Yer yer katacağı, farkındalık sağlayacağı şeyler olduğunu elbette söylenebilir. Eleştirilerime gelecek olursam;
125 maddenin 125'inin de bir yöntem olacağı yanılgısına düşmeyin. Maddelerin bir kısmı kendini ifade etme noktasında katkısı olabilecek önerilerden oluşuyor. Yürüyüşe çıkmak gibi.
Yöntemlerin bir kısmı kapsayıcı değil ve uygulanabilirliği düşük. Örneğin "Bunu uygulamak benim için makul değil" ifadesini kullanmamı normal görebilirim ancak içe dönüklüğe karşın dışa dönük olmanın önerilmesi gibi öneriler eleştirilmeli diye düşünüyorum.
İkinci eleştirime çözüm yöntemlerinin yüzeyselliğini ekleyebilirim. Kabul ediyorum, bazı sorunları çözmek için yüzeysel olmak/kalmak gerekir ve bu yeterlidir ancak bazı yöntemlerde bunun önerilmesini yazarın kendi yaşam tecrübesinin yansıması olduğunu düşünüyorum.
Başlıklardan önce alıntılara yer verilmesi çok keyifli ama bazıları zorlama ve bağlamdan kopuk.
Son olarak kitabın kritize edilmeden basıldığını düşünüyorum. Bir noktada "Acaba yazar burayı yazdıktan sonra okumuş mudur?" diye aklımdan geçirdim.
Bunları kitabı sonuna kadar dikkatle okumamın sonucunda yazdım. Farklı fikirlerinizi duymaktan memnuniyet duyarım.
“125 yol”’un herbiri değinilmeye değer, hayatımızda dikkat etmemiz gereken, etkisi büyük faktörler. Kitap içeriği bu yöntemleri detaylı olarak ele almak için yetersiz kalıyor. Ancak benim gibi özet listeler seven kişilerin okumaktan zevk alcağını düşünüyorum. Her maddenin açıklamasında önemli cümlelerin koyu yazılması, okumayı bitirdikten sonra dönüp hatırlamak isteyenler için hayatı çok kolaylaştırıyor. Kitap, iletişimde sorun yaşadığının farkında olan, fakat sorunun ne olduğunu çözemeyen kişiler için iyi bir başlangıç oluşturuyor. Bu 125 maddeden her birini ‘ben bunda nasılım?’ diye düşünerek okumak gerek.