Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kara Kutu: Yüzleşme Vakti

Rate this book
Tarih: 5 Ocak 1978.
Yer: Ankara.
Bülent Ecevit yeni hükümeti kurdu.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’ndaki gizli toplantıda “devrim” gibi kararlar alındı.

Tarih: 12 Eylül 1978.
Yer: Kazakistan Alma Ata.
Dünya Sağlık Örgütü düzenlediği uluslararası konferansın sonunda yayımladığı bildiriyle ABD küresel ilaç şirketlerini kızdırdı…

Tarih: 26 Mart 1979.
Yer: İtalya Como Gölü sayfiyesi.
Rockefeller sahibi olduğu Bellagio Evi’nde yaptığı NATO güvenlik toplantısında, yüz yıldır kontrolünde olan “endüstriyel tıp” ile ilgili bir dizi kararlar aldı…

Ve:
Tarih: 25 Haziran 1979.
Yer: Manisa…
Cemil Çöllü MHP İl Başkanı idi.
Sahibi olduğu Huzur Eczanesi’nde öldürüldü.
Ertesi gün…

Tarih: 26 Haziran 1979.
Yer: Manisa.
Neşe Gülersoy CHP Kadın Kolları Üyesi idi.
Sahibi olduğu Yeni Afiyet Eczanesi’nde meslektaşı MHP’li Cemil Çöllü’nün katledilmesini protesto eden bildiriyi yazarken öldürüldü.
Yine Manisa…
Yine bir eczane…

Tarih: 19 Aralık 1979.
Mete Erdem CHP İl Başkanı idi.
Eczanesinde içeri giren saldırgan tarafından kurşunlanarak öldürüldü.

Bu bir cinayet romanı değil…
Modern tıbbın karanlık yüzü aydınlanıyor…
Rockefeller’ın kozmik odasındaki Türkler kim?
Neyin karşılığı, ne kadar para aldılar?
Tabular yıkılacak… Ezberler bozulacak…
Artık yüzleşme vakti…

584 pages, Paperback

First published November 6, 2019

31 people are currently reading
226 people want to read

About the author

Soner Yalçın

23 books118 followers
Türk gazeteci ve yazar. Cemile Yalçın ve Mehmet Ali Yalçın'ın oğulları olarak 1 Ocak 1966'da Çorum'da doğdu. Anne tarafı Tercan'lı, baba tarafı ise Horasan'lıdır. Annesi ev hanımı, babası ise gıda ticareti ile uğraşan bir tüccardır. Üniversite eğitimini Hacettepe Sağlık İdaresi Yüksek Okulu'nda tamamladı. Daha sonra idari bilimler konusunda yüksek tahsile karar verdi.

1987'de 2000'e Doğru adlı dergide çalışmaya başladı. Uzun süre Ankara bürosunda muhabirlik yaptı. Burada Serhan Bolluk, Adnan Akfırat ve Hikmet Çiçek'le birlikte çalıştı. 6 Mayıs 1990'da Ankara İstihbarat Şefliği'ne getirildi.

1993-94 yılları arasında günlük gazete olarak çıkan Aydınlık'ta çalışmaya başladı. 1995'te haber araştırma müdürü iken ayrıldı. Bir ara Doğan Yurdakul'un Siyah – Beyaz gazetesinde çalıştı.

1996 yılında televizyonculuğa giriş yaptı. Show TV Ankara bürosunda çalışmaya başladı. Aynı yıl içerisinde Star TV'ye geçti ve haber müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Türk kamuoyunda bir hayli ses getirecek olan kitaplarını basmaya başladı (Efendi 1, Efendi 2 vb.). CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'le birlikte 5N1K adlı programı hazırladı. Kurtlar Vadisi adlı dizinin ilk iki yılında, konsept danışmanlığını üstlendi. CNN Türk'te yayınlanan Oradaydım adlı politik belgeselin hazırladı.

Ergenekon davası kapsamında 18 Şubat 2011 tarihinde tutuklandı.

Hüseyin Soner Yalçın, evli ve bir çocuk babasıdır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
75 (34%)
4 stars
66 (30%)
3 stars
42 (19%)
2 stars
21 (9%)
1 star
16 (7%)
Displaying 1 - 30 of 30 reviews
Profile Image for Mehmet B.
260 reviews19 followers
November 17, 2019
Ezber bozma iddiasında bir kitap daha yazmış yazar. Aşı ve ilaç üzerinden modern tıp dünyasına bir saldırı diyebiliriz. Alanda doktorlara danışılmadan yazıldığı belli oluyor. İlaç yan etkilerini, doktorların sözlerini, tıbbi yayınları önünü arkasını keserek birleştirip anlamsız bir kolaj yapıp korku tablosu çizilmiş. Postmodern eleştiri yöntemi kullanılmış. Herhangi bir şeyi eleştirmek için bilgi sahibi olmaya gerek duymayan, bilim karşıtlarının alkışladığı bir yöntemdir bu. Aşı karşıtlığı avrupada da hortlamış, kızamık, su çiçeği gibi hastalıklar tekrar ortaya çıkar olmuştur son zamanlarda. Bu aşı karşıtlığı işini üstlenen üç beş kişi var. Ülkemizde de emekli olup muayenehaneye yüksek ücretle para çekmeye çalışan doktor eskilerinden birkaç kişi de şube açmışlardır. Dünyanın düz olduğuna inananlar gibi bu tür dezenformasyonlar, doğru sonrası (post-truth) çağında çok taraftar buluyor. Uçaklardan kâr eden şirketler olması veya uçakların düşmesi (ya da bilimin geliştirdiği herhangi bir şeye uygulayabiliriz aynı düşünceyi-otomobiller, gökdelenler, uydular gibi) bizi nasıl ki uçağa binmekten de bu durumu eleştirmekten de alıkoymuyorsa, modern tıbba ve bilime inanmak bizi ilaç firmalarını eleştirmekten alıkoymamalı elbette. Ama bilimi tümden yok saymak, aşıların yalan olduğunu savunmak vb. ilaç firmalarının daha çok işine gelebilir. Çünkü o zaman çok daha pahalı ilaçlara mahkum olacağız (grip hastalığının tedavisi ve yol açtığı sorunlar grip aşısından çok daha pahalıdır örneğin. Şeker hastalığı eğer erkenden tedavi başlanmazsa kör kalmanıza, böbrek yetmezliği sonucu diyalize veya kalp krizi geçirip pahalı stentler ve by-pass gibi kaçınılmaz sonuçlara ve bir avuç dolusu ilaç almanıza neden olur.) O yüzden neyi eleştirdiğini iyi anlamalı Soner Bey. Çünkü bilimin yolundan sapmamız en çok insanların hastalıkları üzerinden kâr eden ilaç firmalarının işine gelecektir. Bilimin bağlayıcılığından çıkabilirlerse hiçbir kanıta gerek olmadan her türden sağlıksız ürünü tedavi diye pazarlayabileceklerdir. Halen bilimin izinden yürüyen doktorlar önlerindeki en büyük engeldir. Soner bey bu ilaç firmalarına hizmet ettiğinin farkında olmalıdır. Dünyada bu dönemde ilaç ve modern tıp karşıtlığının hızlı yükselişi üzerinde düşünmek lazım.
Profile Image for Sinan.
126 reviews
November 22, 2019
Bir tıp hekimi olarak yorum yazıyorum:
Küresel ilaç endüstrisinin oluşum, gelişim ve etkinlik kazanma sürecini oldukça iyi ve objektif ölçütlerle yazmış.
Kapitalist, neoliberal ekonomi-politik pratiğin küresel kolonyalist nüfuzu hakkında, yine ikna edici verilerden faydalanmış.
İlaç endüstrisi - eksik ahlaklı hekim ilişkilerini hepimizin bildikleriyle örtüşen gerçeklikle ele almış.
Son söz kısmını tıp biliminden, tıp hekimlerinden, etik gelişim sergileyen bilimsel ve tek tıp icrasından aslında özür dilerken, buna tolerans göstermemizi isteyen bir anlayış beklentisi olarak sunması, tüm kitap boyunca tüm hekimleri genelleyerek, suçlayıcı bir sunuş yapmasını affettirmeye maalesef yetmiyor.
Tabidir ki bilimin ilk kuralı “yanlışlanabilirliği”dir!
Modern Tıp pozitif bir “BİLİM”dir!
Bilimsel bakış açısını edinmiş olmakla yükümlü hiçbir ahlaklı ve yetkin tıp hekimi küresel kapitalizmin ekonomi-politik çıkarlarına alet olmayacaktır.
Modern Tıp eğitiminde esas, “KORUYUCU HEKİMLİK” alanında öncelikli icracı hekim yetiştirmektir. Sağlık Ocakları, aile/pratisyen hekimlerinin birincil görev sahalarıdır ve asıl görevleri de bakmakla yükümlü oldukları popülasyonun genel olarak sağlıklı yaşam sürebilmeleri için gerekli ve uygun olan ekolojik, sosyal, kültürel dengelerin insanlara sağlanması ve/veya öğretilmesidir. Ellerindeki imkanlar ve toplumun bilgi ve bilinç düzeyinin elverebildiği kadar...
Kitaptaki en dikkat çekici yanlışlardan bir diğeri de şudur:
Modern Tıbbın “Hasta yoktur, hastalık vardır...” mottosunu dayattığı öne sürülmüştür yazar tarafından; ancak gerçekte durum bunun tam tersidir! Modern Tıp hekimleri her bireyin “TEK” olduğunu kabul eder ve “Hastalık yoktur, hasta vardır!” der...
Bireyselleştirilmiş tedavi kavramı bizler için asaldır...
Maalesef kitabın yazarı, tıbbın kapitalist güçlerle olan ilişkilerini son derece gerçekçi, yeterli ve ikna edici delillerle ortaya koyarken, bu kutsal ve BİLİMSEL mesleğin tüm icracılarını aynı ahlaksız kefeye koymak suretiyle, YANLI davranmıştır! Son sözlerindeki günah çıkarma edasıyla yazdığı özür niteliğindeki sözleri, bu kutsal mesleğin ahlaklı, bilimsel bilgiye inanan, bilimsel bilginin yanlışlanarak zaman içerisinde değişebilirliğinin bilincinde olan hekimlere yaptığı saygısızlığı görmezden geldiremez!
Alternatif tıp adı altında varlık gösteren ve bir gerçekliktir ki yine kapitalist, biyopolitik paradigma ile tamamen insanları müşteri olarak gören insanları hiçbir şey haklı gösteremez!
Yazarın kaynakçada yararlanmış olduğu kişiler arasında adları olan Canan Karatay ve Yavuz Dizdar’ın modern tıp bilimine yönelik yaklaşımları bellidir.
Böyle bir kitap yazılacaksa, alanında güvenilir modern tıp hekimleri ile geniş ve ayrıntılı görüşmeler yapılmalıdır!
Tıbbi Onkoloji uzmanı olduğum için karşılaştığım ve kendi alanımı ilgilendiren modern tıp karşıtı söylemler içinde en ilkelini yazan bir kişiyi, Aidin Salih’i de kaynaklar arasında gördüğümde zaten bu kitabın yazılış amaçlarından bazılarını tahayyül etmiştim.
Benim son sözüm şudur:
Tıp bir pozitif bilimdir. Koruyucu sağlık hizmetleri modern tıbbın ilk müfredat içeriğidir. Tedavi edici sağlık hizmetleri sonra gelir. Modern Tıp müfredatı tıp biliminden bihaber kapitalist tröstlerce oluşturulamaz. Bu kitap, içeriğindeki işlenen ekonomi-politik konularda, ilaç endüstrisinin ahlaksız hekim ve ahlaksız sağlık otoriteleriyle yaptıkları gayri insani alışverişler hakkında verdiği objektif verilerle etkileyicidir. Ancak tıbbı bilim olmamakla, tüm tıp hekimlerini de işbirlikçi gibi sunmakla, toplum sağlığını olumlu etkileyerek insanların yaşam kalite ve sürelerini arttırdığı bir gerçeklik olan bu alanı karalamakla kendini KARALAMIŞTIR!
Saygılarımla,
Profile Image for Fatma Akyürek Aytekin.
301 reviews8 followers
March 10, 2020
İlaç endüstrisinin, sağlık sektörü üzerindeki etkisini, ülkelere yapılan baskıları, kurumlara, doktorlara sunulan imkanlarla, yeni hastalıklar türetilmesini ve ömür boyu ilaç kullanımı sağlanması konusundaki çabalarını, araştırmacı gazetecilik yeteneklerini kullanarak çok iyi analiz etmiş. Böyle bir kitap yazmak için doktor olmaya gerek yok. Kitap modern tıbba karşı da yazılmamış. Kitapta söylenen, gereksiz uygulamalar, hastalıkların kişiye özel görülmeyip bütüncül bakılmaması, ilaç şirketlerinin sakladıkları yan etkiler, ödedikleri tazminatlar. Oldukça etkileyici
Profile Image for Gökhan Şans.
39 reviews8 followers
March 25, 2020
Değerli okur,
Son derece titiz hazırlanmış bu çalışmayı bendeniz şu sıra ile okudum:
Öncelikle Saklı Seçilmişler kitabını okumuştum.
Sonra Kara Kutu çıkınca kitabı satın alıp okumaya başlamıştım...
Yazarın çeşitli TV kanallarında gerçekleştirdiği oturum programlarını (sanırım bunlardan dördünü izledim, daha çok var mı bilmiyorum) izledim.
Kitabın belirli bir noktasına gelmiştim ancak yoğun tıbbi ilaç isimleri ilerlememi biraz ağırlaştırmıştı.
Sonrasında tümünü hızla tamamladım.
Bu deneyimden sonra kitabı ilk kez okuyacaklara naçizane alternatif okuma tavsiyem şudur:
Önce Saklı Seçilmişler' i okuyun.
Kara Kutu' nun Sonuç bölümünü okuyup kitaba başlayın; kitabı tamamlarken mutlaka Sonuç' u tekrar okuyun lütfen.
Eğer merakınızı pekiştirmek, bir üst seviyeye geçmek isterseniz ve derinlemesine konuyu anlamak isterseniz kitabın Kaynaklar' ından mutlaka faydalanın.
Sağlıklı günler dilerim.
Profile Image for Mr joviden .
20 reviews
December 16, 2019
Kitapta bahsedilen ve kaynaklarıyla sunulan bilgileri kendilerine hakaret olarak algılayan alınganlık gösterip düşüncelerini burada paylaşan Dr. ları anlıyorum.
Eminim ki sizler kitapta geçen Dr müsveddeleri gibi değilsiniz. Ancak aranızda bu şekilde hareket eden, ilaç şirketlerinin ağına düşmüş meslektaşlarınız olmadığını söyleyebilir misiniz?
Bu ülkenin orta yaşlı bir vatandaşı ve bilime kıymet veren bir mühendis olarak olarak söyleyebilirim ki ülkemde sadece sağlık değil eğitim, güvenlik, ulaşım vb. her hizmetten şüphe duyuyorum. Ailemin ve çocuklarımın bir şekilde zarar görmemesi için ekstra araştırmalar yapmak zorunda kalıyorum. Bunun için oldukça haklı gerekçelerim ve yaşadığım tecrübeler var.
Profile Image for Pınar.
89 reviews11 followers
January 24, 2020
Yazarın emeğine sağlık.
Lütfen kitabı okumadan sadece internet videoları izleyerek altı boş yorumlar yapmayın. Yapanlara kulak asmayın.

Umarım yazarın kısaltmak zorunda kaldığı için çıkardığı 400 sayfayı ve kitapta geçen ''o ayrı bir kitap konusu olur" ların hepsini ve özellikle;

kanser ve sahte diplomalı doktorlar konularını ayrıca okuyabiliriz.

Özellikle sonuç bölümü enfes bir şekilde her şeyi özetliyor.

BEN❤️ SONER
Profile Image for Ismail Yagiz.
36 reviews1 follower
February 25, 2020
Kitabin temel fikri ; Suphe duyun ve arastirin. Bilinci olun, koru korune inanmayin. Verilen kaynaklar herkese acik. Gercek olaylar.
Soner Yalcin mercek altina alip yazmis. Iyi ki de yazmis.
Profile Image for Hayrettin.
87 reviews1 follower
November 21, 2019
Hayatın her alanında kakafoninin galebe çaldığı bu dönemlerde, ezber bozan kitap değil tweet yazmanın bile zor olduğunu düşünüyorum.

Genel bir tespit olarak son zamanlarda (2019 itibariyle), -üretken ve/veya özgül ağırlığı olması beklenen- yazarlığa soyunmuş Türk insanına dair ortak teşhisim; konu seçiminden başlayarak eserlerinde otosansür'ün karesini almaya çalıştıklarıdır.

Sonuçta, bunu yapmayı seçen insanlar yeni mecralar veya genre'lar da denemeyince ortaya sıklıkla vasatı aşamayan eserler çıktığını düşünüyorum.
136 reviews
April 10, 2020
Hakkında nedense çok fazla olumsuz eleştiri olmasına rağmen -en az olumlu olanlar kadar- çok büyük bir merakla okuduğumu söylemem gerek. Kaynakçası bu kadar zengin -yazarın bir gazeteci olması da düşünüldüğünde- sonucunda sadece okuyucuyu düşündüren, kesin yargılara varmayan ve bu böyledir aksi konuşulamaz demeyen bir kitap bence haliyle bu kitapta anlattığı çevreleri rahatsız etmiş. Ama ben, iddia edildiği gibi yazarın komplo teorileri ile değil son derece bilimsel verilerle hareket ettiğini düşünüyorum, bu konuda belli bir tarafı olması çok doğal. Zaten vermek istediği bu kadar net bir mesajı olmasaydı eminim bu kitabı da yazmazdı. Şunu tekrar tekrar söylemek gerek ki yazar sadece bu sektörü, tarih boyunca gelişimini, yaptıklarını, yapmadıklarını ve yapmaya niyetli olduğu şeyleri anlatmış, hepsi ile birlikte yaptığı şeylerin sonuçlarını da ortaya koymuş. Okumak okumamak ve okuduğunuzda herhangi bir taraf seçmek -ki bu bence gerekli değil, yazar da taraf seçmemiş bir vaziyette ve bunu defalarca dile getiriyor- tamamen sizin elinizde. Lütfen ön yargısız okumaya gayret gösterin. Ve okurken her bölümde kendi düşüncelerinizi size ne hissettirdiğini sorgulayın. İlla bilimsel bir değeri olmak zorunda değil, ki eğer benim gibi bu konuya tamamen bir yabancı iseniz olmayacaktır da, ama ortaya konan veriler üzerine düşünmenize hiçbir şey engel değil. Umarım bu düşünceler size, her iki görüşten de başka kitaplar okuma yolu açar, bu konuda yapılmış sayısız belgesel var, iki gör��ş adına da, onları izleme isteği bile verse yeter bence. Çünkü bana verdi.

Kitapla ilgili iki küçük eleştirim var, birincisi belki tıp dünyasından olmadığımdan olsa gerek, zaman zaman tıbbi terimlerle dolu cümlelerden sıkıldım. Ama kabul ediyor ve anlıyorum ki bu bölümler olmadan bu eser havada kalırdı. İkincisi de belki de Soner Yalçın yazar değil gazeteci olduğu içindir ama sanırım bazı yerlerde bölümler arası sert geçişler ve yer yer kopukluklar yorucu oldu benim için. Ve kimi konular sanki çok hızlı geçilmişti, mesela 9. bölümün sonunda yoga endüstrisi konu edilmiş ama sanki sayfalarca yazılabilecek bir konu 2.5 sayfada kalmış. Belki buna benzer bir iki örnek daha verilebilir ama özellikle Aşı, Diyabet ve tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve kolestrol ilaçları hakkındaki bölümler son derece detaylı açıklanmış.

Yazar benim açımdan hedefine ulaştı: bundan sonra ilaç alırken daha çok sorgulayıcı olacağım, tek başıma bu sektörle mücadele edemem ama çevremi ve sevdiklerimi bu konuda bilinçli olmaya sevk edebilirim, onların da düşünmesine ön ayak olabilirim, sorgulamadan kutu kutu ilaç yazılan tanıdıklarımı bu ilaçların yan etkileri, hatta gereklilikleri üzerine düşündürtebilirim. Ve hepsinden önemlisi, işin sırrının insan bedenine saygı duyan, onu bir bütün olarak gören ve bu şekilde insanları hastalıktan uzak tutmaya çalışan, hastalık geldiğinde bunu tamamen ortadan kaldırmaya yardımcı metotlarla çözmeye yoğunlaşan yolları kullanmayı tercih ve tavsiye edebilirim.
İşin sırrı bedenlerimizi korumak, iyi beslenmek, temiz hava almak, stresten ve sıkıntıdan mümkün olduğunca uzak bir hayat sürmek ve bu konuyu da çok sık düşünüp aşırı şüpheci ve paranoyak olmamak ama bilinçli ve farkında olmak.
Profile Image for MURAT BAYRAKTAR.
395 reviews13 followers
February 6, 2020
1,5!! Paylaştığı bilgilerin çoğu doğru olmayan bilgiler ve manipülatif maalesef. İşine geldiğinde umursamayan, hatta alay ettiği yayınlara ve gazetelere, sonradan istediğini anlatabilmek ve örnek gösterebilmek için atıfta bulunması ilginç gerçekten. Konuyu anlatırken her hangi bir metodoloji izlenmemiş, karman çorman tam bir kopyala yapıştır mantığı ile çalışmaların içinden yer yer cımbızla çekilen cümleler ile yazılmış.

Sağlık çalışanları dışında okunduğunda çok tehlikeli olabilecek bir kitap, kendimizi sorgulamamız için evet güzel ancak konuya vakıf isek yapılabilecek bir sorgulama bu. Sağlık çalışanı olmadan, sağlık konusunda yeterli bilgisi olmadan okunarak yapılabilecek bir iş değil. Verilen dipnotların çoğu gerçeği ve doğruyu yansıtmamakla beraber, yaptığı analizler konuya vakıf olmadığından hatta bihaber olduğundan; yazın boğulmalar artar, yazın dondurma tüketimi de artar. O zaman dondurma yemek boğulmaya sebep olur minvalinde..

Bu şekilde bir çalışma eleştirdiği ilaç sektörüne katkıdan başka bir şey sağlamaz, ilacı bırakan ve aşı yaptırmayan insanlar daha fazla tedavi ve ilaç masrafı çıkartacak ve hatta bazıları hayatını kaybedecek bu kitaba inanırsa... Sürekli Saklı Seçilmişler kitabının ve bu kitabının reklamını yapıyor ki hiç gerek yok. Verdiği dipnotlar ile konudan inanılmaz uzaklaşıp gereksiz ayrıntılara tarihlere ve isimlere boğuyor okuyucuyu, bu da hem konsantrasyonumuzu bozuyor hem okuma zevkini düşürüyor hem de okuma hızını yavaşlatıyor. Bu kadar bilginin içinde tabiki çok doğru bilgiler ve ilaç sektöründeki çarpık ilişkileri de çok güzel ortaya döküyor. Keşke daha az genelleme yaparak yazsaydı bu bilgilerini..
Profile Image for Hakan İyigün.
18 reviews1 follower
January 1, 2020
Cok fazla ayrintiya girip bogdugu bolumler var ama yinede okunmasi gereken bir kitap diye dusunuyorum...
Profile Image for A. Sacit.
105 reviews12 followers
October 7, 2020
Modern tıbbın insan saḡlıḡına olan yararı şuphe götürmez. Yalnız, işin iҁine aşırı kar ve aҁgözlülük girince, her şeyde olduḡu ḡibi, tıp alanında ve ilaҁ endüstrüsünde da saptırma ve yozlaşmalar olduḡu kesindir. Soner Yalҁın bu kitabında tıp ve ilaҁ endüstrisinin aşırı kar amacıyla ne denli saptırıldıḡı ve insan saḡlıḡını tehlikeye düşüren uygulamalar iҁine girdiklerini gün ışıḡına ҁıkarıyor.

Rockefeller Enstitüsü… Hangi taşı kaldırsanız altından bu adamlar ҁıkıyor. Toplumsal ve hastalık önleyici tıbbın, kişisel ve hastalık odaklı endüstriyel tıbba dönüştürülmesinde en büyük etken. Planlarını 50-100 yıl sonrasını düşünerekten ҁok uzun vadeli yapıyor ve uyguluyor. Ihsan Doḡramacı gibilerini destekleyen, yeiştiren ve başımıza musallat eden kuruluş. Amerika’da derin devletin (Deep State) 3-4 ayaklı bir tabure olduḡu düşünülürse, aҁ gözlü ve paradan başka birşey görmeyen ilaҁ sanayisi ve onun destekҁilerinin bu taburenin ayaklarından biri olduḡu bilinir. Soner Yalҁın bu kitabında Endüstriyel Tıbbın ipliḡini pazara ҁıkarıyor. Cesurca…Epeyce derinlemesine araştırmış ve emek vermiş. Okunması gerek.

Ne mutlu, günümüzde toplumu insan saḡlıḡı, saḡlıklı yaşam, ve hastalık önleyici tedbirler konularında sosyal media ve TV yi etken bir şekilde kullanarak aydınlatan, eḡiten ve yönlendiren, ilaҁ endüstrisinin korkulu rüyası, Canan Karatay, Osman Müftüoḡlu, Mehmet Öz ve daha benzeri, şükran borҁlu olduḡumuz birҁok doktor var.

Geҁmişte Kuş gribi ve domuz griplerinde olduḡu gibi, ölümcüllüḡü mevsimsel grip kadar olan Korona’yı büyük bir korku aracı ve yutturmaca olarak kullanarak, insanlıḡa aşı satmak ve uzaktan ҁalışma teknolojilerini üstün kılmak iҁin bir fırsat yaratıldıḡını, bundan 10-20 yıl sonra büyük olasılıkla konşuyor ve tartışıyor olacaḡız. Şimdi de Bill & Melinda Gates Vakfı, Rockefeller’ den bayraḡı devralmış gibi görünüyor. Nedir dünyanın bu adamlardan ҁektiḡi?
Profile Image for Ragif.
172 reviews2 followers
February 14, 2021
Küresel ilaç şirketleri ve normalde işleri hayat kurtarmak olan sağlık çalışanlarıyla birlikte maddi çıkar sağlamak için insanları nasıl da kolay harcadıklarına şahit oluyoruz. Kitapta bu şirketlerin yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, rüşvet, zararlı ilaçların aldığı canlar, kobay olarak kullanılan insanlar, bunlara karşı çıktığı için işinden olan cesurlar ve tabii ki FDA'nın rezillikleri var. 

Kitapta yazılan her şeye inanmak zorunda değiliz ama okuyup, sorgulamamız, araştırmamız gereken bir kitap
Profile Image for Cordelius.
86 reviews1 follower
February 11, 2020
Muhakkak önemli bilgiler var. Parmak bastığı konu oldukca onemli bir konu. Keske her okuyanın fikrinin olusturacak kadar sade olsa...

Hipokrat yemini yalani, endüstriyel sağlik, hükumet politikaları, dünya devleri, sağlık yalanlari vs vs hepsine deginiyor ama tipik bir Soner Yalçın kitabı. Daldan dala atlayan, binlerce isimle kirlilik yaratan, kafa karıştıran, konuyu moleküllerine kadar irdeleyip, sonra toparlayamayan...
Profile Image for Alp Altuğ Özel.
9 reviews
Read
May 3, 2020
Dünyadaki ilaç sektöründe yaşananların
İnsanların nasıl hasta edildikleri daha doğrusu hasta olduklarına inandırıldıklarının,
İlaçların piyasaya sürülürken geçtiği aşamlardaki yolsuzluk ve düzenbazlıkların
ve daha pek çok şeyin anlatıldığı belgesel niteliğinde bir kitap.
Zaman zaman bazı bilgiler tekrar edilse de insanın beyninde yer eden, biz nasıl yaşıyormuşuz ve gerçekten hastamıyız acaba diye sorgulatan bir kitap.
Saklı Seçilmişler'den sonra mutlaka okunması gereken bir kitap.

Profile Image for Tuncay Özbek.
64 reviews1 follower
November 26, 2019
Kapitalist düzenin insan sağlığına ne derece önem verdiğini gözler önüne seren kitabı, yazarın "Saklı Seçilmişler" eseri ile bir bütün olarak değerlendirmekte yarar var...
Yetkililer tarafından bir takım düzenlemeler veya elle tutulur açıklamalar yapılır mı?
"Saklı Seçilmişler" den sonra yapıldı mı?
Heyhat zamanla unutulur.
Profile Image for Baran N. Gözübüyük.
55 reviews5 followers
April 15, 2020
Kitabın kime ve neye karşı yazıldığı bu kadar netken neden bu kadar tepki aldığına dair yorum yapmak için okumayı beklemiştim.

Okuduktan sonra anladım ki eleştiri ve yorum yapan bir çok insan "kitabı henüz okumadım ama.." diyerek cümleye başlıyor.

Teyit.org daki yazı da bir çok eleştiri de oldukça zorlama geldi açıkçası. Herkes okusun kendi gözü ile değerlendirsin.
7 reviews
February 15, 2020
Bedeni siyasal hedeflerin araci haline getiren Big Pharmaya karsi yazilmis basyapit, harika.

''Insan...
Gunu geldiginde olecegini bilen tek canli...
Dunyada kalis suresini uzatmaya calisan yegane canli...''
Profile Image for Grof J. Kešetović.
108 reviews
February 24, 2020
Pretty interesting at the beginning, but then it sinks into a plethora of scientifically unproven and unbacked theories that make not rhetorical or logical sense. Great for theorists and new world orderists, pretty bad if you use cognitive sense to dissect this.
Profile Image for Ayşenur.
88 reviews1 follower
June 24, 2020
Bazen okumak sıksa da (çok fazla ilaç ve kurum isminden dolayı) günün sonunda beni çok etkiledi ve bakış açımı çok değiştirdi...
Profile Image for Hamza Özer.
9 reviews
January 25, 2021
Uzun uzun hakkında çok şey yazılır çizilir oturup tartışılsa. Uzun lafın kısası 1 doğru söylüyorsa 4 yanlış söylüyor.
7 reviews1 follower
April 16, 2021
It is truly fascinating book in terms of Medicine and Drug industry.
The view of Mr.Soner Yalcin is directly related with harsh reality regarding Health and Politic.
He is truly a brave heart.
Profile Image for Adel's Library .
33 reviews
May 1, 2021
Soner Yalçın'ın bazı kitaplarını seviyorum.Bu kitap iyi araştırılarak yazılmış,tıp dünyası ile ilgili bilinmedik gerçekleri ortaya çıkartmış.
Profile Image for Süleyman Özcan.
21 reviews
Read
June 7, 2021
Soner Yalçın anonim kahve dayılarının komplo teorilerini derlemiş, fantezi edebiyat sevenler için her ayın 32.günü okumalık bir kitap. Ben mabadımdan bir tek sıçabiliyorum, insanlar neler yapıyor.
23 reviews
January 3, 2023
Pandrmi gelmeden hemen once okudugum ve pandeminin nasil gelecegini anlatan kitap. Okurken sinirlere hakim olmak cok zor
Displaying 1 - 30 of 30 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.