Zihninde törpülenen geçmişi silip atmak ve sevginin bağrına sokulmak isteyen Beren, aile bağları kopmuş, sevgiden uzak bir kadındır. En büyük düşmanı ise zihnidir. Onu hasta eden zihni...
Hastalıklı düşüncelerinden kurtulamayacağına içten içe inansa da, öyle bir umut doğar ki yaşantısına, acıyla ördüğü ipler yavaş yavaş eriyerek yok olmaya başlar. O umudun adı Arslan’dır. Psikoloğu olan adam; Arslan Ulusoy...
Sonrasında tüm doğrulara sırtını çevirerek bir plan kurar. İlmek ilmek işlediği kusursuz planını düşünmeden hayata geçirir.
Sonuç ise büyük, mükemmel bir hata!
Ve beraberinde getirdiği akıl almaz bir aşk...
Bir gece, bir plan, bir hata ve ödenecek bir bedel!
•4,5/5 “Evet, bu bir hata ama ikimizin en mükemmel hatası.” Mükemmel Hata uzun zamandır merak ettiğim kitaplardan biriydi. En sonunda alıp okudum ve iyi ki okumuşum dedim. Uzun zamandır keyif alarak kitap okuyamıyor, hatta RS’ye girdiğimi düşünüyordum. Ancak Mükemmel Hata ile o rehaveti üstümden attım. Mükemmel Hata’da psikolojik tedavi gören Beren ve Psikoloğu Arslan’ın arasındaki ilişkiyi okuyoruz. Ancak bu bildiğimiz ilişkilere pek benzemiyor. Beren gerçek aşka giden dikenli yolu ilmek ilmek işledi, Arslan’ı da bu aşka neredeyse mecbur etti. Ve sonunda da Mükemmel bir Hata ortaya çıktı. Beren karakterini kitabın son kısmına dek hiç sevmedim, hatta çok bencil buldum. Ancak son kısımda tüm psikolojik buhranlarının ve bencilliğinin asıl sebeplerini okuyunca ister istemez nefretim sevgiye dönüştü. Arslan’ın onun yanında olması, Beren ne hata yaparsa yapsın üçüncü bir gözden, objektif olarak değerlendirmeye çalışması da beni etkileyen hususlardan. Arslan’ın kararlılığı ve ne istediğinin farkında olması onu sevmeme sebep olan özelliklerinden. Ah ah! Arslan bebeğim 😍 Yazar, Beren’in psikolojik buhranını muhteşem aktarmıştı. Dengesiz kararları ve iç sesiyle nasıl farklı düşündüğüne şahit olabiliyorduk. Bunu okuyucuya geçirebilmesi benim için oldukça önemli bir faktör. Yazarın kalemini, karakterler gözümde canlandırabileceğim kadar iyi yazdığı için sevdim. Kitabın içine bir anda girebildim bu sayede. Ayrıca okurken sıkılmadım, aksine meraklandım. Kitapta daha detaylı işlenmesini istediğim kısımlar kısa tutulurken, kısa tutulmasını istediğim kısımlar ise uzatılmıştı. Keza Beren’in planlarını ve uygulamasının detaylarını okumak isterdim. Ayrıca Arslan ve Beren arasında daha tutkulu bir ilişki aradım. O tutkuya okurken hayran kalmak istedim. Belki bu açıdan duygulara biraz daha ağırlık verilseydi çok daha güzel ve erişilemez bir yeri olurdu gözümde 😍🔥 Kitabı ikinci kez okur muyum? Kesinlikle okurum. Özellikle akıcılığı ve konusunun güzelliğiyle “tam bir yaz kitabıyım!” diye bağırıyor 😂
Beren, yalnızlık duygusu ile psikolojisi bozulmuş, saplantılı ve takıntılı bir hale gelmiş bir karakter. Bunda çocukluğunda anne ve babasından sevgi görmemesinin de payı büyük. Bu durum Beren'in bencil ve istediğini elde etme konusunda aşırıya kaçan bir karaktere sahip olmasına neden olmuş. Bu ruh hali onu kötü şeyler yapmaya itmiş. Sevdiği, değer verdiği insanlara karşı çok kötü şeyler yapmış. Ama bunun pişmanlığını da en derinlerine kadar hissetmiş. Ve profesyonel bir yardım almaya karar vermiş. Bu noktada devreye işinde oldukça başarılı, güçlü, karizmatik ve yardımsever bir psikolog olan Arslan Ulusoy giriyor.
Beren, tedavi görmesine rağmen yalnızlık ve sevgisizlik duygusu ile başa çıkmak için bir plan yapıyor ve Arslan'ı da bu plana davet ediyor. Başta hata olarak görünse de sonucu mükemmel oluyor. Ve Beren hayatında ilk defa sevildiğini, değer gördüğünü hissediyor. Aşk ve sevgi ile yaralarını iyileştiriyor. Bunda Arslan'ın payı da oldukça büyük. Arslan başta sinirlense de sonradan kabul ediyor ve her türlü sorumluluğu alıyor. Arslan için adam gibi adam diyorum! Onun yerinde bir başkası olsaydı olaylar bu şekilde gelişmez, daha kötüye gidebilirdi. Arslan sorumsuz, serseri biri olsaydı neler olabileceğini düşünemiyorum.
Olayların hızlı gelişmesi, Arslan bazı şeyleri çok kolay kabullendi mesela ve Beren'in anne-baba görünümlü canavar ailesi ile Seda karakteri dışında beni rahatsız eden bir şey olmadı. Bu karakterlerin sahnelerini okurken çok sinirlendim. Kafalarını duvarlara vurmak istedim. Doğurmakla anne, masraflarını karşılamakla baba olunmuyor maalesef. Yazarın insanı yormayan, sade ve akıcı, kendini okutan bir kalemi var. Kurgu ise oldukça akıcıydı. Beren ve Arslan sahneleri çok güzeldi. Ben onlara doyamadım. Daha fazla sahneleri okumak isterdim. Mükemmel Hata benim için okuması keyifli bir serüven oldu. Yazarın diğer kurguları ve karakterleri için takipteyim. (=