Her distopya birileri için bir ütopyadır. Mima'nın her satırı distopya. Ve kimler için bir ütopya olduğu da satır aralarında..." −Hakan Günday İnsanoğlu olarak biz bu zamana kadar en iyi neyi yönettik? Şirketleri... Hayatta kalan son insanlar, Lacivitas'ta toplanmıştı ve tutunacakları tek bir dal vardı: "Mima." Mima, performans yönetimi bazlı bir yönetim modeliydi. İnsanlığın son umudu olarak tasarlanmıştı. Kendine has kanunları, ritüelleri vardı. Bir yaşam biçimiydi. Yönetim, bu düzenin kıyamete dek sürmesi gerektiğine inanıyordu, çünkü insanların başka şansı yoktu. Kolektif bir bilincin sorgulanamaz inancı, insanlığın son kurtarıcısıydı Mima... Ta ki biri bu sistemin tam ortasında bir kıvılcım yakana kadar! Mima'nın Hikayesi Yeryüzü yaşanılmaz bir hale gelmiş, hayatta kalanlar "Son İnsan Şehri" Lacivitas'ta sıkışıp kalmış, yönetim hakkının sadece Mima liderlerinde olduğu, insanların ölmemek için tek bir çareye tutunduğu kabus gibi bir yı 2020... Neydi insanları hayata bağlayan, gelecek adına hala umutlu olmalarını sağlayan şey? Öldürücü bir rutin eşliğinde performans göstermek. Yani sabahtan akşama kadar kusursuz biçimde, asla hata yapmadan ve sürekli istenilenleri yerine getirerek çalışmak. Hırsın, kibrin ve her türlü kötülüğün ortasında bir kalbe sahip olduğunu unutmak... İşte bu soluksuz itaat ve hiç bitmeyen olağanüstü disiplin altında her şeyi değiştirebileceğine ve insanlığa yeniden umut olacağına inanan tek bir insan vardı: Alaz. O, bir taraftan verilen görevleri yerine getirirken diğer taraftan sürekli sorguladı. Bataklıkta yaşadığının farkında olsa da aşık oldu. Bitirilmesi gereken sayısız işe rağmen yaralarıyla yüzleşti. Kendi derdine derman bulamazken insanlığa derman oldu. Başarıyla başarısızlık arasında hissettiği endişe, onun her şeyiydi... Mima, yaşamında her zaman anlam arayanlar için eşsiz bir roman. Gerçeğin tüm acımasızlığını hissettiren gerilim yüklü bir distopya. Her satırında sarsan, tansiyonu hiç düşmeyen, aşkları ve çocukluk yaralarıyla, çizimleri ve şarkılarıyla kusursuz bir edebiyat resitali... Mima Farkı Müzik Listesi ve hikayenin ilgili yerlerinde kolayca şarkı dinleme imkanı Hikayenin tamamının görsel özeti Bölüm sonlarında ilgili bölümün görsel özeti Mima karakterleri ve çizimleri Mima haritası ile hikayedeki lokasyonların gösterimi Mima ile birlikte okunması gereken kitapların listesi Mima ile birlikte izlenmesi gereken filmlerin listesi Mima kavramlarının açıklamalarının yer aldığı Mima sözlüğü
Yüce Zerey, 1979'da Bursa'da doğdu. Orta ve lise eğtimini, Bursa Erkek Lisesi'nde tamamladı. London School of Economics'ten Bsc Economics ve Bilgi Üniversitesi'nden Ekonomi lisans derecelerini burslu olarak tamamladı, Marmara Üniverstiesi'nde İngilizce İktisat (MA) ve Bilgi Üniversitesi'nde İşletme (MBA) yüksek lisans eğitimlerini bitirdi. Halen Coca-Cola Türkiye'de İnteraktif Pazarlama Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam etmekte, Bilgi Üniversitesi'nde yüksek lisans programlarında ''Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama'' dersleri vermektedir. Zerey ayrıca Radikal gazetesinde ve CNN Türk bünyesinde düzenli olarak köşe yazıları yazmaktadır.
Mima, ütopik bir amaç uğruna benimsenmiş ancak distopik olduğunu içinde olanlardan ziyade dışındakilerin anlayabildiği yaşam biçimi. Yüce Zerey, Mima’nın varlığını bir normal dağılım eğrisi çizer gibi anlatıyor.
George Orwell’den 1984 kitabı ile V for Vendetta filmini sevdiyseniz Mima’yı da seversiniz. Benzer türde birçok kitap ve film Mima sonunda referans olarak gösteriliyor.
Benim bakış açımdan kitap ikiye ayrılıyor: distopik sistemin odakta olduğu birinci bölüm ile aşkların yaşandığı diğer bölüm. Bu ikisinin bağlantısı biraz zayıf göründü, sanki şalter aç/kapa tarzında geçişler. İkisi birbiri içine harmanlanması daha güzel olabilirdi.
Yazarın hayatı, sistemi, insan ilişkilerini yorumlaması ise başarılı. Hem bölüm başlarında hem de satır aralarında birçok kitaptan ve filmden alıntılar ya da esinlenmeler bulunuyor.
Standart romanlardan farklı olarak basımda kullanılan iki özelliği beğendim:
Ortamın ruh halini yansıtan şarkılar var ve Spotify tarayıcı ile kolayca aranıp dinlenebiliyor. Spotify şarkı listesi Yüce Zerey’den. Her bölümün simgesel bir özeti mevcut. Simgesel özeti paylaşmak sürpriz bozanlığa girer mi? :)
Kitap ilk olarak bende bir ön yargı oluşturmuş olsa da ileri derece akıcı ve sade dille yazılarak okuyucuyu içine alan bir eser. Kitap içerisinde yazarın değindiği noktalar aslında bir toplumun kanayan yarasına basılan parmaktan farksızdır. Kesinlikle okunması gereken ve okurken pişman olmayacağınız bir kitap.