Faruk Duman, son dönemde yazdığı öyküleri iki bölümde topluyor: “Kaptan Kanca’nın Bir Macerası” bölümünde dört, “Evimizin Çevresinde Çakallar Dolaşıyor” bölümünde on dört öykü var. Özellikle son romanı Sus Barbatus! ekseninde okunabilecek, ilk bölümde 1970’li yılların siyasi ortamını arkasına alan, etkili bir masal-söylence diliyle kurulmuş metinler sıralanıyor.
Epiğin izini süren yazar, ucu kırık cümlelerle sözün vurgusunu bozuyor, dahası kurmacayı çoksesli yapıyla güçlendiriyor. Ayrıca öyküde görsel imgeler üretmeyi seviyor, sözlü edebiyatın incelikleriyle özgün bir yazı dili yaratmayı başarıyor.
Faruk Duman, “Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler”de iyi edebiyatın seçkin örneklerini veriyor.
Faruk Duman, 1974 yılında Ardahan'da doğdu. Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Kütüphanecilik Bölümü'nden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlanmaktadır. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik almıştır. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlanmıştır. 1997 yılında Can Yayınları'ndan çıkan ilk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler, 1998'de Orhan Kemal Ödülleri öykü dalında ikincilik almıştır. Yazarın ikinci öykü kitabı olan Av Dönüşleri, 2000 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmıştır.
Uzun zamandır okuduğum en güzel öykü kitabıydı. Sus Barbatus!'ların dünyasının öyküleri. Özellikle de "Kaptan Kanca'nın Bir Macerası", "Horla", "Gömü" ve "Çıvgın". Burada gündelik gerçekliğin acımasızlığına onu kurmaca gerçeklikle değiştirerek katlanmaya çalışan bir çocuğun gözünden anlatılıyor hikâyeler. Kitabın "Evimizin Çevresinde Çakallar Dolanıyor" bölümünden "Bir Yaz Kırılması" ötküsünü özellikle beğendim, "El", "Atlılar", "Eğilen Ağaçlar", "Kırlangıç" da unutulmaz öyküler. Şu cümleyle bitiyor "Kırlangıç": "Korkmuyordum hiç. Çünkü olup bitenler yüzünden. Gerçeğin kendisi gerçek dışı görünüyor." Bu öykü "dedim, dedi"lerle ilerliyor, bu bakımdan ve son cümlesi dolayısıyla bana Ferit Edgü'ye bir selam gibi geldi. İkinci bölümdeki öykülerden "Başlangıç" ve "Yılan" da herhangi bir hikâye değil, hikâye anlatıcılığı hikâye edilmekte. Güzel öykülerdi. Okuyunuz.
Siyasal geçmişimizin toplum üzerinde açtığı yaraları değişik bir kurguyla anlatmış bu kez. Cümleler çok garip dizilmiş. Ama anlatmak istediği şeyleri anlıyoruz; yüklem umduğumuz yerde olmasa da... Faruk Duman'ın okuduğum ikinci kitabı. İlkinin yarattığı etkiyi (Köpekler için gece müziği) günlerce atamamıştım üzerimden ve herkese anlatmıştım. Bu daha da bir başka vurdu. Velhasıl şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum.
Faruk Duman, Kaptan Kanca’nın dört bölümden oluşan ve bittiğinde ince bir sızı bırakan öyküsünde, bir çocuğun hayali kahramanlar ve düşler ile gerçekliğin kabusunu aşma çabasını anlatırken Öbür Yeni Öyküler’de ise kısa, yarı deneysel metinler yazmış. Birinci bölümde ev, ikinci bölümde ise doğa başat tema olarak göze çarpıyor. Ustalıklı ve hassas bir öykü derlemesi.