Van Gogh'un tabloları neden sarıydı… Suçlular neden "kuyruklu yalan" söyler…
CSI-Konya, nasıl çalışıyor… Polisiye yazarının "Ceset çiftliği"…
ABD cezaevindeki Türk mahkûmun masaj cinayeti… Cehennemden gelen mektup… Kayıp çocuklar, nereye gider…
Aşk, insana neler yaptırır… "Kaçılamayan cezaevi"nden nasıl kaçılır…
Dünyaca ünlü suçbilim uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, tümüyle gerçek olayların izini sürerek, suçluların ürpertici dünyasındaki gezintisini sürdürüyor.
Her Çikolata Yenmez, yazarın usta ve kıvrak kaleminin, suçluların yaşamındaki rastlantılar ve acı sürprizleri bilimin kesinliğiyle buluşturduğu, heyecanla okunan bir kitap.
Unutmayın, kusursuz suç yoktur ve işini iyi bilen dedektifler için "sır" diye bir şey söz konusu değildir!
Sevil Atasoy, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü öğretim üyesi olan Türk biliminsanı. Prof. Dr. Şemsi Gök ve Dr. Ferda Gök'ün kızıdır. Alman Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi'nde yüksek tahsilini tamamladı. "Tıp Bilimleri" doktorası yapan Sevil Atasoy, biyokimya uzmanı oldu. Türkiye'de, DNA delilleri ve kriminal laboratuvarların gelişmesine katkısı nedeniyle "Yılın Bilim İnsanı Ödülü"ne lâyık görüldü. 2005 - 2010 arasında Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Üretiminde Tahminler Daimi Komisyonu üyeliği ve Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu başkanlığı (2010) yaptı. 1980-1993 yılları arasında T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi başkanlığını üstlenen Atasoy, 1988-2005 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nün müdürlüğünü yürüttü ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğretim üyeliği yaptı. İngilizce, Almanca ve Fransızca bilen Atasoy, Hürriyet Gazetesi'nin Pazar ekinde "Delil Avcısı" adlı sayfada 250 kadar gerçek suç öyküsü yayınladı Okan Bayülgen'le birlikte yürüttüğü Muhabbet Kralı adlı talk show programıyla İsmail Cem ödülünü aldı. Temmuz 2010'dan itibaren Kanal D'de yayınlanan Kanıt adlı "edutainment" formatındaki polisiye dizinin konsept ve hikaye danışmanıdır. Uluslararası Adli Bilimler Merkezi'nin ortağı, Teşvikiye Laboratuvarı ve Atasoy Danışmanlık şirketlerinin sahibidir.
Bayıldım, üzüldüm, gerçek olmalarıyla tüylerim ürperdi. Atom bombasından sağ, ama nasıl sağlarsa artık Hibakuşa’lar çok üzdü beni. İki dudak arasından çıkan “yok orası olmaz biz karımla orada balayımızı geçirmiştik” lafı üzerine Hiroşimaya yönelen bomba, Amerika’nın ne sonuç vereceğini bilmediği zararlar, Openhaimer’i seyrederken beğendiğim filmi filan üstüme kabus gibi çöktü. Openhaimer olmasa Alman Wolfgang, Rus Boris olabileceği gerçeği korkunç, ama ne yazık ki insanoğlu ve onun gerçekleri de bu. Ne diyeyim Sevil Atasoy iyi okuyan, iyi araştıran bir bilim kadını. Ve deneyimlerini en iyi şekilde yansıtabilen bir yazar. Her kitabını severim zaten. Teşekkürler Sevil Atasoy. Bir spot yaktın çekinip yakından incelemekten kaçındığım katıksız gerçeklere. 5 verdim ama daha fazlasını verirdim. Birkaç yıldızlı beş.
Goreceli iyi eserlerinden degil. Ilginc bilgi ve hikayeler var ama ne yapmaya calistigi, hedef kitlesinin kim oldugu net degil. Ayrica, teknolojinin ne kadar hizli ilerledigini bir kez daha gosteriyor.
Yazarın bütün kitaplarını okuyorum. Ve bu kitap en iyi kitaplarından biri değil. Yine olay derlemeleri mevcut. Akılda kalıcı olan çok çarpıcı durumlar yok. 3 Vermeye kıyamadım 4 verdim.