Mustafa Kemal’in eseri İkinci Dünya Savaşı’na kadar Türkiye çapında değerlendirildi. Eski bir ülkenin modern bir ulus biçimine dönüştürülmesini tüm dünya takdirle karşılamıştı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalizm uluslararası bir boyut kazanmış ve Moskova ile Pekin’in güdümüne girmeyen üçüncü dünya uluslarına örneklik yapmaya başlamıştır Prof. Maurice Duverger
Kemalizm on asra sığacak işi, on yılda başarmıştır. Georges Tongas
Kemalizm, asıl Avrupa dışında güçlü yankılar uyandırdı. Bugün üçüncü dünya adını verdiğimiz, Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar uzanan alanda, Türkiye’nin 1919’dan sonraki atılımı ve uygulanan reformlar çoğunlukla tutku dolu bir dikkatle izlendi. Bağımsızlığı kazanmak, ekonomik-sosyal kalkınmayı sağlamak için uygulanacak reçetelerle ilgili olarak Kemalizmden alınacak dersler araştırıldı. Francois Georgeon
Kemalizmin özü de aklın inançtan, bilimin dinden bağımsızlaşmasıdır; Mustafa Kemal sorgulanmayan kişileri ve kurumları yıkarak laik cumhuriyeti kurdu; ‘Yaşamda en gerçek yol gösterici ilimdir’ tümcesiyle her şeyin sorgulanmasını istedi. Kemalizm, ‘Aydınlanma Devrimi’nin Türkçesidir. İlhan Selçuk
CHP’nin programına temel olan ana fikirler, Türk devriminin başlangıcından bugüne kadar yapılmış olan işlerle, yalın olarak ortaya konmuştur. Yalnız birkaç yıl için değil, geleceği de kapsayan tasarılarımızın ana hatları burada toplu olarak yazılmıştır. Partinin güttüğü bu esaslar, Kamâlizm prensipleridir. 4 CHP Kurultayında kabul edilen Parti Programı, giriş bölümü (5-16 Mayıs 1935)
Bunlardan başka, 1935 Kurultayınca saptalanan fikirler de bu programa ulaşmıştır. C.H. Partisinin güttüğü bütün bu esaslar, Kamâlizm prensipleridir. Mustafa Kemal Atatürk, 5 CHP Kurultayı için aldığı notlar, (1937)
Bu örnekler, cumhuriyeti kuran yöneticilerin gerçekleştirdikleri devrim için Kemalizm adını benimsediğini gösterir. Böylece, Kemalizm Atatürk’ten sonra uydurulan bir kavramdır. iddiası da tarihin çöplüğüne yollanmaktadır. Alev Coşkun
Kitap, Alev Coşkun'un türlü tarihlerde yazdığı beş makaleden oluşuyor. Kemalizm'in yalın ve anlaşılır bir kuramsal çerçevesini çıkarmayı deneyen kitap, 15-20 yaşlarında, Türk Devrimi'ni yeni yeni öğrenen gençler için yararlı olabilir. Ancak dönemi çalışan ve derinlikli kuramsal yapıtlar bekleyen okurun aradığı kitap bu değildir.
Makaleler görünürde bir bütünlük oluştursa da tümü yazıldığı dönemin güncel tartışmalarından yola çıkıyor. Böyleyken zamandan bağımsız bir çerçeve ve bütünlük oluşmuyor. Eğer benzer başlıklarda yazılar yine bu ölçüde kısa bir kitap için sıfırdan yazılmış olsaydı daha tutarlı, daha bütünlüklü ve derinlikli bir yapıt ortaya çıkabilirdi. Alev Coşkun bunu yapabilecek kişilerdendir aslında. Ancak kitabın bu biçimi, konuyla ve alanla ilgili daha önce bir şeyler okumuş okuyucuya çok bir şey katmıyor.
Daha önce yayınlanmış yapıtların yeniden yayınlanması genelde düzelti ve yayına hazırlama süreçlerinde kabus yaratır. Düzelti sürecinin çetin geçtiği anlaşılıyor. Kitabın adıyla ilgili kapak, iç kapak ve üst bilgi satırı arasında bir anlaşmazlık var. Yazı boyutu 100 sayfalık bir kitap için olağanüstü küçük. 700 sayfalık bir kitabın maliyetini azaltmak için kullanılabilecek boyutlarla yapılmış dizgi. Anlamak elde değil.
Kemalizm, iyi bir amaçla yola çıkan ve belli oranda başarılı olan bir kitap. Ama bu başarı oranı Alev Coşkun ölçeğinde bir yazar için yeterli sayılır mı bilemiyorum.