“Kaz Düşü” yok oluşlara, bozulmalara, düşmanlıklara, şiddete karşı dünyaya yeni gelmiş insan düşünü öne çıkaran, yanı sıra yeryüzünün ışığını, toprağın sesini, zamanın gücünü duyuran bir roman. Tuncer Erdem yazı ve çizgisiyle “Hay bin Yakzan” gibi ütopik romanlara özgü masalsı bir dil, şiirsel bir dünya yaratıyor.
Bir sabah kendini göl kıyısında bulan, geçmişini yitirmiş bir insan yüzü; yanı başında sazlıklara sığınıp düşlere dalmış bir yabankazı; dertlerine derman arayan yalnız yolcular... Gölün ötesinde görünen köydeyse ölüm ve şiddet kol geziyor.
“Bense sımsıkı sarılmışım yerkabuğunun üst tabakasına. Hayatı bilmediğimden. Dünyayı tanımadığımdan. Farkında olmadan geldiğim bu yere bağlanıp kalmışım. Küçücük bir yeryüzü parçasının içinde debelenip duruyorum. Sonsuz dünyaya, yerkürenin ufuktaki eğimine doğru bakınca, yeraltına kulak verince daha iyi anlıyorum bunu.
Sonuçta acemisiyim bu dünyanın. Kanatlanamayan puhu yavrusu, göç yolunda görülen kaz düşüyüm...”
1962’de İstanbul’da doğdu. 1980’de Suadiye Lisesi’ni bitirdi. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Özdemir Altan atölyesinden 1990’da mezun oldu. 1981’de mizah dergilerinde karikatürleri yayımlanmaya başladı. Profesyonel olarak ilk çizimleri Ses dergisinin Atmaca mizah ekinde yayımlandı. Daha sonra Çarşaf ve Gırgır dergilerinde çalıştı. 1985 yılında Gırgır’dan ayrılıp Limon mizah dergisini çıkaran ekip içinde yer aldı. Limon’da ilk önce yazısız çizgi öyküleri yayımlandı. Sonra bu öykülerde kısa metinler yer almaya başladı. Nankör ve Deli mizah dergilerinde de aynı üsluptaki çizgilerini sürdürdü. Express ve Öküz dergilerinde çalıştı. Bazı çalışmaları İtalyan Tic dergisinde ve Danimarka’da çıkan Levende Billede adlı sinema dergisinde yayımlandı. 2001 yılından beri çizgi-şiirleri, öykü ve şiirleri Kitap-lık dergisinde yayımlanmakta.
Çizgi öyküleriyle hatırlardım, yazısı da aynı sadelik ve derinlikte. Roman sanırlarını zorlayan ama kendini okutan bir kitap. Yanıtlar değil sorular var. duygularını sözcüklere dökmesi çok başarılı.