Nâzım Hikmet genç yaşlarından itibaren iyi ve büyük işler yapabilmenin hayalini kurdu, planlarını yaptı. Hep bunu düşünerek yolculuklara çıktı, şiirler yazılar yazdı, zindanlarda yattı. Bu inceleme Nâzım’ın büyük yolculuğuna bir eşlik çabasıdır. *** Büyük dedeleri Müşir Mehmet Ali Paşa ve Mustafa Celâleddin, Alman ve Polonyalı isimleriyle dünyaya gelseler de kendilerine vatan seçtikleri Osmanlı için yaşamlarını feda etmişlerdir. Nâzım’ın şairliğinin, halkına adanmışlığının, mavi gözlerinin, resim sevgisinin geldiği yerdir. Nâzım Hikmet’in Yolculuğu köklerine yürür... 1902’de Selanik’te dünyaya gelir ve ailesiyle Diyarbakır, Konya, Halep dolaşır. Bahriyeli Nâzım İstanbul’da derin bir soluk alacaktır. Ve zihninde kurtuluş düşüncesi, şiirleriyle Anadolu’ya yürür, yanında Vâlâ Nureddin... Mustafa Kemal tarafından kabul edilirler. Nâzım Hikmet kararlılıkla yürür. Şiir, tiyatro, yazarlık, öğrencilik Moskova’da yeni bir dünya görüşü tanır. Tadına doymak istemez belki, hapsi göze alarak döner ülkesine. İlk kez tutuklanır Hopa’da. Sultanahmet ve Ankara Cezaevleri. Takunyalı fotoğraflar devri başlamıştır... Nâzım direnir, yürür. Putları yıkmaya soyunur. Özünü, biçimini, söyleyişini, şiirini arar durur. Büyük bir ailesi olur. Celile, Hikmet, Samiye, Yahya Kemal, Vâ-Nû, Nüzhet, Şevket Süreyya, Lena, Piraye, Memet, İpekçi, Serteller, Naci Sadullah, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Ahmet Emin Yalman, Münevver, Mehmet, Ekber, Vera, vd. Nâzım Hikmet’in Yolculuğu yoldaşlığa yürür. Bu bir “Nâzım Hikmet Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey” kitabı değildir. Aynı zamanda bilinmeyen önemli ayrıntılarla, ilk kez bu kitapta yayımlanan belge, fotoğraf, yayın ve resimler aracılığıyla karşılaşacaksınız.
Bir araştırma kitabı, belgesel de denilebilir. Ağırlıkla Nazım Hikmet’in iki hatta üç kuşağını yani köklerini anlatıyor. Bilinmedik bir çok belgeye ulaşan yazar bu bölümü nedense çok önemsemiş. Daha sonraki bölümlerde büyük şairin edebiyata girişi, gençlik yılları ve Anadolu’ya geçişi anlatılıyor. Nihayet hapislik ve evliliklerine ilişkin birçok resim ve belge ile dolu bölüm geliyor. Nazım ile ilgili çok kitap okudum, onlar arasında öne çıkabilecek bir kitap değil, ancak belgesel değeri olduğundan ve yazarın çok büyük emek sarfetmesinden dolayı kıymetli bir kitap. Zaman zaman tekrarlar ve ayrıntılarla okuma zevkini biraz kırıyorsa da Nazım Hikmet’e dair herşeyin başımın üstünde yeri vardır.
Haluk Oral Nazım Hikmet’in biyografisini başarılı bir biçimde kağıda dökmüş. Şu zamana kadar okuduğum en kapsamlı Nazım Hikmet kitabıydı. Dedelerinden başlayan yolculuk, oğluna kadar devam etti.
Döneminin diğer yazar, şair, ressam ve müzisyenleri ile birlikte, kısacası sanatçıları ile birlikte okuması çok güzeldi. O dönemler ne güzel zamanlarmış, ne kadar değerliymiş dedirtti.
Kitap, Nazım Hikmet hakkında bilmeniz gereken her şey kitabı olmadığını yazar zaten arka kapağında söylemiş, nitekim de öyle. Bu kitap başka bir Nazım Hikmet kitabı olmuş. Kitaba başlarken onun hakkında bilmediğim neler var diye merakla başladım ama daha çok iletişimde olduğu kişiler ile ilişkilerini anlatan bir kitap olmuş.
Kitapta kimler yok ki, büyük dedeleri, ilk eşi Nüzhet hanım, Lena, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yahya Kemal Beyatlı, Piraye, Münevver, Celile Hanım ve ismini daha yazamadığım bir sürü kişi, bir sürü anı.
Kitabın sonundaki Stanley Morisse hikayesi de kitabın büyük sürprizi oldu ve göz doldurttu.
Herkesin sevebileceği bir Nazım Hikmet kitabı olmayabilir ama herkesin okuması gereken bir Nazım Hikmet kitabı olmuş.
Nâzım hakkında geniş bilgiler veren, daha önce yayımlanmamış belgelerle(genelde mektup) içeriği son derece zengin hale getirilmiş, akıcı bir biyografik çalışma.
Kitabın belki de en sevdiğim tarafı ise özellikle Nâzım Hikmet'in hapishane yıllarında tanıştığı bazı önemli şahsiyetler hakkında da kısa kısa bölümlere sahip olmasıydı. Özellikle Orhan Kemal ve Kemal Tahir'e gayet detaylıca değinilmiş. En azından bu kişiler hakkında da fikir sahibi olabilirsiniz. Ben şahsen şiirden ziyade düz yazı okumayı tercih ettiğim için olacak, onları okumak da güzel geldi.
Kitapta Bursa cezaevinde Orhan Kemal'i şiirden düz yazıya geçmesi hususunda Nâzım Hikmet'in nasıl telkin ettiğini okurken, onun ne kadar doğru bir tahlil yaptığını düşündüm. Şiirleriyle edebiyatımıza sınıf atlatmış Nâzım, roman ve öykü türüne de başka kişilerle çok güçlü dokunuyor aslında.
Bu zamana kadar okuduğum en kapsamlı Nâzım Hikmet biyografisiydi. Ailesi, edebiyat ve sanat dünyasından olan diğer kişilerle bağlantıları çok güzel ve kafa karıştırmadan verilmiş. Kitapta yer alan fotoğraflar çok güzel. Sayın Haluk Oral’a kazandırmış olduğu bu eser için çok teşekkürler.
Biraz ansiklopedik tarzda bir kitap. Belgesel tadında ama dağınık bir anlatımı var. Kitabın en büyük süprizi; hiçbir yerde okumadığım, harika bir Atatürk hikayesi oldu.
Nazım in ataları çok ayrıntılı ve güzel anlatılmış. Bunun dışında Nazım in hayatına ilişkin diğer biyografilerde bulunmayan, yazarın kendi arşivinden bilgiler yer alıyor. Bu nedenle Haluk Oral in Orhan Veli kitabından geride kalan bir eser olmuş. Kitabın başımı düzenlemesi harika. Haluk Oral in anlatımı da bana çok akıcı ve olması gerektiği gibi geliyor.
nefis bir araştırma kitabı olmuş; fotoğraflar ve illüstrasyonlar da çok zenginleştirmiş; şimdiye kadar okuduğum Türkçe kitaplar içinde en iyi grafik dizayn uygulanmış...
Nazım’ı merak eden herkese önereceğim bir eser. Haluk Oral, tıpkı önceki eserlerinde olduğu gibi sayısız arşiv araştırmasıyla, belgeyle, mektupla oluşturmuş eserini. Yazarın kitapta kurduğu bağlantılar, ilişkiler bir edebiyat ve tarih meraklısını çok heyecanlandıracak ve mutlu edecek cinsten. Nazım ile yakın tarihimizi etkilemiş büyük yazarların, kültür insanlarının bağlarını, mektuplaşmalarını çok güzel bir çerçeve içinde bize anlatmış yazar. Pek çok şiir(Türkçe harflerle) ve belge ilk kez bu kitapta yayımlanmış. Şiddetle tavsiye ederim.
Sadece Nazım’ı değil, aile, arkadaş ve sanat çevreleriyle de olan bağını bütün belgeleriyle anlatan, beni kendine hayran bırakan enfes bir biyografi kitabı. Zaman zaman Nazım’ın hayatından daha çok kitap için harcanan emeğe hayran kaldığımı söylemeden edemeyeceğim. Hem Nazım hem de Haluk Oral’ın harika çalışması için okunması gereken bir kitap.