Yangında çocuğunu kaybeden bir baba, ne yapsa bir türlü görünmeyen kız çocuğu, eşini yabancılarla aldatan bir adam, üç oda bir salonda kendine yer edinemeyen çocuklar, ölen babalar, kalan kızlar, babasını çok seven kızlar, babasından nefret eden kızlar, babasından kaçıp sevgilisinde onu bulan kadınlar, bir gün mutlu olmayı bekleyen aileler ve mutsuz babalar… Sadece kadın yazar ve çizerlerden oluşan Rağmen, ikinci sayısında öykülerle, şiirlerle, inceleme yazılarıyla ve şarkılarla Baba”temasını işledi.
19 Eylül 1987'de, ki yılıyla ilgili çeşitli söylentiler var; ailede iç savaşın olduğu yıllarmış doğumu fark edilmemiş, İstanbul'da hayata başladı.
2010'da Lakuna, 2012'de Anekta ve 2014'te Yine de Âmin kitaplarını Dünya'ya postaladı. Afili Filintalar ve Ot Dergi'de yazıyor.
Şiirlerinde ve hikâyelerinde olmayacak işlerin, ütopyanın, ironinin, kalbe varmanın türlü yollarıyla muhatap. Kadıköy'ün sokak çaycılarında kâinata dair büyük bir ipucu bulduğu gün şükredecek.
sadece kadın yazar ve çizerlerden oluşan Rağmen, ikinci sayıda baba temasını işlemiş. alıp başucuna koyup hergün azar azar okunan yoldaş gibi... hergün bir doz aldım... Berna Durmaz, Ayşen Şahin Aksakal, Pınar Eğilmez, Figen Şakacı, Defne Suman, Berrin Karakaş, Çiğdem Aldatmaz, Neslihan Önderoğlu, Deniz Özturhan ve Ayşegül Kocabıçak'ın öykülerini sevdim en çok. güzel girişim, çok iyi sayı. okuyun, okutun derim...