“İncitmemek önemlidir, asgari bir zarafet gerektirir. Ama incinmemek çok daha önemlidir, zarafetin ötesinde çok daha işlevsel: Biz incinmiş olanlar, bizim incittiklerimiz, ancak incinmenin ötesinde de süregiden bir söyleşi alanında, evet bir polemik zemininde denkleşiriz, ancak o tümsekli ama yine de yatay zeminde kendi önerimizin hakkını arayabiliriz. Çoğu zaman da, bizim önerideki bir gıdım doğruluğun karşı tarafın düşüncesinde içerilip bir düzey yükseltilmiş olmasıyla avunuruz. Avunmak mı dedim? Başka gurur yoktur.” –Orhan Koçak
Orhan Koçak 1948, İstanbul doğumlu. ODTÜ’de iktisat ve sosyoloji okudu. 1987-2002 yılları arasında yayımlanan Defter dergisinin yayın kurulunda yer aldı. Psikanaliz, Marksizm, eleştirel teori, Frankfurt Okulu ve edebiyat eleştirisi alanındaki yazılarıyla tanınmaktadır. Metis Yayınları’nda bir edebiyat kuramları ve eleştirisi dizisi başlattı (Metis Eleştiri) ve yayın yönetmenliğini üstlendi. Virgül dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. T. W. Adorno, Max Horkheimer, Melanie Klein ve Samuel Beckett çevirdi: Minima Moralia (1998), Akıl Tutulması (1986), Haset ve Şükran (1999) ve Proust (2001). Yayımlanmış diğer kitapları: Mithat Şen’in resmini konu alan incelemesi İmgenin Halleri (Metis, 1995) ve Modern ve Ötesi: Elli Yılın Sanatına Kenar Notları (Bilgi, 2008)
Muhtesem. Kendime not: 5 makale isaretli, tekrar bakilmali. Jeopolitik aklin kor noktasi'lari ve Kozmopolitizm ve Enternasyonalizm'leri. Bu arada X kusagina anasinin dizinin dibinde diyor. Ilginctir, biz de Y ve ozellikle Z'ye bunu diyoruz. Acep bu da her gecen neslin daha da kalitesizlesmesi hissiyati gibi bir serap mi?