“Deniz, tanrı, ırmak, höşmerim”in nasıl bir ortaklığı olabilir?
“Begüm” sözcüğüyle “beğenmek” kelimesinin bir ilişkisi var mı?
Manisa’nın Alaşehir ilçesiyle Philadelphia adaş mı?
“Affetme”nin Türkçesi gerçekten yok mu?
Azami kaç kelime “ayak” anlamındaki “pa”dan türemiş olabilir?
“Götürmek” sözcüğünün kökü nedir?
“Avukat” ile “yalan”ın herhangi bir münasebeti olabilir mi?
Tuhafiyelerde tuhaf şeyler mi satılır?
“Eğitim” mefhumunun “eğip bükme”yle teması nedir?
Bunlar ve bunlar gibi yüzlerce kelimenin açıklandığı bu eserde, etimolojinin dipsiz deryasında maceradan maceraya sürükleneceksiniz.
“Türk dilinde yazılmış bir eser, hiç şüphesiz, Türk milletinin eseridir.” der Reşit Rahmeti Arat. Bu yüzden bu eser, değerli okuyucuların ve kelimelerin bilinmedik âlemlerine beni daldırıp Türkçenin benzersiz kâinatında bana muhteşem seyahatler sunan yüce Türk milletinindir. İyi yolculuklar.
Kelimelerin etimolojik kökenlerine merak duyanlar, bu tarz kitapları okuyanlar için güzel ve eğlenceli bir kitap. Ben özellikle uzun roman serilerinden sonra böyle hafif, eğlenceli birşeyler okumaktan büyük keyif aldım.
Yazar da son derece muzipçe ve hoş aktarmış pek çok bilgiyi. Yeni şeyler öğreten hoş ve kısa bir kitap okumak isterseniz bir göz atabilirsiniz.
ESKİ Türkçede “gök” sözcüğü, “sonsuz boşluk”tan zi- yade “mavi” rengini karşılamaktaydı. “Gök” kökünden “gökle alakalı, mavi” anlamlarındaki “gökçe” sözü, “ma- vimsi, mavimtırak” manalarındaki “kökşin/gökçin” keli- mesi, “maviye çalan renk” anlamındaki “gökçül” sözcüğü, “mavi gözlü kimse” demek olan “gökmen” sözü ve bunla- rın yanı sıra renklerle ilgili birçok sözcük türemiştir. “Güvercin” sözcüğü de “gök”ten türeyenlerden biridir. Şöyle ki: Eski ve Orta Türkçede “gök” sözüne eklenen “-Er” eki, bu sözcüğü “göğer-“ hâline getirip ona “gök ren- gini almak” anlamını katmıştır. İşte bu “göğer-“ eylemine, Türkçede genellikle kuş adlarında görülen “-çİn” eki geti- rilip “güvercin” sözcüğüne ulaşılmıştır. Eski Türkçede ek- seriyetle “kögürçgün, kögürçün,” Orta Türkçede “kökürç- kün” hâlinde gördüğümüz “bir tür kuş” olan “güvercin”in etimolojik serüveni tam anlamıyla “göklere” dayanmaktadır ( KÖK, s.15).
Güzel bir kitap, çok şey öğrendim ama üslûbunu sevmedim. Gündelik dili kitaplara yakıştıramıyorum ve okurken zevk vermiyor, ciddi bulmuyorum. Bunun yanında kitap bana biraz karışık geldi, zaman zaman kayboldum. Evet mesele kelimelerin serüveni ama yine de daha derli toplu bir anlatım bekliyordum. Bazı kelimelerin de kökü verilmiş fakat kelimeyle bu kök arasında bağlantı kurulmamış, yarım kaldığını hissettiğim çok oldu. Ev ödevlerininse hiçbirini yapmadım...
İçerdiği bilgiler yer yer faydalı ve okuması keyifli olmakla birlikte, pekçok noktada kaynak göstermeden verilen bilgiler, kitabın bir kaynak eser olmasının önüne geçiyor. Bir de üslup... Kitap yazmakla gündelik meseleleri konuşmak arasında bir üslup farkı olmalı. Yine de okunacak bir kitap, eğer dilin yolculuğuna dair bir merakınız varsa.
Etimoloji hakkında eğlenceli bir kitap. Fakat günlük konuşma diliyle yazılmış olması kitabı antipatik yapmış. Ayrıca bazı kelimeler için kaynak verilmeden yüzeysel olarak geçilmiş. Yine de ilgi duyanlar için okunası.
Kelimelerin kökenine, günümüze gelene kadar yaşadıkları serüvene merakınız varsa bu kitabı öneririm. Yazar Alp Paksoy, akıcı, sohbet eder gibi bir üslupla ilgi çekici bilgiler paylaşıyor. Kitap ince görünse de bilgilerin yoğunluğundan olacak, kolay okunmuyor. Ancak baskıyı çok beğendim. Aradaki sayfalardaki deyişler, sorular hoşuma gitti. Etimoloji meraklılarına öneririm.
Türkçe'de sıklıkla kullanılan kelimelerin kökenini sohbet havasında veren güzel bir eser olmuş. Bazı ifadeleri, anlamlarını, atasöz ve özdeyişlerde geçen ifadelere de yer verip anlatım pekiştirilmiş. Ancak birtakım ifadelerde tam bir sonuca bağlanamayınca yeterince okurken tatmin olamadım. Dört yıldız böyle bir çalışma için yeterli
kelime seçimleri güzel olsa da kitabın net 1 anlatım şekli olmamasına; yazarın sürekli olarak yanlış yaptığını öne sürdüğü kişileri tiye alması, dalga geçmesi, tepeden bakması eklenince ara sıra sıkmadı değil. tadımlık kitap, kısa mesafeli yolculuklar için ideal.
Güzel ve şaşırtıcı bilgiler var ancak yazarın yanlış olduğunu düşündüğü (çoğunlukla sosyal medyada paylaşılan uydurmalar) etimolojik açıklamalara yer vermesi ve çoğunlukla etimolojik açıklamalarda kaynak göstermemesi bence kaliteyi düşürmüş.
Yazar sıkıcı görünen bir konuyu kendince esprili biraz eğlenceli hale getirerek aktarmış. Üslubu beğenilir beğenilmez ama okumaya değer sağlam kaynaklardan alınmış, günlük hayatta kullanılacak bilgiler vermiş.
Kitap kelimelerin serüvenini basit,kısaca,yormadan ve samimi bir dille anlatarak dinlenerek eğlendiğim bazen de etimojilerine şaşırarak okudum bu değişik serüveni. Etimolojiye ilgi duyanlar için başlangıç olabilir bir kitap bence.
Kitapta günlük hayatta kullandığımız kelimelerin kökü, nerelerden gelip dilimize yerleştiği akademik bir temelle ama samimi ve eğlenceli bir dille anlatılmış. Konuya ilgisi olanların zevkle okuyacağı güzel bir kitap.
Okurken keyif veren, aynı zamanda da şaşırtan, merak uyarındıran, çocukların da rahatlıkla okuyabilecekleri, akıcı, sohbet havasında geçen, yormayan bir kitap... Alp Paksoy'ı tebrik ederim.