Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bilinmeyen Sular

Rate this book
Hiçbir yere gidemeyecek, biliyorum. Kendimden. Yıllardır bu ıssız saatte, coşkusu sönmüş parkta oturup aynı şeyleri konuşmamızdan. Ve hâlâ işte burada, salıncakta bir ileri bir geri sallanmaktan öteye gidemediğimizden. Biliyorum. O da biliyor. Susup gidecekmiş gibi yapmaya, sallanmaya devam ediyoruz.

Bu öyküler hayata açılma endişesi içinde dolananları, kendi içindeki tutsaklığı sorgulayanları, günümüze has sahipsizlik, korunaksızlık duygusuyla yüzleşmeye çalışanları, düğüm olan ilişkileri, geçmişe takılıp sadece seyirci olarak yaşamayı seçenleri anlatıyor. Hem de dupduru bir dil, yeri geldiğinde hayli nüktedan bir anlatım, alabildiğine samimi bir yaklaşımla.

İlk öykü kitabıTekme Tokatlı Şehir Rehberi'yle büyük beğeni toplayan ve 2019 Notre Dame de Sion Mansiyon Ödülü'nü kazanan Mevsim Yenice, beklenen yeni öykü kitabıBilinmeyen Sular'la okurların karşısına çıkıyor.

96 pages, Paperback

Published May 7, 2019

4 people are currently reading
454 people want to read

About the author

Mevsim Yenice

8 books1,266 followers
1985’de İzmir’de doğdu. Üniversitede fizik öğrenimi gördü. Açık Artırma öyküsüyle, 2015 altKitap Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. 2015 ve 2016 yıllarında farklı iki dosyayla Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde öykü dalında “dikkate değer” bulundu.

İlk kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi (Everest Yayınları) Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri'nde Mansiyon Ödülüne layık görülmüştür.

2016 yılından bu yana altkitap ve altzine yayın kurulunda yer almaktadır.

İkinci kitabı Bilinmeyen Sular 2019 Mayıs'ta Can Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
223 (31%)
4 stars
244 (34%)
3 stars
175 (24%)
2 stars
51 (7%)
1 star
11 (1%)
Displaying 1 - 30 of 130 reviews
Profile Image for Engin Türkgeldi.
Author 5 books306 followers
July 17, 2019
İkinci kitaplar her zaman zordur. Hem yazar hem de okur için. İlk kitabın yarattığı yargı, kalıp ve beklentiler iki tarafı da bağlar. Okur olarak bir yandan ilk kitapta beğendiğim damarın sürmesini, genişlemesini isterim, bir yandan da yepyeni, bilinmedik bir şeyle karşılaşma arzusu duyarım. Yazar açısından ise kendini tekrar etme/aşamama ile ilk kitapta beğenilen özelliklerin olmamasından kaynaklanan beklentilerin karşılanamaması riski vardır gibi gelir bana. Mevsim Yenice, ikinci kitabı “Bilinmeyen Sular”da bu iki uç arasında iyi bir denge kurmuş ve bu zor virajı başarıyla almış.

“Tekme Tokatlı Şehir Rehberi”de dünya ile ters düşmüş karakterler, kendi varoluşlarını kabullenmeye, kabul ettirmeye çalışıyorlardı. “Bilinmeyen Sular”da ise bu çatışma artık bitmiş. Kavgadan çok alışmaya, bu kabullenişle nasıl yaşanacağını öğrenmeye çalışıyor karakterler. Bu nedenle diyaloglar daha kısa ve iç sesler bu kitapta daha çok yer buluyor kendine. İroni hala var ama artık daha derin bir katmanda.

“Bilinmeyen Sular”da dil, yine bir önceki kitaptaki gibi sade fakat etkili. “Tekme Tokatlı Şehir Rehberi”deki dil ve anlatım, kitabın adıyla uyumlu olarak daha çarpıcıydı, adeta tokatlıyordu okuru. “Bilinmeyen Sular” ise yine okurun içine işleyen bir anlatımla kaleme alınmış, fakat bu sefer tokat değil sessizce girip çıkan bir bıçak gibi.

Her iki kitapta başarıyla gerçekleştirilen şeylerden birisi ise nesnelerin anlatılardaki yerleri. Nesneleri, eşyaları çok etkili şekilde kullanıyor Mevsim Yenice. Bunu doğal bir şekilde, zorlamadan yapıyor. Her öyküde fark etmeden aslında anlatıyı yönlendiren, derinleştiren nesnelerle lişki kuruyoruz. Hepsi birer karakter kadar önemli ve etkili. Küre, fotoğraf, teleskop, şemsiye, salıncak, bunlardan sadece birkaçı.

Tek tek, her öykünün üzerinden geçerek bu yorumu çok da uzatmak istemiyorum. Yine de birkaç noktaya da değinmeden geçmeyeyim.

“Bilinmeyen Sular”, kendi adıma en sevdiğim öyküydü. Gerçeklikle ve rüyalar/sanrılar arasındaki sınırları belirsiz geçişler gerçekten etkileyici. O gri bölgede dolaşmak bir okur olarak beni çok mutlu etti. Özellikle küre sahnesi aklıma kazındı.

Özellikle son öykü “Göründüğünden Daha Uzak”daki izleyen-izlenen dengesi dikkate değerdi. Tanrının ve devletin insanları izlediği gibi, hepimizin sürekli birbirini bazen açıktan bazen gizli gizli izlediği bir çağdayız. İzleyen, izlenen üzerinde bir güç, bir iktidar kuruyor. Oysa bu iktidar sandığımızdan çok yorucu. Bir şey kaçırmamak, hakimiyeti yitirmemek için yürütmesi imkânsız bir savaşa çekiyor bizi biz fark etmeden. Bunun yanı sıra çok da kırılgan bir iktidar bu. İzlenenin, izlendiğinin farkında olduğunu gösteren tek bir hareketiyle güç dengesini alt üst ediyor, roller değişiyor.

“Bataklık Balığı” ise yine kendini var etme, kendini yer bulma üzerine bir öyküydü. Kitapta sık karşılaşılan bir tema bu. Aklıma ilk gelenler “Yamaç”, “C Blok Daire 10”, “Dostlar Böyle Yapar Çünkü”. Günümüzde çoğumuzun hissettiği arada kalmışlık, tam anlamıyla ait olamama veya kendisiyle/çevresiyle tam bir barış sağlayamama hali bu öykülere sızmış.

Kitapla ilgili bir yazıda karşıma çıkan ve beni mutlu eden bir ayrıntı da her öyküde mutlaka bir hayvanın olması (Münire Çalışkan Tuğ-Bilinmeyen Sular’la Dans). Benzer şekilde, her öyküde suyun bazen küçük bazen büyük bir rolü var.

Kitabın bir soundtrack’i olması hoşuma giden bir diğer ayrıntıydı. (Kitabın arka kapağındaki Spotify görselini okutunca liste otomatik olarak açılıyor)

Özetle, altmetinleri zengin, sembol ve metaforları kuvvetli, dili özenli bir kitap Bilinmeyen Sular. İkinci kitabın zorluklarını aşarken, dikkatli okurlara keyifli bir okuma süreci sunuyor.
Profile Image for Sine.
388 reviews474 followers
June 29, 2019
anna karenina'yı okuyorum bir süredir. okumak istediğim halde elimden telefon düşmediği için ilerleyemiyorum. böyle olduğunda hep yaptığım gibi, iki gece önce, telefondan twitter ve instagram'ı sildim. hatta bilgisayardan da girip dalıp gitmeyeyim diye hesaplarımı da dondurdum. dönüşüm de muhteşem oldu, dün sabah ve öğle yemeğinde 50 sayfa kadar filan okumuşum; kaç gündür okuyamadığım kadar.

dün ben evde yokken kitap siparişlerim gelmiş. bir matematik, bir de iktisat kitabı lazımdı; bunu güzel bir bahane yapıp ne zamandır merak ettiğim ve evde alıp da okumadığım onlarca kitabın yanına dizilecek 6-7 tane kitap aldım. biri de bilinmeyen sular. kitapları koliden çıkardım, hem önlerine isim-ay-yıl-şehir yazıp hem de uygulamadan barkod okutup "almak istediklerim" listemden "alıp okumadıklarım" listeme taşıyordum, bayıldığım bir ritüel. en son elime bilinmeyen sular geldi. biraz karıştırdım. öykü başlarındaki pink floyd şarkı alıntılarına baktım biraz. high hopes şu hayatta en sevdiğim şarkı olabilir, onu görünce heyecanlandım. sonra arkadaki barkoddan spotify'daki playlist'i buldum. şarkılara bakıp biraz aşağı yukarı kaydırıp durdum ekranı. ilk şarkıyı açtım. ilk öyküyü de açtım. içimden bağıran "anna karenina'yı okuyacaktın, yarın erken uyanmana gerek de yok" sesini "sadece bir öykü" diye susturup başladım. hakikaten bir öykü okuyabildim, sızmışım. playlist çalmış durmuş.

sabah uyanınca kaldığım yerden devam ettim. her şarkıyı ilgili öyküyü okurken loop'a aldım ama, kurallarım vardır. yazar bu şarkı bu öykünün diyorsa ben de o öykü boyunca onu dinlerim, gevşekliğin alemi yok. hepsini bitirdim. yine bir yorgunluk çöktü. yarım saat kestirdim. uyanıp bunları yazdım işte.

yine aklıma gelip duracak karakterler, hikayeler yanıma kar kaldı. favorim kitaba da adını veren ilk öykü. hepsi güzel. çok güzel.
Profile Image for Deniz Balcı.
Author 2 books819 followers
May 10, 2019
“Su bize inat akmaya devam ediyordu.”

Mevsim Yenice’nin yeri bende ayrıdır. Romanlara kendini teslim etmiş şahsıma, hikâyelerin kapısını açan yazarlardan birisidir. Benim Türk öykücülerini okumam da güvenli dönüşlerimden biri oldu o zamandan beri. Elbette ilk öykü kitabı “Tekme Tokatlı Şehir Rehberi”ni okuduğum günden bu yana çok sular aktı. Ben çok fazla öykü okudum, bakış açısı kazandım. Hikâyeleri ciddiye almamı sağlayan yazarlardan biri olarak da, Yenice’nin yeni bir yayınını merakla bekliyordum. O yüzden okurluğuna güvendiğim insanların ‘hikâyeler zamana yayılarak okunmalı’ tavsiyesine uyamadan, bir solukta başladım ve bitirdim.

“Bilinmeyen Sular”ın içerisinde on tane öykü var. Bir şekilde bir tanesinin gelip sizi kalbinizin bir köşesinden sıkıştıracağına emin olduğum hayatlar anlatılıyor bu öykülerde. ‘Yamaç’, ‘Pes’, ‘Kırk Saniye’ ve ‘Puantiyeli Plastik Bir Şemsiye’ belki de sadece öykülerin bize yaşatabileceği bir şeyi yaşatıyorlar: Acılı acılı okşuyorlar. Böyle meltem gibi esiyor içimize duygular ama değdikleri yerde de ince bir sızı bırakıyorlar. Travmalarımızı yara izi misali taşıyoruz ruhumuzda. Bazen olduğumuz kişi sadece sakladığımız kişinin bir personası olabiliyor. İşte öyle durumlarda geçmişimizin karanlık kuyusuna baktığımızda tam da Mevsim Yenice’nin anlattığı türden bir kaynak bulacağızdır bence. Ben kendim için en azından öyle olacağını düşünüyorum. O yüzden en sevdiğim öyküler, işte bu en çok okşayanlar oldu.

Diğer yandan ‘Bataklık Balığı’ isimli öykü, Yenice’nin yazarlığında farklı bir yöne doğru eğrildiğini gösteriyor. İlk kitabındaki ve buradaki öykülerden de ayrıldığını düşündüğüm bu öykü daha komplike bir kurgu ve katmanlı bir hayat(lar) taşıyor içerisinde. Örtük bir şekilde çok fazla şey anlatmayı deniyor ve zorun altından kalkıyor. Bu öyküyü bitirdikten sonra ne güzel film olur diye düşündüm. Hikayeyi ağır aksak, görselliğin gücünü de arkasına alarak uzun uzun izlemek isterdim açıkçası.

‘Dostlar Böyle Yapar Çünkü’ ve ‘Bir Yere Kadar’ isimli öyküleri de insan daha çok okumak istiyor. ‘Ee hadi ama bu karakterlerdeki yılmışlığı biraz daha sal üzerimize, nakavt et bizi’ diyor insan. Bazen burukluk yetmiyor, okur illa acı çekmek istiyor:)

Demem o ki, yine dinginleştiren ve gömdüğüm yerden çıkardığım birkaç kırık anıyla beni baş başa bırakan hikâyeler kaleme almış Yenice. Bir süredir kitap okumaya küsmüştüm. Böyle anlarda döner sevdiğim yazarları parça parça okurum. Ama oldu ki o yazarlardan yeni bir şey gelir önüme, o zaman seve seve formuma dönerim. Öyle de oldu. Sağ olsun Mevsim Yenice.

Bir başka güzellikte kitabın kendine ait bir spotify listesi olması. Her hikayenin başında bizi bir Pink Floyd şarkısı karşılıyor. İşte bu şarkılar toplanmış, yazar tarafından spotifyda liste haline getirilmiş. Bu listeye de kitabın arkasında bulunan spotify kodunu okutarak ulaşabiliyorsunuz. Elbette spotifya Mevsim Yenice, Bilinmeyen Sular vs yazınca da çıkıyor. Googlea bile yazılsa çıkıyordur muhtemelen ama benim ilgimi çeken bu kod olayı oldu. Her kitabın, yazarı eliyle kurulmuş bir de müzik evreni olduğunu düşünsenize! Kitapların soundtrackleri. Sevdiğimiz, bayıldığımız bir kitabın listesine de hayran olmak. O müzikleri her dinlediğimiz de o kitabı anımsamak. Açıkçası ilerde daha çok karşılaşacağımızı düşündüğüm, güzel bir gelişme. Bilinmeyen Sular isminin gücüne yakışır bir listeye sahip. Zaten Pink Floyd'u çok sevdiğimden şarkıları bir de hikayeleri düşünürken dinledim. İlginizi çekiyorsa siz de göz atın derim:)

Bir sonraki kitabıyla en kısa zamanda tanışabilmek umuduyla.

Herkese iyi okumalar!
Profile Image for A. Raca.
768 reviews172 followers
May 9, 2019
İlk kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi'ni çok beğendiğim Mevsim'in ikinci kitabını da çıkar çıkmaz okudum tabi ki. Aslında itiraf ediyorum kitabın bir kısmını daha önce okumuştum ve kendimi çok şanslı hissediyordum. :)

Okuduğum kadarıyla çok beğenmiş ve heyecanla tamamını okumayı beklemiştim. Evet, geri kalan öyküler de beklediğim gibi beni çok etkiledi.

Öyküler insanı hemen kendine bağlayan ve derinden sarsan türden. Ve öyküler arasında bağlantı varmış, sanki bir bütünmüş gibi hissettim. Karakterlerimiz ise bilinmeyen sularda yüzen biraz debelenen ama yine de güçlü kişilikler. Karakterler dramatize edilmeden net şekilde ortaya konmuş, en güzel yanı da bu.

Bazı öyküler niye bu kadar kısa diye üzüldüm, keşke biraz daha anlatsaymış diye düşündüm hatta. Umarım ilerde novellalar da görürüz.

Kitap bu yılın favorisi olabilir. Şahsi favorim ise Yamaç isimli öykü. Yeri bende ayrı. :)
Gerçi Theo'ya da ne olduğunu merak etmiyor değilim...

Goodreads'teki ilk uzun yorumum da hayırlı olsun.
Can Yayınları seni seviyorum. ♥️

🐈

Alkor ve Mizar'a sevgilerle...

A. Raca, 2019
Profile Image for Hakan.
830 reviews634 followers
May 19, 2019
Mevsim Yenice’nin ikinci kitabı Bilinmeyen Sular’ı keyifle okudum. On öykünün yer aldığı bu küçük, adeta bir çırpıda okunan kitabın, hacminin çok ötesinde bir ağırlığı var. Öykülerin çoğuna hüzün duygusu baskın, karanlık bir atmosfer var. Ama bu içinize usulcana dokunarak, kıvamında verilmiş. Dili de çok sağlam, etki yaratan bir durulukta. Kendini okutan, hemen okuyanı içine alan, merakınızı tetikleyen bir üslubu var Yenice’nin. Bu üslupla, farklı konuları yer yer göndermeler de kullanarak derinlikle işleyebilmesi yabana atılır bir yetenek değil.

Bence bu öyküleriyle önemli bir mesafe kat etmiş genç yazarımız. Daha ikinci kitabında dikkate değer bir olgunluk göstermiş. Öte yanda, Yenice’nin ilk kitabını hatırladığımızda güçlü bir ironi, mizah yeteneğine sahip olduğunu da biliyoruz. Bu kitaptaki öykülerde bu yönünü kullanmamayı tercih eden (tabii bu kitabın bütünlüğü açısından anlaşılabilir bir seçim) değerli yazarımızdan ileride bu yönünü de ihmal etmemesini dileriz.
Profile Image for Mayk Can Şişman.
354 reviews225 followers
July 21, 2019
Çok severek okudum, özellikle 3 tane öykü var ki, spoiler olmasın diye yazmıyorum, bayıldım... Son dönemde okuduğum yeni nesil Türk öykü yazarları/kitapları arasında farkını rahatlıkla ortaya koyuyor. Puanım 4 gözükse de 4.5 aslında. Nazar boncuğu olsun, bir sonraki kitaba totem niyetine...
Profile Image for Özgür Atmaca.
Author 2 books105 followers
June 22, 2019
Kitabı bitirdiğimde Tekme Tokatlı Şehir Rehberiyle tanıdığım Mevsim Yenice’nin Bilinmeyen Sularla kendi değişim ve katmanlarını sorgularken bizi de yanına alıyormuş ve bu korkusuzluğa tanık olmamızı istiyormuş gibi bir hisse kapıldım.

Bunu söylememdeki amaç ise ilk kitabında hissettiğim ironik, mizahi ve ters köşe yapan ruh halinin farklı öyküler ve bambaşka karakterlerin gözlerinden ayakları yere basan ama daha da delirip, susmuşların dünyasına götürmesidir.


Bilinmeyen Sular’da 10 farklı öykü var. Öykülerin hepsi birbirinden bağımsız fakat hepsini okuyup bitirdikten sonra biraz daha yukarı çıkıp baktığınızda dünyaya sataşmayı bırakmış, sorgulamasını bitirmiş ve garip bir felsefesi olduğunu hissettim.

Sürekli karşılaştırma yapmak istemiyorum ama Tekme Tokatlı Şehir Rehberi kitabında bunun tam tersi bir yorum yaptığımı hatırladığım için bu devinmenin yazma sürecinde derinleşmesi ve pencerelerin farklılaşması anlamına da gelebilir.


Öykülerin biröoğunda basit kurgulama yapmak gibi teknik mesailere düşülmemiş gitmek, varolmak, anlamlandırmak gibi felsefesi ortak olan, galaksi ve çevresine bakış atmış birbirinden bağımsız öyküler okuduğumu düşünüyorum.


Kitapta, eşyaların, cansız nesnelerin anlatı ve tasvirlerini çok sevdim. Kalemler, masalar, duvarlar, perdeler, binalar, yataklar, resimler gibi günlük hayatımızda sadece eşya ve kullan bırak mantığıyla yer edinmiş bu materyallerin adeta kahramanların tutunduğu, bunların kişileştirildiği ve başka açılardan da bakmamızı sağladığını düşünüyorum.


Genel olarak tüm öykülerin derdini, kavgasını ve sorusunu sevdim. Ama Bataklık Balığı, Bilinmeyen Sular, Göründüğünden Daha Uzak ve C Blok başlıklı öyküler favorim olarak kalacaklar. Tamam daha daha favorimi yazmam gerekirse Bataklık Balığı demekten de korkmam sanırım.

Saygılar.
Profile Image for Tuğçe Kozak.
278 reviews284 followers
June 25, 2019
Kadehimi genç nesil öykü yazarlarına kaldırıyorum ☘️
Profile Image for Sixsixsix.
10 reviews6 followers
June 10, 2019
Son öyküyü bitirip kapattığımda ithafta bahsi geçen "Alkor ve Mizar" ile kafamda resmen bir bütünlük kazandı kitap. Pink Floyd çalan bir kayıkta tek başıma yol alıyorum, kayık battı batacak, su da pek berrak sayılmaz, nerdeyse bataklık. Suya batıp bir Bataklık Balığı'na mı dönüşeceğim yoksa Yamacın ucundan geri mi döneceğim, sabırla hikayenin sonunu bekledim. Hikayenin diyorum çünkü bana kalırsa kitap kendi içinde kesinlikle bir bütünlük oluşturuyor. Öykülerin sırası, olaylar, geçişler, mekanlar, karakterler, atmosferler, hepsi birbirini destekliyor gibi geldi bana. Hatta Dostlar Böyle Yapar Çünkü'deki park, Göründüğünden Daha Uzak'taki parkla aynı hissini yaşadım..., olabilir mi sahiden? Yol boyunca son öyküdeki Tanrı, tüm öykülere sızıp bizi de gözetledi mi?

"Tanrı'nın bizi izlemesi, bize güvenmemesi beni hep üzmüştür." sf87.

İlk kitabını da çok beğenerek okumuştum Yenice'nin, bu kitapla aralarında bağlantılar kurmak da ayrı keyifli hissettirdi. "Bir Yere Kadar" öyküsünde huzurevindeki verandada "O tablonun orijinali bende," diye bağıran emekli felsefe öğretmeni, ilk kitap Tekme Tokatlı Şehir Rehberi'nde, Lucian Freud'un tablosunun orijinalinin kendisinde olduğunu sanan ve öykünün en sonunda huzurevine yatan Ahmet Bey değil de kim :)

İncecik bir kitap olmasına rağmen 10 öyküye birçok mesele, hayat, karakter sığmış. Bu anlamda da son derece başarılı buldum. Öykü gibi kısa bir türde bu yoğunluğa erişmek oldukça zor olmasına rağmen, yazar epey iyi kalkmış altından.

Artık aradan ne kadar zaman geçerse geçsin bir tarafı kuma gömülmüş bir tahterevalli gördüğümde aklıma Dostlar Böyle Yapar Çünkü gelecek, ya da ne vakit bir alışveriş merkezinde kameralarla dolu bir gözetleme merkezi görsem Tanrı'nın bizi izlemesini anımsayacağım Yenice öyküsü üzerinden. buna eminim.

Bir süre sonra da tekrar dönüp okuyacağım Bilinmeyen Sular'ı.

Kesinlikle tavsiye ederim.
Profile Image for Gülüzar - Ertl.
104 reviews30 followers
May 26, 2019
Tekme Tokatlı Şehir Rehberi 'nden sonra on yeni öyküden oluşan Bilinmeyen Sular kitabıyla Mevsim Yenice bambaşka bir anlatımla karşımıza çıkıyor. İlk kitabında travma sonrası halleri anlatırken ironiyi ustalıkla kullanan yazar, yeni kitabında ironinin dozunu oldukça azaltmış olarak karşımıza çıkıyor.

İki ayrı kitap iki ayrı anlatım ustalığı… Kendini tekrar etmeyen, çok özenli yazılmış öyküler; ne kadar tek tek okumak isteseniz de sizi alıp sürüklüyor, bir çırpıda okuyorsunuz. Bir solukta okumuş olmama rağmen elime alıp karıştırmadan edemiyorum.

Öykülerdeki temalar ve karakterler ajitasyona çok müsaitken, hikayeyi melodramdan uzak tutmuş olması bence övgüye değer bir başarı.

Her bir öyküsüne ayrı ayrı vurulmuş olsam da en çok Pes, Göründüğünden Daha Uzak ve Puantiyeli Plastik Bir Şemsiye hikayelerini sevdim ve öyküler arasında bu ilk üçü yaparken çok zorlandım.

Mevsim Yenice ile henüz tanışmayanlar daha fazla gecikmeden Bilinmeyen Sular’da kaybolmaya hazır olsunlar. Kim bilir, yolları belki Tekme Tokatlı Şehir Rehberine çıkar.
Profile Image for Çağdaş T.
175 reviews285 followers
May 12, 2019
M.Yenice'nin kitabını çıkar çıkmaz edinip bir solukta bitirdim.
Aslında öykünün bir solukta okunmasına pek katılmayan bir okur olarak, kitabın akıcılığına ve Yenice'nin neler yazdığına olan merakıma yenik düştüm.
10 öyküden oluşan kitapta, aşağıda sıralamasıyla en çok sevdiğim 4 öyküyü belirttim.
Sırf bu 4 öykü için dahi kitap okunmaya değer, elbet bundan daha fazlasını sunuyor.
Bunun dışında özellikle 'Bataklık Balığı' öyküsü beni heyecanlandırdı. Kurgusu ve anlatım tekniği olarak diğer öykülerinden ayrı tutuyorum.
Yazarın yeni kitaplarını dörtgözle bekliyorum...

1- Bataklık Balığı
2- Bilinmeyen Sular
3- C Blok Daire 10
4- Göründüğünden Daha Uzak
Profile Image for Sevgi K..
82 reviews38 followers
September 1, 2020
Alkor ve Mizar'a...
96 sayfaya bu kadar çok hayat nasıl sığmış? Öykülerin gücü de buradan geliyor sanırım. Okurken yazarın bölüm başlarında atıfta bulunduğu pink floyd şarkıları da bu duygu yoğunluğunu pekiştirmeme sebep oldu. Mevsim Yenice'nin Tekme Tokat Şehir Rehberi'ni okurken de çok zevk almıştım. Bu kitabında da zekasıyla öyküleri çok iyi biçimlendirmiş. Ama asıl iş, yazarın tam bir insan sarrafı oluşunda, beni en çok etkileyen bu yönü oldu. 10 öykünün 9unda kendimden bir şey buldum. Ama o kalan 1 öykü(Bataklık Balığı) en çok çarpıldığım oldu, bunu da yazarın karakterleri çok iyi şekilde yansıtmasına bağlıyorum. Öyle ya "Gözlem ile İlham arasında bir fark var" , olmalı da!
Çok sevdim çok!
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews570 followers
May 22, 2019

‘Bir insanın birini tekrar görmek isteyip istemediği kırk saniye içinde belli oluyormuş’.
O kırk saniyeyi düşünün. Kalp atışlarınızı, kararsızlığınızı, şüphelerinizi, en iyi ihtimalleri ve en kötüleri…Hepsini geçirin süzgeçten. Geriye kalan tortuları avuçlarınıza koyun.
Ve yeniden bakın, bütün o kırk saniyede olanları unutturacak o kişiye bakın. Bir kitabın ilk sayfasını çevirdiniz, içtiğiniz kahveden iki yudum aldınız, sevdiğiniz şarkının nakaratına geldiniz ve siz hayatınızdan kırk saniyesiyle yeni bir hayat yarattınız.
.
On öykü anlatılıyor. Her bir öykünün birden fazla kolları var elbet birinize ulaşacağı ..Beni sarıp sarmalayan ise ‘C blok daire 10’ oldu.. Hatta o öyküdeki tek bir eylem..
Küçük bir kızın evindeki adımları.. Artık o evde oturmayacak hatta yeni kiracısı da var o evin.. Ancak o kız çocuğu birkaç gün öncesine kadar oyunlar oynadığı, uğurlu nesnesini sakladığı odasına giriyor.
O nesneyi alıp çıkacak. Bu kadar.. Eve aşina adımlardı beni etkileyen. Hepimizin adımlarımızı korkak atmadığı o evler var biliyorum. İçinde hayaller kurduğumuz, içinde dolup taştığımız, durulup durduğumuz o evler.
Ve bu öyküler de öyle. Kısacık bir ana sığdırdığınız onca susuş var. Bir evladın babasıyla yapamadığı sohbetler, korumaya çalıştıklarımızın dahi sonlarının bizim ellerimizden olabileceği gerçeği..
.
Öykülerdeki sessizliğe ses de ekleniyor.. Pink Floyd çalıyor arkada, siz cümlelerin arasına sızarken. Bir bakıyorsunuz üstünüz başınız müzik, kelimeler ve başka hayatlara bulanmış.
Arınmak istediğinizde yine sudan medet umuyorsunuz.. Sınırı olmayan, bilinmez sulardan..
.
Mevsim Yenice’yi yeniden görmeyi istemek için kırk saniyeye ihtiyacınız kalmıyor. İlk cümle sonrası emin oluyorsunuz, ne yazarsa okuyacağınızdan..
.
Kapak tasarımı ise Utku Lomlu çalışması.
Profile Image for Radioread.
126 reviews123 followers
June 3, 2019
Ayrıntıların frekansında başka bir hayat akıp 'gidiyor.'
Yaratıcı ve güçlü okurlar hayal eden, ustalıkla yerleştirilmiş boşluklar; iletişimsizliğin hakim olduğu genel atmosfer içinde iletişimin özü olan diyaloğun sürekli aranması, bu zıtlığın kattığı güzellik (Division Bell'den Keep Talking geliyor aklıma); öykülerin hemen hepsinde işitsel olana, seslere ve etkilerine yer açan dokunuşlar; insanca duyguların, insandaki gizemin yoğunluğunu tüm gerçekliğiyle hissettirebilen dozunda bir sis... Yazın dünyamızda beklentileri yükselten, yeni, ferah bir nefes daha. Yolu açık olsun Bilinmeyen Sular'ın.
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews197 followers
August 2, 2019
Bir yazarın yazım stilini, dilini ve öykücülüğünü kabuk ettirmesi diye bir yol var bence. Mevsim Yenice bu yoku çok emin adımlarla yürüyor.

Bir zoru daha başararak kısacık öykülerinin içinde derdini anlatmayı çok güzel başarıyor.

Beni en derinden etkileyen öyküsü ‘Pes’ oldu. Cidden öyküdeki hayatlardan etrafımız sarılır ne yazıkki.

Yeni neslin öykücülerini sabırla beklemek gerektiğini ve kalemlerine güvenmemiz gerektiğinin en güzel örnekler olduğu için ayrıca teşekkür ediyorum yazara.

Geç kalmadan tanışmanızı öneririm!

Keyifli okumalar!
Profile Image for tunalizade.
125 reviews46 followers
January 11, 2020
Deprem olurken bu kitabın son sayfalarını okuyor olmam enteresan bir anı olarak kalacak, insan bir an ne yapacağını bilemiyor.

Bilinmeyen Sular okuyucu için hoş bir deneyim olacak muhakkak, duru bir anlatımı mevcut. Şok etmiyor, hayret uyandırmıyor, saklamıyor. Yapılmak istenen de bundan farklı değil kanaatimce. Kitabı güzel yapan ise bu sadeliğin içinde kendimizden bir şeyler bulabilmekte.

iyi okumalar.
Profile Image for Sinem A..
486 reviews291 followers
May 27, 2019
Tekme Tokatlı Şehir Rehberi nden tanıdığımız yazar bu ikinci kitabı ile tanıdığımdan daha farklı daha değişik daha güzel bir okuma keyfi sundu.

İlk kitabı ile ilgi çeken, dikkate değer yazarın ikinci kitabını biraz daha farklı biraz daha derin buldum. Bir yazarın gelişimini, değişimini dönüşümünü canlı canlı izleme fırsatı bulmak da ayrı bir heyecan verici.

Bu topraklardan okuduğum nadir çağdaş yazar arasında olmakla birlikte bana modern yazın konusunda epey bilgi verdiğini, "çağdaş edebiyat nasıl bişii" konusunda çokça aydınlattığını söyleyebilirim. Birkaç öyküde Raymond Carver tadı aldığımı söylemeden de geçemiycem.

Kitabın diğer bir eğlenceli tarafı; her bir öykü için seçilen bir pink floyd şarkısının spotify üzerinden özel bir liste ile bize eşlik etmesi.

Öykülerine bizi de alan, öykülerle bağ kurmamızı sağlayan incelikli bir dili var yazarın.
Bu kitapta yer alan öyküler kitap bittiği halde beni uzun süre terk etmedi. Hatta yer yer hala benimle birlikte olmaya devam ediyorlar. Bilinmeyen Sularda babamla olan diyolaglarımı yeniden kurgulamaya ve Göründüğünden Daha Uzak öyküsünde görünmeden görmeye ve yeni mitolojik kahramanlar bulmaya hala devam ediyorum. Emeğine sağlık Mevsim Yenice.
Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books629 followers
August 3, 2019
Sevgili Mevsim Yenice'yi görenler, tanıyanlar bilir; sempatik, sıcak kanlı bir insandır. Fakat eğer uslu biri olmayıp onu göremediyseniz, ilk defa okuduklarınız ile onun resmini çizmeye çalışırsanız karşınızda büyük, korkutucu, gülümsetirken ürküten, o derece iyi kurgulayan, Kadın Edebiyatı'ının geleceği için çok önemli bir yazarla karşılaşırsınız. Korku, fantastik, bilimkurgu gibi türlerde okurun gözünde neredeyse her şeyi canladırmak gerekir, kurgunun, dilin ona göre oluşturulması, anlatımın okuru öykünün içine sokması elzemdir. İşte bu söylediklerimin hepsine sevgili Mevsim'in harika dili, kelimelerle olan yakınlığı, uyumu eklenince ortaya birbirinden güzel hikayeler çıkmış. Alıp bir solukta okunabilecek, gözden kaçırılmaması ve kütüphanelerde bulunduruması gereken bir kitap :)
Profile Image for mondisla.
40 reviews28 followers
February 24, 2020
Çevremden edindiğim genel izlenim öykü okumanın pek sevilmediği yönünde. Ben severim öyküleri. Bi kere öykü yazarı derdini 10, 15 sayfada anlatmaya çalışır, bu yüzden de zordur bence ve kıymetlidir de.
Mevsim Yenice’yi ilk defa okudum. Bundan sonra da takipçisi olurum. Hem hikaye akışı hem de anlatım dili güçlü. Genellikle insan ruhunu anlatan aile temalı öyküler var kitapta. Hepsi güzeldi ama özellikle 4. 6. ve 7. öyküleri çok sevdim. Son öykü de enteresandı. Keyifli günler&okumalar.
Profile Image for Argos.
1,262 reviews495 followers
June 21, 2019
En az kitap kadar güzel yorumlar üzerine (Aslı Can’ın yorumu çok etkileyici) benim söyleyeceğim tek söz ; “lütfen devamı gelsin, hatta uzun öykü-kısa roman gelsin, Mevsim Yenice’nin kalem ucu hep açık olsun”.
not: ilk kitaptaki öyküler de en az bu kitaptaki öyküler kadar iyiydi benim açımdan.
Profile Image for Burak.
218 reviews168 followers
September 21, 2020
Bizim jenerasyonda en çok sevdiğim, "Türkçe öyküye nereden başlamalıyım" diye soranlara düşünmeden söylediğim birkaç isimden biridir Mevsim Yenice. İlk kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi (TTŞR) oldukça başarılı bir derlemeydi. Ancak ikinci kitaplar her zaman daha zordur. Çünkü yazarın beğenilen formülden vazgeçmeyip kendini tekrar etme ya da yeni bir şeyler yapayım derken başarılı olduğu tarafları iyice boşlayıp ortaya vasat bir şey çıkarma ihtimali epey fazladır. Yenice'nin izlediği yol ise bu iki sapağa da girmiyor ve ilk kitaptaki başarısının bir tesadüf olmadığını bize gösteriyor.

İlk kitaptaki gibi Bilinmeyen Sular'da da bütün öyküler birinci tekil şahıs ağzından yazılmış. Yanlış ellerde okuru anlatıcıdan ve öyküden çok çabuk soğutabilecek bu tercih Yenice'nin kaleminde daha ilk paragraftan bizi öyküye bağlayan bir silaha dönüşüyor. Gerçi bunda şaşılacak bir şey yok, TTŞR'nden alışkınız buna. Bu kitaptaki asıl farklılık ise bizzat anlatıcılarda, yani başkarakterlerimizde. Bataklık Balığı'nı bir kenara alırsak, diğer öykülerde daha pasif, çevresiyle olan iletişimi yerine kendi iç konuşmalarına şahit olduğumuz anlatıcılar var. Bu durağanlık kötü bir şey değil kesinlikle, aksine Yenice'nin ilk derlemesinde oldukça dikkat çeken diyaloglarını bu iç konuşmalarla değiştirip aynı akıcılığı ve özgünlüğü sağlayabildiğini görmek mutlu etti beni.

Öykü öykü incelemeyeceğim kitabı, ancak diğer yorumlara baktığımızda neredeyse herkesin farklı bir öyküyü favorisi olarak ilan ettiği görmek kitabın başarısının bir başka göstergesidir bence. Ben de en çok "C Blok Daire 10" isimli öyküyü beğendim, üç buçuk yılı aşkındır yaşadığım Ankara'ya her geçen gün daha da yabancılaştığım için başkarakterle rahatça empati kurabildim. Bir de ilk kitaptan tanıdığımız emekli felsefe öğretmeni Ahmet Bey'in sesini de duyuyoruz bir yerlerde, eminim fark edenler olmuştur.

Mevsim Yenice'nin yazarlık yolundaki ilerleyişine şahit olabildiğimiz için şanslıyız bence. Bundan yıllar sonra 2010'lar Türkçe öykünün altın yılları olarak anılacak ve Mevsim Yenice de bu altın yılların en önemli isimlerinden biri olacak. Fakat üçüncü kitabında ne yapacağını da merak etmiyor değilim. Bu duru anlatımdan ve "yabancılaşmış" karakterlerden memnun olsam da Yenice'nin biraz daha karmaşık kurgular oluşturup daha uzun ve katmanlı hikayeler anlatmasını isterim gerçekten. TTŞR'deki "Tilkiler Aç mı Kalsın" ve bu kitaptaki "Bataklık Balığı" bu yönde atılmış birer adım olarak sayılabilir, umarım bir sonraki derlemede bu tür öykülere daha fazla yer verilir. Gerçi kim bilir, belki de Yenice bir romanla ya da uzun öyküyle çıkar karşımıza.

Bilinmeyen Sular çağdaş Türkçe edebiyatın en iyi öykü derlemelerinden biri, ve eğer hala okumadıysanız çok şey kaybediyorsunuz.
Profile Image for Neşet.
300 reviews30 followers
May 17, 2019
Mevsim Yenice, Tekme Tokatlı Şehir Rehberi'ndeki dağınık, tekinsiz ama neşeyi, mizahı unutmayan dünyasını ardında bırakıp bu sefer dağınık olmayan daha tekinsiz bir dünyanın karakterlerini konuşturmuş.

Başkalarının duymak istediği yalanları, oyunları sürdüren, yarım kalmış resimleri tamamlamaya çalışan öykü karakterleri de var; ''Misafirlik bir yere kadar'' diyen kuşların kaderini kendi belirleyen, kocasının verdiği kutlama yemeği için ortamın tadını kaçıran joykiller karakterler de var.

Özellikle Bilinmeyen Sular, Yamaç, Bataklık Balığı ve gizemi, dramı, yaşlılığı, unutkanlığı sadece 4 sayfada işlediği Bir Yere Kadar öyküsü de çok iyiydi, bu öykünün gösterdiği gibi her zaman''Az, fazladır'' değilmiş demek ki.
Profile Image for Kutşın Sancaklı.
76 reviews20 followers
August 12, 2020
'Karşımda duran büyük tuvalin sağ alt köşesinde, onlarca rengarenk figürün arasında kibrit kutusu büyüklüğünde boş bırakılmış beyaz bir alan keşfetmiş ona bakıyordum. Kendime o karmaşada bir yer bulmuştum. Tek bildiğim tuvalin bana ayrılmış ufacık köşesine bir figür gibi kıvrılıp uyumak arzusuydu.'

Sözcüklerin ne kadar yük kaldırabileceğine, bir imgenin ne kadar engin ve derin bir his uyandırabileceğine dair tattırdığı hayret için iyi ki takip ediyorum dedim bir kez daha Mevsim Yenice'yi.. İhtiyacımız olan çocuk gibi tazecik ve basit bir hayretle bakabilmeyi kaybetmemek değil mi.. Ya da okuduğumuz bir kitapta karşımıza çıkan kibrit kutusu kadar beyaz bir alan ^.^
4 reviews3 followers
June 9, 2019
İlk kitaptan sonra merakla beklemiştim Mevsim Yenice'nin yeni kitabında ne yazacağını. Beklentimi hem karşıladı hem de yine şaşırttı. İlk kitaptan sonra ironik bir şeyler beklerken resmen ters köşe oldum. İki kitabın bu kadar farklı olması ve her ikisini de gayet iyi yapıyor oluşu beni çok etkiledi. Ve kısaca şunu söyleyebilirim ki her iki kitabın da kendine has bir özgünlüğü var.

Şimdi üçüncü kitap için daha da heyecanlıyım, ne yapacak acaba...

Umarım çok kişiye ulaşır metinleri Yenice'nin.
Profile Image for Okurgezers.
10 reviews2 followers
June 18, 2019
Kısacık bir kitap Bilinmeyen Sular. İçeriğinin aksine... 10 öyküden fazlası var kitapta kesinlikle. Tekme Tokatlı Şehir Rehberi'nden hem farklı buldum hem de benzerlikler vardı sanki. Sanki yazarın bakışı aynı ama baktığı yeri değiştirmiş. Öykülerdeki o değişik havayı alıyorsunuz ama bir şeyler dönüşmüş. Ben çok beğendim. Bir süre sonra özellikle birkaç öyküsü için tekrar okuyacağım. Onlar hangi öyküler derseniz, Göründüğünden Daha Uzak, Yamaç, Bataklık Balığı, Bilinmeyen Sular... Tavsiye ediyorum.
Profile Image for Masalcı.
84 reviews11 followers
March 21, 2020
İlk kez bir Mevsim Yenice kitabı okuyorum, umarım uzun yıllar kendini yazmaya koşar. Seyrettiğimiz bir film ya da gördüğümüz bir rüyada hissettiğimiz o duygunun sızısını taşıyan öyküler.

Çok eskiden bir arkadaşımla, her okuduğumuz kitap için bir müzik seçerdik. “Kitabı anlatan müzik”; şarkı, lied, sonat.. Bilinmeyen Sular’ın da böyle bir Spotify listesi mevcut (birilerinin hayalimizi yaşatıyor olması ne güzel). Her ne kadar Pink Floyd’u seviyor olsam da benim için kitabın müziği “Rachmaninoff; morceaux de fantaisie op. 3 no. 1 in e-flat minor elégie” oldu. Öykülerin aynı ritimde olduğuna yemin edebilirim ama ispatlayamam.
Profile Image for Leylak Dalı.
633 reviews154 followers
May 27, 2019
Uzayda kapladığı yer ile içeriği ters orantılı bir kitap "Bilinmeyen Sular", kısacık ama dolu dolu öyküler. Mevsim Yenice'nin duvarının ikinci tuğlası bu, umarım daha çok katlar çıkar. Pink Floyd seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz.
Profile Image for Zeynep.
54 reviews
June 17, 2019
Her biri farklı bir Pink Floyd şarkısına göndermeyle başlayan, daha da önemlisi Spotify’da kendi Pink Floyd playlisti olan 10 kısa öykü...Bir oturuşta okuduğum, ilerleyen günlerde her bir öyküyü başka bir güne bırakarak tekrar okuyacağım zamana kadar kütüphanedeki yerini alan dolu dolu öykü kitabı.
Profile Image for Onur Y.
185 reviews10 followers
May 8, 2020
Kalemiyle ilk defa tanıştığım Çağdaş öykücülerimizden Mevsim Yenice, bu öykü kitabıyla Raymond Carver’a göz kırpmış bence. Görünenin arkasında görünmeyenin saklandığı, ufak şeyler gibi gözüken kişisel olayların aslında o kişi üzerinde ne kadar devasa bir etkisi olduğunu anladığımız gerçekten hayata bir çerçevenin dışından bakan insanların hayatları. Aidiyet, sevgi, yalnızlık ve mesafe üzerine öyküler. Kitaba ismini veren öykü, son zamanlarda okuduğum en iyi öykülerden biri.
Bu kitabı keşfedin.
22 reviews
September 1, 2020
Su gibi...
Niye 4 yıldız 5 değil ? Michelin yıldızlı bir restoranda yemek yerken hiç su değerlendirilmez. Hep diğer şeyler değerlendirilir, suyu kimse atlamaz ama ana konu o temel besin değilmiş gibi davranılır.
Konu kitabın bir eksikliği olduğundan değil, su gibi bir şeyi değerlendirmek için o anda orada olmayışınızdandır.
Yani niye mükemmel değil bilmiyorum, belki potansiyelini hissedip görememişimdir, ya da bu kadar temel bir şeyin bu kadar sade olması rahatsız etmiştir, bilmiyorum.
Kısacası, su gibi...
Displaying 1 - 30 of 130 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.