“Uzay operasının usta ozanı.” The Times “Önceki serilerindeki zekâ ve yaratıcılık tam da bunu beklememizi sağlamıştı.” Daily Telegraph “Büyüleyici derecede yaratıcı” Publishers Weekly “Yaratıcı fikirlere sahip özgün ve düşündürücü öyküler” BBC Focus “Arthur C. Clarke hayatının en parlak döneminde bile daha iyi bir iş ortaya koyamazdı.” SFX “Okuduğunuzda keşke bu kadar iyi daha fazla bilim kurgu eseri olsa diyorsunuz.” Dreamwatch Bu derlemedeki öykülerden hiçbiri “Keşif Uzayı” serisinin bir parçası değil. Ancak hepsinin, sıradan insan hayatının kırılganlığının ve uzay-zamanın ham vahşi derinliklerindeki insan ruhunun meydan okuyan kalıcılığının çetin bir tasviri olan, aynı tema, kaygı ve mecaz kuyularından çekildiği açıktır. Ayrıca tıpkı “Keşif Uzayı” serisinde olduğu gibi, hikâyelerdeki kahramanlar çoğu zaman sıradan emekçi sınıfından insanlardır. Sonuçlarını öngörmekten uzak oldukları ancak hayatta kalmak için çözmeleri gereken problemlerle karşı karşıya kalırlar. Aquila Yarığı’nın Ötesi, Alastair Reynolds'un yarattığı evrenleri ve serüvenleri kapsayan muhteşem bir öykü derlemesinin ikinci cildi. Uzay Operası’na hoş geldiniz.
I'm Al, I used to be a space scientist, and now I'm a writer, although for a time the two careers ran in parallel. I started off publishing short stories in the British SF magazine Interzone in the early 90s, then eventually branched into novels. I write about a novel a year and try to write a few short stories as well. Some of my books and stories are set in a consistent future named after Revelation Space, the first novel, but I've done a lot of other things as well and I like to keep things fresh between books.
I was born in Wales, but raised in Cornwall, and then spent time in the north of England and Scotland. I moved to the Netherlands to continue my science career and stayed there for a very long time, before eventually returning to Wales.
In my spare time I am a very keen runner, and I also enjoying hill-walking, birdwatching, horse-riding, guitar and model-making. I also dabble with paints now and then. I met my wife in the Netherlands through a mutual interest in climbing and we married back in Wales. We live surrounded by hills, woods and wildlife, and not too much excitement.
İçerisinde toplam 6 tane kısa öykü olan oldukça güzel bir kitaptı. Kitaptan bahsetmeden önce biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Alastair Reynolds uzay mühendisi olarak çalışmış birisi ve bu yüzden fizik, uzay ve zaman gibi konularda oldukça bilgili birisi. Bilim-kurgu yazarı olarak kendisi Liu Cixin'e benzettim diyebilirim işledikleri konular açısından. Alışılmış bilim-kurgu yazarlarından biraz daha farklı birisi çünkü işlediği konular biraz daha ağır yani "Hard SF" kategorisine giriyor diyebilirim. Daha fazla uzatmadan tek tek hikayelerden bahsedeyim.
1-Aquila Yarığı'nın Ötesi Kitabı almama neden olan hikaye. Love Death and Robots dizisinin 7. bölümünün esinlendiği hikaye ve benim dizideki en sevdiğim bölüm de oydu. Hikaye diziye göre biraz daha ayrıntılı ama çeşitli değişiklikler de var özellikle sonu. Kitaptakı en beğendiğim hikaye buydu gerçekten çok başarılı.
2-Sinyal'den Parazite Kuantum gerçeklikler arası iletişim yapmaya yarayacak cihaz üzerinde çalışan Mick ve Joe adlı iki karakter var. Karısının öleceğini öğrenen Mick başka bir gerçeklikte karısı ile vakit geçirme fırsatını bulur. Oldukça güzel bir hikayeydi özellikle gerçeklik ve zamanın işlenişini çok sevdim.
3-Cardiff'ten Geriye Kalanlar 2. hikayenin devamı niteliğinde olan oldukça kısa ama okuması kolay bir öykü. Bir gerçeklikte yok olan Cardiff şehri ve Joe üzerinden gidiyor.
4-Sayfiye Evi 5-Minla'nın Çicekleri 6-Merlin'in Silahı Bu üç hikayeden bir arada bahsetmek istedim çünkü hepsi birbirinin devamı niteliğinde ve aynı evrende geçiyor. Hepsinin ana karakteri Merlin adında gelecekteki bir insan ve Atmaca adı verilen sürüyle hareket eden bir uzaylı ırkından kaçışını anlatıyor. Hikayeler ilginç olsa da yer yer sıkıldığımı fark ettim. Aralarında en sevdiğim son hikayeydi.
Kısaca, her öykünün gerçekten ilgi çeken bir yanı var ve okumaya itiyor sizi. Yine de benim favorim kitaba ismini veren Aquila Yarığı'nın Ötesi oldu. Yine de Reynolds gerçekten daha çok okunması gereken bir yazar. Özellikle bahsettiği konular ve yazı stilinden dolayı diğer yazarlardan farklı olduğu için kesinlikle daha çok bilinmeli.
Üzülerek söylüyorum ki geri dönmemek üzere yarım bıraktım. İlk üç öykü tatlı ve keyifliydi ama sonrası ı-ıh. Hele bir de önceki kitaptakinden bile kötü olan çeviriyle birleşince yapamadım, kusuruma bakılmasın.
Started out good; but kept losing me. I loved the first two stories. I liked the third. I was interested in Merlin with the next 3 but it kept on going for way too long.