Kitabın özetini veriyorum: "X vardır ama neden vardır? Materyalist-ateistler bunu tesadüfi ve zorunluluklar ile açıklamaya çalışır. Ancak bir teist için X'in olmasında hiçbir sorun yoktur çünkü Allah'ın X'i yaratmasını bekleriz. O halde teizm, materyalist-ateizme göre X'i daha iyi açıklar."
Burada X'in ne olduğunun çok önemi yok, tabii yinede "elektronun birim yüke sahip olması" falan değilde böyle "akla sahip olmamız, özgür iradeye sahip olmamız, ahlakın olması..." vs gibi şeyler olursa daha iyi oluyor. Resmen kitap bir "ad hoc"tan ibaret. Yani herhangi bir şeyi alıyor ve diyor ki "bunu Allah yaptı, materyalist-ateizm ise tesadüfle açıklamaya çalışıyor".
Sırf Caner Taslaman'ın kitaplarını gösterek diyebilirim ki eğer din felsefesi ile ilgileniyorsanız ve Türkçe dışında başka bir dil bilmiyorsanız, vay halinize. Caner Hoca'nın ellerine kaldınız. Sabah akşam aynı şeyleri tekrar tekrar okuyun.
Yine de itiraf etmek gerekirse kitapta beğenmediğim birkaç şey yok değil. Öncelikle "Big Bang ve Tanrı" kitabındaki kadar fiziğe girmediği için bu kitapta o kadar sinirlenmedim. Bunun yanı sıra neden doğanın bizim anlayabileceğimiz şekilde yasalara sahip olduğuna değinmesi hoşuma giti çünkü bu üzerine düşünülmesi gereken bir şey, tabii her zamanki davranışı olan bunu Allah'a mâl etmesi kötü olmuş. Bunun yanı sıra eğer doğanın yasaları olmasaydı, bizim sorumluluk alamayacağımızı çünkü mesela birini uçurumdan itmemiz durumunda aşağı düşeceğini veya tam tersine yukarı çıkacağına veya bir anda ejderhaya dönüşmeyeceğine dair hiçbir rasyonel sebebimiz olmayacağına dair söylediği sözlerde de kendisine katılıyorum. Diğer ilginç bulduğum bir bilgi ise kitapta yazdığına göre Steven Rose orta büyüklükte bir protenin amino asit uzunluğunda 10^300 formunun olduğu ve bu olası formlar gerçekten varolsaydı ağırlıklarının 10^280 gram olacağı ki yine kitapta yazdığına göre evrendeki tüm maddenin tahmini ağırlığı 10^55 gram. Asıl onu haklı bulduğum konu ise yararcılık, deontolojik ahlak gibi ahlak kuramlarının neyin iyi olduğu hakkında söz söyleseler de "neden iyi" sorusuna cevap veremedikleridir. Şahsen ben ahlaki önermelerin nesnel olduğu konusunda emin değilim fakat burada asıl konu bu önermelerin zihnimizden bağımsız olup olmadıklarıdır ki buna henüz verecek bir cevabım yok.