Sessizlikle savaşırken, gürültülere koşan o adam benim; bedenimdeki her izin sorumlusu yine kendimim ama hiçbiriniz benim gibi olanları duymadınız.
Bağırıyorum, beni duyun.
Gücüme, bedenime, ruhuma yaptığım her şeyin sorumlusu kendimim ama hiçbiriniz savaş verenlere ellerinizi uzatmadınız.
Haykırıyorum, beni duyun.
Ellerinizi bedenimdeki yanık izlerine dokundurun, parmaklarınızın ucundan acı akarken gözlerimin içine bakın; gerçekten görüyor musunuz?
Susuyorum, beni duyun.
Beni gerçekten duyup gördüğünüzde sessizlikte bile beni işiteceksiniz, karanlıkta bile bana dokunacaksınız ve benimle beraber savaşmaya başlayacaksınız, çünkü gördüğünüz kişi aslında ben olmayacağım.
Başkalarının topraklarında çürüdüm ve tekrardan yeşermek için kendi topraklarımdan vazgeçtim. Ben öyle bir yandım ki kimse söndüremedi; kendi külümü yangına çevirmeyi öğrendim.
Büyüdüm. Fısıldayan ise geçmişti:
“Çocukluğunun çürüdüğü bu toprakta ekilen her tohum ateş çıkaracak ve senin ormanını sadece yangınlar besleyecek.”
“Yaşam, böyle bir düzenek üzerine kurulu gibiydi. Bağlandığımız zincir uzun olduğu kadar sıkıydı ve her hata yaptığımızda boynumuzdaki halka canımızı yakıyordu; zincirin kırılması, o insanın gerçekliğine mi, yoksa yalanına mı aitti, işte burası tam bir muammaydı. İnsanlar, boyunlarındaki halkalarla zincirlere bağlanmış hayvanlardı; zinciri tutan ise insan olmak istemeyecek kadar bencil, zinciri koparmak istemeyecek kadar merhametli, iyileştirmek istemeyecek kadar gaddardı.”
“Her şeyi yine unut ve yine iste; uslanmam yine söz veririm. Neden mi? Çünkü gündüz geceye sadece güneş batana kadar karşı çıkabiliyor.”
Çok sevdiğim Emare serisinin ikinci kitabı Emare Pusula'yı okudum ve çok severek, beğenerek okudum. Wattpad'de okuyup bu kitap da olan çok az bir bölüm vardı, sonrasındaki her şey benim için, yani herkes için yeniydi. Yazarın yazımını çok beğeniyorum, her şeyi olduğu gibi hissettiriyor; her olayın, her duygunun içinde karakterlerle var oluyoruz sanki. Kitap, psikolojik etkenler barındırıyor, ana karakterler dışında bir iki yer var, rahatsız edici ama bir taraftan da bilgilendirici ve bunları bir kurguda kullanabilecek kadar cesaretli yazarımız. Her karakter satrançtaki önemli birer taş gibi ve her olay, her durum bir hamle. Minel, hatırlamadığı hafızasıyla oyuna dahil olmakta sıkıntı yaşıyor yaşamasına ama bu kitap da bir şeylere yavaştan ısındığı görüyoruz. Korel, öyle derin bir adamki, yine de kızıveriyorum; çünkü gerçekleri anlatmasını, bu kadar kapalı kutu olmamasını istiyorum. Minel'in yerine kendimi koyuyorum yaptığı birçok şeyi yapmam, hele bu kitap da bir şey yapıyor ki, hiç hoşuma gitmedi, belki basit bir şey ama kızdırdı. Bu kitap da ara ara geçmişe gidiyor, daha çok günümüzde Minel ve Korel'in yanındayız, çok az da prometheus'un etrafında... birkaç karanlık bilgiye ışık tutarak bizi aydınlatıyor bu kitap ama daha çok meraklandırıyor aslında; çünkü birçok neden sorusuna hâlâ cevap verilmiş değil ve üçüncü kitabın aşırı istekle beklenmesini sağlanmış; hele ki o son ile... . Minel, geçmişini hatırlamak için artık gerçek bir adım atıyor ve bu aşamada ona isteksizce yardımcı olan Korel ile sadece sırların değil, ruhsal duygularının da geçmişine gidiyor ve her seferinde daha da Korel'e kenetleniyor. Bazı gerçekler vardır ki, öğrenince rahatlatmaz, adeta bir pençe darbesi gibi yaralar; Minel, hangisini hissedecek? Kitabın sonunda olan şeye tabii ki inanmadım ama artık birinin bırakıp gitmeyi bırakması gerekiyor ve Minel'in eskiye bu kadar kafa patlatırken şimdiki aklını da kullanmasını istiyorum.
Yorumum: Bu seri o kadar zekice yazılmış ki (zaten aslıya ağşığım 1000 kat daha fazla aşık oldum şuan) Prometheus'un yaptığı hareketler,konuşması her şeyiyle mükemmeldi.Korel karakteri en sevdiğim erkek karakterler arasına girdi 1. kitapta çok tanıyamasak ta,anlayamasak ta 2. kitap yani emare Pusula'da biraz daha iyi Koreli tanıyoruz. Minel'e zaten başından beri ağşığım yaşadığı o kadar şeye rağmen ayakta kalmaya başarması... Yine 1. kitaptaki gibi okurken biraz yorsada bırakamıyorsunuz.İlk kitapta olduğu gibi ben okurken kafayı sıyırdım çünkü merak ettiğim hiçbirşeyin cevabı net bir şekilde yoktu artık 3. kitapta inş:)) Ayrıca aslının kalemini çok seviyorum heyşeyi olduğu gibi hissettiriyor kitabı okumak değil ben yaşıyomuşum gibi hissediyorm. Minel bu kitapta 1. kitaba nazaran daha güçlüydü hemen toparlandı kendini ve kitabın sonu beni şoke etti. Valla daha söliyecek bir şey bulamıyorm okuduğum en iyi kurgulardandı. Okuyun, okutun. Instagram Blog Hesabımdaki Gönderi İçin; https://www.instagram.com/p/CIidXCYBG...
Bir daha bitmemiş bir seri okumak istemiyorum. Kafayı yemek üzereyim. ÜÇÜNCÜ KİTABI ATIN ÜSTÜME! Aslı’nın böyle bir son yapacağını bilmeme rağmen kendimi ateşe attım...
Birinci kitaba göre baktığımızda ikinci kitap daha güzeldi çünkü hem korelin hem de minelin duyguları birbirlerine olan fikir ve düşünceleri daha ön plandaydı. Kumarhane sahnesi öncelikle efsane ve aksiyon doluydu ben dedim ki orda minel ve Korel kesin ölecekler aynı zamanda büge ve Gürkan içinde aynı şeyi düşünmüştüm ama olaylar aşşırı aksine gitti prometus öyle bir plan yapmış ki akıllara zarar cidden ve minelin annensinin yazdığı mektup ilk korelin eline geçti daha sonra baktığımızda prometusun eline nasıl geçtiği bilinmiyor şaşırtıcı....ve kitabın sonu kalbimi kırdı dans sahnesinde bile olacaklar belliymiş gibiydi ama korelin ateşe yürümesi ahhh minele arkasını dönmesi minelin babasının ortaya çıkması üçüncü kitap nasıl başlayacak korel ateşe gitmekten vazgeçecek mi ? Hep soru işareti ahhh ahhh çıldırttın Aslı arsalannn çok iyiydi mükemmeldi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
2,5’tan iki verdim malsf. kitapta sadece baş karakterlerin ordan oraya sürüklenmeli sahnelerini okumak beni yordu. ne okuduğumu da anlamadım açıkçası bir olay var ama iki kitaptır bir gelişme göstermedi. aşk desen o da yok gibi bir şey kitabın sonlarında ilk defa öpüştüler. ne okudum yani ben?? ne olacağının merakından 3. kitabı da okuyacağım ama kararlılıkta benim gibi olun 🤝🏻
This entire review has been hidden because of spoilers.
Sarmaşık’tan sonra bu kitabı daha çok sevdim. Korel ve Minel’in arasındaki bağı çok daha güzel okuduğumuzu hissediyorum ve görebiliyorum. Bu kitap bana şunu anlamamı sağladı : Minel ve Koreli ne kadar toxik bulsamda, aslında yaşadıkları onca cehennemden sonra başka türlü, daha iyi, daha sağlıklı insanlar olma ihtimali o kadar az ki.. o yüzden o artık daha anlayışlı olabiliyorum
En az ilk kitap kadar karmaşıktı bu kitapta ama daha akıcı ve güzeldi bence.Karakterlere daha çok ısındım, onları anlamaya başladım.Oturmayan birçok şey olmasına rağmen en azından genel hatlarıyla hikayenin çerçevesinin oluştuğunu düşünüyorum.
aslında kitaba puanım 4.5 ama beş vermek de istemediğimden dolayı 4 veriyorum. kitap güzeldi zatrn ara bir kitap ama ilk kitaptan daha fazla keyif verdi. çok sürükleyiciydi. üçüncü kitaba başlamama gibi bi seçeneğim kalmamıştı yani. tavsiye ederim
İlk kitaptan daha akiciydi bence ozellikle o son sahne varyaaa sok ustune sokk Yavas yavas birseyler cozulmeye basliyordu sanirim birde minelle korel artik biraz daha birlesmislerdi Tam duygularimi son kitapta ifade edicem tmm
Hikayenin devamını çok güzel devam ettiren bizi daha çok hikayenin derinine götüren ve karşımıza yeni şeyleri çıkartarak heyecanlandıran bir kitap harika :))
"İntikam öyle bir duygu ki, bir elimi gökyüzüne doğru kaldırdığımda avuçlarımın içine yıldız tozları doluyor fakat diğer elim ise yeryüzündeki toprakta zehrini ekiyor."
✨ 7/10✨ kitap çok heyecanlı bitti ama yani gerçek Korel prometheus olamaz dimi biri bana birşey söylesin. yinede çok da beklediğim gibi değildi daha iyi olabilirdi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
"Soğuk ve sıcak aynı anda hissedilir miydi?Ben imkansızlığın içindeyken bile hissediyordum" Bu cümleyle başlıyor pusulamı bozan harika kitap.. ilk kitap hakkında yorum yapmıştım zaten ilk kitaptan ÇOOOK DAHA GÜZEL 2. KİTAP Deli gibi postit yapışrırdım bir sürü cümlenin altını çizdim daha fazla yorumda bulunmayacağım sadece alıp okuyun buna değer çünkü🍂🕊