Arka Kapak: "Bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım, toplumsal gelişin. Etrafa da gram katkınız olsun." Ahmet Şerif İzgören bu kitabında diğer kitaplarından farklı olarak okuru toplumsal gelişime davet ediyor. Girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü değerlerini vurgularken topluma nasıl daha yararlı olabileceğimizi yaşanmış hikayeler eşliğinde okura sunuyor. "Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da." Okurken pelerininizi kendiniz bağlayabildiğiniz sürece gerçek bir süpermen olabileceğinizi göreceksiniz. Ayaklarınızın yere bastığından emin olun. Gerçekten uçabilirsiniz.
1965 yılında İzmir'de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ni, 1987'de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü'nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı.
1991 yılında ordudan istifa etti. Aynı yıl Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi'ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa'nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye'nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.
1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye'de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı. Daha sonra bu alanlarda yurt içinde ve yurt dışında eğitimler verdi. Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurt dışı da dâhil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500'ü aşkın seminer verdi. Hâlen bu konularda Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir.
bu adami hiç tanimadim görmedim seminerine de girmedim sadece bir FB videosunda tanıdım böyle inançlı böyle vatanını seven bir adam bu zamanda az bulunur.inanılmaz takdir ediyorum helal olsun sana. keşke kitapların okullarda zorla okutulsa kitapların ders olarak verilse eminim yarınlar ülkemiz için çok daha iyi olur
Azərbaycan-Azerbaijan səhifəsində görə biləcəyiniz ''Paylaşın xalq qəhrəmanlarını tanısın'' örnəkləri ilə dolu kitab. Mən belə şeylərdən qıcıq olmuram əsla. Amma sırf nümunələrə dayanıb öz şəxsi analizini fikrini verə bilməyən müəllif kitabları bəzən deyirəm kitab yox bloq olsaydı daha yaxşı olardı. Müəllifi də yeni tanımışam və belə başa düşürəm gec tanımışam. El dilində desək özü bir motivatordur, əvvəl çalışdığım yerdə onun yaratmış olduğu İzgören akademi müəssisəsindən təlimçi dəvət olunmuşdu, onun təlimi də ağzı var, gözəl danışır, nə sevimlidir, amma ki pufff effekti vermişdi. Bəlkə həvəsim vaxtım çox olar, nə vaxtsa Ahmetin başqa kitabını oxuyub onun haqqında fikrimi dəyişərəm. Verdiyim xalları da kitaba qoyduğu yaradıcı ad üçün vermişəm, o, xoşuma gəldi.
Kişisel gelişim kitaplarını sevmem. Birkaç kere alıp okumaya çalıştım, sanırım hepsi yarım bırakılmış bir halde duruyor. Ahmet Şerif İzgören’in kitaplarına hiçbir zaman kişisel gelişim kitabı olarak bakmadım, bakamadım. Hani büyüklerimizin bize anlattığı hikayeler vardır, ağzımız bir karış açık bir halde dinleriz. Bazen bir kulağımızdan girip ötekinden çıktığını düşünürüz, ama seneler sonra bir olay olur ve anlatılanlar aklımıza gelir. İşte bu kitaplar da bende aynı etkiyi yapıyorlar. Bu kitabında da içindeki birçok “Yerli” öyküler ile toplumumuza bir bakış atılmış, Ahmet Beyin yaşanmışlıkları ya da arkadaşlarından, dostlarından duydukları bir araya gelmiş. Elime alıp bırakamadığım ve iki saatte bitirdiğim bir kitap. Muhtemelen birkaç sene sonra yine elime alır aynı tatla yine okurum. Halkımın görünmeyen kahramanlarını görünür hale getirdiği için ayrıca teşekkür ediyorum yazarımıza. Ve herkesin Ahmet Beyin kitaplarını okuması gerektiğini düşünüyorum. Başka hiçbir kitapta karşıma çıkmayan “İade Garantisi” de yapılan işe duyulan güvenin bir temsili.
Yazarın da dediği gibi " Kişisel gelişim kitabı değil, toplumsal gelişim kitabı" olan bu kitap, başlangıç felsefesiyle bana oldukça çekici geldi. Kitabı okurken içiniz hem öfkeyle hem de umutla doluyor. Bir tarafta rüşvet yiyenler, tembeller, çıkarcı ve ahlaksız insanlar; diğer yanda yurtsever, yüce gönüllü, aydınlık ve çalışkan insanlar. İzgören kitabında iki uç taraftan da bol bol örnekler vermiş. Hangi tarafta olacağınız size kalmış tabii ki. Kitabın sonunda İzgören'in yarattığı Uğur Böcekleri Projesi ve gönüllüleri hakkında detaylı bilgiler bulabilirsiniz.
İlk okuma:27.03.2015 İkinci okuma:17/18.01.2021(Diyarbakır 😉) ********** "Batılılar geldiğinde ellerinde İncil, bizim ellerimizde topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda bizim ellerimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı. " Kenu Kenyattu/Kenya Kurucu Devlet Bşk.
Babam önerdiği için okudum. Zaten okuması kolay bir kitap, içi Türkiyeden güzel hikayelerle dolu. Bu ülkeyi daha iyiye götürmek için yapabileceğimiz ne kadar çok şeyin olduğunu gösteriyor bu hikayeler. Ben kendi hayatımda elimden geleni yaparım ama artık bu ülkede bir şeylerin düzeleceğine dair bir ümidim yok. Sistem beni de yuttu.
Kitabın en sevdiğim yanı verilen tüm örneklerin Türkiye'den oluşuydu, hiçbir şekilde ne Avrupa ülkelerine ne de Batı ülkelerine esinlenmeden söz edilmemişti. Kitap Türkiye'nin geçmişinde, insanlar kitap okuyabilsin, kitaplara zorlanmadan ulaşabilsin diye pek çok zorluğu aşıp en uzak köylere dahi kitap götüren hatta kütüphane açtıran insanların örnekleri ile dolu. Kimisinin hikayesi de yürek burkuyor maalesef. Kitabın sonlara doğru beni ağlatmayı başardığını da söylemeden yapamayacağım. Kişisel değil, toplumsal gelişin sloganı ile başlayan ve bir çırpıda biten kitap...
Önce yazdığı çocuk kitabından başlamiş oldum. Aslinda önce Şu hortumlu Dünyada. adli kitabini okumustum ama çok zaman olmustu. Ahmet Serif Bey net bir şekilde "Neden Böyleyiz?" Sorusuna örnekleriyle cevap vermis evet öğretmenlere ve kamu -idari personele giydirmis ama yalan mi hayir. Ben şahsen üstüme alinmadim keşke her öğretmen elini taşın altına koysa. Ahmet Şerif bey gercekten bu ülkeyi seven insanimiza inanan bir insan. Lütfen okuyun.
Çok akıcı ve konuyu esprili bir dilde anlattığı için kitabın nasıl bittiğini anlayamadım. Diğer kişisel gelişim kitaplarına hiç benzemiyor. Klişe laflardan uzak yazılmış. Bu kitapla kişisel gelişmeyin toplumsal gelişin sloganını iyice belleğime yerleştirmiş oldum. Tavsiye ederim.
Ahmet Şerif İzgören'in yazmış olduğu bir kişisel gelişim kitabı. Siyasal kararların sonuçlarını, devlet memurlarının çalışma biçimlerini alaycı bir anlatımla kaleme almış. Toplumsal değişim fikri söz konusu
Ahmet şerif İzgörenin sisteme olan elestirisini en açık ve net yaptığı kitaplardan biri sanırım.yazarın uslubundan kitabı yazarken bile ne kadar sinirlendiğini kolayca anlayabiliyorsunuz😊 haklı olduğu yerler tabiki var o nedenle uslubu bana kotu gelmedi.başarılarının devamını dilerim.
“Bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım toplumsal gelişin” Kitabın ilk bölümlerinde anlatılan gerçek, yaşanmış, hakiki ve daha sayamayacağım bin bir türlü övgüleri hakeden hikayeleri dinlerken, okurken o kadar çok etkilendim ki.. Okuyun, okutun başka bir şey demiyorum.
Çocukluğumda okuduğum kişisel değil toplumsal gelişin şiarını bilincime kazıyan adam. Belki artık seni okumak için büyüdüm,bilinçlendim ama çocukluğum için güzel bir kişiydin. Teşekkürler.
İzgören akademi iyi çalışır. Objektif, disiplinli, hümanist. Motivasyon kitapları ve örnekleri çarpıcıdır. Tabi bu kitapta biraz da aile tutumları, geleneksel yanımıza güzel eleştiriler var
This entire review has been hidden because of spoilers.
Çok yazıktır ki bir kitapçıdan Türkçe olarak alabileceğiniz çoğu girişmcilik veya kişisel gelişim kitabı, ya ingilizcesinden bir tercüme ya da sözde yazarın ilham(ç)alıntısı oluyor. Bu duruma açıktan savaş açan Ahmet Şerif İzgören, bunu daha da ilerleterek, tamamı Türkiye'den hikayeler ile, bu topraklarda yapılm��ş olan ancak hiç bilmediğimiz birçok sosyal girişim hikayesini sürükleyici bir dil ile bizlerle paylaşıyor.
Kitabı okudukça içim tekrar tekrar acıdı. Bu ülke, bu toplum içinde bulunduğu bu duruma düşmemeliydi. Yazık oluyor güzel ülkeme... Bu kitap için aslında tek cümle yeterli. "Kişisel değil toplumsal gelişin..." İyi okumalar
Bu kitabı sonunda bitirebildim. Normalde bir günde bitirilebilir, ama benim boğazlarımın iltihaplanmasıyla yatağımın dibinde, ilaçların yanında birkaç gün süründü. Öncelikle, ben bu kitabın bu amaçla (TUP anlatılması, yüreklendirici süper kısa öyküler ve çoğunluk la ülkemizde yanlış olan herşey- dürüstsüzlük, cahillik/önemsememek, ve tembellik) adına yazıldığını bilmiyordum. Komik bir kitap diye aldım ve ilk beş altı sayfasını hadi ne zaman komik olacaksın diye beklerken, kendimi "evet ya biz niye böyleyiz" ve "böyle insanlar var mı?" derken buldum. Burada yazılanlar bilmediğimiz şeyler değil. Herkes kendini düşünmeyen bir kahramanın kötülükleri tef etmesini ister. Kimbilir kaç kişiden "deyyuz aldığı rüşvetlerle bütün ülke doyardı" ya da "aferin ayağında ayakkabısı yok düşen paramı verdi" gibi şeyler duyduk? Biz düzenli ahlaklı işleyen yabancı ülkelere bakıp özenmiyor muyuz? (Not: bu arada Kuran'a ve İslami değerlere en uygun yaşayan ilk üç ülke: İrlanda, Danimarka ve Lüksenburg. Türkiye 71. Sırada! Demekki müslümanız diye yırtınmakta olmuyor bu işler). Ama biz her işimiz düştüğünde abi tanıdığın vardıra dönüyorsak, binbir türlü ahlaksızlıkla zengin olana ağzımızın suyu akarak bakıyorsak ve en önemlisi: HİÇBİRŞEY YAPMIYORSAK, daha çok yükseliriz kötü listelerde.
En büyük aile faliyetimiz toplu televizyon seyretmek (60%). Kapat şu boş kutuyu, boşver o dizinin tekrarını, kapat 90 dklık maçın 3 saatlik yorumunu, al çocuğunu beraber bir iyilik yap: aç besle, gönüllü eğitmen ol, yardım organizasyonlarına yardımcı ol. Görürsün o zaman nasıl güzel çocuklar yetişiyor, ne derin ebeveyn çocuk bağları kuruluyor.
Hikayelerin pek çoğu çok güzeldi: paranın üstünü veren taksiciyi, Nuri dayısının ayakkabı hikayesini, Alman'ların gördüğü Türk misafirliğini, Alevi olduğunu söyleyen arkadaşını, çingenenin babasını, Atatürk'ün tavuk hikayesini çok sevdim. Bir tek, Henry Ford'un oğlunun intihar notunun gerçek olmadığını bilmemesi garip durmuş. Oğlu intihar etmiyor, kanserden ölüyor. O kadar büyük bir bilgi kirliliğinde yaşıyoruz ki, her bilgiyi doğru mu diye didik didik araştırdıktan sonra inanmak lazım.
kitap, amerikan gelişim hikayelerinin öz be öz türkiyede yaşanmış gerçek versiyonları.
yazar, bilgi birikimi güçlü, gerçek türkiye hakkında neler olup döndüğü-bittiği hakkında ilk elden bilgiye vakıf. asker kökenli olması, iy-güzel aile ahlakı alması, hayata gerçekçi bakmasını, gerçek türkiyeyi tanımasını sağlıyor.
tecrübeleri ve bilgi birikimini bizimle paylaştığı için teşekküler.
Gözəl və səmimi yazar Ahmet bəy,hər kitabında olduğu kimi bu kitabda da insanlara vətən sevgisini,iş məsuliyətini,hoşgörünü,doğruluğu və yatırımcılığı aşılayır..oxuyun hər kəsə Ahmet Şerifin bütün kitablarını tövsiyə edirəm.oxuduqlarımda bilirəmki çox bəyənəcəksiz :)
kitap çok eğlenceli bir kere.. kişisel gelişim kitaplarına boşu boşuna para vereceğinize bu kitabı okumanız yeterli ve bir daha hiç bir kişisel gelişim kitabına ihtiyaç duymayacaksınız..