На кого и на какво ще предпочетем да кажем НЕ: - на шефа в службата, който изисква от нас доклад в последната минута - на приятелка, която винаги иска най-хубавите ни дрехи - на задължителния неделен обяд - на фризьорката, която иска да ни наложи модна прическа. И единственото, което успяваме да изречем, е едно плахо ДА. Като се позовава на примери, взети от всекидневието - на работното място, в семейството, с приятелите, в любовта, Мари Аду обяснява какви страхове ни дебнат и предлага много начини, за да променим и утвърдим себе си, без да изпитваме чувство на вина.
Psikolog hanımın tavsiyesiyle okuduğum ve okurken 3 yaşında olan oğlum Halit'in herseye hayır demesının nedenini öğrendiğim için çok mutlu oldum.Çünkü gerçekten herşeye hayır diyor :)
Kitabın yarısına kadar bilgi sonrasında hikayeler var.Genel olarak istifade ettiğim bir kitap oldu ama çözüm noktasında buna benzer daha çok kitap okuyup pratik yapmalıyım.
Çocukluk dönemleri ve yetiştirilme tarzınının önemini bir kez daha anladığım kitap. Ebeveynlerin özellikle okuması gerekiyor. Sadece evet diyenlerin değil hep hayır diyenlerin de okuması gereken bir kitap. 2. Bölümdeki öyküler ile 1. Bölümün pekiştirilmesi güzel bir yöntem olmuş. Hayattaki evet-hayır dengesini mantıklı zeminlerde kurmak için okunması gereken bir kitap.
Kitap “hayır demeyi kendi adınıza ve öfkelenmeden” diyebilme üzerine sistematik bir kapsayıcılıkla tartışma yürütüyor, öneriler getiriyor. Ancak analitik değil. Vaka, olgu örnekleri çok tanıdık ancak kurulacak diyalogların kültürel farklılığı çok dikkat çekici. Uzlaşı ya da alternatif getirebileceği yönündeki önerilerin çok daha incelikli, etraflıca tartışılmasına ihtiyaç duydum.
Genellikle gündelik hayat içinde “bizi zorlamaya çalışan insanlar” olarak tarif edilenlerin satış temsilcisi, berber vs gibi “müşterisi” olduğumuz hizmet sağlayıcıları örneklerinden oluşması, bu diyalogların tüketici ve müşteri haklarını hatırlatmaktan öteye gitmeyen bir sığlıkta ele alınması, içeriğin tatmin ediciliğini gölgeledi.
Derli toplu tarif ettiği kısmıyla, hatta “bozuk plak” gibi neredeyse diyaloğu kendi irademizi ve kararımızı açıklıkla herhangi bir kaygı ve strese mahal vermeden, öfke nöbeti geçirmeden ortaya koyabilmenin de dolayımlı da olsa manipüle etmeyi öğrenebilmekten geçtiğiydi.
Bu da birey için de toplumsal algıda da otomatik düşünce biçimlerinin ve bilgiyi çarpıtma mekanizmalarının pek zor değiştiği, değişebileceği gerçeğine karşın “hayır” diyebilmeyi birinci tekil olarak hiçbir tereddüte yer bırakmayacak netlikte öğrenebilmeye açıklıkla mümkün elbette.
I think that the people who don’t know how to say “no” in different situations should read this book though at the end of it you realize, at least I did, that before applying the rules you need to know yourself pretty good. In the last chapter of the book the author presents a situation that takes place in a post office. That happened to me last week and when I read it I remembered how mad I was at myself for not being able to say something to the person that got in front of me, because I was the only person waiting in line. After reading this book I think that learning to say “no” whenever you want to needs a lot of practice and exercise that you need to do it in private until you are going to be able to apply it on a regular basis without feeling guilty for a simple “no” said to a friend, family, stranger or why not your boss.
Temelde onaylanma ihtiyacından dolayı hayır demekte güçlük çeker, kendimizden ödün veririz. Taviz tavizi doğurur derler. Hayır diyememek bir yerden sonra rahatsızlık vermeye başlar ama hayır deme gücünü kendimizde bulamayabiliriz.
Farkındalık oluşturması açısından elverişli, aşmak için yetersiz kalacaktır.
İlk yarısında okumak zordu. Orijinaldeki uzatmalar ve sürekli parantez içi kullanımlar dikkatimi çok dağıttı. Bilgi verilen kısımı daha sade olması güzel olurdu. İkinci kısımda ya i örneklerle yapılan açıklamalar daha akıcı ve anlaşılırdı. İlk kısımdaki karmaşadan dolayı 3 yıldız veriyorum. Fakat 2 kez okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hayır deme konusu dünyadaki çok kişi için sorunlu bir durum. Bu konuda önce farkındalık kazanıp sonra uygulamaya geçmek için okunabilecek bir kitap.
Hayır demek özgür olmanın ilk adımı, Hayır demek işlerini ertelememek , kendi işinle uğraşmak için ilk adım. Gelişim sürecinde ailen ve çevren hayırı cevap kabul etmemiş her istediklerini yaptırmış olabilir, hayır deyince küsecekler, aralarına almayacaklar / dışlayacaklar, tenzili rütbe yapacaklar diye korkuların olabilir, kabaca hayır demene bunlar engel olabilir. İş hayatında, özel hayatta, aşk hayatında, aile hayatında sürekli hayır demen gereken zorlandığın anlar olacaktır. Türk kültürüne tamamen uymasa da genel olarak, uyumlu örneklerde var..
This entire review has been hidden because of spoilers.
yine çevirisi harika bir kitap. genel olarak başlığı ile yarattığı beklentiyi karşılıyor bence. işlevsel öneriler ve örnek olaylarla öğretici olduğunu söyleyebilirim. ancak salt "hayır diyebilmek - diyememek" üzerinden yapılacak bir değerlendirme pek tabii eksik kalıyor ve kalacaktır. bunu özellikle bu kitapla eş zamanlı okuduğum "Hayatı Yeniden Keşfedin" ile çok daha net fark ettim. hayır diyememenin, kişilerin geçmişinden gelen kökleşmiş inançlarından bağımsız olarak değerlendirilmemesi gerekir.
Surprinzator, desi este o carte "cum sa", chiar e utila si ofera variante practice de pus in aplicare (cu totii cred ca ne-am confruntat cu multe dintre situatiile descrise). In prima parte e teoria (explicatia unui NU imposibil de spus), apoi diverse situatii din viata de zi cu zi si cum le putem face fata (variante Asa Nu si Asa Da). :) Imi pare rau ca nu am citit-o de cand am cumparat-o, acum cativa ani.
Un bon livre. Si je ne me trompe pas sur l'édition, la première partie expose la "théorie" et est une lecture courte mais efficace à quiconque cherche à savoir affirmer son "non". La seconde partie donne des exemples de situations, et m'a moins servie pour mon apprentissage personnel. Elle est néanmoins une bonne lecture aussi, pour les personnes qui s'y reconnaîtront.