Öteki olmanın, ayrıksı durmanın, çaresizliğin ve tutunamayanların, "bebeği ağlayanların ve acılara tutunanların" kanayan yaralarını anlattı. Kadınların, işçilerin, öğrencilerin, çocukların, mahpus damlarında ve dışarıda esaret altında olanların, sevgiyi emek bilenlerin ve bilcümle mağdurların şarkısı, düşsüz bırakılanların düşüydü o. Herkesin sustuğu bir zamanda, "Başkaldırıyorum!" diyebilendi o. O, ne kayıp çocuklarını arayan Cumartesi Anneleri'ni yalnız bıraktı ne de İslamcı öğrencilerin başörtüsü mağduriyetine sessiz kaldı. Ne memleketin kibirli ve münevver solcuları onu anladı ne de sağcısı, İslamcısı. "Ben, klasik bir kadere teslim olmak istemiyor ve öldükten sonra değil, şimdi anlaşılmak istiyorum."
İsterim ki bir gün Ahmet Kaya’yi yalin bir dille anlatsin birileri. Bu kitap maalesef o kitap degil. Ama olsun gozum, seni zaten sarkilarin anlatir duymak isteyenlere.
Barış manço kitabini okudum. Goodreads da yok. Bu kadar kalitesiz bu kadar boş bir kitap olamaz! Şarkı sözlerini olduğu gibi basmış, fotığraflar koymuş son derece kalitesiz ve küçük oranda. 2021 yılında kitap yazıyorsun, bilgiye ulaşılabilen en kolay dönemde, bu kadar mı boş sayfalarla kitap basılır? Bu kadar mı kitap olsun bari 200 sayfa olsun diye şilirdikçe şişirilir? Almayın zaman kaybı. Wikipedia dan okuyun daha çok bilgi sahibi olursunuz!
Ahmet Kaya sarkilarini cok severim. Onun hicbir zaman bir vatan haini olduguna inanmadim ama yasim geregi pek de bilmiyordum cikartilan o iftiralarin nedenini. Bunu anlayabilmek icin aldigim bir kitapti, sorularima cevap buldum.
Anlatımını beğendim ama yayınevi çok özen göstermemiş bu kitapta bir sürü dizgi hatası var. Bu üç yıldızı yayınevine verdim. Yazık olmuş çok da güzel anlatılmış halbuki.