Melih Cevdet Anday, geçen yıl (1964) ilk olarak toplanan Balkan Yazarları Konferansına katılmak üzere Sofya’ya gitmişti. Ondan sonra Macar Kültür Münasebetleri Enstitüsünün çağrılısı olarak Macaristan’a gitti. Son olarak da Sovyet Yazarlar Birliği kendisini Sovyetler Birliği’ne çağırdı; yazar, bu yolculuğunda, Sovyet Rusya’dan başka Azerbaycan’ı ve Özbekistan’ı da gördü. İşte bu kitap, adlarını saydığımız ülkeler üstüne yazılan yolculuk izlenimlerinden kurulmuştur. Komşularımız olan sosyalist ülke halklarının yaşayışlarını merak eden okurlar, bu kitapta ilginç bilgiler bulacaklardır.
Melih Cevdet Anday was born in Istanbul in 1915. In 1936, he started attending the Faculty of Letters and History-Geography. In 1938, he went to Belgium to study sociology, however, upon breakout of World War II in 1940, he had to return to his homeland. Between 1942 and 1951, he worked as a publication consultant for the Department of Publications of the Turkish Ministry of National Education, and subsequently he was employed as librarian for the Ankara Library. In 1951, he returned to Istanbul and did reporting for the Aksam newspaper. During this period, he wrote short features and essays for Tercüman, Büyük Gazete, Tanin and Cumhuriyet newspapers. He was also in charge of the art and literature sections of the same papers. From 1954 onwards, he taught phonetics and diction courses in the Department of Drama of the Istanbul Municipal Conservatory. Between 1964 and 1969, Anday served as a member of the Turkish Radio Television’s Board of Directors. When he retired from his position in the Conservatory in 1977, Anday was assigned to the UNESCO Headquarters in Paris as Cultural Attaché. Later on, due to a change in government he was called back to Turkey. He wrote essays for the Cumhuriyet newspaper regularly from 1960 to 1990, and occasionally from 1990 to 2000.
Evet, kitabın adı gayet kötü. 1963-65 yılları arasında Melih Cevdet Anday'ın 5 sosyalist ülke gezisine dair bir kitap. Sosyalist Ülkelerden Hatıralarım gibi bir isim konabilirmiş. Kitabın giriş yazısında Melih Cevdet Anday bu kitabın bir gezi kitabı olmadığını, bilgi kitabı da olmadığını, gezi esnasında not almayıp geziler sonrası aklında kalanları aktardığı yazılardan oluştuğunu belirtiyor. Tabi ki o ülkelere dair, oradayken edindiği bilgileri de aktarıyor, aktarırken biraz sosyalizm övgüsünü de es geçmiyor. Bu ülkelerdeki kimi güzellik ve başarıları sosyalizme bağladığı satırlarda (sosyalist olmadığım için belki), ne kadar nesnel yaklaştığı sorgulanabilir. Örnek: Macaristan'ın bir yöresi için "her evde TV, radyo, çamaşır makinesi, fırın var" diyor. Fakat o esnada Avrupa'daki sosyalist olmayan ülkelerde de var bunlar (gibi örnekler).. Bu ülkelere durup dururken seyahate çıkmamış elbette; kimisinde o ülkenin yazarlar birliği, kimisinde edebiyat enstitüsü tarafından davetli olarak gidiyor. Kendisine orada eşlik eden, gezdiren, pek çok ozan ve yazarla tanıştıran bir ekip de var. İşin o kısmı, kitabı okurken ilgi çekici olabiliyor. Hele ki Melih Cevdet Anday'ın her zaman çok sevdiğim o mizahi zekasını da katarak anlatmasıyla, gayet eğlenceli bir hale de gelebiliyor.
Sovyetlerdeki hayatı anlıyim diye sahafta yıkık parça pinçik şekilde bulup okumuştum, bir süre de özenle saklamıştım, sonra dayanamayıp mal gibi birine verip unuttuğum kitaplardan. Neden birisine verdim çünkü sosyalizm :/ Melih Cevdet edebiyatçıların toplantısına gidiyordu sosyalist hümanizma tartışılıyordu. tito sovyet gerilimini görüp vay babam demiştim