Off ne okumaydı, ne zorlayıcıydı. Elime’nin zihnini, bedenini yuva edinip adeta bir iç ses gibi sürekli onunla konuşan bir karakter Muinar. Binlerce yıl yaşamış, bilge bir koca karı. Elime’yle sürekli konuşuyor. Bazen uzun yaşamında yuva bellediği başka kadınların deneyiminlerinden, bazen günlük yaşama dair durumları, güncel olayları konuşuyor Elime’yle. Ama Muinar bayağı huysuz, aksi bir ihtiyar gibi, hep öfkeli, hep söyleniyor. Başka kadınlarla olan deneyimlerini anlattığı kısımları baz alırsak aslında içinde bir sürü kadın hikayelerinin olduğu bir kitap bu diyebiliriz. Ama kadınların hayatları da hiç kolay değilmiş, hep bir derdi olan kadınları yuva edinmiş Muinar. Bu yönüyle bana çok sevdiğim Mine Söğüt’ün Deli Kadın Hikayeleri’ni anımsattı. Güncel olarak da küresel ısınma, çarpık yapılaşma, doğaya verilen zararlar gibi konularda epey sağlam dialoglar var. Bu yönüyle ekofeminist bir roman olarak değerlendiriliyor. Latife Tekin’e başlangıç kitabı olarak kesinlikle seçilmemesi gereken, olur da seçerseniz koşarak kaçacağınız ve yazık edeceğiniz bir kitap.