان الرواية وغلافها ، لكن لابأس . أسبوع في الأندلس كان الأصح تسميتها هو ليلة في الحمراء ، وصف ضعيف جدا لقصر الحمراء و نافورة السباع، تتخللها بعض المعلومات عن الأندلس. ولإضفاء القليل من الإثارة والتشويق للقصة أضافت الكاتبة خاصية السفر عبر الزمن ليس لغرض سوى لأجل مط القصة من خلال البحث عن طريق العودة للحاضر، جمل مبتورة هنا وهناك و أحيانا غير مفهومة لا ادري ربما كان عيبا في الترجمة. صراحة كانت ستكون جميلة لو أعطي لها وقت كاف خلاصة القول قصة ضعيفة و سطحية جدا .
Tarihi mekanlara hep ayrı bir ilgim olmuştur. Küçükken Beykoz’da terk edilmiş bir yalı keşfettiğimde yanında oturup, eskiden orada neler olmuş olabileceğini hayal ederdim. Endülüs’te Bir Hafta ile de 1232 yılında inşaatı başlamış olan Elhamra Sarayı’na yaptığımız yolculuk en başta bu yüzden çok hoşuma gitti. Tabii kitapta yolculuğumuz Elhamra Sarayı’nın bulunduğu Granada ile kalmıyor ama hiç spoiler vermeyceğim.
Ana karakterimiz Manolya, Boğaziçi Üniversitesi’nde bir tarih öğrencisi ve saygın Prof. Altay Çelikkale’nin asistanıdır. Profesör hastalandığında Granada’ya hocası yerine giderek onun makalesini sunması gerekir. Böylece 21. yüzyıl İspanyası’ndan 14. yüzyıl Endülüs’üne yolculuğu başlamış olur. Bu yolculuk hakkında ne söylesem kitabın tadını kaçıracakmışım gibi geliyor, o yüzden buradan ilerisi ile ilgili bir şey söylemeyeceğim ama yer altı tünelleri ve mumyalar desem çok bir şey ele vermeden merakınızı uyandırmış olurum bence.
Öncelikle kitap hakkında aldığım ilk not betimlemeler hakkındaydı. Kitabın geçtiği mekanlar öyle güzel tasvir edilmişti ki hiç gitmediğim yerler anlatılan her detayıyla gözümde canlanabildi. Bu da tabiî ki kitaptan çok daha fazla zevk almama ve karakterlerin yanında üçüncü bir kişiymişim gibi onlarla yaşadığımı hissetmeme sebep oldu. Buna ek olarak hem kitabın başlarından beri bizimle olan Manolya ve Mateo’yu, hem de daha ilerilerde bize katılan karakterleri çok sevdim. Kurgusu ise kitap boyunca beni şaşırtmaya ve etkilemeye devam etti. Kitabın tek bir kötü yanı var, o da bitirdikten sonra çılgınlar gibi gidip oraları gezmek ve görmek istiyorsunuz. Seyahat masrafımı yazardan isteyeceğim, çünkü bu kadar güzel anlatmasaymış? Şaka bir yana Rana ile bir sonraki seyahatimizin nereye olacağını şimdiden merak ediyorum ve hevesle bekliyorum. ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
.... " Bilmesen belki de daha iyi." Bol bol savaş, açlık, hastalık ve ölen insanlık... Gerçekten ilerledik mi yoksa tam tersi mi oldu, diye sorgulamadan edemiyorum."
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabı Endülüs seyahatim süresince okudum. Her ne kadar büyük beklenti ile almış olsam da yazarın biyografisini okuduktan sonra beklentilerimi daha dengeli kurdum, iyi ki de öyle yapmışım. Kitabın konusu, girişilen hikaye fikri çok orijinal olmasa da güzel. Hikaye akışı da sıkmıyor, yormuyor. Betimlemeler iyi. Ancak tutarsız, yetersiz veya hikaye akışına hizmet etmeyen detaylar var. Yusuf’un götürülüp geri gelmesi neyi değiştirdi/neye hizmet etti belli değil. Zaman yolculuğu gibi hikayenin zeminine oturan çetrefilli bir konuda nasıl sorusunun asla cevabı yok, yıldızlar, uzay, Allah’ın işi, sufiler vs gibi bağlantısız kavramlarla örtülmüş. İşin içine bilimsel bir açıklama girmesi gereken her yerde detaydan kaçınılmış, herkes her şeyi çok iyi biliyor ama detay konuşmuyor gibi bir hava sunulmuş. Karşılaşılan karakterler tam derinleştiği anda pek de bir katkı sunmadan hikayeden ayrılıyor (Aliye, Safiye vs) Çizilen dünya portresi de gerçekleklikten çok uzak, herkes çok iyi niyetli, yardımsever ve akılllı. Ortaçağ akdenizinde neredeyse hiç para harcamadan gidilen her yerde büyük izzet ikramlarla karşılanıp yolculuklarına devam ediyor kahramanlar. Çocuksu bir naiflikte buldum bu kısımları. Hasılı, yazarı girişiminden ötürü takdir etmekle beraber, kitabın daha genç (16 altı) kitlelere hitap ettiğini düşünüyorum. Çaba takdire şayan. İlerleyen dönemlerde daha ayakları yere sağlam basan eserler üretebilir.
This entire review has been hidden because of spoilers.
بعد قرائتي لرواية " أسبوع في الأندلس "، وأنا التي أنهيتها خلال خمس ساعات، خرجتُ من غرفتي ونظرتُ إلى السماء لقد بزغ فجر يوم جديد، وأنا عيناي لم تغمض بعد، أقفُ مُتسمِرةً في مكاني، أنا لا زلتُ هناك مع مانوليا وماثيو، لا زلتُ في الأندلس، في غرناطة، في قصر الحمراء، لا زال يوسف عالِقٌ بذاكرتي هو والجد والأستاذ ألتاي وصفية وعلياء والريس حسن… أنا الآن أدركت أن في هذه الحياة هناك سفر عبر الزمن، ويكون بواسطة الكتب، تأخذنا رحلةً إلى عالمٍ أخر، نحنُ هنا جالسون على هذهالأريكة، ولكن .أذهاننا ليست هنا، إنها في مكانٍ أخر تبحثُ عن الحياة .شكرًا رانا ديميريز على هذه الرحلة العظيمة طوال خمس ساعات، لا أظنُ أن بإمكاني النوم الأن
Kitabı oğluma almama rağmen bir granada ve elhamra hayranı olarak ben de okudum. Sarayın ve şehrin tasvirleri çok güzel. Hikaye orijinal ve güzel düşünülmüş ama kurguyu maalesef bir genç için bile zayıf buldum.
Dikkatimi çeken konulardan biri şu oldu: bildiğim kadarıyla ortaçağda İslam ülkelerinde beslenme kuşluk vakti yenen bir yemek ve akşam ezanından sonra bir yenen bir yemek olarak iki öğün olmasına rağmen kitapta aynen günümüzdeki gibi sabah/öğle/akşam düzenli yemek yenen bir ortamdan bahsediyor. Eğer endülüse has bir durum varsa bunun belirtilmesi güzel olurdu.
This entire review has been hidden because of spoilers.
واحد من أجمل الكتب اللي قرأتها السنة دي الدمج بين التاريخ و الفانتازيا و الدين بشكل جميل وممتع رواية خلصتها بسرعة من كتر انها عجبتني وكانت مشوقة والترجمة سهلة الاندلس بتاريخها العريق الرائع الكاتبة قدمته بطريقة غير اللي بنشوفها في العادة في الكتب التي تتحدث عن الاندلس معظم الكتب بتكون عن احداث خروج المسلمين ومعانتهم اما هنا ركزت عن علوم الاندلس وعبقريتها وعلمائها مع طبيعة الشعب اللي كان عايش وقتها اكثر الرواية تحفه
I read the Arabic translation but I think it has the same meanings . it is a great book and it made me really want to go to granada, I removed a star because of 2 things . 1.i really wished that Mathew would mary manolia but he didn't 2.i wished that Mathew would revert to Islam after knowing his ancestors and seeing them 3.manolia and Mathew stay in the same room which i think is not a good thing ,also they touch too much . the book is great and I loved it I recommend it so much
This entire review has been hidden because of spoilers.
“İnsanlar... Bambaşkaydı.Oradan oraya koşturup birbirlerine bakmıyorlar,baktıklarını görmüyorlardı.Bakışları donuk, ruhu değil kabuğu gören insanlardı artık...Ruhsuzca taşların fotoğraflarını çekiyorlardı.Değişen şehirlerin özü değil, insanların özüydü belki de. “
This was a very productive read I read the Arabic version, and it's an easy read full of many historical facts that were delivered in an entertaining way.
من المذهل حقاّ أن تعيد تجربة التجول في حضارة عظيمة كحضارة الأندلس ، أن تعيد التجول في حي البيازين و تعيد اكتشاف أسرار قصر الحمراء و سبر أغواره. لطالما كنت مأخوذة بتلك الحضارة التي أراها أنها كانت فخر العهد الإسلامي و الفن العمراني و التقدم العلمي ، كنت مسحورة بها وما زلت. أعادتني الرواية مرة أخرى إلى هناك و يا لحماستي و فرحتي و أنا أختبر شعوري مرتين. الرواية جميلة لطيفة حماسية .
"Endülüs'ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabilirdik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda galaksiler arası geziyor olacaktık."