Jump to ratings and reviews
Rate this book

Son Bakış

Rate this book
Irmak Zileli bu romanında genç bir kadının ölüme giderkenki son birkaç dakikasından hareketle, geriye doğru hayatlar ve kuşaklar boyunca aktarılan bakışların izini sürüyor. Aynı zamanda insanın hayata, geçmişe, kendi varlığına ya da yokluğuna yönelen bir bakış bu...

Son Bakış yabancılığın ve dilsizliğin nasıl bir şey olduğunu anlamanın ve anlatabilmenin yolunu arayan bir roman. Bu nedenle de evvela dille uğraşan, dilin kendisini romanın meselesi yapan bir metin. Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş, girerken biricik sevgilisi Kaveh’i yitirmiş Tina’nın iç sesi okuru yanına çağırıyor. Son yolculuğunda ona eşlik edilmesini bekliyor.

Hem yakarış, hem hesaplaşma olarak okunabilecek Son Bakış, Irmak Zileli’nin edebiyatta açtığı hattı derinleştiriyor.

“Ah insan zihni nasıl da kaydedemiyor aslında hiçbir şeyi olduğu gibi, çünkü sonradan ekliyorsun kendi bakışını onunkine, sonraki bakış diye bir şey de var aslında, hiçbir bakış son olarak kalmıyor, kendi son bakışının üstüne ister istemez yenisinin gölgesi düşüyor.”

150 pages, Paperback

First published November 1, 2019

5 people are currently reading
223 people want to read

About the author

Irmak Zileli

12 books46 followers
IRMAK ZİLELİ, 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Sosyal Antropoloji öğrenimi gördü. Televizyon ve dergilerde muhabirlik yaptı. Roman Kahramanları dergisinin kuruluşunda görev aldı ve ilk 6 sayı yayın yönetmenliğini yürüttü. 2006 yılından bu yana çeşitli dergilerde, gazete kitap eklerinde değerlendirme ve eleştiri yazılarının yanı sıra editörlüğünü yaptığı Remzi Kitap Gazetesi’nde “Devrik Cümle” adlı köşesinde yazmayı sürdürüyor.

Zileli’nin basılmış eserleri arasında, 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan ilk romanı Eşik (2011), Bayram Çocukları (2004) isimli bir araştırma ve Doğruyu Aradım Güzeli Sevdim (2009) başlığıyla Halit Refiğ ile söyleşi kitabı, IRMAK ZİLELİ, 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Sosyal Antropoloji öğrenimi gördü. Televizyon ve dergilerde muhabirlik yaptı. Roman Kahramanları dergisinin kuruluşunda görev aldı ve ilk 6 sayı yayın yönetmenliğini yürüttü. 2006 yılından bu yana çeşitli dergilerde, gazete kitap eklerinde değerlendirme ve eleştiri yazılarının yanı sıra editörlüğünü yaptığı Remzi Kitap Gazetesi’nde “Devrik Cümle” adlı köşesinde yazmayı sürdürüyor.

Zileli’nin basılmış eserleri arasında, 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan ilk romanı Eşik (2011), Bayram Çocukları (2004) isimli bir araştırma ve Doğruyu Aradım Güzeli Sevdim (2009) başlığıyla Halit Refiğ ile söyleşi kitabı ve 2014’te Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan Gözlerini Kaçırma romanı bulunuyor.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
113 (38%)
4 stars
121 (41%)
3 stars
55 (18%)
2 stars
5 (1%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 42 reviews
Profile Image for Leylak Dalı.
633 reviews154 followers
November 28, 2019
Derin bir hüzünle okudum. Gürcistan'dan gelip kayıt dışı yaşlı bakıcılığı yapan genç bir kadının, bir dansçının ölüme giderken iç sesinden geçmişini okuyoruz. Yabancı diye görmezden geldiğimiz nice hayatların dramına ortak etmiş bizi yazar. Çok etkileyici buldum.
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews572 followers
December 9, 2019
Bana doğru geliyorsun Tina.
Hayret,hep üzerimden geçerdin birbirine dolanan ayaklarınla. Hep aceleyle. Bir yere yetişircesine. Telaşla ilerleyen sen, şimdi yukarıdan geliyorsun.
Düşüyorsun Tina.
Yumuşacıktım bir zamanlar ben de, üzerimde ne çiçekler açtı bir bilsen.. Her mevsim ayrı renklere büründüm, baharda ne kadar yeşilsem kışları o denli beyazdım. Bakma böyle dediğime, ben bana verilen her rengi sevdim Tina.
Ama bir gün geldi sıcak, çok sıcak bir şey döktüler üzerime. Kaskatı kesildim, nefes alamadım Tina. Simsiyahtı rengi, yapış yapış.. Üzerim asfaltla kaplandı. Artık rengim birdi, boşluklarımdan çiçekler çıkmadı, öylece kalakaldım, beni ezdiler Tina.
Boşluklarımı doldurdular, damarlarıma kadar kuruttular.
Ben ki yüzyıllardır buradaydım. Uzak yerlerden gelenler öptüler beni, çocuklar koşuşturdu üzerimde..
Ben buranın toprağıydım Tina. Şimdiki sertliğime aldırma. Hem seni benden daha iyi kim anlayabilir?
Gel Tina. Var sana da bir yerim.
Umuduna, öfkene, sevgine, özlemine.. Kursağına dizilen her lokmana.
Senin memleketindeki kadar rahat değildir belki.
Ama çok yoruldun Tina.
Gel ve dinlen biraz.
.
Aslında hepimiz biraz Tina’yız.Seven ve sevdikçe yüreği genişleyen.Tina’nın parmak uçlarındaki neşeyiz, gözlerinin kenarında biriken endişeyiz.
150 sayfaya sığabilen hayatlarız belki de. Irmak Zileli yerinden, dilinden, sevdiğinden ve en çok kendinden ayrı kalan bir kadını anlatırken; kılçıkları boğazınızda bırakmak istiyor. Durmaksızın huzursuz etmesi için. Ve yapıyor. O 150 sayfalık bir yaşamı anlatırken, hem de başlangıcın bir son olduğunu bilirken biz, huzursuzluğumuzu bir an olsun çıkarmıyoruz üstümüzden.
.
Ve sevgili Irmak Zileli, yine sarılıyor onun kelimelerine okuyan her bir bedene.
.
Kapak tasarımında ise Emir Tali, Tina’nın yadigarını koyuyor avuçlarımıza..
Profile Image for Nihan Jackson .
134 reviews6 followers
April 15, 2022
Gurcistan'li Tina'nin hayatin son anini anlatiyor olsa da aslinda gocmen bir insanin yasadigi yabancilik duygusu ve aitlik hissi, yarim kalmis ask hikayesi, aile iliskileri, ana-kiz iliskisi, Stalin'in zulmu, insanin topluma yabancilasmasi, pasif insanin kendini sorgulamasi, koca bir yalnizlik ve ozlem gibi konular da var.

Ayrica kitaptaki vicdan ve merhamet duygusu cok guzel islenmis. Kopek Tina ile olan kisma ayrica kalbimi biraktim.

Bilinc akisi teknigi ile yazilmis diyolaglar ile suslenmis son derece ozgun ve etkileyici bir o kadar da dusundurucu herkesin kendisi icin bir parca bulabilecegi bir roman.

Koca dumyaya sigamayip hep birbirimizi bir sebebten (din,dil,irk,mezhep etc) dislayip otekilestirmis bir turlu biz olamamisiz. Hepimiz icin birisi - oteki ,oteki icin digerleri olmusuz. Tam anlami ile huzun kokulu dusundurucu bir roman.
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews197 followers
February 12, 2020
Şahsen benim bile çekincelerimin olduğu, asla o taraftan bakmakta cesur ya da iyi niyetli olamadığım bir konuyu işliyor yazar.

Bu konu da yabancı bakıcılar.

Hemen hemen hepimizin hayatına Bi şekilde dahil oluyorlar.

Çoğunlukla isimlerini dahi tutamıyoruz aklımızda.
Nereli olduklarını hep aynı ülkeden oldukları gibi kalıyor aklımızda, yemekleri, kültürleri değişik geliyor, dilimizi kullanamayışlarını garipsiyoruz.
Ama asla ne hissettiklerini düşünmüyoruz. Çoğunlukla çok büyük fedakarlıklarla buraya geliyorlar.
Tüm aile arkalarında para bekliyor oluyor çoğunlukla.
Kitapta daha da ince Bi detay düşünülerek olay sadece para değil belki de duygulardan kaçıştır buraya geliş durumunu işlemiş yazar.
Kitapta bir diğer çok etkileyici olan ise uzun bir iç döküş uzun bir yakarış şeklinde ölüm anında yanındayız kahramanımızın ve o ölüme yürürken her duygu zerresini ruhumuzda duyuyoruz. Hepi topu 150 sayfacık bir okumada Bi tokat yemiş Bi parçalanmış hissi doluyorsunuz.
Muhakkak okuyun!
Profile Image for Pınar Aydoğdu.
Author 4 books39 followers
April 21, 2022
Gürcistan’dan kaçak olarak Türkiye’ye gelen ve yaşlı, yatalak bir kadının bakıcılığını yapan Tina’nın ölmeden önceki son dakikalarında yaşamıyla hesaplaşması anlatılıyor. Kendi hayatına bir “son bakış” bir anlamda… Sovyet Rusya döneminin politik gerilimleri, bir ülkede yabancı ve kaçak olmanın getirdiği zorluklar, bir ailenin nesiller boyu verdiği yaşam mücadelesi, insanların günlük yaşamdaki farkındalıkları ve umursamazlıkları, Tina son nefesini verirken onun dilinden aktarılıyor. Ele aldığı konu, anlatım tekniği ve kullandığı dil açısından oldukça ilginç bir roman. 2020 Duygu Asena Roman Ödülü sahibi.
Profile Image for Bahar.
159 reviews25 followers
March 11, 2025
Nedir yaşanmaya değmiş bir hayatın özellikleri?

Kitapta, Türkiye'de yasadışı bir göçmen olan Tina’nın ömrünün son dakikalarına şahit oluyoruz. Onun bilinç akışından hayatını, ilişkilerini, ailesinin ve aşkının dramını dinliyoruz. Ülkesinde bıraktığı dedasına (annesine) seslenirken, geçmişiyle, seçimleriyle ve kaçınılmaz sonuyla yüzleşiyor. Biz de adım adım onun hikâyesini öğreniyoruz.

Roman, Türkiye’de yasadışı göçmenliğe bakış açısını arka planda işlerken; aidiyet, yabancılık, aşk, devrim ve yalnızlık gibi evrensel temaları da ele alıyor.

Beni en çok etkileyen şeylerden biri, ailede nesilden nesile aktarılan "düşüş" metaforu oldu. Büyük büyükannesinden başlayarak ailenin kadınlarının yaşadığı dram, sonunda gerçek bir düşüşle noktalanıyor.

Tina’nın kafasında, arka planda çalan Pink Floyd’un Comfortably Numb şarkısı, yavaş yavaş hissizleşen bedeniyle ölüme teslim olurken ona eşlik ediyor. Özellikle şu dize zihninde yankılanıyor: "The child is grown, the dream is gone." Çocukluk bitmiş, hayaller yitip gitmiş. Aşk için geride bırakılmış anneye "haklıydın" demek için çok geç artık.

Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış olması, alışık olmayan okurlar için zorlayıcı olabilir. Tekrar eden düşünceler ve zihinsel sıçramalar sabır gerektiriyor. Ama Tina’nın dağınık ve düzensiz düşünceleri, yaşadığı şokun ve iç hesaplaşmanın bir yansıması olarak çok doğal hissettiriyor.

Sahi, tekrar soruyorum: "Nasıl olmalı yaşanmaya değmiş bir hayat?"
Profile Image for Yasemin Macar.
276 reviews13 followers
April 22, 2022
Bu ay kendime resmen işkence ettim gibi; çok güzel kitaplar okudum ama hepsinin derdi, dünyası birbirinden farklı ve acıklı. Tina'nın 4.5 dakikalık Dünyaya Son Bakış'ı da beni çok etkiledi. Kolayı varken neden zor olanı seçeriz? Neden korkularımız bizi ele geçirir? Ve zaten yabancı olduğun bir ülkede kendini daha da yabancı hissetmek, dost bulamamak nasıl bir duygu? Hepsinin cevabını bulabileceğiniz bilinç akışıyla harmanlanmış gerçek bir olaydan kurgulanmış hikaye... Tina'nın hikayesini okuyun derim🥲
Profile Image for Ezgi Şenel.
Author 2 books28 followers
July 13, 2020
İnsandan olan ne varsa hayalleriyle, geçmişiyle, gelecek ihtimallerde asla gerçekleşmeyeceklerle, hüzünlerle, sevgilerle, kayıplarla ve onların dönüştürdükleriyle, basit bir selamla, yabancı olanı yabancı bırakmak asla kabullenmemek sevdasıyla, kırdıklarımızla ve kırgınlıklarımızla, en fenası da söylemekten çekindiklerimizle bizleri yaşama sürükleyen bir roman Son Bakış.

Irmak Zileli ile tanışma fırsatını yakaladığımda kitabını okumadığım için mahcuptum. Şu ansa keşkeler kervanı var içimde. Nice soru yöneltebilirdim kendisine lakin ben daha kaygılarımda boğulmayı tercih ettim. Olsun yolumuz elbet bir gün yine kesişecektir. Şimdilik soracağım nice soruyu cebimde biriktirebilirim.

Kitaba dönmek gerekirse Tina her şeyiyle içimizden biri fakat biz sözde topluma ait yargılarımızla bir insanın hayatına kastediyoruz. Temelde hatasını paylaşmaktan çekindiği için başına bu düşüş geliyor. Kendisi de farkında her şeyin. Son Bakış’ta kayıp giden bir akışla yaşamına şahitlik ediyoruz. Annesi Nana (Deda), anneannesi İlona, sevgilisi Kaveh ve babasının kazadan sonra kalan gölgesiyle balerin Tinamız anılardan bir sepet örüyor bizlere.

Sepetin içerisinde onunla yolculuk ediyoruz. Bu biraz buruk bir seyahat. Gürcü bir kadının siyasi suçlu olan sevgilisi Kaveh’le mutlu bir yaşam ihtimalinin peşi sıra ülkesinden ayrılışı ve Türkiye’de bir başına verdiği mücadelesi. Öyle ki zamanla kendisine yabancılaşmasını ve geçmişine uzak kalışını derinden hissedebiliyorsunuz.

Ölüme varan bir anda neleri düşünürüz bilemiyorum. Bir hayat zarif bir şekilde sunuluyor bu kitapta. Yaraları, sevgileri, ışığı okuyor ve acısına ortak oluyorsunuz. Bazı bazı dışardaki seslerden farkınız olmuyor. Gözlediğimiz temas ettiğimiz nice yaşam var. Sahiden ne kadarına ortak olabiliyoruz ne kadarında karşımızdaki kişiye yabancılık yaşatıyoruz belirsiz. Anlatılan nice son bakışların yıkıcı etkisiyle geri dönememek, yardım isteyememek, dilini konuşamamak pahasına bir bekleyişin hikayesi.
Profile Image for Znur.
21 reviews1 follower
March 27, 2020
Dönüp kendinize bakmanızı sağlayan çok etkileyici bir kitap.
Aslında okuması pek de kolay olmayacak gibi görünüyor başta ama o kadar kapılıyorsunuz ki.

Neden bilmiyorum, Sezen Aksu’dan şu şarkı çaldı hep kulağımda.
Beni hoyrat bir makasla
Ah eski fotoğraftan oydular.
Profile Image for Renklikalem.
541 reviews174 followers
April 28, 2022
“ah insan zihni nasil da kaydedemiyor aslinda hic bir seyi oldugu gibi, cunku sonradan ekliyorsun kendi bakisini onunkine, sonraki bakis diye bir sey de var aslinda, hicbir bakis son olarak kalmiyor, kendi son bakisinin ustune ister istemez yenisinin golgesi dusuyor. kirleniyor bakislarimiz o yuzden ve bilemiyoruz asla gercekte nasil baktik en son birbirimize, sonrasinda gelen kuskularla, vicdan azaplariyla, sorularla bozuyoruz o bakisi, gercekte nasildi gozlerimiz degdiginde duygumuz, kaybolup gidiyor elimizden, ne kaldi birbirimizden geriye, birbirimizin uzerine dusen bakistan ne kaldi, hangi duygu kaldi deda?…”

son bakis’ta golgede, karanlikta kalmis veya birakilmis, sozunu etmeyi cok tercih etmedigimiz konulara isaret ediyor irmak zileli. bir pencere aralamak, bir bakis acisi kazandirmak icin bize tina’nin son anlarinda aklindan gecenleri gosteriyor.
Profile Image for Gamze Harman.
43 reviews6 followers
December 12, 2020
‘Sevdiklerine bakarken hiçbir zaman unutma küçüğüm, bu son bakışın olabilir...Geri sarıp bulmaya çalıştım bakışımı, ne anlatıyorduk, ben ona yeterince diyebilmiş miydim mesela, seni seviyorum, hep seveceğim.’ 150 sayfalık bir ağıt. Yazdım yazdım sildim, hiçbir şey tam anlatamadı hissettiklerimi. Gidip sarılmak istedim Tina ya. Ne zor ölüm, yerinden yurdundan sevdiklerinden uzaktayken hele. Her gün gördüğün hayatlara hiç böyle bakmamış olmak da ne acı.
Profile Image for osqhe.
221 reviews
October 8, 2024
3,5/5 ⭐️
Irmak Zileli’nin okuduğum ilk kitabı oldu. Gürcü asıllı bir kadının, çatıdan düşmesiyle ambulansı beklediği 4,5 dakika içinde hayatı sorgulamasını, toplum, kültür karşılaştırmasını, insanlığı, doğayı eleştirmesini, en çokta aile özlemini okuyoruz. Gerçekten çok etkileyiciydi.
Ancak bazı yerlerde konu olarak fazla tekrara düşmesi ve tutarsız göndermeleri okuma kalitemi yer yer düşürdü.
Yine de fırsat verip okunması gereken metinlerden.
Profile Image for Yasemin.
155 reviews
November 25, 2024
Tam iyi bir Slow Burning örneğine rastladığımı düşündüğüm sıralarda kâh karakterdeki klişeler kâh hikayedeki anlık boşluklar sebebiyle bir türlü o parlama anına varamadım. Bununla birlikte Irmak Hanım’ın etkili ve güçlü bir anlatım tarzı var, eserlerini takip edeceğim.
Profile Image for Safa Furkan.
189 reviews1 follower
June 10, 2025
Yaşam, ölüm ve öteki hakkında kısa hızlı okunan ama keyifli bir kitap.
Profile Image for Simdineokuyorum.
229 reviews4 followers
September 1, 2024
Irmak Zileli bir kadının son bir kaç dakikasını kadının hayatının tüm evrelerine uğrayarak anlatıyor bu romanında. Konusu ve kitabın anlattığı süre itibari ile kitapta bölüm bulunmamakta ve cümleler uzun, virgüle ayrılmış şekilde. Bu konunun kasvetli havasını çok güzel verse de benim için biraz zor oldu. Bir soluk almak istedim sayfalar arasında.
Biraz daha kısa olsa kitap belki bu sorun ortadan kalkardı.
Onun dışında kitabın göçmenlik ve başka bir ülkede kök salmaya değişmesini bir göçmen olarak çok ama çok begendim.
Mutlaka ekleyin okuma listenize.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Şule Koçak.
23 reviews1 follower
December 30, 2025
“Mutlaka ki görmüştü orayı ama bilirsin ya, insan aşık olduğunda çok iyi bildigi yerleri bile bir kez daha sevdiğinin gözünden görmek ister de, ben biraz şöyle bir duyguyla dolmuştum o günlerde, bütün bir hayatımın o vakte kadar katettiği güzergahı bir de Kaveh'in elinden tutup yürümek, bir kez de onun gözleriyle bakmak anılara...”

“ah insan zihni nasıl da kaydedemiyor aslında hiçbir şeyi olduğu gibi, çünkü sonradan ekliyorsun kendi bakışını onunkine, sonraki bakış diye bir şey de var aslında, hiçbir bakış son olarak kalmıyor, kendi son bakışının üstüne ister istemez yenisinin gölgesi düşüyor, kirleniyor bakışlarımız o yüzden ve bilemiyoruz asla gerçekte nasıl baktık en son birbirimize, sonrasinda gelen kuşkularla, vicdan azaplarıyla, sorularla bozuyoruz o bakışı, gerçekte nasıldı gözlerimiz değdiğinde duygumuz, kaybolup gidiyor elimizden, ne kaldı birbirimizden geriye, birbirimizin üzerine düşen bakıştan ne kaldı, hangi duygu kaldı?..."
126 reviews1 follower
February 5, 2023
Ölmeden önce geçen son dakikalarda/saniyelerde kişi eğer yaşamına dair bir şeyler hatırlayabiliyorsa ‘Son Bakış’ta da koskoca bir yaşam film şeridi gibi geçer Tina’nın aklından. Tina, sadece toplum tarafından görülmeyen, her türlü olumsuzluklara maruz kalan kadınların hikayesini değil aynı zamanda yaban ellerden ülkemize hasta/yaşlı bakmaya gelenlerin de hikayesini aktarmakta. Irmak Zileli’nin bize özgü ve/ya evrensel meselelere yaklaşımı da dikkat çekici. 🦋
Profile Image for dinozor gibi.
161 reviews2 followers
September 16, 2025
Gürcistan’dan Türkiye’ye göç eden ve burada kaçak olarak bakıcılık yapan Tina, bir gün anahtarını içeride unutur ve kapıda kalır. Aslında “dışarıda kalmak” onun yazgısıdır: dışlanmak, yabancılık, kimliksizlik… Hayat onu hiçkimseliğe sürüklemek ister. Oysa Tina da biri — herhangi biri — hepimiz gibi. Eğer dönüp bakarsak, hikâyesini dinlersek, dikkatle kulak verirsek belki onu kurtarabiliriz.

Son Bakış, mültecilik deneyimini yalın dili ve akıcı anlatımıyla ele alan sade bir roman. Genç okurlara ve özellikle mültecilere karşı önyargı besleyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
21 reviews
November 12, 2020
" Anahtarı soktuğumuz deliğin bir adının da yuva olması ne tuhaf. İnsan kendi yuvasına girebilmek için anahtarını yuvaya sokup yavaşça döndürebilmeli. Benim anahtarlarımın yuvası öyle uzakta ki."

Yerinden, yurdundan kopmanın, koparılmanın, hiçbir yere ait olamamanın, yarım kalmışlığın, kimsesizliğin, bir başınalığın çok dokunaklı bir şekilde anlatıldığı bu kitabı okurken gözlerimin dolmaması imkansız gibiydi.
Bir de kelimelerle oynayışı yok mu, muazzam!
Profile Image for Çiğdem Kutlu.
21 reviews3 followers
October 15, 2020
10 yıldızla oylama şansım olsaydı 100 yıldız daha yok mu derdim.
Profile Image for ed_ nuovo.
35 reviews5 followers
April 1, 2023
Zavallı Tina'nın son dakikaları ne çok şey anlatabilir? Anlatıyor işte.
Profile Image for Ahmet Başbunar.
30 reviews
Read
April 17, 2020
‘’Ah insan zihni nasıl da kaydedemiyor aslında bir şeyi olduğu gibi, çünkü sonradan ekliyorsun kendi bakışını onunkine, sonraki bakış diye bir şey de var aslında, hiçbir bakış son olarak kalmıyor, kendi son bakışının üstüne ister istemez yenisinin gölgesi düşüyor. Kirleniyor bakışlarımız o yüzden ve bilemiyoruz asla gerçekte nasıl baktık en son birbirimize, sonrasında gelen kuşkularla, vicdan azaplarıyla, sorularla bozuyoruz o bakışı, gerçekte nasıldı gözlerimiz değdiğinde duygumuz, kaybolup gidiyor elimizden, ne kaldı birbirimizden geriye, birbirimizin üzerine düşen bakıştan ne kaldı ‘’
Profile Image for Bilge.
277 reviews25 followers
July 2, 2023
Anahtarı soktuğumuz deliğin bir adının da yuva olması ne tuhaf. İnsan kendi yuvasına girebilmek için anahtarını yuvaya sokup yavaşça döndürebilmeli. Benim anahtarımın yuvası öyle uzakta ki. O yüzden meğer anahtar yuvaya uymadı deda.

Irmak Zileli’yle tanışma kitabım oldu. Fakat o nasıl tanışmak ben bundan sonra sevgili yazarımızın bir fanıyım. Ve Irmak hanım bir röportajında tüm romanları içerisinde en çok bu hikayenin Tinasından etkilendiğini ve kendine yakın bulduğunu söylediğinde az bile söylemiş. Bir yolculukta tesadüfen başladığım bu muhteşem hikaye bir çırpıda biterken beni de yıktı geçti.

Hikayemizin kahramanı Tinacım kendisine böyle hitap etmek isterim ki Türkiye’deki yabancılığı artık bir son bulsun, biri de onu tanıyor, seviyor olsun ve bağrına bassın. Tinacım Gürcistan’dan bir aşkın ve umudun peşine kalkmış gelmiş ve dansçı olma hayaliyle başlayan hayat hikayesi isimsiz/kimliksiz “yabancı” bir yaşlı bakıcısı olarak son bulmuş. Bu arada bir şikayeti olduğundan değil ama Tinacığım da bir evin bir kızıymış. Ailesindeki tüm kadınların kaderi belki de böyle erken yaşta zorluklarla baş başa kalakalmak, onu da takip etmiş.
Hiçbir duvarla bağlantısı olmayan bir boru ile çok uzaktaki bir yuvaya ait anahtarlarım dışında tutunabileceğim hiçbir şey yoktu oysa.

Tinacım kalbimde öyle bir yere dokundu ki ülkesinden uzaklarda kimliksiz, kaçak, hayatta kalmaya çalışan tüm göçmenlere artık aynı gözle bakabilmem mümkün değil.
Profile Image for Özgün Tanglay.
84 reviews5 followers
Read
April 19, 2020
Tina'nın hikayesi çok akıcı, tüm romanı her gün eve gidip onunla buluşma isteğiyle okudum.
175 reviews1 follower
April 26, 2025
“Zaten bilir misin, burada insan göze batmadan kenardan kenardan yürümeyi bile öğreniyor.”

“Nefes alamıyorum deda(anne), sana bunu söylemek çok zor, dünyaya gelişini borçlu olduğun birine bu dünyayı terk etmekte olduğunu söylemek insana acı veriyor.”

“Demek istiyorum ki ölen bilir. Ölümü yaşamak deda, geride kalanlara aktarılamayan bir deneyim, belki de tek deneyim.”

“Ben nasıl anladım söyleyeyim mi sana? Bir gün fark ettim ki her sabah gözümü açar açmaz aklıma gelen ilk şey Kaveh olmuş. Sabahları gözünü açınca birinin varlığına şükran duymak yaşam sevinci veriyormuşsa meğer.”
7 reviews
December 30, 2019
Bitirdikten sonra bir gün boyunca etkisinden çıkamadım. Ardında derin bir hüzün ve Tinaya şöyle sımsıkı bir sarılma isteği bıraktı. Okurken hem gülümsedim hem gözlerim doldu. Tina o kadar gerçek bir karakter ki, hisleri düşünceleri o kadar anlaşılabilir ki okurken kendini kaptırmamak, Tina için yüreği sizlamamak mümkün değil. Müthiş bir kitap olmuş uzun zamandır hiçbir kitap beni böylesine etkilememisti.
33 reviews
October 11, 2022
Ölümün kıyısında yabancı bir kızın iç sesini okumak zor, sıkıcı ve bunaltıcı. Çok uzun ve birbirine bağlı cümleler, tekrar okumayı gerektiren akış. Sevmedim!
Profile Image for Ozy.
115 reviews1 follower
November 1, 2025
Beni kendilerinden biri gibi görmelerini beklemedim hiçbir zaman, niye öyle görsünler, değilim zaten, ben onlardan biri değilim, ama hiç kimse de değilim, biriyim. Herhangi biri ama biriyim işte. Birisi olarak kabul edilebilmen için birilerinden mi olmak gerekiyor deda? (s.39)

Yabancı olmak, ait olamamak üzerine satırlar okuduğum bir kitaptı. Birisi olmak için birilerinden mi olmak gerekir? Birisi kabul edilebilmek için ne yapmak gerekiyordu? Yabancı olduğunu bildiğin halde bir selam ve bir gülümseme ile o yabancılığı giderebilir miydik? Dilini bilmediğin bir ülkede sadece bir gülümseme mi kabul ettirecekti seni, içlerinden biri olduğuna Tina? Ülkemize kaçak yollardan girmiş, girmeye çalışırken çok sevdiği tek adamı Kaveh'ini yitirmiş. Son bir kez bakmış sınır kapısında ve onun son bakışı olduğunu bilmeden. Son bakış var mıdır gerçekten? Birine son kere baktığını bilmeden baktığında o son olarak kalır mı zihnimizde? Zihnimiz bir bakışın son olmasına müdahale etmez mi hiç?

Hem yakarışlar hem hesaplaşmalarla dolu sayfalar ve bir ölüm. Ölüm anında insanın hayatı gözlerinin önünden film gibi akarmış derler ya, bu kitapta işte o filme konuk oluyoruz. Tina anlatıyor, hatırladığı kadarıyla, hesaplaşmalarıyla ve yakarışlarıyla izliyoruz o filmi onun ağzından. Bazen eskilere gidiyoruz büyük büyük annesine, oradan kayıp matruşkaya bir yol izliyoruz. Stalin dönemi Rusya'sının toplama kamplarına gidiyoruz bu anılarda, iç savaş döneminin sahnelerini dinliyoruz, bir babanın nasıl ölmeden öldüğüne göz kırpıyoruz ve bir aşkın din, dil, ırk ayrımı olmadan nasıl Tina'nın yüreğine yerleştiğini görüyoruz. Son bakışlarına tanık oluyoruz.

Kopuk kopuk bir zihin haritası için karmaşık sayılabilecek bir anlatımla ilerliyor kitap. Virgüllerle, farklı konuların bir araya konmasıyla bu karmaşa destekleniyor. Tekrarlamalarla etkileyiciliği arttırılan bir anlatım da mevcut. Eski bir balerin olan Tina'nın müzik ve dans tutkusunu karşımıza çıkan şarkı sözleriyle anlayıp içerliyoruz, bu şarkılarla gidilen anılara şahit oluyoruz. Anlatımı etkin kılacak tüm yolları gözlerimizin önüne seriyor Irmak Zileli. Ölümdeki zihin karmaşasını aktarımı ise takdirleri hak ediyor. Anılardan kopup dışarıdaki insan kalabalığına uzanıyor bazen Tina'nın kulakları, ve bize ısrarla hatırlatmaya devam ediyor, "Yabancıyım, tüm bu insanların gözünde."

Dil olarak baktığımızda kitabın içeriğinde dilsizliğe karşı bir sorgulama mevcut ve Tina Gürcü dilinde kelimelerle anne ve nine diyor kitap boyunca. Birkaç Rusça kelimeye denk geliyoruz ama bunlar yorucu bir dil konumuna düşürmemiş kitabı. Akıcı ve sıkmayan bir dil ile okuyoruz kitabı.

Tina'nın ninesi İlona ve babası Levan ile ilgili yakarış ve sorgulamaları beni de yer yer sorgulamaya itti. Özellikle Tina'nın anılarını yorumlayıp hangisi ile biten soruları, hem içime dokundu hem de sorunun cevabını kendi içimde aramamı sağladı. En sevdiğim yönlerinden biri de buydu. Yer yer Tina ile birlikte bu düzene isyan ettim, yer yer Tina'nın sorularına ek sorular ekledim.

Bitiminde bir iç burukluğu bıraktı bende, yabancılık ve ait olamamak üzerine bir sürü soru ile ortada kalakaldım. Bakışlar ve zihin üzerine derin düşünceler yer etti notlarımda. Tina ismi hafızama kazındı, Gürcistanlı Tina, sevdiğinin peşinde Türkiye'ye yolu düşen, sınır kapısında sevdiğini son bir bakışıyla kaybeden, bebiasının anlattıklarıyla büyüyen, dedasının küçük kızı, babasının ışığı...

Bu benim Irmak Zileli ile ilk tanışma kitabımdı, elimde bir romanı daha var ama sanırım 'Son Bakış'ın yeri ayrı kalacak. Yabancılığa, ait olamamaya dair farklı bir bakış için okumalısınız diyorum. Yabancı olmak, öldüğünde bile birileri için birisi olamamak nedir?
Profile Image for Faruk Oruç.
70 reviews1 follower
November 9, 2020
"Son Bakış" adlı roman 150 sayfadan oluşan kısa bir roman. Aynı zamanda yazarla tanışma romanı oldu. Başkahramanımız Tina. Olaylar Tina'nın gözünden anlatılıyor ve iç konuşma, bilinçakışı teknikleri kullanılarak aslında sık sık geçmişe giderek kahramanımızın başından geçenleri, onun ailesinin başına gelenleri, sevgilisi Kaveh ile yaşadıklarını anlatırken toplumsal bir hafıza da oluşturmuş oluyor yazarımız. Bu anlamda konu oldukça ilgi çekici çünkü Tina Gürcistan vatandaşı ve Sovyet Rusya döneminde ailesinin yaşadıklarını bize anlatması bakımından önemli. Sevgilisi İranlı bir şair; onun yaşadıklarını, ülkesinden ayrı yaşamak zorunda kalışını, Gürcistan'da kabul edilmeyişini anlatıyor yine aynı şekilde Tina da Türkiye'de kabul edilemeyen, yabancı kalınan veya yabancı kalmayı zorunluluk sayan biri.
Yazının burasından itibaren içerikle ilgili ipuçları olacak. Dilerseniz okumayı burada bırakıp son bölüme geçersiniz. Kaveh'le Tina sınırı geçmeye çalışırlarken birbirlerini tanımaz gibi davranacakları yönünde anlaşıyorlar. Önden Tina geçiyor ve geriye bir bakıyor. Kaveh'le göz göze gelince polisler Kaveh'i durdurup yakalıyor ve iki sevgili burada ayrılıyor ve bir daha birbirlerinden haber alamıyorlar. Tina'nın içinde bu bakış uhde kalıyor. Kitap işte bu son bakış üzerine inşa edilmiş. Bu son bakış aynı zamanda Tina'nın ailesinin diğer üyeleri ile de alakalı olayları çağrıştırıyor ama daha fazla ipucu vermeyeyim.
Roman içerik bakımından ilgi çekici, sürükleyici ancak yazarın üslubu için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kurduğu uzun cümleler ve cümleleri biraz savruk kullanışı -belki Tina'nın ağzından anlatıyor olmasının bunda bir etkisi vardır bilemiyorum- devrik cümleleri ya da cümlelerde sözcükleri biraz gelişigüzel kullanması akıcılık kısmını biraz zedeliyor. Belki yazar, anlatıcının yabancı olması veya bilinçakışı tekniği gereği böyle yazmıştır.
Okunabilir. Öneririm.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for nil.
43 reviews2 followers
July 13, 2025
kendimi tam anlamıyla Tina’nın zihninde dolaşırken buldum. onun o son dakikalarına eşlik ederken sadece bir kadının ölümle yüzleşmesini değil, aslında kendi hayatımı da sorguladım gibi hissediyorum, yani birkaç dakikam kalmış olsa hangi anılarımı hatırlarım, mutluluklarım mı gelir gözümün önüne pişmanlıklarım mı diye düşündüm.
Tina, Türkiye’de yasadışı bir göçmen. ömrünün son anlarında, zihni geçmişe gidip geliyor. annesini, geride bırakmak zorunda kaldığı ülkesini, aşık olduğu adamı, yaptığı tercihleri hatırlıyor son birkaç dakikada. onun bu karmakarışık ama tam da (sanırım) ölmek üzere olduğunu bilen bir insanın bilinç akışına ortak olurken sık sık durup düşünmemek imkansızdı bence. ben olsam ne yapardım? hangi pişmanlıkları taşırdım yanımda? annemi arkamda bırakabilir miyim ya da sevgilimi o sınır kapısında alıp götürmelerine seyirci mi kalırım yoksa sonu belirsiz o yola kendimi atar mıyım?

“nasıl olmalı yaşanmaya değmiş bir hayat?”

cevabını bulamadım ama Tina’nın hikâyesi bana soruyu tekrar tekrar sordurdu.
Displaying 1 - 30 of 42 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.