Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kirpi Mesafesi

Rate this book
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 128 p. "Soguk bir kis sabahi yerin altindaki dört kirpi, donmamak için birbirine sokuldu. Isinmak istediler. Dikenleri birbirlerine batti. Ayrildilar. Üsüyünce, tekrar yaklastilar. Dikenleri batinca yine uzaklastilar. Sogukta tek basina uyumak ile batan dikenlerin acisi arasinda gidip geldiler uzun süre. Yasadiklari bu ikilemi, aralarindaki uzaklik her iki aciya da tahammül edebilecekleri bir noktaya gelinceye dek sürdürdüler. Üsüdüler. Yaklastilar. Dikenleri batti. Aci çektiler. Uzaklastilar. Üsüdüler. Yaklastilar. Dikenleri batti. Uzaklastilar. Ne dikenleri birbirlerine batacak kadar yakin ne de üsüyecek kadar uzaktaydilar sonunda. Kirpi mesafesi, gerçek sevgi mesafesidir." Insanlarin birbirleriyle iliskilerinin giderek daha çok kaygi verici hale geldigi dünyamizda, digerleriyle iliski kuramayan, bir araya geldiklerinde dört köseli bir yamuk olusturan yeryüzünün lanetlileri… Kirpi Mesafesi'nde sözcükler, ne dikenleri batacak kadar yakin ne de üsütecek kadar uzaklar. Bildigimiz anlati anlayisindan farkli, eksik, parçali ve hayat gibi hizli bir roman. Bir tren vagonunda dünyaya açilan iki gözün kadrajindan panoramik bir hikâye.

128 pages, Paperback

First published January 1, 2019

4 people are currently reading
63 people want to read

About the author

Hakan Akdoğan

9 books36 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
71 (43%)
4 stars
57 (35%)
3 stars
22 (13%)
2 stars
6 (3%)
1 star
6 (3%)
Displaying 1 - 30 of 30 reviews
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews195 followers
March 22, 2019
Ben çok sevdim! Nü Peride’ye de vurulmuştum bunu da kitapçıda görünce atıldım aldım.

Beni gerek karakter gerek gönderme ve konusu gerekse aforizmaları bakımından ziyadesiyle memnun etti.

hatta bir iki saatte de bitirilebilir öyle kolay okunur ama ben etkisi için yayarak okudum. Kalemine sağlık diyorum.

Okuyunuz efenim!
Profile Image for Nazli Şahin.
6 reviews1 follower
March 26, 2019
Düzgün kenarları olan ilişkiler için "mış gibi yaptığımız" bir zamanda ötekileştirilenlerin dört köşeli bir yamuk oluşturan ilişkilerinin kitabı 'Kirpi Mesafesi'
Bölümlerin başında yazılı olan sosyoloji ve psikoloji açıklamaları okuru ilerleyen satırlarda alacağı darbeye hazırlasa da yine de okuyucuyu vuran, sarsan, okuyucuyu olduğu yeri sorgulatan, okuyor olmanın hazzını alırken okuyucuya nitelik katan muhteşem bir kitap.
Profile Image for Pia G..
441 reviews153 followers
March 16, 2022
nü peride'yi okuyup sevmiştim kirpi mesafesi'ni de erteleyip duruyodum bundan ötürü, heyecanla okumaya başlamama rağmen sevemedim 😓 ya okuduğum ilk romanının yarattığı o büyük beklentiden kaynaklı ya da benden, bilemiyorum 🙄
1 review
March 26, 2019
Bir kitaptan beklenen herşeye sahip.. Yazarın kurgu, tespit ve anlatımına hayran olmamak mümkün değil.. Gönlünüze ve kaleminize sağlık Sayın Hakan Akdoğan. Eminim tekrar okuduğumda başka başka kapıları da aralayacağım. Eser yapıt işte buna denir.
Profile Image for Ahmet Uçar.
1 review2 followers
March 26, 2019
Kıyıda köşede kalmış, ötekileştirilmiş tüm zavallıların etlerinden dikilen Sorgun’un gözünden bizlerin öyküsü. Bir solukta okudum, bir ömür taşıyacağım gibi görünüyor.
Profile Image for Günay Avcı.
17 reviews2 followers
July 14, 2020
Bu aslında toplumumuzun hastalıklarından birinin ifşası gibi. Çok yalın ama vurucu bir anlatım. Sİzi havada asılı bırakacak insanlar ve atmosfer yaratmış Hakan Akdoğan. Ağlatacak mı? Hayır. Ama kasvetli bir iç dünya sunuyor size. Kitap bittiğinde bir harita bulup Lili'nin gülüşünü haritada arayabilir, kendinizi Şili kıyılarını incelerken bulabilirsiniz.
9 reviews
March 28, 2019
Ne denir ki... Sadece toplumda değil, içimizde ötekileştirdiğimiz tüm yönleri suratımıza çarpıyor. Sorgun karakteri maskeleri söküp bilinçaltı çöplerini kulağımıza fısıldıyor. Tüm bunlar akıcı kurgu ve sade bir dille birleştirilince isteseniz bile kaçış yok, o metal konteynerdasınız. İnsanın kendisi ile tanışması için harika kitap...
Profile Image for Fatma Ozen.
94 reviews18 followers
May 7, 2021
Hakan Akdoğan Nü Peride'den bu yana gözümün üzerinde olduğu günümüz yazarlarından. Yunus Nadi roman ödülünü almıştı ilk kitabıyla ve yazarlık grafiği yükselerek devam ediyor. Kirpi Mesafesi bolca empati geliştireceğiniz bir roman. Başkişinin çıkmazları ve aforizmalar en sevdiğim şeylerdir bir okumada, bu kitap bolca verdi istediğimi. Mutlaka okuyunuz...
1 review3 followers
March 25, 2019
Çok etkileyici bir roman. Bazı bölümlerini defalarca okudum. Bittikten sonra bile roman bitmiyor, sizde devam ediyor.
94 reviews2 followers
March 30, 2020
Ötekileştirilmiş, dışarıda bırakılmışların hikayesi var kitapta. Sorgun, Uygur, Mahir, Lili.....

Yazar, kapitalist sistemin varlığını sürdürebilmek için hazza dayalı bir tüketim toplumu yarattığını ve hazza dayalı tüketen modern insanın bitkisel hayatta olduğunu söylüyor. Toplumun kurallarına uymanın insana güven sağladığını fakat kendisi olmaktan uzaklaştırdığının da altını çiziyor. “Uygar olduğunu iddia eden özne kurallar koyar... uyanları gizlice köleleştirir, uymayanları açıkça dışlar.” “Toplum içindeysen duvar öremezsin, sana doğru yıkarlar”

En doğru mesafe Kirpi mesafesi; anlamlı bir yakınlık kuracak kadar cesur, benliğimizi koruyacak kadar da farkındalık sahibi olduğumuz bir mesafe. Bazılarımız topluma kirpi mesafesinde değil de kırbaç mesafesinde duruyor. Yaklaşınca şiddet görüyor...

Hikayenin akışında derinlemesine düşündüğüm, kendimi tarttığım, durduğum yeri gözden geçirdiğim çokça yer oldu. Biri şu “Mantığım seçimlerimi oluşturmadı, seçimlerim mantığımı oluşturdu” Hep tersiyle kendimizi savunuruz halbuki.

Çok güzel yazmış; “Yokluğu yalnızlığımı en ince yerinden yırtıverdi... Açılıverdi ruhumu bedenimde tutan çengelli iğne...”

Daha da uzatmayayım, herşeyi en güzel kitabın girişindeki alıntı özetliyor;
“Bir oyun oynuyorlar. Oynamıyormuş gibi yapma oyunu. Oyunlarını gördüğümü belli edersem onlara, kuralları bozmuş olurum, o zaman cezalandırırlar beni. Onların oyununu oynamaktan başka çarem yok, oyunu gördüğümü görmeme oyunu” Düğümler/Ronald David Laing
Profile Image for G. İlke.
1,292 reviews
May 18, 2021
Severek okuduğum bir Hakan Akdoğan kitabı daha... Bu kez ötekilerden, ötekileştirilenlerden bahsediyoruz. Araya duvar örüp görmezden geldiklerimizden... Korktuklarımızdan, üstünde yükselip güçlü göründüğümüzü sandığımız cahilliğimizden... Kibrimizden ve kimsesizliğimizden... Kirpi mesafesini ayarlayamayıp zarar verdiklerimizden, aldığımız hasarları gizlemeye çalıştıklarımızdan... Sorgun, yaralı bir adam. Fiziksel yaralarını, onu ötekileştirenlerin açtığı ruhsal yaralarla birlikte taşıyan güçlü bir adam. Hayata karşı direnmeyi iyi beceriyor, özellikle de en sert darbeleri aldıktan sonra. Çok güzel bir hikâyeydi, yeniden okumak isteyeceğim türden. Tavsiye ederim. =)
Profile Image for Offtheroad.
67 reviews2 followers
October 7, 2020
Hakan Hoca’nın 3 kitabını 2 günde okuyup bitirdim. Su gibi akıyor yazdıkları. Yine çok iyiydi karakterleri. İşlediği konu. Yazdıkları insanı düşünmeye zorluyor. Görmek istemediklerimizi görmeye, dokunmak istemediğimiz yaralara dokunmaya zorluyor... İçeridekiler - dışarıdakiler, normalleştirdiklerimiz - ötekileştirdiklerimiz... Fanatizmden doğan yeni fanatikler... Toplumdaki sınırları çizenle o sınırlara dahil olanların git gite benzeşmesi. Kimliklerini bu aidiyetle tanımlaması... Şiddet değil mi bu diye soruyor Hakan Hoca. “Sınır çizmek şiddet uygulamaktır. Önce tebeşirle, sonra yumrukla”
Profile Image for İlhanCa.
907 reviews7 followers
January 10, 2022
Kapitalizmin sorgusu içinde yazılmış bir eser..karakterleri sindirememiş gibi geldi bana..düz anlatım içinde bitti kitap..belki de yazarın bitirdiğim ilk kitabı olduğu için böyle gelmiştir bana..başka bir kitabını okuyunca daha güzel fikir sahibi olacam sanırım..
1 review1 follower
April 12, 2021
Nefis bir anlati... muhtesem bir uslup... bayildim. Nasil bittigini anlayamadim.
134 reviews4 followers
July 14, 2020
hakan akdoğan'ın çıkarmış olduğu son kitabıdır benim ise okuduğum ilk kitabı. yalnızlaştırılan, ötekileştirilen insanların kendi aralarında kurdukları kirpi mesafesi ya da diğer adıyla sevgi mesafesinden söz eder bizlere yazar, kısa ama etkili kurmacasında:
".... böyle anlarda dondurmak istiyorum yaşamı. herkes kendi yalnızlığını yaşarken. herkes kendi mutsuzluğunu. herkes kendi acısını. bu tekil sancılar bir aradayken çoğul bir umut gibi duruyor. yalnızlıklarının birlikteliğinden güç alan kovulmuşlar..."

kitaptaki bölümlerin girişlerinde -hepsinde olmasa da- yaşama dair psikolojiden ve sosyolojiden güç alan tespitler var. bu tespitler hikayenin gidişatına dair ipuçları taşıyor. kitabın sürükleyiciliğine halel getirmiyor aksine sizi hayata dair daha fazla düşünmeye sevk ediyor. zaten kitap size mutluluk vaat etmiyor aksine farklı insanların farklı olma sebeplerini onları ötekileştirmeden görebilmenin önemine, onları bu şekilde göremeyenler üzerinden değiniyor:
"... bütün derdimiz 'diğerleri'. çevremiz doğadan, hava durumundan, hastalıklardan, afetlerden, açlıktan oluşmuyor. çevremiz diğerleriyle ilişkilerimizden oluşuyor. korkularımız diğerleri artık. kendimizi güvende tutmak için de mümkün olduğunca ötekileştirerek kendi safımızı kalınlaştırma eğilimindeyiz. acıdan kaçınıyoruz. acıdan kaçınırken yok ediyoruz..."

kitaptaki mekanların ve karakterlerin sayısının az olmasını aslında ötekileştirilen insanların nasıl bir kuşatılmışlık içinde olduğunu bize göstermek için yazarın özellikle tercih etmiş olduğu görülüyor.

kitapta bize yansıtılan düşünceler başta aforizma bütünlüğüymüş gibi gelse de üzerine düşündükçe onların bizim ülke gerçeklerimizle birebir uyuştuğunu görüyoruz. tabii ki başka ülkelerin edebiyatlarında bunlar harika aforizmalar olarak görülebilir bizde ise acı gerçekler olarak suratımıza tokat gibi çarpıyor.

yazarın romanının dört karakter üzerinden (sorgun, uygur, lili, mahir) tiyatro oyunu olacağı söylentileri de olduğuna göre kıymetli bir tiyatro oyunu bizi bekliyor olacaktır.
1 review
March 29, 2019
Psikolojinin, edebiyatın/yazı teknikleriyle ustaca harmanlandığı usta işi roman. Derin okumak gerek. Attığı kirpi oklarının sıçrattığı düşünceler o kadar çok ki sorgulamak yıllar alacak. Ve'yi, virgülü sevmeyen yazar ritmi; imladan ziyade kelimelerin / dilin tınısıyla akıtıyor. Çöp metaforu, turuncu detaylar, ana kahraman Sorgun'un 'söğüt sepeti' anlamına gelen adı, felsefeci ve edebiyatçılardan yapılan alıntıların üslupla akan montajları vs kurgu matematiğinin gelişmişliğini vurguluyor. Pozitif olmayan yegane yorumum; kitap bittiğinde, karakterlerin içlerini daha çok görebilir miydik acaba? Hafif bir kontrol hissi aldım. Belki benden, belki karakterlerin özünden belki de yazarın karakterlerine saygısındandır...
Profile Image for Terss.
660 reviews36 followers
December 23, 2019
Bir yazarın nasıl oluyor da tüm kitapları güzel oluyor, hiç anlamıyorum.
Yalnızlığı bu kitaptan daha iyi bir kitap okumadım şimdiye kadar.

"Böyle anlarda dondurmak istiyorum yaşamı. Herkes kendi yalnızlığını yaşarken. Herkes kendi mutsuzluğunu. Herkes kendi acısını. Bu tekil sancılar bir aradayken çoğul bir umut gibi duruyor. Yalnızlıklarının birlikteliğinden güç alan kovulmuşlar."

"Eleştirilmekten korkuyoruz. Eleştirmekten korkuyoruz. Eleştirirsek eleştirilmekten korktuğumuz için susuyoruz. İşsiz kalmaktan korktuğumuz için susuyoruz. Yalnızlıktan korkuyoruz. Yaşlanmaktan. Yaşlanırken yalnız kalmaktan. Öldürülmekten korkuyoruz. Öldürülmemek için susuyoruz. Dışlanmaktan korkuyoruz. Dışlanmamak için susuyoruz. Sustuğumuz için yalan söylüyoruz."
Profile Image for Anlatmasamolmaz.
1 review
January 5, 2023
Topluma yabancı çirkinlerin hikayesi: Kirpi Mesafesi
Hakan Akdoğan'ı ilk kez bu kitabı ile tanıdım ve okudum. Grup okumamıza eşlik etmesi ile yazdıklarına ve yaptıklarına ilişkin de fikir sahibi oldum. Yazar 25 yıllık yazarlık geçmişinden ve hali hazırda buna eklenen "derin okuma" eğitimlerinden bahsetti. Tıpkı kitabı gibi sohbeti de çok doyurucu ve zihin açıcıydı. Mutlaka başka eserlerle de kendisini okumak isterim.

Bana kalırsa yazar çok iyi bir koleksiyoner; 128 sayfa içerisinde insana, hayata, topluma, kolektif bilince, edebiyata, tarihe, sanata, adalete, güzele, çirkine, kötüye, kötülüğe ve daha pek çok olguya derin cümlelerle değiniyor. Bunu yaparken de Oğuz Atay, Yusuf Atılgan, Albert Camus gibi isimlere,
Çavdar Tarlasında Çocuklar'a , Pink Floyd'a, Şili'ye, Pablo Neruda'ya , Milgram Deneyine, Adolf Hitler'e, Auschwitz Kampı'na, Maria Dallas'a ve daha bir çok kaynağa atıf yapıyor. İşte bana kalırsa tam da bu yüzden bir koleksiyoner ruhuyla metnini kurguluyor.

Sorgun, babası, Uygur ve Lili başka başka yönlerden toplumdan dışlanmış kişiler: Bir kirpi gibi. Dikenli görülüyor ve istenmiyorlar. Birbirlerine "kirpi mesafesinde" yaklaşıyor ve görece mutluluk yakalıyorlar, onca mutsuzluğun içinde.

"Babam, Uygur, Lili, Ben;
birbirimizi yaralayacak kadar yakın olmuyoruz.
Birbirimizi ısıtacak kadar da sokuluyoruz.
Anlamlı bir yakınlık kuracak kadar cesur,
benliğimizi koruyacak kadar da farkındalık sahibiyiz.
Biz dördümüz, birbirimizin dikenlerine maruz kalmadan
sokulma mesafesini öğrendik."

Yazar kirpi mesafesini işte böyle izah ediyor.

Betimlemeler çok çarpıcı, bilhassa Sorgun'un çirkinliğine dair betimlemeler. Her cümlede fiziksel ve ruhsal pek çok iz içinize işliyor. Topluma "yabancı" bir "çirkin" olmayı anlatıyor yazar; Sorgun'u aynada seyreder gibi okuyorsunuz. Bu yönden anlatım çok başarılı.

Yukarıda da değindiğim gibi, yazar atıf yaptığı konularla adeta bir "tespitler metni" yazmış. Alıntıladığım çok fazla cümle oldu.

Bir trende başlayıp, bir zemin dairede süren ve bir konteynırda biten bu hikayenin Yabancı'nın bir başka izdüşümü olduğundan, "tersten ve yüzden" okumakla aynı yere varabileceğimizden bahsetti yazar. İlginç bir teknik ve tecrübe olabilir. Bu yönüyle de esere kafa yorulabilir.

İyi okurların severek okuyacağı nitelikli bu eser tavsiyemdir.
Okuyunuz efenim.
(Storytel ve Kitapyurdu Sesli Kitap uygulamalarında da mevcuttur.)

Keyifli Okumalar.
Profile Image for Bercayu.
9 reviews2 followers
April 12, 2021
Okuduğun en başarısız edebiyat eserleri arasında hatırlayacağım. Kitap tek karakter üstüne odaklanıyor, ancak o karakterin gelişimi kesinlikle yok. Geçmişi, kişilik derinliği, davranış sebeplerini açıklayacak geçmiş hayat deneyimi? Her şey boş. Onun için 120 sayfa boyunca konuşan kişi maalesef ki karakter değil yazar! Yazar kendinden ayrı bir karakter yaratmayı başaramamış. Sanattan, edebiyattan, felsefeden, kültürden vs dünya kadar şeyden bahsediyor da bu karakter bunların hiçbirini söyleyebilecek birikime formasyona sahip değil! Öyleyse de anlatmadığından inandırıcı değil, samimiyetsiz. Kendi bildiği tüm bilgilerden parça pinçik ve uyumsuzca bir araya gelmeyen genel kültür parçalarını, klişe hippi cümleleriyle karakterin ağzından döken yazarın kendisi. Klişe ve basit bir örgü ile bu kitabı yazıp kendi kariyerine saygısızlık eden de kendisi. Başka kitabını okumadım - belki de hepsi böyle düşük seviye. Kitabın adı olan fikri duymuş ve buna uyacak klişelerle dolu son derece samimiyetsiz bu hikâyeyi 1 haftada kurgulamış gibi. Dezavantajlı engelliler tiyatrosu gibi biri yüzü deforme, diğeri tüm vücut felçli altına yapan, biri çocuğu öldüğünden beri konuşmayan baba ki saçma, diğeri de fahişe olan 4 kişi bir evde. Bunca klişeyi bi daireye sığdırıp kumpanya mı yapıyorsunuz? Kalitesiz edebiyatçılarla kaliteliler ayrılmalı ki doğal seçilim olsun.
Profile Image for Fatma Burçak.
Author 17 books41 followers
June 3, 2020
Hakan Akdoğan'ın yazdığı 125 sayfalık bir roman Kirpi Mesafesi. Her bir sayfanın okurun bilincinde, yüreğinde kağıt kesikleri açtığını söyleyebilirim. Öyle sert, öyle dolu, öyle içerden... Ötekileştirme, yabancılaşma, dolayısıyla insan üzerine paramparça edilmiş bir anlatım, tıpkı hayatlar, ilişkiler gibi. Okurken aklımda hep Bachman vardı: “Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar...”
Okur, Sorgun'un yaşamında maruz kaldığı faşizme tanık olurken bir yandan da, insan kötülüğünün ne kadar farkında, sorusuyla sınanıyor.
"Kötü olduğumuzu kimse kabul etmiyor. Mesele, kötü olmamız bile değil, içimizdeki kötülüğün ne kadar farkında olduğumuz..."
Profile Image for Melek .
417 reviews13 followers
February 20, 2022
Hakan Akdoğan’dan okuduğum ikinci kitap oldu Kirpi Mesafesi. Bombalı bir terör saldırısında yüzünün büyük bir kısmı yanan Sorgun’un hayatını anlatan kısa ama vurucu bir kitap Kirpi Mesafesi. Her bölümün içine sindirilmiş psikolojik ve sosyolojik temelli cümleler çok başarılıydı. Ötekileştirmek, öteki olmak, grup içinde ve dışında olmak gibi sosyal psikoloji ve sosyolojinin en temel konularını Sorgun ve onun yaşadığı apartman sitesi üzerinden başarı ile anlatmış yazar.

Çok başarılı bulduğum bu kitabı okumanızı isterim. Hakan Bey’in diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
Profile Image for güzin tekeş.
257 reviews11 followers
January 24, 2021
Jean-Paul Sartre’ın ünlü sözü “cehennem başkalarıdır” temel alınarak yazılmış 128 sayfalık bir hikaye. Akıcı ve çabuk okunan bir dili var.
Profile Image for Cemre Soysal.
16 reviews17 followers
May 18, 2021
Daha önce hiç duymadığım bir yazardı, tesadüfen karşılaştım ve çok etkilendim. İnsan olmanın ikiyüzlülüğünü, kötülük ve iyilik kavramlarını, ötekileştirmeyi ustaca işlemiş.
Profile Image for Zumrut T.
70 reviews7 followers
May 21, 2021
Nü peride sonrası okumamıştım Hakan Akdoğan ama hata etmişim. Sert ama etkili, duygulu, vurucu. Çok beğendim.
Profile Image for Tugba.
39 reviews
September 8, 2021
Anlatim tarzi konusu ilgimi epey cekmisti, kitabin arkasindaki kisim etkileyici gelmisti ama sonu giris gelismeye gore egreti geldi. Yine de degisik, karanlik hizli akan bir kitap
Profile Image for Buket Canerman.
20 reviews2 followers
December 21, 2019
Altını çizerek okuduğum romanlar çok azdır. Çok etkileyici ve çok sorgulatıcıydı...
Profile Image for Gülfer.
40 reviews2 followers
November 17, 2023
Kitabın bitmesini istemezken bir yandan da Sorgun’un acıları dinsin istiyor insan hep eksik bir parçası kalan ötekileştirilenlerin bu dünyasında. Mahir, Uygur ve Lili… Ve kendi karanlıklarını görmezden gelen kaotik kötüler…

Ayrıca kitapta hiç “ve” bağlacının geçmemesi kitabı ayrıca farklılaştırıyor.

"Soğuk bir kış sabahı yerin altındaki dört kirpi, donmamak için birbirine sokuldu. Isınmak istediler. Dikenleri birbirlerine battı. Ayrıldılar. Üşüdüler, tekrar yaklaştılar. Dikenleri batınca yine uzaklaştılar. Soğukta tek başına uyumak ile batan dikenlerin acısı arasında gidip geldiler uzun süre. Yaşadıkları bu ikilemi, aralarındaki uzaklık her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya gelinceye dek sürdürdüler. Üşüdüler. yakınlaştılar. Dikenleri battı. Acı çektiler. Uzaklaştılar. Üşüdüler. Yakınlaştılar. Dikenleri battı. Uzaklaştılar. Ne dikenleri birbirlerine batacak kadar yakın ne üşüyecek kadar uzaktaydılar sonunda.”
Profile Image for Kazım.
180 reviews7 followers
July 28, 2022
Kısa denilebilecek bir romanda bu kadar düşünce aktarımı gerçekten inanılmaz. Toplumun önyargısına karşı bir başkaldırı denilebilir anlatılanlara. Seslikitap olarak dinledim ama kitabı alıp altını çize çize okumak da istiyorum.
Fiziksel okuma sonrası düzenleme:
Sanırım 1-2 yıl sonra tekrar notlar alarak okuyacağım...
Displaying 1 - 30 of 30 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.