Rennaissance ruhu icinde prenslere tavsiyeler seklinde regimine principum adi verilen bircok kitap yayimlanmistir; ancak belki de hicbiri Machiavelli'nin Prens'i kadar sarsici etki yaratmamistir. Hemen her donem kitap uzerine yogun tartismalar yasanmis, Machiavelli'nin Prens'te tarif ettigi ahlaki kayitsizlik, hic hak etmedigi halde kotu bir etiket gibi uzerine yapisarak gunumuze kadar gelmistir. Machiavelli'nin, kimi zaman tiranligin destekcisi oldugu yonundeki dusuncelerin hedefi olmasi da dusundurucudur. Machiavelli'nin Prens'i yogunlasmis bir cumhuriyet idesidir; bir ayagi dogada, bir ayagi toplumda duran devletin kendisidir. Halkinin ozgurlugune bagli oldugu oranda ozgurdur; ama halka borcu olmadigi halde ortak iyiyi amaclamasi onun erdeminden kaynaklanir. Prens, bir tiran degildir; sahip oldugu Virtù ona iktidarin yolunu acar, duzenledigi yasalarla ulkesinin ozgurlugunu saglar; bu sayede kazandigi ihtisam, halkinin ihtisami olur. O, ya bir ulkenin ilk kurucusu olarak dogru yasal
The Prince, book of Niccolò Machiavelli, Italian political theorist, in 1513 describes an indifferent ruler to moral considerations with determination to achieve and to maintain power.
Niccolò di Bernardo dei Machiavelli, a philosopher, musician, and poet, wrote plays. He figured centrally in component of the Renaissance, and people most widely know his realist treatises on the one hand and republicanism of Discourses on Livy.
Devlette ortaya çıkan hastalıklar önceden görüldüklerinde çabuk iyileştirilirler; ama bu hastalıkların görülmesi ve herkesin görebileceği şekilde büyümelerine izin verilmesi durumunda, artık herhangi bir tedavi söz konusu olamaz.