O kadar berbat bir kitap ki kendimi zorlayıp merakımdan sonuna kadar okudum. Biyografi değil tezahürat, yazar değil amigo. Kendine "bilim gazetecisi" diyen birinin birbirinden bilimsiz ifadeleri ("Hele deneylerde, normalde çıkması gereken bir sonucu, eninde sonunda deneyin içinden çekip alacak kadar da inatçıydı" ya da "çocuk hem ana hem de babadan mutasyon taşıyan geni alırsa (ki yüzde 50 ihtimaldir)" gibi) arasına serpiştirilmiş ırkçı "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur", "Bir Türk dünyaya bedel", "İşte Batı'nın ahlaksızlığı" mesajları, bol bol yazım hatası (açılıp kapatılmayan tırnaklar, bir paragrafta "TRCF" dediği kısaltmaya bir sonraki paragrafta "TCRF" demesi gibi) ile baştan sona bir utanç başyapıtı. Yazar, işin hiç anlamadığı belli olan bilim tarafını değil, sadece ödül, övgü, statü kısmını öne çıkaran gerçek bir Sarı Mercedes'çi olarak sunuyor kendini. Kitabın özeti şu: "Öf ne bilim be! Türkler nasıl koydu Nobel'i be! Yürü be!!!"