Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bir Kağıt Daha

Rate this book
Bir kadinin gozyaslari sizin tasiyamayacaginiz kadar agirdir.. "Gustav, aklini bir cantada tasiyor ve kapagi kapandiginda bu cantanin icine hapsoluyordu. Onun disinda her sey normaldi…Ilk kez boylesine guclu bir ask yasiyor ve bu askla ne yapacagini bilemedigi icin ondan kaciyordu. Kacarken cantaya saklanmaya calisiyordu. Onun disinda her sey normaldi…Canta, saklanmak icin uygun bir yer midir? Bir kadinin, sik oldugu erkegi aradiginda bulamayacagi bir yer var midir?Bu romana bir canta, bir adam, bir kadin, yasli bir adam, bir yardimsever kadin, baska insanlar, bir iblis, cehennemin bir parcasi, bir leylek, bir balik, birkac yildiz, bir rahibe ve unlu "Portekiz Mektuplari"nin iskeleti sigdi.Yazarin, "Gustav Meyrink'e gecikmis bir armagan" olarak tasarladigi bu ilk romani, ask ve delilik uzerine yazilacak yeni seylerin de oldugunun acik bir gostergesi.."

288 pages, Unknown Binding

First published January 1, 2011

9 people are currently reading
64 people want to read

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (9%)
4 stars
9 (21%)
3 stars
14 (34%)
2 stars
9 (21%)
1 star
5 (12%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Tülay .
240 reviews15 followers
Read
September 25, 2025
Neden insanların ruhlarını da sevebileceğimizi iddia ederiz biliyor musunuz? Çünkü insan anlattıkları değil; anlatmadıklarıdır. Geçmişi hakkında neredeyse her şeyi içine döker. İnsan, kendini ancak kendi içine inşa edebilir. S. 255.
Bütün hareketleriniz, düşünme biçiminiz bir nesneye, ya da bir mekanizmaya bağlı olsa ne olur hiç düşündünüz mü? İşte yazar da buradan hareketle grotesk bir roman yazmış. Öyle bir metin ki bu; grotesk olduğu kadar varoluşsal sorgulamaların olduğu, benlik çatışmasiyla bu sorgulamalarin iç içe geçtiği derinlikli bir eser. Karakter Gustav'ın zihni bir çantaya bağlı Sadece zihni degil, fizyolojik hareketleri de oyle. Çantanın kapağı açılınca dış dünyaya dönük bir adam ve hareketli, çanta kapanınca uykuya dalan, bilinç dışı dünyalara yolculuk eden bir adam karşımıza çıkıyor. Bu iki dünya arasinda tanrı inanç, benlik, aşk gibi kavramları sorguluyor yazar. Dünyalar arasında varoluşsal bir yolculuk yapıyorsunuz. En sevdiğim bölüm Şeytan ile olan diyaloglar oldu. İlahi Komedya eserine bolca atıfta bulunmuş yazar. Kitabın çıkış noktası, bence çok zekice. Kitapta eleştirdiğim tek nokta; Portekiz Mektupları bölümü. Bu bölüme bence gerek yoktu. Gustav'ın yaşattığı ve çektigi aşk acısı daha farklı olabilirdi. Kitabi okurken aklıma Salvador Dalı'nin Eriyen Saatlerin oldugu tablosu geldi. Orada da zaman, bellek, doğum, ölüm surreal şekilde resmedilmistir. Gustav'in zihni aynı bu tablo gibi. Yazar son bölümünde okuyucuya şunu soruyor; Gustav'ın yaşadıkları gerçek mi? Olaylar gercekten yaşandı mi? Yoksa zihnin kıvrımları, bize oyun mu oynadi. Derin okumalar yapmayı seviyorsanız okuyun derim. Ben cok sevdim. İyi okumalar.
Profile Image for froggprince.
36 reviews28 followers
May 24, 2025
Son dönemde okuduğum en vasat roman. Bir ara sosyal medyada övüle övüle bitirilememişti, baskısı olmayan, butik bir yayınevinden 2011 senesinde müstear isimle çıkmış bir kitaptı. Tabii yazarın kendi ismi şu an ve ben alırken fark etmedim. Beni en fazla rahatsız eden şey romanın gösterişçiliğiydi. yapmaya çalıştığı şeyi ne felsefi ne de edebî zemine doğru düzgün oturtabilmiş. Pek çok şeyi aynı anda yapmaya çalışmış vefakat olmamış. Portekiz mektupları bölümündeki göndermeler, Dostoyevsky'nin The Double'ı, kendini arayan bilge vb tüm uğraşlar biraz fazla çabanın örneği. Aklını çantasında taşıyan adam fikri de bence düşünüldüğü kadar orijinal değil. Hayal kırıklığı.
Profile Image for Sibel.
79 reviews5 followers
June 30, 2025
Uzun bir aradan sonra yazarın asıl adıyla yayımlanan bu kitabı görür görmez almak istedim. Merakla başladım ve ilk sayfalarda gerçekten ilgi çekici buldum. Kitap, yaşadığı büyük bir acı — muhtemelen aşk acısı — nedeniyle aklını yitiren ve sonunda aklı bir çantaya hapsolan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Bu adamın bir buçuk gün boyunca yaşadıklarını yakından takip ediyoruz. Bir yandan da kitap 17. yüzyıl da Portekizli bir rahibenin aşık olduğu ve onu terk eden Fransız bir asilzadeye yazdığı "Portekiz Mektupları" adlı eserin yeniden yazımını içeriyor.
Başlarda benim için gerçekten ilgi çekici bir romandı, arada şeytanla olan diyaloglar güzeldi ancak bir yerden sonra ana kahraman Gustav beni çok yormaya başladı. Çok fazla konuşup, konudan konuya atlaması, olayların bir yerlere bağlanmıyor olması gittikçe kitaptan kopmama neden oldu. Belki metin biraz daha kısa yazılsaydı ya da anlatım bu kadar dallanıp budaklanmasaydı, hem daha okunabilir olurdu hem de böylesine ilginç bir fikir heba olmamış olurdu diye düşünüyorum.
Portekiz Mektupları'nın yeniden yazılmasının ya da bu kitapta yer almasının gerçekten gerekli olup olmadığı da benim için ayrı bir soru işareti.
Sonuç olarak ilgiyle okumaya başlayıp zorlanarak bitirdim.
3 reviews
June 28, 2025
Kitaplari yarim birakamayanlar icin zorlayici bir okuma olabilir. o kadar sıķıldım ki.
253 reviews4 followers
July 30, 2024
“ Deliliğine sahip çık”

Portekiz Mektupları bölümü çok etkileyiciydi
Karakterin mi, yazarın mı bilincinde aktığını takip edemediğim kısımlar oldu.
Profile Image for Bircan özdağ.
150 reviews1 follower
June 17, 2025
Aneta Emilova’nın Bir Kâğıt Daha kitabını bitirdiğimde elimde ne tam bir hikâye, ne de net bir duygu kaldı; daha çok dağınık ama yoğun bir ruh hâliyle baş başa kaldım.

Kitabın dili oldukça soyut, katmanlı ve metaforlarla doluydu; bu yüzden anlamaktan çok hissetmeye zorlayan bir metin olduğunu düşünüyorum. Özellikle aşk, yaşlılık, ölüm, cennet ve cehennem gibi büyük kavramlar satır aralarında felsefi bir dille işlenmiş. Bazı cümleler o kadar derindi ki durup düşündüm ama aynı zamanda takip etmekte de zorlandım.

Yazar hikâyeden çok zihinsel bir yolculuk anlatıyor gibi; karakterler değil duygular ön plandaydı. Gustav'ın taşıdığı çanta bir sembol gibiydi; belki geçmişi, belki kendinden kaçışı, belki de varoluşunun ağırlığı. Açıkçası sabır gerektiren bir metin, ben o sabrı her zaman gösteremedim ama yine de bazı bölümleri gerçekten etkileyiciydi. Duygular çok güçlüydü ama anlatım yer yer yorucuydu. Kitapla bağ kurmakta zorlandım ama bazı düşünceler zihnime işledi diyebilirim. Kolay bir okuma olmadı fakat farklı bir edebi deneyim sundu.
Profile Image for Başak.
10 reviews1 follower
November 27, 2025
Üzgünüm ama saçma sapan bir roman.. İçinde çok etkileyici bazı cümleler vardı o yüzden belki ben anlamadım dedim, ısrarla bitirmeye çalıştım ve bitirdim. Nitekim acı çektim:)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.