Bana, kazanmanın aslında daimî bir kayıp ol- duğunu göstermişlerdi. Ben artık biliyordum ki barış bayrağının renginin beyaz olmasının bir anlamı vardı. En küçük kusuru dahi af- fetmeyen bu renk, benim barut kadar karar- mış kaderimi sarmalayan isli parmaklarımın arasında zaferin çanlarını değil, kıyametin sûrunu üfleyebilirdi ancak.
Maya en kötü anlarını geride bıraktığını sanı- yordur fakat hava henüz o kadar da kararma- mıştır. Zihninin içindeki susmayan çağrı, ona geri çeviremeyeceği bir davet sunarken en büyük felaketine doğru koştuğunun farkında değildir.
Tutku, nefret ve acı dönüm noktasına ulaştığın- da kendini hiçbir aklın kabul edemeyeceği bir gerçekle yüz yüze bulacaktır.
Maya, parmaklarının arasında sandığı hayatı- nın ipleri koparken ona sunulan kanatları üze- rine mi giyecek yoksa ellerini kana bulayarak devam mı edecek?
Nagihan G. Kabal 1994 yılında İstanbul’da doğdu. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde mimarî restorasyon eğitimi alan Kabal, 16 yaşındayken ilk uzun romanı “Gecenin Hikâyesi Aylema”yı yazdı. Bir yıl sonra kaleme aldığı “Bugün Adımı Sen Koy” isimli kitabı ise 2018 yılında raflarda yerini aldı. Yazar fantastik türde yazdığı ilk kitabını devam ettirdi ve serinin devamı olan “Gecenin Hikâyesi Aşeka”yı 2019 yılında okuyucuyla buluştu. Seriyi “Gecenin Hikâyesi Dora” isimli kitabı takip etti. Son olarak Lordlar ve Varisler kitaplarını kaleme alan Kabal, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar.
Ölümsüz olduğunuzu mu sanıyorsunuz? Cehennem için fazla mı iyisiniz? Cenneti terk ederken benden daha mı çaresizdiniz?
Ancak bir kasırganın üzerine çöken bunalcı ağırlığıysa hissettiğin; hava kararacak, denizler kabaracak, gökyüzü taşacak; dibine bakınca kör olacaksın, basın kaldırınca sağır. Sağın solun olacak, dibin çıkabileceğin tek zirve, aşağısı yukarısı olacak, orada tutsak kalacaksın; cennetin cehennem olduğuyer olacak.
Kitap, Gecenin Hikayesi serisinin 3. Kitabı bu yüzden konusundan bahsetmeyeceğim bakmak isterseniz profilimdeki “Aylema” yorumuna göz atabilirsiniz. Neredeyse 1 ay sürdü kitabı okumam ancak bu benim sorunum normalde 2 güne rahatça bitirebileceğiniz bir kitap. Biliyorsunuz İzmir’deyim ve o hafta deprem oldu işte, sonra sınavlarım vardı onlara çalıştım iptal oldu falan dolu bir aydı bu yüzden oturup okuyamamıştım doğru düzgün. Yorumuma gelirsek; Beni Amelya İsis hakkınadakiler çok şaşırttı gerçekten. Kitabı biraz geç bitirmemin başa bir sebebi de Maya’ydı kitabı okurken sanki ben Maya’ymışım gibi hissediyordum ve bu beni her ne kadar yorsada Nagi burda da kalemini çok daha fazla geliştirmiş. Serinin son kitabı değil ancak ben hala etkisinden çıkamadım. “Mavi Kıyamet” bölümünde gerçekten o kadar çok ağladım ki daha önce hiç bu kadar fazla ağlamamıştım o derece… Kitapta çok fazla ters köşe vardı ve kitabı okurken gerginlikten öldüüüm. Dora, bana sanki bir şeylerin başlangıcıymış gibime geldi. Kitapta Maya diğer kitaplara göre çok daha farklı birisine bürünüyor ve çok daha farklı ve güçlü birisi olarak karşımıza geliyor. Bu durumu genelde sevsemde bazen yeter dediğim kısımlar olmuştu. Son bölüm neydi ya kitabı bitirdim ve kaldım gerçekten mükemmel bir kitaptı seriyi hala okumadıysanız tavsiye ederim. Gerçekten Türkiye’de bu kadar güçlü bir fantastik kurgu yazması çok büyük bir başarı. Kesinlikle herkesin okuyabileceği mükemmel bir kitap. Okuyun, okutun. Instagram Blog Hesabımdaki Gönderi İçin; https://www.instagram.com/p/CIS_DCQB3TI/
Kitapta okuduğum en garip serilerden biri olabilir. Seriyi sevmiyorum. İlk iki kitabı da sevmedim. Bu kitabı da sevmedim ama devam ediyorum. İleride neler olacak merak ettiğim için kendimi zorlaya zorlaya okuyorum. Zorladığım da çok belli yani 2,5 haftada bitirdim kitabı, hiç benlik şey değil. Son kitabı da okuyacağım ama hemen şimdi değil. Sınav haftasında okurum yüksek ihtimal. Çünkü ztn okumamam gereken bir dönem ve okumak da istemeyiceğimi düşünüyorum o yüzden 4. kitap uygun olur diye düşündüm.
Bu arada hala 4. kitaptan beklentim var çünkü 3. kitap öyle bir yerde bitti ve tüm evrenin sırları açıklandı resmen, delirdim yani. Esila ve Maya'nın konuşmaları. Maya'nın annesi Miray Efnan ve Doruk'un nerede olduğunu bilmediğim bir yerde görüşmeleri ve oradaki konuşmaları... Böyle bir şey çıkmasını asla beklemezdim bu dünyanın altından. Baya şaşırttı kitap. Aşırı da iyiydi bu arada birden böyle bir aksiyonun gelmesi, karakterler napacak, nasıl kalkacaklar bu işin altından merak ediyorum. Bu yüzden biraz olsa beklentim var. (Diğer kitaplar için de aynı şeyi söylemiştim.
Son hariç kitapta sadece iki tane sevdiğim sahne vardı. Biri Doruk ve Fetih'in basketbol oynadıkları sahne diğeri ise Fetih ve Maya'nın ilk sevgili(?) oldukları sahne. Onun haricinde kitapta hiçbir yeri sevmedim. Krizlere girerek okudum resmen tüm kitabı. Bit artık diye yalvarıcaktım artık kitaba.
Sürekli bir acı, masumiyet, karanlık betimlemesi yapılması inanılmaz baydı. Tamam yaparsın bir iki yerde okey ama her sayfa aynı. Karakter bir cümle söylüyor. Sonra iki paragraf acılardan bahsediyor. Anladık kardeşim en acı çeken sensin, sensin yani.
Ve betimlemeler sadece betimleme olsun diye yapılmış aşırı gereksiz ve uzun betimlemeler var. Her yerde. HEM DE HER YERDE. O kadar sıktı ki artık.
Bu bahsettiğim iki şey olmasa kitap daha çekilebilir olabilirdi. Olayları merak ediyorum çünkü ama bu iki şey tüm hevesimi, ilgimi, beğenimi dibe batırdı yani. Asla çekilmiyor bu şekilde.
Fetih ve Maya'ya gelecek olursak dengesizin tekiler halâ daha önce söylediğim gibi. En azından Fetih nasıl biri olduğunu kabullendi de birazcık rahatlatabilirim.
Doruk desen ayrı gerizekalı. Kıza aşığım cart curt bilmem ne diyosun. Kız tehlikede sen Dila'yı görünce hâlâ onun peşinden gidiyorsun. Bir de üstüne ihanet yiyip ölüyorsun. Tam bir mal yani. Hayatımda bu kadar aptal bir karakter görmedim. Maya
Dila, Ayaz ve Doruk'a yaptıklarında son derece haklıydı bence. Armoni ve akademidekiler gereksiz triplere girdiler. Özellikle Armoni, öldüresim geldi onu ya. Hem yıllarca kardeşlerini bilmene rağmen onları arama sonra sanki silah zoruyla yaptırmışız gibi seviyormuş triplerine gir. İki gün sonra Maya'nın yaptıklarını öğrenince sanki her bir şey olduğunda ona yardım eden Maya değilmiş gibi Maya'ya küfürden ağır laflar et. Birde birden bire değere bindirdiğin Pamir'i gösterme. Yazarken sinirlendim resmen.
Dila ve Ayaz ihanetine gelecek olursak. Dila'dan beklerdim ztn onun için konuşmayacağım. Fakat Ayaz... Ayaz'dan asla beklemezdim. Maya'yı sadece kanı için kullanabileceğini hiç beklemezdim. Kitaptaki fav erkek karakterimdi. Üzdü yani bir tık.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitap AŞIRI iyiydi. Gerçekten okurken o kadar çok gözlerim yuvalarından çıktı ki. E pes artık ya filan diyorum sürekli. Gerçekten Gökçe abla bu konuda mükemmel. İnşallah dünya çapında bir yerlere geleceğine inanıyorum ❤️
Kitabı yaklaşık iki haftada bitirdim. Kesinlikle sürükleyici ama sınavlar filan, çok okuyamadim bu yüzden. Maya gerçekten bir YIKICI, ÖLÜMÜN ÖZ KIZI, YIKIM GETİREN! Okuduğunuzda anlayacaksınız zaten. Ben sonlara yaklaşınca " En fazla nasıl bitebilir ki? Yani ne olabilir?" diyordum. Söylemenize gerek yok, fazlasıyla boyumun ölçüsünü aldım. Büyüksün Gökçe abla😂
Kitabı bitirir bitirmez buraya geldim. Dora diğer iki kitaba göre zirve bir kitaptı. Maya’nın güçlenişini hayran bir şekilde okuyorsunuz ve onunla empati yapabiliyorsunuz. Çoğu yerde nasıl ya bu nasıl olur dersiniz çünkü sürprizlerle dolu bir kitap. Bu arada favori karakterim tabii ki de Fetih Yargıcı❤️ Allah karşımıza Fetih gibi güvenilir biri çıkarsın Amin😂👑
3,5⭐️ Seriyi normalde seviyordum ama bu kitabı biraz sıkıcı geldi evet olaylar oluyo ama sanki sirf olay ciksin diye yazilmis gibi Maya zaten ayri bir triplerde anlayamadim bu puanıda sadece sonlara dogru biraz daha sardigi icin normalde devam etmezdim ama serinin son kitabida elimde oldugundan dolayi okuyacagim.
Kurgusuyl, karakter gelişimleriyle, akıcılığıyla mükemmel bir kitaptı. Aşeka'ya diğer kitaplar daha güzel diye bir yorum görünce 4.5 vermiştim, gerçekten gittikçe seri daha iyi oluyor.
Bu kitapta da fazlasıyla karanlık bir hava vardı ve şu ana kadar okuduğum serinin en depresif kitabıydı. Maya bu kitapta bornalden daha fazla zorluklar yaşadı. Kimliğini sorguladı, terk edildi, ihanet edildi ama yine de ayakta kaldı.
Bu kitapta sırlar açığa çıktı ve bben ağzım açık okudum. Kabal gerçekten mükemmel bir kurgu yazmış.
Kitap gizemle ilerledi, heyecanlandırdı ve sonunda gerçekten şaşırttı.
Kesinlikle seriyi okuyun, ilk kitaptan sonra bırakmayın 🌱
Lanet olsun, sonunda bitti. İkinci okuyuşumdu. Aslında buraya kaydetmeden öncesinde 120 sayfa falan okumuştum. Eskiden nasıl dayanmışım ve okurken zevk almışım bilmiyorum. Gerçi yine okuması garip bir şekilde sardı ama Maya o kadar çok Doruk Doruk Doruk diyor ki.. Bu o kadar bunaltıcıydı ki, gerçekten bir yerden sonra kitabı duvara fırlatacaktım. Doruğu zerre sevmiyorum ama Fetihle dost olsalar çok güzel olurlardı demeden de geçemiyorum. Keşke Mayasız bir Doruk okuyabilseydik.. Maya'nın artık güçlü olmasını istiyorum. Tam diyorum ki,çok güzel yıktı başlarına burayı, sonra bir bakıyorum ağlıyor ve birilerine yalvarıyor. İlk iki kitap boyunca da bu böyleydi en azından bu kitapta öyle olmasaydı. Umarım son kitap Maya'sı gücünden ödün vermez. Ve herkes o kadar kahpe ki. Annesi bile ya. Nefret gerçekten. Meyra ayrı zaten, döktü bir güzel içindekileri. Armoni ayrı. O kadar iki yüzlüsüsünüz ki. Fetih bile ya. Hiçbir nedeni olamazdı o yaptığının. Safi intikam duygusuydu. Bu saçmalıktan da bıktım. Ya bir güvenin, tamı tamına kollayın birbirinizi, Maya'nın sürekli Fetih'e işte sen böylesin böylesin demesi. Ya daha ne yapsın bu çocuk? Şeyi görmüş gitmiş Doruk, şey diyor Maya, bana ihanet ettiler. Abi, o olayda onun peşinden gitmesi kadar daha doğal ne var acaba? Neyse kısacası bu kadar betimleme ve Doruk söylemi beni sıktı ama kurgu kendini merak ettirip okuttu da. Sıradaki kitabı çok uzun zamandır bekledim. Lets goo👉👉
Maya yani Amelya artık çok güçlenmişti. Maya babasının yanında eğitim için kalıyordu. Bir gün babası onun gibi bir yıkıcı getirmiş ve Maya'nın ondan eğitim almasını istemiştir. Ancak Maya bu adamdan hoşlanmamıştır ve sonraki günlerde adam Maya'nın zihnine girmiş ve onu zorlayarak öpmüştü. Maya'ya resmen tecavüz etmiş ve Maya çok sinirli bir şekilde onu rencide edicek sözler söylemiştir. Bu olayı duyan Doruk Maya'yı koruyamadığı için çok üzülmüştür. Günün sonunda Doruk Maya'ya evlilik teklifi etmiştir ancak Maya kabul etmemiştir. Doruk bu cevabını bilerek Maya'ya teklif etmiştir çünkü Doruk ile Fetih iş birliği yapmıştır. Doruk bir gün birisinin onu takip ettiğini fark etmiş ve kim olduğunu bulmak için onun karşısına çıkmıştır. Doruğu takip eden kişi ise Fetih'tir. Fetih Doruğa seni öldürecekler demiştir çünkü eğer Doruk ölürse Maya'nın gücünü kullanamayacağını ikisi ve Maya'nın düşmanı gayet iyi biliyorlardı. Bu yüzden Fetih ile Doruk ortak çalışmışlardır. Maya Doruğun teklifini duyunca Fetih'e gideceğini ve ona karşı duygularını fark edeceğini başından itibaren planlamışlardır. Çünkü Maya Doruğun yanında olursa Maya da tehlikede olucaktır. Maya sonraki gün Fetih'in yanında gelir ve tam onu sevdiğini söyleyecekken Maya'yı bulmak isteyenler ilk önce babasının evine sonra da Ayaz'ın evine ordan da Akademiye gitmişlerdir. Bu haber Maya'ya ulaşınca hemen yola çıkıp eve gitmiştir. Gördüğü manzara çok korkunçtur çünkü evleri yandığını ve içinde Armonin, Doruğun, babasının olduğunu düşünmüştür. Ancak korumalardan biri Maya'ya herkesin evden çıktığını ve ormana doğru gittiğini söylemiştir. Maya bunu duyunca hemen ormana koşmuştur. Ormanda biraz dolanınca yerde yığılmış bir beden görmüştür. O bedenin Doruğa ait olduğunu görünce dünyası başına yıkılmıştır. O gün ise Maya'nın gökyüzüne hükmedebildiğini keşfetmişlerdir. O günden sonra Maya Doruğa bunun kim yaptığını bulmaya karar vermiştir ve Doruğun katilinin kuzeni yani Dila'nın olduğunu bulmuştur. Dila aslında Ayaz için çalışıyormuş ve Ayaz ona soğuğun kanından verdiği için Fetih onu öldürdüğünde ölmemiştir. O gün Maya Dila'yı, Ayazı ve Doruğu öldürmüştür. Doruğu öldürmesinden sonra rahatladığını fark eden Maya artık daha çok güçlenmiştir. O günden sonra Fetihle Riva'nın evleneceği haberi duyulmuştur. Maya bunu duyunca çıldırmış ve ne yapacağını bilememiştir. Riva Maya'yı kıskandırmak için damadın kim olduğunu söylemesini istemiştir. Maya böyle bir şeyi söylerse Riva'nın egosunu tatmin edeceğini biliyordu. Ancak Maya Riva'nın istediğini vermeyip damadın babası olduğunu açıklamıştır. Bunun üzerine herkes sok olmuştur ama kimse ses çıkartamamıştır. Çünkü eğer Riva itiraz ederse 1 yıl boyunca onun yerine başka bir kraliçenin geleceğini biliyordur. Babası da itiraz edemezdi çünkü itiraz ederse herkesin gözünden düşecektir ve bugünkü saygınlığını yitirecektir. Bunun üzerine Maya babasına şu soruyu sorar "Anneme olan bağlılığın mı ön planda yoksa sahip olduğun gücün mü" Bunun üzerine babası gücü seçmiştir. O günden itibaren her şey değişmiştir çünkü cinayetlerin hepsini Fetih'in yaptığını zannetmişlerdir. Fetih'in kraliyet dokunulmazlığına ihtiyacı olduğundan evleneceklerdi ancak Maya'nın babasının ismini söyleyince işler değişti. Fetih'in yargılanacağı gün Maya bütün sorumluluğunu üstlenmiştir. Bunun üzerine başta Armoni olmak üzere herkes Maya'nın ölmesini istemiştir ancak Maya artık kraliyetten olduğu için onun dokunulmazlığı vardı. O günlerden sonra Fetih'in İklim adında bir arkadaşı ve eski sevgilisi yani Esila ortaya çıkmıştır. İklim bir hükümdardır, Esila ise bir gölgedir ancak eskiden bir yıkıcıdır. Bu yüzden Fetih'in bu kadar yıkıcılar hakkında bilgi bildiğini anladı. Maya'yı herkes öldürmek istediğinden babası onu İpsela'ya yani hükümdarlar şehrine gitmesini istedi. Ipsela'ya gittiklerinde her yerin buzla kaplı olduğunu ve sarayın da buzdan kaplı olduğunu gördü. Ipsela'nın içine girdiklerinde herkes Fetih'i selamlıyordu. Fetih de onları başıyla selamlarken Fetih'in annesi geldi ve Maya ile tanıştı. O günün akşamı Maya uyurken rüyasında kendini uçurumun kenarında Esila'yla beraber bulmuş ve Esila ondan gizlenen her şeyi anlatmıştır yani aslında Yeşil Yol diye bir yerin olmadığını, yaşadıkları yer aslında Amelya İsisin'in beyninden oluştuğunu, Amelya İsis'in çocuğunun onun elinden alınması sonucunda Amelya onları zihnine hapsettiği gerçeğini söylemiştir. Yani yıkıcıların yıkım getirmeyeceğini, tüm dünyayı kontrol edemeyecegini söylemiştir. Aslında bunları söylemesine izin yokken Esila Maya için onun yaşadıklarını yaşamayasın diye bunu söylemiştir. Amelya Isis istemezse onların bir parmağını bile hareket ettiremeyeceğini, onların zihnine hükmettiğini söylemiştir. Ölüm tek kurtuluşun, Yeşil Yolda ölüm bile yok diyip uçurumdan atladı. En sonunda Miray Efnanla Doruğun hikayesini okuyoruz. Miray Maya hakkında Doruğa onun hiç doğmaması gerekiyordu dedi. Bir deneğin hamile kalıp çocuğu doğurmasıyla başlamıştı her şey. O çocuğu denekten ayırmak istediler ancak denek zihin gücünü kullanıp klinikte olan herkese saldırmış, uyutmuş ve çocuğunu almak isteyen herkesi zihnine hapsettiğini anlatmıştır. Her zemheri ayında 5 aileden 18 yaşına gelen bir kurban seçilip onu kendi zihniyle lanetlemiş, önce ölüme sonra kendi zihinlerinin işkencesine terk etmiş ve Maya da bunların en kötüsu olduğunu öğrenmişti Miray. O yüzden Maya'yla köprüden aşağı onu kurtarmak için atlamıştı. Ancak Amelya Isis onun yaşamasını istediği için Maya ölmemişti. Isis eninde sonunda kendine denk bir zihin geleceğini biliyordu. En sonunda eğer Maya Amelya'nın zihnini öldürmezse kendi zihni Maya'yı öldürecekti.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabın üçte dördü birbirini tekrarlayan duygu betimlemeleriyle dolu. Bir noktadan sonra olaylar sırf daha iyi bir şey yapmaya çalışmak için karıştırılmış gibi. Sürekli bu aslında eskiden yaşadığımız şuna ima, bir kere şöyle bir arkadaşımız vardı tarzında geçmişte yaşanmış “anlamlı” anlar eklenmiş. Her şeyin içinden başka bir şey çıkıyor, okuyup “Aa, gizem.” dememiz lazımdı herhalde. Bir noktadan sonra karakterleri umursamayı bıraktım. Maya’nın en güçlü karakter olmasına bayılıyorum. Serinin sonunu merak ediyorum
BİR GÜN TÜM DÜNYA. BU KİTABI BİR GÜN TÜM DÜNYA OKUYACAK VE BİR GÜN TÜM DÜNYANIN KİTAPLIĞIBDA OLACAK. DORA... TAM ANLAMIYLA DORA. HER ZAMAN EN İYİSİNİ YAPIYORSUN, YAPTIN VE YAPMAYA DEVAM EDECEKSİN. HER DAİM YANINDAYIZ NG. DAİMA, ZAFERE KADAR💎
BEYNİM YANDI. O son neydi öyle inanamıyorum anladığım şey doğruysa yani çünkü benim yandı!? Neyse Fetih'e nefretim geçti sayılır. Fetih ama "Yıkıcı" aşığı... Doruk'a da nefretim geçti ama ona hâlâ kızgınım. Beni şimdiye kadar bu kadar yoran bir seri olmadı. Mahvoldum ya öldüm.
Doruk Ilgaz seri boyunca nefret etmeye en yakın olduğum karakter sahnelerinden pek haz etmediğim ölümüne de üzülmediğim karakter.Maya'ya evlenme teklif ettiğinde sinirden kitabı fırlatmış olabilirim.Ama bu kitapta onu biraz daha anladım kafasının içine biraz daha girebildim. Fetih ve ikisinin birlik olduğu sahnelerde ise evet dedim evet muhteşem ikili.İkisi de sevdikleri kadın için düşmanlığı bile köşeye atabilecek kişiler. Doğrusu doruğun sözde ölümü demeliyim çünkü kitabın sonunda vay anasını sayın seyirceler gibi bir tepkide bulundum.Son 3 sayfa öldürücü bir kafa karışıklığı ve meraka sürükledi beni.Devam kitabı elimin altında ama hemen tüketmemek için kendimle savaşıyorum.Yani kesinlikle ilk kitap sonrasında sizi reading slump'tan çıkarabilecek bir kitap. Ve Maya Efnan ya da Doruğu kaybettiği andan itibaren büründüğü Amelya Efnan. Ayaz'ı gözünü kırpmadan öldürmesine şaşırdığım,Riva'ya diz çöktürdüğünde eğlendiğim sahneler oldu.Hele Kumralını kurtarmak için herkesin önüne atlayıp bütün diyarı karşısına alması.Kitap boyunca yıkılmış ama küllerinden herkesin beklediği canavar olarak kalkan bir Maya var.Canavarken bile sevilmemiş hisseden bir Maya. Ve yine son birkaç sahnede Kumralın geçmişine yaklaştığımız o sahnelerde, Kumralın Maya'yı seçtiği o sahnede evet dedim evet onlar birbirleri için var olmuş iki karakter.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Bu kitap hakkında söylemek istediğim o kadar çok şey var ki. Beni resmen allak bullak etti. Varlığını çokta önemsemediğim bir karakter için bu kadar ağlayacağımı hiç tahmin etmezdim ama o an Maya'yı çok iyi anladım. Doruk'un Maya için ne demek olduğunu daha doğrusu. Maya'nın verdiği tepkileri okurken, bu tepkileri ancak ailemden birine bir şey olursa vereceğimi fark ettim ve Doruk'un hayatındaki yerini az çok o zaman anladım. Annesini ve babasını kaybetmiş, babannesi ve kuzeniyle asla aile olamamış, tek arkadaşının bencil olduğu bir dünyada ona ulaşan tek isim Doruk'tu ve Maya da buna tutundu. Başka nedenlerde açıklanıyor ama nedense bu düşünce bana daha gerçek geliyor. Maya'nın değişken ruh halini okumak yorucu olsa da acısını öyle iyi hissettim ki ona kızamadım bile. Ama bu kitabın sonu neydi öyle? Hikaye aklımın ucundan bile geçmeyen bir noktaya evrildi. Bir noktada ilk yıkıcının hikayeye dahil olacağını tahmin ediyordum ama bu kesinlikle sürpriz oldu. Tüm seriyi üç günde bitirdim ve son kitabı kapattığımda bu dünyadan ayrıldığıma çok üzüldüm. Onlardan kopmaya hazır değilmişim. Dördüncü kitabı heyecanla bekliyorum. Kesinlikle serinin en etkileyici kitabıydı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabı okumayı bitirdikten sonra uzun süre kendime gelebileceğimi düşünmedim. Bende kendime gelmek yerine düşüncelerin beynimi yiyip bitirmesine ve delirmeme izin verdim. Ah Amelya... Sen ne kadar güçlü, ne kadar kendine güvenen bir karaktersin. O kadar iyisin ki... Fetih YARGICI... Offfffff. En son ne zaman bir karakter için bu kadar kafayı yediğim bilmiyorum ama okuduğum en iyi karakterlerden biri. Bazen bu kadar iyi kitap karakterleri okurken gerçek hayatta bu karakterler olmadığı için hiç aşık olamayacağımı düşünüyorum. Büyük ihtimalle de doğru düşünüyorum. Son kitap ne zaman gelir bilmiyorum ama tek temennim bir an önce çıkması ve hemen alıp okumak.
Kitap mükemmel, fazlasıyla mükemmel. Kabalın zihni gerçekten muhteşem. Şahane bir seri yazmış. Kitabın sonu beni o kadar şaşırttı ki 4.kitabı okumadan asla yapamam. Okuduğum kitaplar arasında serinin en güzeli kitabı kesinlikle doraydı.Sadece sonundan dolayı değil, kitap baştan sona ters köşelerle doluydu. Amelyada neler olucak çok merak ediyorum. Yaşadığımız hayatında kitaptaki gibi olduğunu düşünsenize ben kafayı yerdim büyük ihtimalle. Lafın kısası arkadaşlar bu seriyi kesinlikle okuyun,pişman olmazsınız.
İlk iki kitaba göre kesinlikle daha güzeldi. Fetih ve maya için sonunda be dediğim ve dediğim gibi kötü şeyler olması her ne kadar beni hayal kırıklığına uğratsa da artık birşeyler öğrenmemiz kesinlikle mutluluk verici. Doruk' un öldüğünü hiç düşünmemiştim ve haklıymışım ama keşke ölseydi. Çünkü Doruk olmadığında Maya artık bazı gerçekleri anladı ama doruk tekrar karşısına çıkarsa gücünü kontrol edememesinden korkuyorum.Miray Efnan'ın her zaman Maya yı düşündüğü ve yaşaması için kendini feda ettiğini düşünmüştüm ama yanılmışım:(son iki bölüm kesinlikle tüm hikayenin seyrini değiştirecek.
This entire review has been hidden because of spoilers.
UYYYYYYYYY NOLUYOR LAAAN bitti vallahi diger kitaplara gore daha kotu bir vibe dayken okudum ve kesinlikle en sarmayan kitapti suana kadar serideki ama o son neydi beeee bi de Fetih gibi bir karskter... Yani ben asla obur kitap karakterleri ile ayni yere koymam fetih i allah gibi bir sey o yaaa nam nam nam. Guzel bir review olmadi ama bir seyler dedim iste salla
güzeldi gizem üstüne gizem birsuru sey ogrendık ama hala ogrenmedıgumız bırsuru sey var dorugun olümünde aşırı agladım bide sondaki o herseyin bir ilizyon oldugu cok sasırttı benı genel olarak güzeldi
This entire review has been hidden because of spoilers.
BAYILDIM! NG KABAL'ın zihnine, kalemine, yazdıklarına, karakterlerine, kitaplarına, her şeyine hayranım. Ben böyle bir zihin, kurgu görmedim ve bu her kitabı için geçerli. O SON NEYDİ ÖYLE!? 🤯
Tüm okuyucular olarak Fetih'e aşık olduğumuz o kitap... Gecenin, o kadar bizden bir kitap gibi ki. İstisnasiz her karakterin hataları var, aynı bizler gibi.
İlk olarak yine çok iyidi, mükemmeldi. Bu seri ve bendeki yeri o kadar özel ki... hep söylüyorum, söyleyeceğim. Bu seri okuyucularını seçiyor, buna eminim; o kişiler gerçekten anlıyor. Dora, zirve anlamına geliyor ve hikâye öyle bir doruğa ulaşıyor ki; Maya, bir keresinde ki, belki de birçok kez en yükseğe çıkıp daha sert yere çakılmaktan bahsetmişti, tam olarak bu. Maya, benim güzel Maya'm... Kitabı okurken Maya'nın gücüyle biz de güçleniyoruz, Amelya'nın o sınır tanımazlığına biz de karşı koyamıyoruz ama yine de öyle bir an geliyor ki, kucağını açıp Maya'ya sevgiyle sarılmak hissiyle kucaklıyorum kitabı. Öyle anlık bir kitap ki... duygu geçişleriyle sarsıyor ve kendine gelmene bile müsade etmezken öyle bir adapte olmuşlukla kitaba devam ediyorsun ki, büyü gibi.
Bu kitapta Maya daha da güçleniyor ve güçlerini hırsla kullanmaktan geri durmuyor. Ve büyük yıkama doğru ilerlerken yine duygu geçişleriyle, yaşanan birçok olayla kendi içinde olsun, fiziksel olarak olsun oradan oraya savruluyor. Bu kitapta Maya, Amelya olarak kendi sınırlarını gözlemlerken ortalığı kasıp kavuruyor. Ve Maya, kendi gerçekleriyle ve hayatının gerçekleriyle karşı karşıya kalıyor.
Maya için her şeyin dönüm noktası olan bir kitaptı. Gerçi her kitap, hatta her bölüm için aynı şeyi söyleyebilirim. Tüm bildikleri yalan, hissettiği en önemli şeylerde yanlış oldu ve birçok şeyin gerçeğini öğrendi ve hissettiklerinin doğrularıyla yüzleşti. Maya ve Fetih sahneleri beni ayrı büyülüyor; Maya'nın sonunda hissettiğı "Doğru parça." durumunu aşırı hissediyorum. Maya'ya ne kadar sarıldıysam, Fetih'e de şevkatli öpücükler bıraktığım çok yer oldu. Serinin üçüncü kitabı ve haliyle sırların bazılarının açıklığa kavuşmasıyla oldukça dönüm noktası olan bir kitap oldu. Bu seri bizleri hem şaşırtıp hem de olabilir, dedirtiyor; çünkü yazanı bunu yapabilecek kadar harika yazıyor. O son... gerçeklerin sonunda Maya ile bizim yüzümüze çarpması... aslında beklediğim bir şeydi ama yine de, ah be, neler olacak aşırı deliriyorum.