İnsan henüz cennetteyken onunlaydı ve içindeki her şey de sevgi, aşk, vefa, iyilik, şükür, hamd, dostluk gibi erdemler üzerineydi…
Âdem ata onun sesini dinleyip arzusunu giderme gayretine düşmeseydi belki de yolu yeryüzünde tövbelere, pişmanlıklara ve umutlara hiç evrilmeyecek; çevresi daralmalar ve genişlemeler, arınmalar ve kirlenmeler, yangınlar ve donmalarla hiç kuşatılmayacaktı.
Şimdi?
Aşk ve nefret, iyilik ve kötülük, saadet ve keder, iman ve inkâr... İnsana insan olduğunu artık bunlarla hissettiriyor. Bazen aydınlık, bazen karanlık; gören göz veya işiten kulak bazen… Göğüs kafesinde ahenkle her büzülüp genişlemesi bizi içten içe süratle değiştiriyor ve hâlden hâle döndürüyor.
Bud-dub... bud-dub… bud-dub…
Sesindeki ters-yüz oluş bile adıyla örtüşük: “Bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek; renkten renge giriş, kararsızlık, durmadan dönüşüm ve değişim = KALP.”
Kalbe dair ne varsa… İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…
İskender Pala (born 1958, in Turkey) is a Turkish Divan (Ottoman) Poetry Professor and author of best seller novels. He also used to write a column in the Turkish daily newspaper Zaman.
İskender Pala graduated from Istanbul University Faculty of Letters Turkish Language and Literature Department in 1979. He entered Turkish Navy as a lieutenant in 1982 and taught Turkish Literature in Naval Schools and Boğaziçi University. In 1987 he established Turkish Navy Museum Archives. He oversaw classification and restoration of many historic documents dated from the times of the Ottoman Empire. He published Encyclopedic Dictionary of Divan (Ottoman) Poetry and received Writers Union of Turkey Award in 1989. He was discharged from the Navy without any conviction during what is now called the "Postmodern coup". Later, he wrote a book about his life in Navy and his discharge, called Between Two Coups referring to military coup in 1980 and 1997 military memorandum in Turkey. He said that the reason for his discharge was his practicing İslam in his private life.
Iskender Pala en sevdigim yazarlardan biri. Bu kitabini da buyuk umutlarla aldim ve okumaya basladim. Fakat daha ilk kisimlarda kitap sikmaya basladi. Okumaya devam ettikce kitap kendini tekrar etmeye basladi. Kitabi bitirmek icin cok ugrastim fakat 60. Sayfaya kadar dayanabildim. Bir Iskender Pala kitabi icin bu yorumlari yapmak beni cok uzdu.
Kalbinin hallerini dinleyen duyanların, büyük bir zevk ve şevkle okuyabileceği kalbe deva bir kitap.:) önerim ortalardan rastgele bir başlık seçip ordan okumaya başlamanız, hatta ihtiyaç duydukça başlık bulup tekrar tekrar okumanız.
Kalbe dair ne varsa bu kitapta... Saygı değer hocam İskender Pala, doktorunun kendisine “Kalbine Baktır.” demesi üzerine kalbine hala baktırmamış ama kalbe bakmış. Öylesine derin bir inceleme ve araştırmanın eseri ki, bu kitabı okuduktan sonra kalbe siz de başka gözlerle bakacaksınız. Kalp Külliyatı, Kalp Muhteviyatı ve Kalp Spektrumu olarak üç bölümden oluşan kitabın içinde farklı başlıklar altında birçok yazıdan oluşuyor. Benim için, kitabın bölümler halinde olması, okurken kolaylık sağladı ve akıcılığını arttırdı. Mevlana’nın Mesnevi’sinden halk ozanlarına, İncil’in belli bölümlerinden Robert Frager’a kadar (bir an dünya üzerinde kalple ilgili tüm basılı kaynakları taradığını düşündüm) her şey bu kitapta İskender Pala’nın muhteşem edebi gücü ile harmanlanmış.
İskender Pala’nın güzel diliyle kalbi, ruhu, tekamülğ okumak çok güzel.Kitabın girişinde değindiği “modern dünyada insanlık kalbinden uzaklaşmanın sancısını yaşamaya başladı” derdine derman olabilecek nitelikte, hem bir külliyat özeti hem de iç ısıtacak, düşündürtecek en önemlisi de dönüştürebilecek ifadeleri içeren bir kitap. Bazı yerde sakince aksa da çoğu yerde çağlıyor.
This entire review has been hidden because of spoilers.
kitapların sayfalarını çevirirken hep eski zamanlardan yazılan yazıları okuyormuşum gibi hissettim kendimi , günümüzde bu tarz eserler çıkmıyor. eski düşünürlerin eserlerine benzeyen bu kitabı gayet beğendim. Hem edebi hem dini hem ruhani bi yanı var.
önerebileceğim okumaya değer güzel bir kitaptı,bu sefer tarihi kurgu yok ama:) cümleleri,konuları işleyişiyle ve özellikle yaptığı alıntılarla iyi bir çalışma olmuş,sanıyorum bir deneme kitabı bu.
Okuması zevkliydi ve öğreticiydi de ayrıca,kalbimizi unutmayalım o bizlere her zaman lazım:)
kalbinize gitmek için kullanım klavuzu, onu daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken, kalbin kan pompalayan bir kas yumağı olmasının dışında ruhi olarak da anlamak isteyenler için muhteşem bir kullanım klavuzu. Kalbinizle kalın...
Toplumda “benim kalbim temiz!” diye gezen nice insanlar vardır ki düşünme ve muhakemeleri temiz değildir. Oysa kişinin düşüncesi temiz olmadan kalbinin temizliği bir işe yaramaz. Hayâ sahibi olmadan, ar damarı çatlayan biri için kalp temizliği meziyet midir ki?