Mehmet Rauf'un 1924 yılında yayımlanan "Karanfil ve Yasemin" adlı romanı, edebiyatımızda, döneminin ruh çözümlemesi yönüyle en başarılı romanı olarak kabul edilen "Eylül"den sonra ustalığını sürdürdüğü eseridir.
Romanlarında, genellikle aşk, şiir ve müzik tutkularıyla yaşayan insanların dünyalarını sade bir üslupla anlatan Rauf, "Karanfil ve Yasemin" adlı romanında da, insanın en yüce duygusu olan aşkın, hayatta aşktan başka kaygı taşımayan insanlar tarafından nasıl tüketilerek yaşandığını "cürektar" bir dille anlatıyor.
Mehmet Rauf, Türk edebiyatçı. İstanbul'da doğmuş ve küçük yaşta edebiyat ile ilgilenmeye başlamıştır. Bahriye Okulu'na gitmiş, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Yakından takip ettiği Halit Ziya'nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur. Fransız yazar Paul Bourget'yi okudu ve ondan etkilendi. 1896 yılından itibaren Servet-i Fünûn'da yazmaya başladı. Roman,hikaye ve tiyatro türünde eserler vermiştir.Psikolojik tahlillere büyük önem verir.Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır.
Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır
Mehmet Rauf'un çok fazla gözler önünde bulunmayan bir eseri, zaten kendimdeki de 2. eldi. Savaş sonrası ülkedeki sosyetede bulunanlar bir balo düzenler ve bu baloya normalde Avrupada yaşayan Samim de katılır. Samim tam olarak erkeklerin özeti kendi fikrimce. Sahip olabiliceği güzel imkanlar önüne serilmişken kendisi hırsından dolayı imkansızın peşinden gider fakat sonra bundan da sıkılıp zamanında değerini bilmediği o zaten cepte gördüğü imkanlara geri dönmeye çalışır, ondaki ne şanstır ki bunu da başarır lakin bunları kendi menfaati için yaparken cepte gördüğü güzelim kızı üzer.. hem de ne üzer. İmkansızın peşinden gidicem diye tutturduğu kadın da kendinden kaçınca Samim kendini yalnız bulur tam da hakkettiği gibi bir sona kavuşur.