What do you think?


Modern Wars in Perspective
Osmanlı Harpleri 1700-1870
Osmanlı tarihçisi Prof. Virginia Aksan'ın "Kuşatılmış Bir İmparatorluk. Osmanlı Harpleri (1700-1870)" başlıklı çalışması Osmanlı askeri sisteminin yaklaşık iki yüzyıllık bir zaman aralığında geçirdiği dönüşümü yansıtan bir harp tarihi çalışması olmanın ötesinde, Osmanlı tarihine, modernleşmesine ve tarih yazımına ilişkin çok daha genel bir çerçeveyi de tartışmaya açıyor.
Osmanlı İmparatorluğu’nu Katolik Habsburgların Avusturya'sı ve Ortodoks Romanovların Rusya'sı ile karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alan Aksan, imparatorluğun içindeki askeri, entelektüel ve dinsel seçkin gruplarıyla merkezin çatışmalı ilişkilerini de yine askeri dönüşüm ve reform girişimleri bağlamında ele alıyor.
İncelenen dönem, Osmanlılar açısından ıslahatın bir ölüm-kalım meselesi haline gelmesi ve devletin özellikle içeride yürütmek zorunda kaldığı çok yönlü pazarlıklar bakımından da ayrı bir önem taşıyor.
Prut Seferi'nden Kırım Harbi'ne, Mısır Hıdivi Mehmet Ali ile girilen harpten Yunan Bağımsızlık Savaşı'na kadar birçok önemli savaşa ilişkin analizlerin yanısıra, özellikle 3- Selim ve 2- Mahmud dönemlerinde girişilen reform çabaları geniş bir tarihsel, ekonomik, diplomatik ve toplumsal bağlam içine yerleştiriliyor.
Osmanlı İmparatorluğu’nu Katolik Habsburgların Avusturya'sı ve Ortodoks Romanovların Rusya'sı ile karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alan Aksan, imparatorluğun içindeki askeri, entelektüel ve dinsel seçkin gruplarıyla merkezin çatışmalı ilişkilerini de yine askeri dönüşüm ve reform girişimleri bağlamında ele alıyor.
İncelenen dönem, Osmanlılar açısından ıslahatın bir ölüm-kalım meselesi haline gelmesi ve devletin özellikle içeride yürütmek zorunda kaldığı çok yönlü pazarlıklar bakımından da ayrı bir önem taşıyor.
Prut Seferi'nden Kırım Harbi'ne, Mısır Hıdivi Mehmet Ali ile girilen harpten Yunan Bağımsızlık Savaşı'na kadar birçok önemli savaşa ilişkin analizlerin yanısıra, özellikle 3- Selim ve 2- Mahmud dönemlerinde girişilen reform çabaları geniş bir tarihsel, ekonomik, diplomatik ve toplumsal bağlam içine yerleştiriliyor.
250 pages, Paperback
First published June 18, 2007
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
September 13, 2026
Virginia H. Aksan’ın bu eseri, 1700-1923 yılları arasındaki Osmanlı tarihini, klasik "çöküş" paradigmalarından sıyırarak küresel güç mücadeleleri ve askeri dönüşümler ekseninde yeniden okuyan yetkin bir akademik çalışmadır. Yazar, imparatorluğun sürekli savaş durumu ve kuşatılmışlık psikolojisi altında nasıl merkezileşmeye çalıştığını, ordunun ve bürokrasinin modernleşme sancılarını merkeze alarak tahlil eder. Kitap, savaşın sadece askeri cephelerde değil, devletin mali yapısından sıradan köylünün gündelik hayatına kadar toplumsal dokuyu nasıl derinden dönüştürdüğünü somut belgelerle deşifre ediyor. Doğu Sorunu ve emperyalist paylaşım stratejileri karşısında Babıali'nin ürettiği hayatta kalma refleksleri, içerideki isyanlar ve milliyetçilik akımlarıyla harmanlanarak bütünlüklü bir siyasi tarih panosu oluşturuyor.
December 2, 2010
"The Ottoman Wars 1700-1870" is a good book buried under the dead weight of academic prose. In the hands of a dedicated reader, it enlightens. This is a fascinating source about a facet of non-Western history as it intersected with Europe. Author Virginia Aksan does a good job of referring to Ottoman/Turkish sources in explaining how this empire organized and supplied its military to meet its perceived strategic challenges, and how the need for reform often clashed with forces of conservatism and tradition.
I just wished the book's narrative was more linear and coherent, blessed with lively prose and clear maps. Aksan lays out the dots, but leaves the reader to connect them. If you lack interest in this topic, the book will be too much work and not enough fun. The serious student of eastern European or Ottoman history will just have to endure the weak narrative.
I just wished the book's narrative was more linear and coherent, blessed with lively prose and clear maps. Aksan lays out the dots, but leaves the reader to connect them. If you lack interest in this topic, the book will be too much work and not enough fun. The serious student of eastern European or Ottoman history will just have to endure the weak narrative.
February 18, 2024
“There was also continuity in the period in the growing peripheralisation of the Ottoman economy, represented in the commercial privileges system (capitulations) which extended to European powers and culminated in the 1838 commercial treaty with Great Britain, which forced free trade on Ottoman territories. The 1838-41 international crisis, when Mehmed Ali and his son Ibrahim threatened the very doorstep of Istanbul, represented the moment that indebtedness to Europe became a fait accompli. It is also known as the beginning of the era of the Tanzimat, which opened with the public promulgation of Ottoman intentions to reorganise society for the benefit of all subjects. The Crimean War worsened the debt problem, although foreign management of debt payments was only institutionalised in the 1881 Ottoman Public Debt Administration under French and British supervision. After the withdrawal of Mehmed Ali from Syria in 1841, the Ottomans and the Tanzimat bureaucrats clearly saw themselves in the role of ‘civilising’ monarchs in their peripheral and reoccupied territories such as Albania, Kurdistan, Iraq and Lebanon”
December 8, 2025
alfanın bastığı versiyonu okudum. alfa kitabın son kontrolünü yapmadan dağıtıma yollamış galiba baskı berbattı çeviri ise cümlelerin sadece yapmıştır etmiştir şeklinde çevrilmesi yüzünden bana nuh nebiden kalma ders notlarıyla ders anlatan hocalarımı hatırlattı. kitabın içeriği ise çeviriden midir nedendir bilmiyorum çok sıkıcı geldi. bu kitap iş kültürün bastığı osmanlı harplerinin elden geçmiş yeni bir versiyonuymuş işkültürün bastığı versiyonun bir kısmını okumuştum daha akıcı ve anlaşılır gelmişti o kitaba da geri döneceğim. epilog bölümü ise tam bir fecaat. keşke hiç yazılmasaymış 1914-23 arasının hiç bu kadar yavan ve üstün körü yazıldığını görmemiştim daha önce hiç gerek yokmuş bu kısma.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews





