Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kulağım Karadeniz'de: Kuvayı Milliye Donanmasının Romanı

Rate this book
Kuvayı Milliye Donanmasının Romanı

Çılgın Türk denizcileri sadece Kurtuluş Savaşı malzemesini değil, aynı zamanda bağımsızlık ve özgürlük ateşini taşıdılar. Onlar sayesinde Gazi Mustafa Kemal Gözüm Sakaryaʼda, Dumlupınarʼda, kulağım İneboluʼdaydıˮ diyebildi.
Kemal Anadol, 1919-1923 arasında Karadenizʼde yaşanan olayları akıcı bir roman kurgusuyla okuyucuya aktarıyor. Mustafa Kemalʼden Frunzeʼye, Leninʼden Stalinʼe, Cebesoyʼdan Mustafa Suphiʼye, Enver Paşaʼdan Çiçerinʼe sizi aynı toplantı odasında ya da mektuplarla belgelerde buluşturuyor. Bugüne kadar bilinmeyen pek çok tarihsel gerçeği okuyucuya heyecanla aktarıyor.

Sayfalar arasında, başarı, zafer ve mutluluk kadar, acı, hüzün ve yokluk duyguları da dolaşıyor.
Kitabı kapatırken Atatürkʼün ünlü sözünü hatırlıyorsunuz:
Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.ˮ


Amiral Cem Gürdeniz

360 pages, Paperback

Published May 1, 2019

11 people want to read

About the author

Kemal Anadol

12 books1 follower
Kemal Anadol, 25 Kasım 1941 tarihinde Safranbolu’da doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra 1962-1963 ders yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. O yıllarda yazın dalında Türkiye'nin tek kurumsallaşmış ödülü olan "Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Armağanı" birinciliğini, yazdığı bir makale ile kazandı. (1963) Askerlikten sonra Karadeniz Ereğlisi'nde avukatlığa başladı.

Arkadaşlarıyla birlikte 1965 yılında günlük "Ereğli Memleket" gazetesini çıkarmaya başladı. Anadol, gazetenin Yazı İşleri Müdürlüğü'nü yapıyor ve günlük köşe yazıları yazıyordu. 12 Mart 1971'de generaller, verdikleri muhtıra ile idareye el koydular ve parlamentoya sıkı yönetim ilan ettirdiler. Ulusal basın susturuldu. Türkiye'de devlet terörü estirildiği dönemde yerel basın içinde yükselen ses oldu "Ereğli Memleket" gazetesi. Kemal Anadol köşesinden cuntayı ve uygulamalarını eleştiriyordu. O sırada Ereğli'de yüksek vasıflı çelik üreten dev sanayi tesisi ERDEMİR Demir-Çelik Fabrikası'nın "Ayşe" adlı yüksek fırını, bakımsızlık ve üretim zorlaması sonucu delindi. 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Faik Türün 28 işçi ve sendikacıyla birlikte Kemal Anadol’u "Ayşe"ye sabotaj savıyla İstanbul'da Harbiye zindanlarına kapattı. Sabotaj savı kanıtlanamayınca bir süredir gözetim altına alınan kişiler serbest bırakıldı.

Müdahale dönemi bitip serbest seçimlere geçilince Kemal Anadol 1973'te Cumhuriyet Halk Partisi'nden Zonguldak Milletvekili oldu. Kömür ve demir-çelik tesislerinin bulunduğu Zonguldak ilinin milletvekili olarak parlamentoda işçi sınıfının sorunlarını dile getirdi. Ülkenin en büyük sendikalarından biri olan Genel-İş'in çıkardığı EMEK Dergisi'nin sürekli yazarı olarak bunlara değindi. 1974 yılında CHP'nin en üst organı olan Parti Meclisi’ne ve Merkez Yönetim Kurulu'na seçildi. 1977'de yapılan seçimlerde ikinci kez Zonguldak Milletvekili oldu.

12 Eylül 1980'de yapılan darbe, parlamentoyu kapattı. Kemal Anadol Türkiye Barış Derneği'nin Genel Başkan Vekiliydi. Başkanı Emekli Büyükelçi Mahmut Dikerdem'di. İstanbul Baro Başkanı Orhan Apaydın, Türk Tabipler Birliği Başkanı Dr. Erdal Atabek ile birlikte, gazeteciler, üniversite profesörleri, ülkenin ünlü şair ve ressamları, kısaca herkesin tanıdığı seçkin aydınlar, Barış Derneği'nin yöneticileriydiler. Cunta hepsini Maltepe Askeri Cezaevi'ne gönderdi. Kemal Anadol ve birkaç barışçı bir yıl hapis yattı ve askeri mahkeme tarafından aklandılar. Diğerleri ise iki yıl daha cezaevinde kaldılar ve sonuçta aklandılar. Kemal Anadol, 12 Eylül 1980 Ankarası'nı ve geçen olayları anlatan anı-belge türündeki "12 Eylül Günleri" eserini 1987'de yayımladı. Dünyadaki tüm barışseverlerin izlediği Barış Davası’nı, anı-belge türündeki "Kartal Maltepe'den Sağmalcılar'a İnsan Manzaraları" aldı eserinde anlattı (1989). Daha sonra 12 Eylül'ün gerçek olaylarını ve yaşamları cehenneme çevrilen insanların acılarını öyküleştiren "Milattan Sonra" eserini yayımladı (1990). 12 Eylül cuntası kapattığı parlamentonun üyelerini seçimlere sokmadı. Kasım 1983'te seçimler bu koşulla yapıldı. Yasaklar kalkınca 1987 seçimleri yapıldı.

Cezaevinden sonra İzmir'e yerleşen Kemal Anadol 1987 seçimlerinde İzmir Milletvekili oldu. Dönemin Başbakanı Turgut Özal ve iktidardaki Anavatan Partisi, İzmir'in Aliağa ilçesinde Japon şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma ithal kömürle çalışacak termik santral yapma izni verdi. Bir tarım ve turizm bölgesi olan yörenin halkı adeta isyan etti. Yerel yönetimler, köylüler, çiftçiler, balıkçılar, aydınlar, esnaf büyük tepki gösterdi. İzmir'den Aliağa'ya olan 50 kilometrelik mesafede insan zinciri oluştu. Kemal Anadol, parlamentoda bu tepkileri dile getirdi. Büyük bir mücadele başlattı. Daha sonra Cumhurbaşkanı seçilen Özal'la polemiklere girişti. Mücadeleyi parlamento dışına taşıdı. Gazetelerde makaleler yazdı ve termik santral kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin iptali için Yüksek İdare Mahkemesi Danıştay'a dava açtı. Danıştay, tarihinde en fazla yürütmeyi durdurma kararını bu davay

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
0 (0%)
4 stars
2 (40%)
3 stars
1 (20%)
2 stars
2 (40%)
1 star
0 (0%)
No one has reviewed this book yet.

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.