Şafak tüm ışıklarını yaktı. Güneş, akşamüstü intihar etti. İçimde büyüttüğüm kız çocuğunun elini tutup benden uzaklaşmaya başladığında, uzun boyu kadar derin bir kuyunun önünde durmuş, kuyunun dibinde ölmüş güneşin sönmüş cesedini izliyordum. Beklediği kişi gelmediğinden ölemeyen o insandım; ölüm döşeği yaşadıklarımdı. Suya düşen yansımama bakıyordum. Boğuluyordum, ölmek nedir bilmiyordum. Yanıyordum, sönmek nedir bilmiyordum. Diniyordum, bitmek nedir bilmiyordum. Ne kadar kesilmem gerekiyorsa tam sırasıydı, kesileyim diyordum ve bir makas usulca kesmeye başlıyordu zamanı. Zamanın damarındaydım. Zaman ile birlikte kesiliyordum. Zaman ile birlikte kanıyordum. Elini tuttuğu küçüklüğümle dönüp o siyah gözleriyle bana baktı. Ve acıların bile kurutamadığı damarlarımı, o kasım gecesi ekmek bezine sarılan bebeğin siyah gözlerinde gördüklerim kurutmaya başladı. Görüyordum.
Neyt benim kalbimi taşıyan damardı, Nabzımdan canıma fısıldıyordu. “Damar yolumsun.”
Kitabı değil direkt seriyi yorumladım❗️ Seriyi ilk okuduğumda da bazı beğenmediğim yerleri vardı ama sonraki okumalarımda gözüme daha da battı. Karan’ın bazı sevmediğim davranışları ve sözleri dışında en sinir olduğum konu asi ve babasının ilişkisi. İlk kitaptaki yüzleşmelerinde Asi’ye çok hak vermiştim gözlerim dolmuştu okurken ama sonradan iyice sinirime dokunmaya başladı. Konuşmayacağım seninle babam değilsin sen ben benim dedi dedi ama her seferinde de yine konuştu yine konuştu. Koşmayacaksan konuşma üç kitaptır süren dramları beni çok sıktı. Özellikle kitabın sonunda mutlu son olmasıyla iyice çileden çıktım. Hadi kendine çektirdiklerini affetti annesine yaptıklarını nasıl affedebilir? Annesinin yaşamamasının en büyük suçlusu BABASI. Babasının davranışlarına da anlam veremedim. Kıza küçükken iki kurul para vermemiş canının çektiği yemeği alsın diye, kızı YAKMIŞ, kıza demeğini bırakmamış ama karısı ölünce bir anda hooop melek kesildi. Ne alaka? Evet insanlar değişebilir ama BU KADAR şeytan biri BİR ANDA meleğe DÖ NÜ ŞE MEZ. Sırf mutlu sona bağlansın diye yapılmış gibi. Bence babasıyla görüşmeyi tamamen kestiği bir mutlu son olsa çok daha iyi ve MANTIKLI bir son olurdu. Son olarak söylemek istediğim şey de mutlu sonun benim açımdan sinir bozuculuğu. Mutlu sonlara bayılan biriyim ama mutlu son olması için illaki evli mutlu çocuklu mu olmak gerekiyor? Evet bu sorun sadece bu kitaba özgün bir sorun değil ama her kitapta böyle sonlara sinir oluyorum. Tamam yine evli mutlu çocuklu olsunlar ama BU KADAR çabuk değil. Eşşek kadar adam bilmiyor mu korunmayı? Karan’ın daha suçlu olduğunu düşünmekle birlikte Asi’nin de suçlu olduğunu biliyorum. Kaç yaşına gelmiş nasıl hamile kaldığını bilmiyor mu yani. Hadi yaparken anın heyecanı falan yaptınız e sonrasına noldu? Sonraki gün hapı kullanabilirdi? Ama nedense ikisinin de aklından HİÇ geçmiyor. Asi’nin hamile kalma şekli serinin en sinirimi bozan kısımlarından oldu. Kitaplarda hamilelik olaylarını sevmesem de epilogda çocuk sahibi olsalar bu kadar sinirim bozulmazdı. Kız daha 18 yaşında. Bari bir 20 olsaydı. Daha okul okuyacaktı. Yazarın ne acelesi varsı acaba? Son olarak da şunu söylemek istiyorum bence kitap fazla dramlı. Zaten ağır betimlemeler kitabı daha melankolik yapıyor sürekli bir dram olmasına gerek var mıydı? Asi’nin babasıyla olan dram dışında diğer dram sahnelerini beğenerek okudum ama yine de bir tık fazla olduğunu düşünüyorum. Üç yıldız verdim ama hiç emin değilim. Sevdiğim ve sevmediğim birçok kısım oldu. Orta ayar olsun diye üç yıldız verdim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Bir kitap hem kalbe sonuna kadar domuna bilen hem surukleyici hem entrikali hem heyecanli hem romantik hem dibine kadar duygusal hemde ayni zamanda eylenceli ola bilirmi?hem cok fepresif hem cokda hayat dolu...Bu nasil bir denge...
Yine uzun sürede okudum amaa ne biliyim farklıydı. Son kitap olmasından mı kaynaklı ya da her şeuin artık sonuçlanmasından dolayı mı bilmiyorum. Çok fazla da olay vardı. 4 verebilirdim aslında. Sakın beģenmediğimden dolayı diye düşünme. Güzeldi fakat uzun soluklukluydu. Bitsin artık psikolojisiyle okudum gibi bir şey..
İlk iki kitabını 2018 senesinde o kadar severek okumuştum kii.. Kitap zevkimin bu kadar değiştiğini fark etmemiştim. Bazı sahneleri dışında sıkılarak okudum. Sırf o sahneler için 2 puan vermeye elim gitmedi.