Jump to ratings and reviews
Rate this book

İFA: İnsanın Fabrika Ayarları #1

İFA İnsanın Fabrika Ayarları 1. Kitap Beden

Rate this book
Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor?

Elinizdeki kitap, bir üçlemenin ilk kitabıdır. İnsanın Fabrika Ayarları serisi bir bütün olarak insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor.

• İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz?
• Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor?
• Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı?
• Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz?
• Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor?
• Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz?
• Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor hatta hasta edip öldürebiliyor?
• Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor?
• Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu?

Bu kitap, bu ve benzeri sorularının cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor.

Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…

183 pages, Paperback

Published October 1, 2019

73 people are currently reading
711 people want to read

About the author

Sinan Canan

21 books150 followers
1972 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu. On dokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans, aynı kurumun Fizyoloji Anabilim Dalı’nda ise doktora eğitimini tamamladı. 2010 yılında Tıbbi Fizyoloji Doçenti unvanını aldı. Farklı tıp fakültelerinde toplam 10 yılı aşkın süre öğretim üyesi olarak çalıştı. Tüm akademik kariyeri boyunca disiplinlerin sınırlarında yer alan araştırma konularıyla ilgilenmeyi tercih etti. Kaos Teorisi, Karmaşıklık, Fraktal Geometri, Doğadaki biçimler, Öğrenme, Lisan ve afazi, Zihin ve Beyin gibi konularda ülke çapında genel dinleyiciye yönelik konferans ve programlar düzenlemekte, bilimi ve özellikle de zor addedilen bilimsel konuları herkesin anlayabileceği anlatılara dönüştürme işi, zamanının çoğunu kaplamaktadır. “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler”, "Değişen Be(y)nim" ve "Unutulacak Şeyler" adlı kitapların yazarıdır. 2013 yılında bir bilimsel anlatı ve araştırma merkezi olan [n]Beyin‘i kurmuştur ve halen [n]Beyin’de bilimsel kurul başkanlığı ve Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliği görevlerini sürdürmektedir. Üç çocuk babası olan Prof. Dr. Sinan Canan, “Hayatın, tek bir işle uğraşmak için fazla uzun; insanın ise, tek bir işle ömrünü tüketmek için fazla karmaşık olduğuna” inanmakta ve bu yönde çalışmalarına elinden geldiğince devam etmektedir…

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
299 (33%)
4 stars
372 (41%)
3 stars
173 (19%)
2 stars
38 (4%)
1 star
12 (1%)
Displaying 1 - 30 of 75 reviews
Profile Image for Koray.
313 reviews59 followers
January 25, 2021
Kitap başucu kitabı! Alın kitaplığınıza koyun hemen. İnsanın fabrika ayarlarına giriş dersinin A ,B ve C'si bu kitapta. Kan değerlerinin her şey demek olmadığını, insan bedeninin sürprizlere açık ve alışık olduğunu, zor zamanlar ve kolay zamanların bir harmanı olan biyolojimize sade bir yaşamın yakışmayacağına dair etkili tavsiyelerle dolu bir biyoloji kitabı.

"... Beslenme sistemimizin fabrika ayarları şeker temelli olarak ayarlanmıştır...." / "...Tatlılar besin değil, haz nesnesidir. Mümkün olduğu kadar uzak durun..." / "...İnsan vücudu çeşitliliği ve kaotikliği sever. Bunu bulamadığındaysa kaynağını tam anlayamadığımız bir stres tepkileri dizisini devreye sokar..." / "...Günümüzde artık şeker hastalığından kansere birçok sorunun, insanın psikolojik yapısıyla ilintili, hatta buradaki sorunların doğrudan sonuçları olarak ortaya çıktığını gittikçe daha iyi anlıyoruz..."

Profile Image for Vedat Hayri Adivar.
248 reviews5 followers
December 18, 2019
Evrim yahut biyoloji tarihi “en güçlü olani” degil, degisen kosullara “en iyi uyum saglayanlari” seçer...
Insan diger canlilardan farkli olarak hem psikolojik stres üretebilen tek canlidir hem de kendi yarattigi medeniyet ve yasam tarzi içinde dogasinda bulunmayan birçok stres faktörünü de bilip bilmeden yasamina dahil etmekten vazgeçemez...
Insanin fabrika ayarlari özetle 5 maddedir; 1- Hareketli olmak 2- Az, çesitli ve aralikli yemek 3- Yalniz ve sevgisiz kalmamak 4- Hem kendi yarattigin ve hem baskasinin yarattigi stresten uzak olmak 5- Icinde bulundugun sinirlari asmaya calismak
Profile Image for Deniz.
1 review
March 29, 2022
Okumaya cok heyecanla baslamama ragmen hayal kirikligi yaratan bir kitap oldu. Kaynakcasi zengin bir kitap beklerken malesef ki Sinan hocanin kisisel fikirlerinin agirlikta oldugu, zorlama baglantilarin kuruldugu bir kitapla karsilastim. Ikinci bolumdeki beslenme ve hareket ile ilgili bolum de biraz yavan geldi malesef.. Artik cocuklarimiz bile biliyor ki seker kotu..
Profile Image for Dilek.
748 reviews
December 12, 2020
Özellikle beslenme, gdo ve insandaki biyolojik gelişim kısımlarını ilgiyle okudum. Her alanda uzman kişiler bu kitabı anlayabilir ve faydalanabilir. Dili oldukça sade fakat Sinan Canan'ın görüşlerini yazarken kaynakçaya da bol bol yer vermesini isterdim. Çünkü bilim, tez ve antitez üzerine kurulduğu için en azından bundan 50 yıl sonra bile okunduğunda daha anlamlı hâle gelebilirdi.
Profile Image for Barbaros.
66 reviews2 followers
December 23, 2019
Yazarın bakış açısı evrimin yaratıcı tarafından koyulan bir düzen olduğu yönünde şekilleniyor. İnsanın hareketlilik ve beslenme konularında bu gelişim sürecine uygun yaşaması gerektiği üzerine açıklamalar veriliyor. Bazı zorlama yorumlar ve bazı mantık dışı açıklamalar da olsa güzel bilgiler var, istifade ettim. Yazarın dili sade ve çok kolay okunabiliyor.

Genel olarak insanın gelişme sürecindeki fabrika ayarlarını düşünerek hayatını şekillendirmesinden ziyade şu andaki doğa ve biyoloji kanunlarını anlayıp bunlara uygun şekilde şekillendirmesi yaklaşımını daha çok benimsiyorum. Bundan milyonlarca yıl önce yaşamış atalarımızın(!) kodlarına bakarak bugünkü beslenme ve hareket tarzını şekillendirmeli miyiz? Belki tarihte belli bir süre ileri veya geri gitsek çok farklı yaşam tarzları ortaya çıkacak. Bunu biliyor muyuz? Hangisini uygulayacağız? Bunun yerine insan fizyolojisi şu an hareketsizliğe uygun değilse bunu açıklayalım, milyon yıl öncesine gitmeye gerek yok. Şeker şu anda zararlıysa yine milyon yıl öncesine gitmeye gerek yok. Bence zorlama yorumlara gerek yok.

Evrim, yaratıcının evreni yaratırken koyduğu bir düzen sistematiğini açıklayabilir. Fakat malesef günümüzde evrim yaratıcıya alternatif olarak görüldüğü için yazarın buradaki yorumları yerinde olmuş. Örneğin yazarın şu cümlesi yaratıcı kavramı olmazsa çok absürd dururdu. "Böceklerin ve kuşların gören gözleri olmasa, çiçeğin gelişmesi için hiçbir sebep de olmazdı. Çiçekler avantaj sağlamak için incelikle tasarlanmıştır." Çiçek, kendini gören gözlere beğendirmek için zaman içinde daha da güzelleşme ihtiyacı duyarak güzelleşmedi. Fakat bir yaratıcı onu güzelleştirdi, onu gören gözler için alımlı hale getirdi ve güzelliğini çoğalmasına bir vesile yaptı ve bu şekilde hikmetini tecelli ettirdi.

Bence evrim, bir süreci açıklasa bile yaratıcı merkezli düşüncelerle birleştirilince bir anlam ifade ediyor. Evrim süreci açıklanırken kendi kendine gelişen süreçler ve kör tesadüflerden doğan tekamüllerden ziyade "hikmetle yaratılma" söylemi ön plana çıkarılmalı. Evrim belli süreçleri ve nasılları açıklasa de esas sebepleri ve nedenleri açıklayamıyor. Örneğin DNA sarmalında gözü niteleyen kısmın yeri neden orası? Hücreler tüm bu kodun doğru bölgelerini nasıl (ve neden!) anlamlandırıp eyleme geçiyor? Göz hücresi göz olurken dil hücresi neden DNA'daki doğru kısmı aktif hale geçirip dil hücresi oluyor? Tüm bunlar bir yaratıcıya işaret ediyor.
Profile Image for Sibel.
80 reviews4 followers
October 28, 2025
İFA, insanın biyolojik donanımına, coğrafyasına ve tarihsel koşullarına en uygun yaşam biçimini benimsemesinin getireceği faydalar üzerine verdiği bilgiler nedeniyle ilgimi çeken bir kitap oldu. Ancak, konuya yabancı olmayan ve uzun süredir bu felsefeyi yaşamına entegre etmeye çalışan biri olarak, kitabın temel önermesinin benim için büyük bir yenilik içermediğini de belirteyim. Yazarın savunduğu "doğaya uygun yaşam" prensipleri, bu alanda daha önce okuma yapmış okuyucular için bir tekrar niteliğinde olabilir.
Kitabın bana kattıklarına gelirsem: İnsan hayatında belli bir dozda "kaos"un, yani öngörülemezliğin ve değişkenliğin gerekliliği üzerine anlatılanlar ve medeniyetimizin temeli sayılan "tarım devriminin" insanlık için nihayetinde bir ilerleme mi yoksa bir gerileme mi olduğu sorunsalının tartışıldığı bölümler.
Bilinçli yaşama, çevreye uyuma, dünyada yarattığımız yıkıma ve koruyucu hekimlik gibi konulara kafayı takmış biri olarak, bu meseleleri hep akılda tutmak ve yaşamımı onlara göre şekillendirmek benim için çok önemli. İFA, sadece bu konuları yeniden düşünmek, "iyi ve faydalı olanı" yapma motivasyonumu tazelemek açısından bile gerçekten güzel bir kaynak.
Okuyunuz efendim. Harika bir düşünme egzersizi.
Profile Image for Eren Yildiz.
3 reviews1 follower
January 27, 2021
Kitap dusunmeden harekete gecerseniz daha basarili olursunuz diyerek beni yarisinda kaybetti. Evrimle ilgili ve bilimselligin sadelikle anlatildigi bir kitap olarak yola cikilmis ama bilimin temel ozelligi olan nesnellik korunamamis.
Profile Image for Aydın Tezcan.
285 reviews2 followers
April 10, 2020
Beklediğim gibi bir kitaptı.
Sinan hocanın diğer kitaplarını da okuduğumdan bu kitapta girdiği detaylar tam da istediğim ve beklediğim gibiydi.
İnsanın Fabrika Ayarları' nı tavsiye ediyorum.
Profile Image for Zumrut.
43 reviews2 followers
February 18, 2023
Oncelikle belirtmek isterim ki Sinan Canan’in iyi bir takipcisiyim ve konusmalarini dinlerim.

Bu kitabi okurken de severek okudum. Ama sanirim cogu kisiyle ayni sebepten dolayi 5 yildiz yerine 4 yildiz veriyorum. Universite hocalari olarak bir sanssizligimiz var, her yazdigimizda mumkun oldugunca referens kullanmak. Insan bazen ozgurlesip bunu yapmak istemese de, sanirim bizde bir refleks olmus durumda referans aramak. Ha Sinan Hocam referans koysa acip kacimiz okur, tahmin edebilirsiniz.

Ama ben kendi adima, bazi merak ettigim referanslara bakarim. Onun icin Sinan Hocam’dan en azindan bazi bilgiler icin referans bekledim ki ben de kendi arastirmami yapabileyim.

Bir de sihirli bir formul bekledim sanki. Hani sunu sunu yap olsun diye. Tabii biz insan olarak o kadar basit bir canli degiliz. Ama istekler acisindan basit bir canliyiz demekki :)

Simdi sira ikinci kitapta. Bu degerlendirmede kitaptaki konularla alakali kendime notlar koymadim, sadece aklimda olan ilk duygularimi yazdim. Yani spoiler-free.
Profile Image for Bane Cronotse.
120 reviews1 follower
May 21, 2021
Evrim yahut biyoloji tarihi, "en güçlü olanı" değil, değişen koşullara "en iyi uyum sağlayanları" seçer.

Hareketsizlik bizi hasta eder, atalarımız böyle yapmamıştır.

Bu kitap, uzman bir biyologun evrimsel biyoloji ve fizyoloji ışığında bedenimizin genetik kodlarının farkında olarak bazı şeyleri bize de fark ettirmeyi, sağlık ve psikoloji ile ilgili bir takım problemlerimizi henüz daha yaşamadan çözebilmemizi sağlamayı amaçlıyor.
Başarılı buldum, güzel noktalara değiniyor ancak bazı yerlerde tekrara düşüyor.
Profile Image for Elif.
42 reviews
December 6, 2020
Sinan Hocanın kitaplarda, konuşmalarında, “AçıkBeyin”de amacı bilimsel bilgi ile kadim bilgiyi bir arada vermek. Bu nedenle bir çok kitabı gibi İFA da tam olarak bilim kitabı değil de herkese hitap edebilecek temel evrimsel ayarlarımızla uyumlu olmaya yönlendiren, sohbet havasında ilerleyen bir seri olmuş. Okurken çokça "Sapiens" kitabını anımsadım ve serinin 2.kitabında yazarın da bu kitabı anmasıyla esin kaynaklarından birinin de Sapiens olduğu sonucuna vardım. Programlarını çok severek dinlediğim ve dinlerken dinlendiğim Sinan Canan'ın kitaplarını sohbet havasından biraz daha ileri taşıyıp bilimsel içerik anlamında daha yoğun olarak yazmasını dilerdim. Zira severek okusam da bilimsel anlamda çok az yeni bir şey kattı bana bu seri.
Profile Image for Boran.
192 reviews2 followers
January 21, 2021
Yakın bir arkadaşımın tavsiyesi üzerinde Youtube kanalındaki “SoruYorum” programını takip ederek tanıştım Sinan Canan’la. Kanalı hâlâ her hafta takip ediyorum. Kitapları da aynı arkadaşım yolladı. Bu kitap üçlemenin ilk kitabı ve de insanın bedeni üzerine. Bana yazım dili çok basit (anlaşılır manasında değil) ve de konuyu irdeleyişi de epey sıradan geldi. Kısa videolarında aldığım hazzı alamadım. Misal, Harari’yi hem dinlerken hem de okurken keyif alıyorum ve merakım ikiye katlanıyor lakin Canan’da bu olmadı.
Profile Image for Aden M..
72 reviews2 followers
August 24, 2021
Son zamanlarda Sinan Canan’dan bayağı soğudum. Bu kitap da tescilledi. Ancak yarısına kadar dayanabildim. Kitap tamamen toplumsal önyargılarla dolu. Ortaokul düzeyindeki bilgiler toplumsal tabularla süslenmiş. Kişisel bilgilerini sanki bilimsel doğruymuş gibi empoze etmiş yazar. İleri görüşlü olduğunu iddia edip orta çağ kafasında yaşayan bir insan görüyorum ilk defa. Daha önce nasıl fark etmedim ona da hayret ediyorum.
Yazara toplumsal önyargılarıyla bilimsel bilgiyi acilen ayrıştırmasını öneririm.
Profile Image for Yucel Kalem.
49 reviews7 followers
January 31, 2020
Daha önceki kitaplarına göre sıkıcı olduğunu düşündüm. Okumaya değer.
Profile Image for Elvan.
5 reviews
May 14, 2021
Sapiens'e benzettim, cok akıcı ve anlaşılır. Kesinlikle okunmalı ve uygulanmalı.
Profile Image for MURAT BAYRAKTAR.
397 reviews13 followers
July 15, 2025
2,5 yıldız..
Tamamen ticari kaygılarla yazılan, yeni herhangi bir şey katmayan, sürekli yazarın kendi kitaplarına atıfla reklamını yaptığı, bilimsellikten yer yer uzaklaşan ve pek kaynakçası da olmayan, yazarın subjektif fikirlerini inanılmaz dağınık biçimde ortaya koyan, beğenmediğim bir kitap. Yazarın tıp doktoru olmadığı da o kadar belli ki, bunu yazdıklarında hata var anlamında değil; bakış açısı ve konuları çoğu kez tek boyutlu ele almasından dolayı söylüyorum. Hem ''resmin tamamını görelim'' diyor hem de çoğu kez küçük parçalara takılarak subjektif yorumlarla yanlış çıkarımlar yapıyor.
Kitap 2019'da çıkmasına rağmen yıllar öncesinde yazılan çizilen şeylere hiçbir katkı sunmuyor, herhangi bir yenilik ortaya koymuyor. O zaman bana bu kitabı -ki üçleme- neden yazdı diye düşündürüyor. Bu anlattıklarını da üstelik çok dağınık anlatıyor. Bana hissettirdiği şey; Y. Harari'nin Sapiens'ini ve J. Diamond'un Tüfek, Mikrop ve Çelik'ini okumuş ve bende onlar gibi yazarım, şöhret ve para kazanırım. Ben de uyandırdığı izlenim tam olarak bu. Çoğu yerinde kitabın kopyala-yapıştır hissi var, bütünlüğü yok.

Beğendiğim, altını çizip, not aldığım yerler de olmakla beraber genel olarak beğenmediğim ve neden yazıldığını da pek anlayamadığım bir kitap oldu benim için.
58 reviews
February 5, 2021
Sade ve anlaşılır bir dil ile insanın ataları ile bugünü arasındaki farkları anlatmış.
Sıkılmadan okuyorsunuz. Motive edici. Kişisel gelişim kitaplarındaki şunu yapın bunu yapın gibi net emirler vermek yerine, kendinizi dürüst bir şekilde dinleyin doğru yolu bulacaksınız temelinde oturtulmuş önerileri var.
Önerilerinden önce basit bir dille anlattığı objektif bilgiler ise önerdiği davranış şeklini, yazar uygulayın demeden önce sizin hareket planınızmış gibi kafanızda kurgulamanızı sağlıyor. Konu bittiğinde yazarla mutabakat yapıyormuşsunuz hissi veriyor.
Keyifli ve hızlıca okunabilecek bir kitap.
Profile Image for Melek .
419 reviews13 followers
May 29, 2021
Sinan Canan'ın okuduğum ilk kitabı oldu İfa- Beden. Oldukça yalın bir dil ile biyolojik ve evrimsel açıdan bedenimizi tanımamızı amaçlıyor Sinan Bey bu kitapla.

Bir sosyal bilimler mezunu olarak en son lise 1. sınıfta kötü anılarla bıraktığım biyoloji ile yeniden güzel bir tanışma fırsatım oldu. Biyolojinin bizim günlük hayatımız için olan önemini bu kitapla ilk kez tam anlamı ile anlamış oldum. Okurken kendi bedenimin nasıl çalıştığını, sağlığımı korumak için yapabileceğim şeyleri evrimsel bakış açısı ile okuma şansım oldu.

Tam bir başucu kitabı olan bu kitapta insanoğlunun fabrika ayarlarını tüm detayları ile okuyabilirsiniz.
Profile Image for Özgür Atik.
29 reviews
January 3, 2026
Kitabın çoğunlukla biyoloji ilgili olduğu konusunda bir bilgim olmamasından dolayı ilk basamaklarda afallasam da hayatın akışında göremediğim, hatta varlığını bile duymadığım açılardan bana birçok farklı düşünceyi gösteren bir kitaptı. Özellikle insan sağlığı ve beslenme üzerine okuduklarım kendimi özgür hissettirdi. Evet doğru kelime bu; özgür.

Muhtemelen 2026'ının sonlarına doğru bu kitabı bir kere daha okuyacağım.
Profile Image for Münevver.
384 reviews86 followers
December 10, 2024
Serinin herbir kitabı küçük kapsüller gibi güzel derlenmiş.
Bu konularda daha önce çok fazla düşünüp taşınmamış insanlar için güzel birer başlangıç kitabı olabilirler.
Profile Image for Melike Ak Şahin.
19 reviews3 followers
August 19, 2025
Kitabın ilk kısımları, “Sapiens: Hayvanlardan Tanrılara İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi” kitabını daha önceden okuduğum için bana tekrar gibi geldi. İlerleyen kısımlar da endokrin sistem, beslenme gibi konuları yakın zamanda çalıştığım, araştırdığım için benzer şekilde hissettirdi. Genel olarak, daha önce edindiğim bilgiler sebebi ile bu kitaptan çok fazla beslenemedim. Bir de özellikle spor, koşu ile ilgili kadın erkek farkı ile ilgili yorumları satın alamadım. İstatistiksel olarak bir kanıt var mı emin olamadım. Sanki birkaç detaya tutunup bağlantı kurulmuş gibi hissettirdi ya da tarihi geçmiş bir bilgi gibi hissettirdi bana. Fakat kitabın kötü olduğunu söylemiyorum, bendeki yansıması bu sadece… Serinin ikinci kitabına da şans vereceğim.
349 reviews2 followers
Read
November 15, 2024
İnsanın Fabrika Ayarları, 1. Kitab’ın ilk baskısı 2019 yılında yapılmış. Yazar kitabı yazma amaçlarından birinin insanların sağlıklarını kendi ellerine almasına yardım etmek olduğunu söylüyor. Hedef kitlesi bu yönde bir arayış içinde olanlar, insanlığın evrimini ve bugün nasıl yaşanması gerektiğini kısaca okumak isteyenler diyebiliriz. Kitap bu açıdan hedeflerine ulaşıyor. İnsanın milyonlarca yıl içinde gelişmiş bir sistemin parçası olarak alıştığı düzene yani fabrika ayarlarına ne kadar yakın yaşarsa o kadar sağlıklı olacağını uzun uzun anlatıyor. Tıp ve sağlık alanına ait diyebileceğimiz bu kitapta yazar okuyucuya büyük resmi göstermeye çalışıyor. İnsanın biyolojik sınıflandırılması konusu özellikle ilgi çekici.

Kitap önce insanlığın bugüne gelişini anlatıyor sonra fabrika ayarları olarak adlandırılan beş maddeden ikisini okuyoruz bu kitapta; Hareket, Az, Çeşitli ve Aralıklı Yemek. Bilimsel açıklamaların yanında yazarın yaptığı çıkarımlar var. Genel olarak kitap derli toplu, konuyu çok dağıtmadan, aşırı tekrara düşmeden, karmaşıklaştırmadan ilerliyor. Küresel ısınmanın özellikle hayvan yetiştiriciliğinden kaynaklandığını desteklemesi göze çarpıyor. Çok fazla kaynak verilmemiş. Daha çok kendisi edindiği bilgileri süzerek ve yorumlayarak veriyor. Klasik bilimin yanında geleneklerden, kendisinin deyişiyle kadim bilgilerden de faydalanılmasını savunuyor. Doğru kabul ettiğimiz kulaktan dolma bazı bilgileri düzeltiyor ve eksiklerimizi gösteriyor. Türkçede karşılığı olmayan kelimeler mesela. Maymunlar Cehennemi diye çevirdiğimiz filmin aslı “Planet of the Apes”. Türkçede ape kelimesine karşılık yokmuş.

İnsanlığın geçirdiği değişimleri okurken bugün yaşadığımız hayatların yüz yıl sonra neye dönüşeceğini merak ediyorsunuz. Yazarın savunduğu atalarımız çok hareketliydi, biz de hareketli olmalıyız, az yiyorlardı, biz de az yemeliyiz çıkarımları kulağa doğru geliyor ama daha büyük resimde belki de o kadar da önemli değil. Bu bakış açısıyla tarım göründüğünden daha çok zarar verdi, deniliyor. Yiyecek için sürekli koşturan insan nasıl gelişecekti? Bugün tarımın şikayet ettiğimiz hali insanın durması gereken yeri kestirememesi, insanın karakter gelişimine fiziksel gelişimi kadar önem verilmemesinin bir sonucu diyemez miyiz? İnsanlık istese de istemese de atalarından farklı yaşayıp dönüşecek mi? Özellikle vurguladığı evrim de böyle bir şey değil mi? Atalarımızın nasıl yaşadığına dair yüzde yüz emin değiliz. Onların DNA’mıza kazıdığı beslenme, barınma, yaşama stillerini canlı tutmamız lazım diye konuya yaklaşmak belki de sorun. Belki de bizden beklenen daha farklı bir yaşam stili. Yazar zannederek hata yapmaya dikkat çekiyor ama yer yer kendisi de fazla genelleme yapıyor (doktorlar hakkındaki yorumları).

Dili sade, anlaşılır. Virgül kullanımında hatalar var. Sayfa sayısı 182 olan bir kitabın 300 TL’ye satılması fazla geldi.

“”Kadim bilgi” yahut “bilgelik”ten kastım, on binlerce yıllık insanlık deneyiminin tüm birikimlerinin ısrarla vurguladığı, tüm dinlerde, masallarda, anlatılarda, kıssalarda, edebi eserlerde ve felsefi metinlerde ısrarla vurgulanan temel ve genel ortak noktalardır aslında.” (22)

“…bilgi ve gerçek deneyime dayanmayan zanlardan…” (26)

“Bir kuşun uçması gibidir insan olmak: Kendisine verilen yetenekleri kullanmayı boş verdiği her durumda, kanatlarını kapatan bir kuş misali, hızla irtifa kaybeder insanoğlu.” (27)

“Zan esarettir ve eğer cesaret varsa, esaret de eninde sonunda ortadan kalkacaktır.” (27)

“İnsanların tür adı Homo sapiens sapiens olarak kayda geçmiş durumdadır. Bu isim biyologların bir primat türü olan insana 1758 yılından beri verdiği resmî/bilimsel isimdir. (İsim babası ise Carl Linnaeus’dur.) Cins ismimiz olan Homo “insan”, tür eki olan sapiens ise “zeki-düşünebilen” anlamına gelir.” (34)

“…insan; hayvanlar âleminin kordalılar şubesinin memeliler sınıfına âit primatlar takımının hominid denen âilesi içinden homo cinsindeki bir canlıdır.” (35)

“Kordalılar “sırtı ipliler” anlamında kullanılır ve sırtımızdaki omurilik bunun bizlerdeki devamıdır.” (36)

“Evrim yahut biyoloji tarihi “en güçlü olanı” değil, değişen koşullara “en iyi uyum sağlayanları” seçer; sistem böyle kurgulanmıştır.” (36)

“…biyolojik anlamda ırk değildir. Irk yahut alt tür diyebilmek için bugünkünden çok fazla genetik farklılık ve aralarında kabaca başlamış bir “üreme engeli” yahut birbirinden cinsel olarak pek hazzetmeme durumlarının da olması gerekirdi.” (37)

“…Hiç kimse, o bildiğimiz kuyruksuz maymunlar dahil, maymunlardan gelmemiştir!” (40)

“Evet, balıkların parmakları yoktur ama “parmak yapmaya yarayan genleri” vardır:” (44)

“Aslında bedenimizdeki tüm kemikler, işitme sistemimizin parçasıdır.” (46)

“Zira kaos, doğa bilimlerindeki anlamıyla “bildiğimiz anlamda periyodik yahut yeknesak bir düzene sahip olmayan, düzensiz veya rastgele gibi gözüken, ama arka planda kendi kendini organize eden kompleks bir matematiksel düzen tarafından yönetilen” sistem veya davranışlara verilen bir isim.” (57)

“1960’lı yıllarda bugün bildiğimiz anlamda temelleri atılan kaos kuramı…” (57)

“…kaos, zihnimizin alışık olduğu ve içinde programlandığı ana sistemdir. İnsanoğlu analitik aklını kullanmaya başladığından beri çevresine belli bir “düzen” vermek, belirsiz geleceği öngörülebilir yapmak ve bu sayede hayatta kalma şansını artırmak için, tüm medeniyetini bugün adına “düzen” (order) dediğimiz bir beklenti üzerine inşa etti.” (58)

“Yaptığımız tüm işlevler, beynin ürettiği tüm tepkiler, aslında harekete dayalı yanıtlardır.” (64)

“…birçok şehirli insan için hemen her şey, durağan bir beden içerisinde deli gibi işleyen bir zihinle yürütülüyor.” (73)

“…beynimiz temelde “duygusal bir zihni” yönetir… insanın duygusal devrelerinde gerekli değişiklikler oluşmadığı takdirde davranışlarının değişmesi çok zordur.” (81)

“Dürtüleri dizginlemek (irade), bir davranış yerine başka bir davranışı tercih edebilmek (ihtiyar) veya harekete geçerek bu hareketi sürdürebilmek için duygusal motivasyon gerekir.” (82)

“…kısa ve zorlamalı deparlar ile aralarda hafif egzersiz bölümleri yahut dinlenmeler şeklinde yapılan “yüksek yoğunluklu ve aralıklı egzersiz (High Intensity Intermittent Training - HIIT) olarak biliniyor.” (85)

“Erkeklerin daha ziyade dayanıklılık tipi egzersizleri tercih etmeleri ve kadınların da daha çok germe-güçlenme egzersizlerine devam etmeleri yerinde olabilir.” (92)

“”Mükemmelin iyiyi öldürmesine izin verme!”…” (105)

“İnsan türü… vücudunda en fazla oranda yağ içermesiyle diğerleri arasında açık ara birincidir.” (124)

“Yani “pişirme” dediğimiz işlem aslında bir “ön sindirme” işlemidir.” (129)

“Açlıkla ilgili mekanizma, beynimizin tam ortasında yer alan hipotalamus adlı karmaşık bölgede işler.” (133)

“…açlığa sadece katlanabilen değil, açlığı apaçık bir faydaya ve fırsata dönüştürebilen ataların torunları olduğumuz…” (145)

“…”yirmilik dişlerimiz” insan popülasyonunun neredeyse yüzde yirmi kadarında artık çıkmıyor bile.” (155)

“Günlük rutinimiz keyfimize göre biraz bozmak iyi bir fikirdir…” (177)

“…tıbbın esas işi, sağlığı korumak ve sürdürmek anlamına gelen koruyucu hekimlik meselesidir.” (178)
Profile Image for Uğur Erdem Seyfi.
31 reviews8 followers
July 2, 2020
Kitabın temel iddiası aslında insanın milyonlarca yıllık, doğal bir süreç olan evrimin ürünü olduğu, ve fabrika ayarlarımızın da esasında nispeten bu şekilde evrimleşmemize sebep olan koşullara uygun olacak şekilde programlanmış olduğu yönünde. Yazara göre sorun şu ki, şuanda öyle bir duruma gelmişiz ki içinde bulunduğumuz çevreyi değiştirme hızımız ve ürettiğimiz sistemler fabrika ayarlarımızın değişme hızına göre çok daha hızlı bir şekilde değişiyor (değişmiş). İşte burada farklı farklı şeyleri örnek olarak gösteriyor, örneğin eski koşullarda istediğimiz besini istediğimiz zaman elde etme imkanı olmadığı için obezlik gibi sorunlarla karşılaşmıyorduk, çeşitli nedenlerden ötürü sürekli hareket etmemiz gerektiği için hareketsizliğe dayalı hastalıklarla nispeten daha az karşılaşıyorduk vs: Elbette eskiden insanlar çok daha erken yaşta ölüyordu, bu değişimin iyi bir şey mi kötü bir şey olduğu da gayet tartışılabilir bir şey ama teknolojideki ve içinde bulunduğumuz sistemdeki bu hızlı değişimin trade-off'larının olduğunun da farkında olup daha ona göre hareket etmekte fayda var.

Neyse, İFA serisi genel olarak "insanın fabrika ayarları" dediği şu 5 tane ayarın önemini evrimsel ve biyolojik gerekçeler sunarak anlatmaya çalışıyor:

1. Hareket,
2. Az, Çeşitli ve Aralıklı Yemek,
3. Olumlu ve Zengin Sosyal İlişkiler,
4. Düşük Stresli Bir Yaşam
5. Sınırları Aşmak

Benim okuduğum kitap yalnızca 1. ve 2. bölümleri içeriyordu. Uzun süredir kitap okumadığım için çerezlik bir kitap olarak okuyayım demiştim. Genel olarak tatmin olduğumu söyleyebilirim. Belirli yerlerde bazı şeylere vurgu yapacağım derken çok fazla tekrara düşmesi haricinde kitabın okunurluğu ve akıcılığı iyi.
Profile Image for Basak Eyban.
50 reviews2 followers
May 22, 2021
SinanCanan,sanırım okumaktan çok dinlemeyi tercih edeceğim bir isim.Özellikle youtube'da aşk ile alakalı bir programın kaydı var.Bir videodan ne kadar çok ve&ne kadar çok ilginç bilgi edinebilirseniz,o kadar çok şey öğrenebiliyorsunuz.Kitabı beğendim ama neredeyse her yerden yazarı takip eden birisi olduğumdan hepsi ztn çoktan bizzat kendisinden duyduğum gerçeklerdi bu sebeple ekstra bir katkısı olmadığı gibi zaman kaybı oldu fakat yine de tüm seriyi okuyup kitaplığıma ekleyeceğim.Kitapta yazılanlara gelince,atalarımızın nasıl yaşadığı,nasıl beslendiğine dönük bir model olmaları anlayışına karşıyım. Oburluk,tercih etmemiz gereken sporlar vs adına nedensellemek üzere evet fikir verebilir ama bunun dışında yaşamlarında stres yoktu, her şey daha doğaldı falan fıstık ama iş yaşam ömrüne geldiğinde, en fazla kırk sene falan yaşıyorlardı. Tamam şimdi tıp gelişti, teknolojinin ciddi kolaylıkları var hastalıkları tespit etmekte vs. ama bnm kastettiğim her şeyin doğal olduğu, sttesin bu kadar olmadığı çağlarda da kırklarına kadar en fazla yaşayan sağlık potansiyelinde kimliklermişiz. Demek ki herhangi bir canlının doğası o kadar da muteber bir yapı değil. Bu sadece insan için de geçerli değil, bugün evcilleştirdiğimiz hayvanlar da otuz sene öncesine göre iki misli daha uzun yaşıyor. Zaten doğamız o kadar muteber olsa, çoktan yaprağı örtünüp ormana koşardık. Sırtlan müteahhitler ömür boyu bedava örtünecek yaprak garantili ormanlık arazi satıyor olurdu. Doğal yaşam, stresten uzak olmak kaliteli yaşam konsepti olarak tercihen daha ideali elbette ama hiçbir zaman mutlaka daha da bir kazık çakacağız hayata etkisi olamaz. Olsa atalarımızın yaşam ömrüne etkisi olurdu
Profile Image for moi, k.y.a..
2,090 reviews382 followers
May 5, 2023
Sinan Canan dinlemeyi çok severim, kitabını da uzuun zamandır okumak istiyordum. Storytel’de görünce dinleyiverdim. (o kadar zaman üyelik alamamak için direndikten sonra acısını çıkarmak gibi oluyor benimkisi de neyse sjdhgf)

kitabın adı o kadar şeyi anlatıyor ki aslında...
insanın tarih sürecinde nereden nereye geldiğini, daha doğrusu modern hayata uyum sağlamak uğruna bozduğumuz ya da bozmak zorunda kaldığımız ayarlarımızdan bahsediyor genel olarak.

biyoloji her daim meraklısı olduğum ama çok üzerine eğilme fırsatı bulamadığım alanlardan biri. evrimsel biyoloji ile ilgili de kitap sayesinde genel kültür maiyetinde bilgiler edinmiş oldum.

Sinan Hocanın üzerine eğildiği konulardan benim kişisel ilgi alanıma en çok girenlerden biri sanırım besleme biçimleri. kendisinin videolarında da üzerinde durduğu besleme ile yeme alışkanlığı arasındaki fark ve beslenme biçimleri/tercihleri üzerine kısımları pür dikkat dinledim. kitapta önerdiği gibi kısa süreli de olsa farklı beslenme biçimlerini zaman içinde denemeyi çok isterim. haricinde ben etçil hayatımdan henüz vazgeçecek biri değilim. dünyadan özür diliyorum.

bir de beni etkileyen şu oldu, düzen insanı hatta düzenin neferi kıvamında biri olduğum için düzen için tabiri caizse kurşun atar kurşun yerim. ama kitapta vurgulanan düzenin de bir yerden sonra yaratıcılığı ve verimi düşürdüğü fikrini göz önünde bulundurarak hayatımı yaşayacağım.
yani, öyle umuyorum.
Profile Image for Kitap Ezgisi.
314 reviews13 followers
August 9, 2021
Öncelikle şunu söyleyeyim genelde bilimsel bilgi veren, araştırma kitaplarında Türk yazarların kitaplarını hep eksik ve yetersiz bulmuşumdur. İlk defa bir Türk yazarın kitabını bu kadar beğendim.

Tam da “ilk insanlar gibi beslenmemiz gerekiyor, temellerimiz böyle” dediğim bir dönemde, tavsiye üzerine aldığım bu kitap aradığım cevap oldu.

Sinan Canan’ı tanıdığımı bile bilmiyormuşum. Bir çok televizyon programında denk gelip severek takip ettiğim bir bilim insanı yazmış bu kitabı meğersem.

İFA = İnsan Fabrika Ayarları. Yani bizim sevgili atalarımıza dair bilgiler veriyor. Nasıl beslenirlerdi, nasıl hareket ederlerdi?

Bu kitaptan çıkarılacak ve hayatınıza uygulayabileceğiniz çokça tavsiye ve bilgi mevcut. Yazarın dili o kadar sade ve yeterli ki, ne sıkılıyorsunuz ne de bilginiz eksik kalıyor. Atalarımız hakkında bilgi de ediyorsunuz, bu da kitabın keyfini arttırıyor.

Keyifle okunabilecek, kendinize, bedeninize fayda sağlayacak bir kitap.Serinin diğer kitaplarını da attım sepete, yakında onlar da gelecek.

Herkese keyifli okumalar.
Profile Image for Özgür.
92 reviews1 follower
January 5, 2021
Sinan Canan bu kitapta modern yaşam şekli ve teknoloji ile şekillenen yaşam tarzını eleştiriyor. Bazı şeyler düşününce gerçekten bir nevi çılgınlık! 2 ana konu var kitapta: hareket ve beslenme. İkinci kısımdan ilk kısma göre daha çok faydalandım ama genel olarak benim şuradan ya da buradan duyduğum popüler bilgilerin toplaması olarak gösteriyor kendini kitap. Konularda pek derine inilmeden soru cevap şeklinde ilerliyor.

Beğenmedim iki nokta:

Yazılar daha sade olabilirdi, bazı şeyler anlatımda tekrar ediyor ya da konu gereksiz uzatılıyor. Bu bilinçli bir şekilde de yapılmamış hissettiriyor.

Diğer nokta ise dayanak noktası belirtmeden, eski zamanlarda yaşayan insan ya da insansı canlıların yaşam şekillerini hayal ederek ve okuyucuyu ikna etmek için "büyük ihtimalle" ya da "teorik olarak" sözcüklerini ihmal ederek gerçeklikmiş gibi kimi bilgilerin verilmesi. Söylenenler gayet mantıklı gelse de bu daha büyük bir problem, dikkatli yaklaşılmalı.
3 reviews
December 6, 2020
Kitap yazarın okuyucuyla sohbeti ya da ona öğütler vermesi şeklinde ilerliyor. Sinan Canan’ın TV ya da sosyal medya yayınlarını sevdiyseniz bu içerikten de keyif almanız mümkün.
Ekseriyetle doğal ve dengeli olmanın sağlıklı ve makul olduğu iddiası çevresinde şekillenen bu eser hayata dair sorgulamaları ve değişiklikleri tetikleyecek kapasitede olsa da akademik derinliği beni tatmin etmekten uzak kaldı. Yazarın niyetinin de bu derinliği yakalamak olmadığını bilmekle birlikte bu eksiklik kitabı daha kıymetli olmaktan alıkokoyuyor.
Displaying 1 - 30 of 75 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.